Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakTBMM Konuşmaları21 Mart 2012 Tarihli TBMM Genel Kurul Konuşması(Katma Değer Vergisi Kanunu İle Bazı Yatırım Ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun ve Kamu İhale Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi)

21 Mart 2012 Tarihli TBMM Genel Kurul Konuşması(Katma Değer Vergisi Kanunu İle Bazı Yatırım Ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkında Kanun ve Kamu İhale Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi)

TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ TUTANAK DERGİSİ

81’inci Birleşim

21 Mart 2012 Çarşamba

 

(…)

CHP GRUBU ADINA FAİK ÖZTRAK (Tekirdağ) – Sayın Başkan, değerli milletvekilleri; sözlerime başlarken geçtiğimiz hafta Afganistan’da, dün Cizre’de, bugün de Cudi Dağı’nda şehit olan asker ve polislerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine sabır ve başsağlığı diliyorum.

Değerli milletvekilleri, görüşülmekte olan 194 sıra sayılı Kanun Teklifi’nin 2’nci maddesi üzerinde CHP Grubu adına söz almış bulunuyorum. Bu vesileyle Genel Kurulu saygıyla selamlıyorum.

Değerli milletvekilleri, öncelikle dikkatlerinizi çekmek istediğim önemli bir husus var. Bu düzenleme, AKP İktidarının son dönemde sıkça başvurduğu bir yöntemle Meclis huzuruna getirilmiştir. Düzenleme ya bürokrasinin süzgecinden kaçırılmak için ya da bazı bakanların karşı iradesi etrafından dolanmak için Hükûmet tasarısı olarak değil bazı milletvekillerinin teklifi olarak Meclis gündemine taşınmaktadır. Her iki durum da son derece sakıncalıdır. Özellikle ekonominin koordinasyonundan sorumlu Başbakan Yardımcısının iradesi etrafından dolanmak için düzenleme bu şekilde getirildiyse ortada ciddi bir sorun vardır ve tek parti hükûmeti kurduğunu sandığımız AKP, çatırdayan bir koalisyona dönüşmektedir. Bu durum, aynı zamanda Hükûmetin karar alma süreçlerinde ciddi sıkıntıların yaşandığına ve ciddi yönetim zafiyetlerinin başladığına işaret etmektedir. Bu husus yabancı yatırımcıların, yerli yatırımcıların da gözlerinden kaçmayacaktır. Hem dünyadaki ekonomik koşullar hem de İktidarın eylemleri sonucunda Türkiye’nin içinden geçmekte olduğu dönem, karar alma zafiyetlerini kaldırabilecek bir dönem değildir.

Değerli milletvekilleri, teklifin 2’nci maddesiyle yap-işlet-devret modeli kapsamında gerçekleştirilen projelerle ilgili olarak genel bütçeli idareler için tanınmış belirli istisnaların kapsamı tüm özel bütçeli kuruluşları da kapsayacak şekilde genişletilmektedir. Bu düzenlemenin ekonomiye, hazinenin finansman dengesine yapacağı etkiler ve diğer politikalarla tutarlılığı acaba incelenmiş midir? Bir yandan cari açığı azaltmaya çalışıyorsunuz, diğer yandan bu teklifteki düzenlemelerle özel sektörün yap-işlet-devret kapsamında dış borçla yapacağı altyapı yatırımları üzerindeki sınırlamaları kaldırıyorsunuz, özel sektörün bu yatırımlarda kullanacağı dış kredilere de örtülü hazine garantisi veriyorsunuz. Biraz önce Sayın Bakan “Garanti vermiyoruz.” dedi.

Değerli arkadaşlar, eğer siz şunu söylerseniz: “Özel sektör bu projeyi beceremediğinde, başaramadığında onun kullandığı kredileri ben hazine olarak devralacağım, devralabilirim.” dediğiniz andan itibaren örtülü garanti veriyorsunuz ve önümüzdeki dönemde öyle günlere gidiyorsunuz ki bu da yetmeyecektir -Sayın Bakan, buradan ifade ediyorum- o şirketler, size kredi verecek olan bankalar bu maddeyi işleteceğinize dair Başbakan imzalı garanti mektubu da isteyecektir. Türkiye buralardan geçmiştir, maalesef hızla yeniden o günlere doğru dönmekteyiz.

Şimdi, bu yatırımları yurt içi tasarrufları artırarak yapsanız amenna ama cari açığı düşürmekten bahsederken ülkede yatırım-tasarruf açığını ve dış borçları daha da artıracak bir düzenlemeyi Meclisin huzuruna getiriyorsunuz. Bu anlayışla siz bu ülkede cari açığı düşüremezsiniz, yurt içi tasarrufları da artıramazsınız.

Değerli milletvekilleri, teklifi bir defa daha okuyalım, sonra gözlerimizi kapayalım, elimizi vicdanımıza koyalım ve kendimize soralım: Daha önce sözleşmesi imzalanmış ancak finansman çalışmaları tamamlanmamış yap-işlet-devret projeleri için bu kanunun uygulanması ne demektir? Şimdi, resme bir kez daha bakalım. İhaleye çıkacaksınız, şartları belirleyeceksiniz, yükleniciler şartnameye bakıp teklif verecek, birisi kazanacak, sonra zaman geçince bakacaksınız, finansman bulunamıyor, örtülü hazine garantisi vermek üzere kanun teklifi getireceksiniz. Peki, bu ihalenin şartları değiştiğine göre ihaleyi tekrarlamak gerekmez mi? Aksi hâlde ihaleye fesat karıştırmış olmuyor musunuz? Bunun sonucunun yargıda bitebileceğinin farkında değil misiniz? “Yüce Meclisin iradesidir.” deyip bu işten sıyrılabileceğinizi düşünmüyorsunuz herhâlde. Hadi yargıyı vesayetiniz altına aldınız, adaletten artık korkmuyorsunuz, peki, kul hakkından da mı korkmuyorsunuz?

Değerli milletvekilleri, huzurunuza gelen bu kanun teklifi, belki başta Ulaştırma Bakanlığı olmak üzere bazı yatırımcı bakanlıkları rahatlatacaktır ama Türkiye Cumhuriyeti hazinesi üzerindeki yükleri arttırmak suretiyle genel ekonomiye ilişkin sorunlarımızı çok daha ağırlaştıracaktır. Benim en çok merak ettiğim konu şudur: Hazineden ve ekonominin koordinasyonundan sorumlu Başbakan Yardımcısı bu yasa teklifi hakkında ne düşünmektedir? İlkin, kendisine bağlı kurumların başkanlık atamalarına ilişkin düzenlemelerde Bakanı devre dışında bıraktınız, şimdi de Hazineyi doğrudan ilgilendiren bir konuda ve açıkçası Hazinenin idari işlemi sayılabilecek bir konuda bu düzenlemeyi onun imzası olmadan Meclise getiriyorsunuz. Hazinenin koşullu yükümlülüklerini arttırabilecek, finansman dengesini olumsuz etkileyebilecek bu düzenleme hakkında Hazine Müsteşarlığı ne düşünmektedir? Davul Hazinenin omzunda, tokmak ise yatırımcı bakanlıkların elindedir. Özel yatırımcılar da Hazinenin taşıyla Hazinenin kuşunu vuracaklardır. Verilen görüntü budur.

Değerli milletvekilleri, bu görüntü dünya ekonomisi hâlen kırılgan bir dengedeyken hiç mi hiç sağlıklı değildir. Bakın, bir süredir Hükûmet belirli bir algı yaratmaya çalışıyor. Buna göre, dünyada gelişmiş ülke merkez bankalarının bastığı trilyonlarca dolar bizim gibi ekonomilere akacakmış, biz de el parasıyla düğün dernek yapacakmışız.

Değerli milletvekilleri, on iki aylık cari açığımız, gerileyen büyümeye rağmen 77 milyar dolara geldi. Türkiye, dünyada Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en çok cari açık veren 2’nci ekonomi yani mevcut durumu sürdürmek için dolar matbaasının başındaki Amerika Birleşik Devletleri’nden sonra en fazla dış borca Türkiye’nin ihtiyacı var. Bu size normal geliyor mu? Cari açık istenen hızla düşmüyor. Cari açığın finansmanında sıkıntılar var. Ocak ayında -sıcak para ve doğrudan yatırım dâhil- toplam finansman, on iki aylık cari açığın yüzde 85’ini karşılayabildi; geçen yıl bu yüzde 95’ti. Artık, sermaye piyasalarından cari açığı karşılamakta zorluk çekiyoruz.

Aslında, değerli milletvekilleri, bu teklif de bu sorunu aşmak üzere Meclisin huzuruna getirilmiş vaziyette. Hazine garantisi vereceksiniz ve öyle zannedeceksiniz ki bütün bankalar sıraya girecekler, özel sektörün yap-işlet-devret projelerinin finansmanı için talep ettiği kredileri özel sektöre sağlayacaklar. Böyle bir şey yok.

Bakın, tüm bunlar ortadayken Sayın Başbakan çıkıyor, “Rezervimiz şu kadar.” diyor. Sayın milletvekilleri, hazıra dağ dayanmaz. Geçen yılın temmuz ayından bu yana 14,2 milyar dolar rezerv erittiniz; 14,2 milyar dolar rezerv satıldı. Temmuzda 1 lira 65 kuruş olan dolar, bu kadar satışa rağmen, bugün hâlâ 1 lira 80 kuruşun üstünde. Kaldı ki rezervlerimizin düzeyi, ülkenin cari açığına ve kısa vadeli borçlarına oranlandığında pek çok benzer ekonomi arasında son sıralardayız. Daha iki gün önce Merkez Bankası açıkladı, 2013 yılının Ocak ayına kadar ödenecek kısa vadeli borç 135 milyar dolar. Ben enerjideki artışları falan bir kenara bırakıyorum çünkü onunla cari açık 80 milyar dolara çıkacak. 65 milyar dolarlık cari açığı da bunun üstüne koyuyorum, 200 milyar dolar parayı bulmak zorundayız.

Şimdi, diğer taraftan, kısa vadeli borçlar hızla büyürken uzun vadeli borçlarımız düşüyor. Bankacılık sistemindeki TL mevduatlar da azalıyor. Parası olanlar son dönemde üzerine Tayyip Erdoğan mührü vurulmuş Türk lirasından hızla kaçıyorlar. Paranın değeri de hızla düşüyor. İnsanlar dolar alıp dışarıya gidiyorlarsa bu garantiyle dahi parayı getiremezsiniz. Gelin, borçlara örtülü garanti vereceğinize bu tür yapısal sorunlarla ilgilenin.

Tüm veriler Türkiye’de işlerin çok hassas bir dengede gittiğini açıkça gösteriyor değerli milletvekilleri. Bütçe dengemiz hızla bozuluyor, harcamalar artıyor, vergiler artmıyor. Bu tür borçlanma düzenlemeleriyle de bu sorunu çözmemiz mümkün değil.

Değerli milletvekilleri, bu nedenle şunu söylüyorum: Yol yakınken gelin bu yanlıştan dönün, Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısını dahi baypas eden bu teklifi geri çekin. Demedi demeyin, ekonomiyi…

(Mikrofon otomatik cihaz tarafından kapatıldı)

FAİK ÖZTRAK (Devamla) – …çökme noktasına getirecek, güveni azaltacak popülist yaklaşımlardan vazgeçin.

Sözlerimi tamamlarken vatandaşlarımızın Nevruz Bayramı’nı kutluyor, yüce Meclisi saygıyla selamlıyorum. (CHP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN – Teşekkür ederim Sayın Öztrak.

 

Yorum yaz

Son Haberler

...
17 May 2018
17 May 2018
17 May 2018

 Son yorumlar

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için aşağıda yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com