Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakTBMM Konuşmaları13 Mart 2013 Tarihli TBMM Genel Kurul Konuşması(Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı)

13 Mart 2013 Tarihli TBMM Genel Kurul Konuşması(Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı)

 

ALTINCI OTURUM

Açılma Saati: 20.55

BAŞKAN: Başkan Vekili Mehmet SAĞLAM

KÂTİP ÜYELER: Özlem YEMİŞÇİ (Tekirdağ), Muhammet Rıza YALÇINKAYA (Bartın)

 

(…)

CHP GRUBU ADINA FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; ek madde ihdasıyla ilgili grubumun görüşlerini açıklamak üzere söz almış bulunuyorum, bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Tabii, bu ek madde teknik bir gereklilikten yapılan bir düzenleme olduğu için ve personelin özlük haklarıyla ilgili olduğu için üzerinde çok fazla söylenecek bir şey yok ama bu vesileyle izin verirseniz bu kanunun geneli hakkındaki bazı görüşlerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.

Değerli milletvekilleri,  bu tasarı 5784 Sayılı Yasa’yı değiştiriyor.

2008 yılında -ben hatırlıyorum- 5784 Sayılı Yasa Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmüştü. Şimdi, bir kurumsallaşma olması lazım. Bu yasayla birçok mali hüküm değiştiriliyor, birçok mali yükümlülük ihdas ediliyor, birçok mali yükümlülük de kaldırılıyor. Dolayısıyla, bu yasanın yine Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşülmesi gerekirdi ama her ne hikmetse, bu defa da ana komisyon olarak Sanayi ve Enerji Komisyonuna gitmiş vaziyette. Şimdi, burada bir açıklık olması lazım ve bu konularda artık Mecliste bir kurumsallaşmanın olması gerekiyor. Bakıyorsunuz, bir dönem Plan ve Bütçe Komisyonuna giden yasalar bir başka dönem bir başka komisyona gidiyor. Dolayısıyla, bunun neden böyle yapıldığını da anlatmak son derece güç oluyor.

Diğer taraftan, bu yasayla şunun yapılmak istendiği söyleniyor yani deniyor ki: “Yatırım ortamının geliştirilmesi için hukuki belirliliğinin artırılmasına çalışıyoruz bu yasayla.”

Değerli milletvekilleri, tabii, hukuki belirlilik yatırım ortamının iyileştirilebilmesi bakımından, mülkiyet haklarının garanti altına alınabilmesi bakımından son derece önemli ama bugün, bu ülkede hangi yasayı çıkarırsanız çıkarın, bu amaçla, siz yatırımcıyı kolay kolay bu ülkede mülkiyet haklarına saygı gösterildiği konusunda ikna edemezsiniz çünkü bugün, bu ülkede öyle kurullar var ki, öyle bağımsız kurullar var ki sürekli Başbakanın ağzına bakıyorlar. Kararlar Başbakanın iki dudağının arasında. “Ben bunu beğenmedim, ben bunu millete nasıl izah ederim? Milletin hakkı yeniyor.” diyor bir gün Başbakan, bir ihaleyi iptal edebiliyor. Bir başka gün de “Bunu buna vereceksiniz, şöyle yapacaksınız.” diye Merkez Bankasına veyahut başka bağımsız kurullara talimat verebiliyor.

Şimdi, bir şey anlatılıyor, IMF’ye borç veriyormuşuz. Nasıl IMF’ye borç veriyorsunuz? Merkez Bankasının rezervlerini Uluslararası Para Fonu’nda yatıracaksınız, orada da şunu diyorsunuz: “Haa, ben ihtiyaç duyduğum anda bana bu parayı geri vereceksin.” IMF’ye yatıracaksınız. Ekonomiden Sorumlu Sayın Başbakan Yardımcısı diyor ki: “Biz Başbakanla öyle iyi anlaşıyoruz ki ‘Tamam, bunu yapacağız.’ diyoruz, iki dakikada bu kararı çıkarıyoruz.” Sayın Bakan, Sayın Başbakan; bununla ilgili Merkez Bankası Yönetim Kurulunun kararı nerede? Hani Merkez Bankası bağımsızdı? Değerli milletvekilleri, onun için şunu söylüyorum: Hangi yasayı çıkarırsanız çıkarın, eğer bu ülkede ekonomi yönetiminde, ekonomi yönetiminin günlük işleyişine başbakanlar, bakanlar sürekli müdahale ederlerse bu ülkede ekonomik ajanları, ekonomik birimleri mülkiyet haklarının garanti altında olduğuna inandıramazsınız, yatırım yapmalarını temin edemezsiniz.

Şimdi, yine bu yasaya dönüp baktığımız zaman, daha çok yatırımcı hakları korunuyormuş gibi gözüküyor ama tüketicinin haklarını açıklığa kavuşturacak bu yasada hiçbir şey yok. Oysa bu ülkede enerji sektörünün en büyük mağduru tüketici. Dünyanın en pahalı elektriğini bu ülkenin insanı tüketiyor. Dünyanın en pahalı benzinini, mazotunu bu ülkedeki insanlar tüketiyor. Doğal gazı karşılaştırdığınız zaman birçok ülkeden daha pahalı. Biz niye mesela doğal gazı burnumuzun dibindeki Rusya’dan İngiltere’nin veya Avrupa’nın diğer ülkelerinin aldığından daha pahalıya satın alıyoruz? Dolayısıyla şunu söylemek istiyorum: Bu yasada, her gün farklı farklı kurallarla karşılaşan ve dolayısıyla, gerçekten dünyada en pahalı elektriği, enerjiyi tüketen tüketicinin haklarını koruyacak; tüketicinin ucuz, güvenilir, kesintisiz enerjiye ulaşımını sağlayacak hiçbir şey yok.

Bu kanunla bir elektrik piyasası getirilmek isteniyor. Değerli milletvekilleri, 1996 yılında ilk defa Norveç ve İsveç arasında enerji değişim programıyla başlayan bir husus bu, enerji piyasası düzenlemesi. Daha sonra buna Danimarka, Finlandiya, Estonya -2002 yılında- ve Litvanya katılmış. Ondan sonra da, 2006 yılında Almanya, 2010 yılında da İngiltere dâhil olmuş.

Sonuçları tam olarak irdelemek mümkün değil, ama Avrupa’da bu sisteme dâhil olan ülkeler ile dâhil olmayan ülkelerdeki fiyatları karşılaştırmışlar, bu sisteme dâhil olan ülkelerde tüketicinin karşı karşıya kaldığı fiyat artışları diğerlerine göre çok daha yüksek olmuş. Dolayısıyla, böyle bir piyasa kurulmasıyla tüketiciyi de korumuş olmuyoruz değerli arkadaşlar.

Şimdi, tabii, aslında tüketiciyi korumak da şu anda baktığımız zaman  -kusura bakmayın- iktidar partisinin çok fazla umurunda değil. Neden değil? Çünkü iktidar partisi tüketicinin çok iyi durumda olduğunu varsayıyor ya da öyle zannediyor.

Bakın, daha yeni bu Hükûmetin bir bakanı çıktı, “Ayda 800 lira çok büyük para.” dedi. Yani şimdi, bakın, bu ülkede ayda 800 liraya nasıl çok büyük para dersiniz? Ondan sonra Sayın Enerji Bakanı çıktı, dedi ki “Bir ailenin ortalama elektrik faturası ayda 50 lira.” Ee, bakıyoruz, Türkiye’de ailelerin ortalama doğal gaza ya da kömüre ısınmak için ödedikleri para 130-135 lira. Ee, bunun üstüne bir de telefon faturası varmış, ayda ortalama 80 lira, onu da Sayın Bakan açıklamış. Ben bunların hepsini topluyorum, ne kalıyor? 50 lira, 80 lira ediyor 130, 130 da doğal gazı koyun üzerine 260 lira, 800 liradan elde kalan 540 lira parayla Türkiye’de aileler geçinsin deniyor.

Değerli milletvekilleri, benim bir tavsiyem var. Sürekli değil, ama buradan bir yasa çıkartın iktidar partisinin milletvekilleri olarak, bir ay, bir ay sayın bakanların 800 lira almasını sağlayın, maaşlarını 800 lirayla sınırlayın tek bir ay için. Çünkü şunu söyleyeyim, açıkçası 800 lirayla geçinmenin ne olduğunu sayın bakanların anlamasına ihtiyaç var.

Değerli milletvekilleri, şimdi milleti asgari ücretle geçindiriyorsunuz, ondan sonra da borçlandırıyorsunuz, borçlar artıyor, insanlar icralık duruma düşüyor, ondan sonra kalkıyorsunuz diyorsunuz ki “Bu iş yerinde, madenlerde, son dönemde olan kazaların sebebi -enerji sektöründe bu da-

borcunu ödemeyip, borcunu nasıl ödeyeceği düşüncesine dalan madencilerin dikkatsizliğinden bu kazalar oluyor. Onun için, icralık madencileri tespit edin, bunları uyarın, borçlarını geri ödemiyorlarsa işten atın.” Yetmiyor, yepyeni bir başka düzenleme daha yapıyorsunuz aynı yerde. “Bu madenciler çok geziyor.” deyip, madenin üstüne kilidi vurup insanları madende hapsediyorsunuz. Bunlar ne biçim uygulamalardır.

Değerli milletvekilleri, şunu söyleyeyim, bir şeyi hatırlatmak istiyorum: Seçimden önce insanları borçlandırdınız, ondan sonrada abanın altından sopayı gösterdiniz, dediniz ki: “Bizi seçmezseniz faizler artar, borçları geri ödeyemezsiniz.” Seçime beş kala da ağıtlar yakmaya başladınız “bir daha, bir daha” diye. Bugün geldiğimiz noktada, borcunu ödeyemeyeni işten atıyorsunuz. Yani sabah burada birtakım müzakereler yapılıyordu, evet, maalesef iktidar partisinin adaleti bu arkadaşlar. Borcunu ödeyemeyenleri işten atmak.

Bakınız, bu ülkede millî gelir senede 770 milyar dolar, Japonya’da 6 trilyon dolar. Bu ülkede 1 milyar doların üzerinde serveti olan insan sayısı Japonya’nın 2 katı. E, herhâlde bunun ne biçim bir adalet olduğunu düşünmek durumundayız.

Bu arada şunu da sormak istiyorum: Şimdi birtakım politikalar uygulanıyor. Sayın Bakan, ocak ayında elektrik tüketiminin yüzde 0,2 düştüğü, şubatta da yüzde 6 düştüğü doğru mudur? Bu rakamlara da 2009 krizinde yani ekonominin küçüldüğü dönemde rastlandığı doğru mudur?

Sözlerimi bitirirken Genel Kurulu tekrar saygıyla selamlıyor, teşekkür ediyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Öztrak.

 

Yorum yaz

Son Haberler

...
17 May 2018
17 May 2018
17 May 2018

 Son yorumlar

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için aşağıda yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com