Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBasın ToplantılarıKANDİL KONUŞURKEN BAŞBAKAN’IN SUSMA HAKKI YOK(TBMM/26 NİSAN 2013)

KANDİL KONUŞURKEN BAŞBAKAN’IN SUSMA HAKKI YOK(TBMM/26 NİSAN 2013)

-CHP’li Faik Öztrak, dün Kandil’den gelen çekilme açıklamasının, yaşanan sürecin Türkiye’nin umutla beklediği sosyal barışın, kardeşliğin, birlik ve beraberliği getirmeyeceğini ortaya koyduğunu belirterek, “Bunun aslında bir batışın ve bitişin projesi olduğu çok açık ve net gözüküyor” dedi.

-Öztrak, yaşanan süreç hakkında açıklamada bulunmayan hükümetin herkesi “Kandil’in ağzına bakar hale getirdiğini” kaydederek, “Sayın Başkan çıkıp konuşmalıdır. Bu saatten sonra susma hakkı yoktur” değerlendirmesinde bulundu. Karayılan’ın açıklamasında geçen ifadelerin “Başbakan Erdoğan’la Öcalan’ın İmralı’da müzakere masası kurduklarını gösterdiğini” kaydederek, Başbakan Erdoğan’ın bu konuda açıklama yapmaması halinde “Kandil’de konuşan kişiyi Başbakan’ın sözcüsü olarak görmek durumunda kalacaklarını” ifade etti.

-Terör örgütüyle varılan uzlaşma noktalarının tek tek açıklanması gerektiğini ifade eden Öztrak, “Diyorlar ki, ‘Kandil’e silahlarımızla birlikte çekileceğiz, Anayasa sürecini izleyeceğiz, orada varılan mutabakata göre silahlarımızı bırakacağız. Peki hangi şartla? Terör örgütünün başına af çıkarsa…’ Bu şu anlama gelir: TBMM’de yürütülmesi gereken Anayasa müzakereleri teröristlerin silahlarının ipoteği altındadır” diye konuştu.

ANKARA – CHP’li Faik Öztrak, dün Kandil’den gelen çekilme açıklamasının, yaşanan sürecin Türkiye’nin umutla beklediği sosyal barışın, kardeşliğin, birlik ve beraberliği getirmeyeceğini ortaya koyduğunu belirterek, “Bunun aslında bir batışın ve bitişin projesi olduğu çok açık ve net gözüküyor” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın TBMM’de düzenlediği basın toplantısında gündeme ve bu haftanın ekonomik gelişmelerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Uluslararası kuruluşların Türkiye ile ilgili büyüme tahminlerini ardı ardına açıklamaya başladığını, Uluslararası Para Fonu’nun, bu yıl için Türkiye’nin büyüme hızıyla ilgili tahminini yüzde 3.5’ten yüzde 3.4’e çektiğini ifade eden Öztrak, son olarak Uluslararası Finans Enstitüsü’nün de Türkiye’ye ilişkin büyüme tahminini yüzde 4’ten yüzde 3.5’e düşürdüğünü ifade etti.

2012’deki yüzde 2,2’lik büyümenin oldukça düşük olduğunu ve borçlu olan kesimler üzerinde büyük bir baskı yarattığını söyleyen Öztrak, “2013 yılında da yüzde 3 civarında gelecek büyüme Türkiye’nin daha uzun bir dönem durgunluktan çıkmakta zorlanacağı anlamına gelir. Yüzde 5’in altındaki her büyüme, hem vatandaşlarımızın hem de şirketlerimizin borçlarını ödemekte daha da zorlanması demektir” diye konuştu.

-BÜYÜME HEP BAŞKA BAHARA KALIYOR-

Haftaiçinde açıklanan Nisan ayı imalat sanayi kapasite kullanım oranının, geçen yılın aynı ayına göre 1,1 puan düştüğünü, bunun kapasite kullanımında son üç ayda yaşanan en hızlı düşüş olduğunu belirten Öztrak, “Hep bekliyoruz, büyüme gelecek diye ama bir veri geliyor, birden bire bakıyoruz ki o beklediğimiz büyüme gerçekleşmiyor, hep başka bir bahara kalıyor” dedi.

-TÜKETİCİNİN DE YATIRIMCININ DA GÜVENİ YOK-

Mevsim etkilerinden arındırılmış imalat sanayi kapasite kullanım oranındaki artışın yavaşladığını, ekonomide beklenen canlanmanın para ve maliye politikalarındaki gevşemeye rağmen bir türlü gelmediğini ifade eden Öztrak, “Bunun arkasında şu var: Hükümetin politikalarına artık ekonomideki aktörler çok fazla güven duymuyorlar. Tüketici güveni yok, yatırımcının güveni yok, uzun vade pozisyon almak istemiyorlar. Tüketici yeniden borçlanmak istemiyor. Yatırımcı da yeni kapasiteleri devreye sokmak istemiyor” değerlendirmesinde bulundu. Öztrak, mevsimsel etkilerden arınmış reel kesim güven endeksinin, beklenen ihracat siparişlerinin, gelecek üç ayın üretim hacmine ilişkin beklentilerin düştüğünü tüm bunların gelecek aylara ilişkin karamsarlığı artırdığını ifade etti.

-SAYIŞTAY’DA “SÜPER YETKİLİ SAVCILIK” MEKANİZMASI KURULUYOR-

AKP’nin Sayıştay’la ilgili verdiği yasa teklifi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Öztrak, 2012 yılında hükümetin çıkardığı yasayla Meclis’e kamu kuruluşlarıyla ilgili Sayıştay raporlarının gelmesinin önlendiğini, CHP’nin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı başvuru sonucu düzenlemenin iptal edildiğini hatırlatan Öztrak, Anayasa Mahkemesi’nin kararı üzerine denetim raporlarının gelmesi beklenirken hükümetin, AKP’li milletvekillerine Sayıştay denetçilerinin denetim gücünü ve işlevini tamamen budayan bir yasa teklifi verdirdiğini anlattı. Teklifle “Süper Yetkili” bir Sayıştay Savcılık Mekanizması kurulduğunu kaydeden Öztrak, “Bunu TBMM’de atıyoruz ama çoğunluk iktidar partisinde olduğundan bu aslında hükümetin bir ataması. Peki yetki denetlemeyle mi ilgili? Hayır. Yetki denetleyenlerin denetleme raporlarını budamakla ilgili olan bir yetki” dedi.

-HÜKÜMET DEĞİL, DENETÇİ DENETLENECEK-

Teklifte, Sayıştay savcılarına, denetçi raporlarını yargılama dairelerine göndermeden denetçilere iade etme hakkı verildiğini kaydeden Öztrak, “Yani yeni getirilecek savcılık mekanizması denetleme raporlarına bakacak, ‘Gerek yok kardeşim’ diyecek. Yargılama olmadan iade edecek” ifadelerini kullandı. Denetçilerin böyle bir durumda itiraz hakkı bulunmadığını, ancak denetçinin bağlı bulunduğu Grup Başkanı’nın, Sayıştay Başsavcısı’na itirazda bulunabileceğini, Başsavcının kararının ise kesin olduğunu kaydeden Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Başsavcı, ‘Bu işlerde yolsuzluk yok’ derse dosya kapanıyor. Bugüne kadar bu işleri yapan denetçilerin bütün yetkileri bu suretle ellerinden alınmış oluyor. Savcılık makamı sonuç itibariyle hükümetleri değil denetçileri denetlemek üzere kurulmuş oluyor.”

-DENETLEME “SANSÜRLENECEK”-

Öztrak, sözkonusu yasa teklifi çerçevesinde Sayıştay’da denetçilere sicil verileceğini ama savcılara sicil verilmeyeceğini, bir anlamda savcıların “sorumsuz” hale geleceğini, yargılamaya esas rapor yargı dairesinde görüşülürken bu raporları hazırlayan denetçinin müzakerelere katılamayacağını belirterek, “Savcılık müessesi denetlemeyi sansürlemek için getirilmiş” diye konuştu. Yasayla, denetim raporlarının görüşüldüğü “rapor değerlendirme kurullarının” yapısına da müdahale edileceğini ifade eden Öztrak, teklifle bu kurulların 130’dan fazla kamu kurumu hakkında hazırlanan raporları özet haline getirip TBMM’ye göndereceğini belirtti. “Dolayısıyla sadece savcıların raporları budamasıyla yetinilmemiş, bu komisyona da TBMM’ye gelecek denetleme sonuçlarını budama yetkisi verilmiş” diyen Öztrak, bunun da yeterli görülmeyerek eskiden denetçi raporları hakkında sadece görüş bildirebilen bu Kurul’a 8 üyenin atamasının denetçi olmak şartı aranmaksızın hükümet tarafından yapılacağını belirtti.

-“ABDESTİNDEN ŞÜPHESİ OLMAYAN” DENETİM KURULLARININ ÜZERİNE BU KADAR GİTMEZ-

Anayasa Mahkemesi’nin kararına rağmen yapılan düzenleme sonucu, CHP’nin TBMM’ye gelmesini istediği 130’dan fazla raporun Meclis’e gelmeyeceğini ifade eden Öztrak, “Şimdi şunu soruyorum hükümete: Neden korkuyorsunuz? Nedir bu denetçi korkusu, nedir bu Sayıştay korkusu? Nedir Bu TBMM denetiminden korku? Bir süredir hükümet sürekli Sayıştay’la uğraşıyor. Abdestinden şüphesi olmayan bu kadar denetim kurullarının üzerine gitmez. Bu çok açık bir şekilde demokrasinin işleyişinin önlenmesi ve TBMM’nin yurttaşlar adına hesap sorma yetkisinin budanmasıdır” ifadelerini kullandı.

-ÇAĞLAYAN DA SANAYİCİ, YERLİ ARABAYI KENDİSİ YAPSIN-

Ekonomi gündeminde bir süredir yer bulan “yerli otomobil” tartışmalarını da değerlendiren Öztrak, Başbakan’ın yerli otomobil üretimi konusundaki çağrısına, “ticari intihar olur” yanıtını veren işdünyasına Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’ın verdiği tepkiyi de eleştirdi. Çağlayan’ın hemen ardından Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım’ın bu alana yatırımın “zorlama” ile değil “iş dünyasının isteğiyle” olabileceğini ifade ettiğini anımsatan Öztrak, “Fren – gaz tartışmalarının ardından alın size hükümetin Bakanları arasında yeni bir kavga” dedi. Dünya ileri teknoloji ile katmadeğeri yüksek ürünler üretmeye çalışırken, hükümetin 50 yıl öncesinin vizyonu olan otomobil üretmeye takılıp kaldığını ifade eden Öztrak, “Sayın Çağlayan da sanayici, bildiğim kadarıyla tesisleri de açık. Şuna buna ayar vereceğine şu yerli arabayı kendi yapsın da el mi yaman bey mi yaman görelim” dedi.

-VARLIK BARIŞI: BAŞARILI HÜKÜMET 10 YILDA 8 AF ÇIKARIR MI?-

Varlık Barışı düzenlemesiyle ilgili değerlendirmelerde de bulunan Öztrak, düzenlemenin “Torba Yasa” içine konarak getirildiğini belirterek, OECD’nin zorlamasıyla birkaç ay önce terörün finansmanının önlenmesiyle yasayı çıkaran Meclis’in gündemine, bunun hemen ardından varlık barışı ile ilgili yasanın getirilmesinin “manidar” olduğunu söyledi. Bir taraftan karaparayı ve terörizmin finansmanını önlemek için düzenleme yapılırken, diğer taraftan hükümetin “Yine de siz paraları getirin, biz bu paraları burada aklayalım” anlayışıyla yasa çıkarma çabasında olduğunu belirten Öztrak, “Bu durum aslında Türkiye ekonomisinin içine düştüğü durumu gösterir. Sıcak paranın her türlüsüne muhtacız. Baktığınız zaman aslında bu bir af. Hükümetin 10 yıllık döneminde getirdiği 8’inci af. Siz bir şey soracağım: Bu ekonomi, Hükümetin anlattığı kadar başarılı olsa, 10 yıl içinde 8 kere af getirmek zorunda kalır mıydık? Ekonomi iyi olursa dışarıdaki para affa ihtiyaç kalmadan zaten Türkiye’ye gelir” dedi.

-YÜZDE 2 HARAMI HELAL Mİ KILAR?-

Öztrak, 2008’deki varlık barışından bu yana Türkiye’nin döviz cinsinden açık pozisyonunun ikiye katlandığını, dolayısıyla ortada afla düzelecek bir durum olmadığını belirterek, “Mekanizma şudur: Dışarıdan paranı getir, yüzde 2’sini devlete ver, paran aklansın. Buradan açıkça soruyorum: Yüzde 2 komisyon haramı helal kılar mı? İkincisi, gelen bu yasanın gerçek nedeni nedir? Bu da hükümetin başı Erdoğan’la, terör örgütünün başı Öcalan’ın İmralı’da kurdukları müzakere masasında üzerinde mutabakata vardıkları, bilahare Kandil’deki sözcülerinin açıklayacağı hususlardan biri mi?” diye sordu.

-HÜKÜMET HERKESİ KANDİL’İN AĞZINA BAKAR HALE GETİRDİ-

Açıklamalarının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Öztrak, Kandil’den Murat Karayılan’ın yaptığı çekilme açıklamasıyla ilgili değerlendirilmesinin sorulması üzerine şu yanıtı verdi:

“Bu ülkede sosyal barışı en çok isteyen parti biziz. Ama dün yapılan açıklamalar gerçekten çok ilginç. Yani hükümet Türkiye’de sizleri ve Meclis’te bizleri, süreçte ne olduğu, hangi mutabakata varıldığı konusunda terör örgütünün, Kandil’in ağzına bakar hale getirdi. Sayın Başkan çıkıp konuşmalıdır. Bu saatten sonra susma hakkı yoktur.”

-BAŞBAKAN AÇIKLAMA YAPMAZSA, KANDİL’İ BAŞBAKAN’IN SÖZCÜSÜ OLARAK GÖRMEK ZORUNDA KALACAĞIZ-

Karayılan’ın açıklamasında, “Önderliğimizin devletle yaptığı görüşme ve müzakere sonuçları…” gibi ifadelerin yer aldığını belirten Öztrak, bu ifadelerin bir “alışverişi” ve Başbakan Erdoğan’la Öcalan’ın İmralı’da müzakere masası kurduklarını gösterdiğini söyledi. “Metnin her yerinde, yapılan açıklamanın her yerinde bir mutabakattan söz ediliyor” diyen Öztrak, Başbakan Erdoğan’ın bu konuda açıklama yapması gerektiğini, aksi takdirde, “Kandil’de konuşan kişiyi Başbakan’ın sözcüsü olarak görmek durumunda kalacaklarını” ifade etti.

-O KONFERANSLAR BM GÖZETİMİNDE Mİ YAPILACAK?-

Kandil’den yapılan açıklamada, Diyarbakır, Ankara, Erbil ve Avrupa’da 4 konferanstan bahsedildiğini, bunların “BM gözetiminde yapılacak Kürdistan konferansları olup olmadığını merak ettiklerini” ifade eden Öztrak, bu konunun da İmralı’daki müzakere masasında gündeme gelip gelmediğini sordu. Kandil’den yapılan açıklamada yer alan “Öcalan’ın Diyarbakır’da okunan mektubu bir manifestodur” ifadelerine de sert tepki gösteren Öztrak, “Bu neyin manifestosudur? Yine konuşmanın birçok yerinde, ‘yaşanan somutlaşma’ ve ‘ulaşılan sonuçlar’ ifadeleri geçiyor. 6 tane de madde var: ‘Bilinen yollardan’ geçecekmiş terör örgütü, bu ne demek? ‘Güney Kürdistan’a’ gidecekmiş, o zaman Kuzey Kürdistan neresi? Konuşmanın alt tarafında ‘parçalardan’ söz ediliyor. Türkiye’deki mesele bu parçalardan birinin çözümüymüş, öbür parçalar da çözülecekmiş. Sonra ne olacak?” sorularını yöneltti.

-ANAYASA MÜZAKERELERİ TERÖRİSTLERİN SİLAHLARININ İPOTEĞİNDE-

Terör örgütünün sözcüsünün amaçları hakkında son derece net konuştuğunu, varılan uzlaşma noktalarının tek tek açıklanması gerektiğini ifade eden Öztrak, “Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın bu durumda susamayacağını” söyledi. Öztrak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diyorlar ki, ‘Kandil’e silahlarımızla birlikte çekileceğiz, Anayasa sürecini izleyeceğiz, orada varılan mutabakata göre silahlarımızı bırakacağız. Peki hangi şartla? Terör örgütünün başına af çıkarsa…’ Bu şu anlama gelir: TBMM’de yürütülmesi gereken Anayasa müzakereleri teröristlerin silahlarının ipoteği altındadır. Bunu Türkiye Cumhuriyeti’nin kabul etmesi mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti’ni bu hale sokmaya hiçbir hükümetin ya da hiçbir hükümetin başının hakkı yoktur.”

-BARIŞ DEĞİL “BATIŞ” PROJESİ-

Başbakan Erdoğan’ın, “Hiçbir müzakere yapmadım” dediğini, buna karşın terör örgütünün sürekli bir takım koşullar açıkladığını, yürüyen işlere bakıldığında hükümet tarafından sürekli o koşullara paralel düzenlemeler yapıldığını anlatan Öztrak, “Başbakan artık, kendi milletvekillerinin, akil adamların ya da baskıyla, çok özür dilerim ama, mütareke medyasına çevirdiği basının arkasına sığınmaktan vazgeçmelidir. Başbakan çıkmalıdır, bu işlerin içinde var mıdır, yok mudur söylemelidir. Bu açıklamalara baktığımız zaman, bütün ülkemizin umutla beklediği sosyal barışın kardeşliğin, birlik ve beraberliğin süreci olmadığını, bunun aslında bir batışın ve bitişin projesi olduğu çok açık ve net gözüküyor” dedi.

-KANDİL’İN AÇIKLAMASI SATIR SATIR ANALİZ EDİLMELİ-

Açıklamada uluslararası güçlerin de bu sürece dahil olmasının istendiğini, bunun anı zamanda bir “garantörlük” meselesi olduğunu kaydeden Öztrak, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Tüm Türk aydınlarından şunu istiyorum: Dünkü açıklamayı dikkatle okusunlar, satır satır analiz etsinler. Burada ortaya çıkan bir mesaj var. Bu mesaj İmralı’da varılan bir mutabakatı mı yoksa terör örgütünün özlemlerini mi yansıtıyor? Başbakan artık konuşmalıdır.”

 

Yorum yaz

Son Haberler

...
17 May 2018
17 May 2018
17 May 2018

 Son yorumlar

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için aşağıda yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com