Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakAnasayfa TBMM ÇalışmalarıEN ÖNEMLİ KIRILGANLIK, GİDEREK OTORİTERLEŞEN BAŞBAKAN

EN ÖNEMLİ KIRILGANLIK, GİDEREK OTORİTERLEŞEN BAŞBAKAN

FÖ8-CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, 10. Kalkınma Planı’nın dünyada yaşanan önemli gelişmeler gözardı edilerek hazırlandığını, bu nedenle plandaki hedeflerin geçersiz hale geldiğini söyledi.

-AKP hükümetinin önümüzdeki beş yıl için topluma sunacak bir vizyonu, bir iddiası ve bir ufku olmadığını belirten Öztrak, “Açıklanan bu metin AKP’nin 10 yıldır izlediği ekonomi politikalarının iflasının ilanıdır” dedi.

-Başbakan Erdoğan’ın iktidarda kalmaktan dolayı güç zehirlenmesi yaşayarak Hübris Sendromuna tutulduğunu ifade eden Öztrak, “Türkiye’nin en önemli kırılganlığı giderek otoriterleşen Başbakanıdır” diye konuştu.

-Öztrak, son 10 yıldır izlenen ekonomi politikaları nedeniyle Türkiye’nin üretimden uzaklaştığını, son 10 yılda ekilen tarım alanlarının 3,4 milyon hektar gerilediğini, çiftçilerin 6,5 İstanbul büyüklüğündeki tarım alanını ekemez hale geldiğini belirttiği konuşmasında, şunları kaydetti:

“Tarımda kendi kendine yeten Türkiye, artık karnını doyurmak için Arjantin’den mısır, Ukrayna’dan buğday, Şili’den angus ithal eder hale geldi. AKP iktidarı cumhuriyet tarihinde ilk defa saman ithal edip, bunu bir de törenle besiciye dağıttı. Türkiye, bu iktidar elinde, kendi samanını bile üretemez hale düştü. Yem fiyatına yetişemeyen besicinin, bakamadığı besisine hükümet kararnamesiyle kesme yasağı getirildi. AKP hükümetinin elinde üreticinin de, üretimin de bereketi kaçtı…”

 

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak TBMM Genel Kurulu’nda 10. Kalkınma Planı hakkında yaptığı konuşmada, Kalkınma Planlarının başarısının dünyadaki genel eğilim ve gelişmeleri doğru okumasına, varsayımlarının bu genel eğilimleri en gerçekçi şekilde yansıtmasına ve tutarlı olmasına bağlı olduğunu söyledi. Buna karşın AKP’nin 10. Kalkınma Planı’nda çok önemli bazı küresel gelişmelerin gözardı edildiğini ifade eden Öztrak, ABD ve AB arasında yürütülen “Serbest Ticaret Anlaşması” görüşmeleri, emek yoğun sektörlerin Asya’dan ana ülkelerine geri dönmeye başlamaları, ABD Merkez Bankası’nın bedava para döneminin sonuna gelindiğine yönelik açıklamaları gibi köklü değişikliklere sebep olabilecek önemli gelişmelere yer verilmediğine dikkat çekti.

-PLANIN HEDEFLERİ GEÇERSİZ HALE GELDİ-

Son 10 yılda Türkiye’de izlenen büyüme stratejisinin sanayi ve tarım başta olmak üzere dış ticarete açık sektörleri tasfiye ettiğini belirten Öztrak, planda bu anlayışın da devam ettiğini söyledi. Öztrak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tahkimatta yapılan tek bir hata tüm savaşı kaybettirir. Bakın planın tek bir parametresinde yapılan hata, planın temel amaçlarını nasıl işlevsiz kılmakta; plan hedeflerini nasıl geçersiz hale getirmektedir?”

-AKP POLİTİKALARININ İFLASININ BELGESİ-

Kalkınma Planlarının en önemli görevinin toplumun önüne bir vizyon koymak olduğunu fakat 10. Kalkınma Planı’nda bunun bulunmadığını bildiren Öztrak, “Önümüze gelen bu metnin en büyük eksikliği de bence budur. AKP hükümetinin önümüzdeki beş yıl için topluma sunacak ne bir vizyonu, ne bir iddiası, ne de bir ufku vardır. Tersine açıklanan bu metin AKP’nin 10 yıldır izlediği ekonomi politikalarının iflasının ilanıdır” ifadelerini kullandı.

-AKP AÇMAZA GİRDİ- 

AKP’nin 10 yıldır sanal bir zenginlik algısı yaratarak toplumu aldatan strateji ve politikaları uyguladığını ama artık bu politikaların sonuna gelindiğini söyleyen Öztrak, AKP’nin Türkiye’ye söyleyecek yeni bir sözü kalmadığını ve ciddi bir açmaza girdiğini anlattı. AKP’nin söyleyeceği her yeni sözün, “Aslını ve geçmiş 10 yılının inkâr etmek” anlamına geleceğini ifade eden Öztrak, “Peygamberimizin ‘Aslını inkâr eden bizden değildir’; milletimizin de ‘Aslını inkâr eden haramzadedir’ dediği düşünülürse AKP hükümetinin sıkıntısı sadece bu cihanda değil, iki cihanda da büyüktür” diye konuştu.

-YERİNDE SAYARSAN KAYBEDERSİN-

Başbakan’ın Türkiye’yi ilk 10 ekonomi arasına sokacağını taahhüt etmesine rağmen planda 2018 yılı için 1,3 trilyon dolarlık GSYH öngörüldüğünü, Türkiye’nin bu rakamla küresel ligde 17. sırada kalmaya devam edeceğini belirten Öztrak, “Küresel yarışta yerinde sayan bir ekonomi yarışı kaybediyor demektir. Bu dengelerle ve politikalarla Türkiye’nin önümüzdeki beş yılı kayıptır. Türkiye mevcut politikalardan vazgeçmediği sürece ilk 10 ekonomi arasına giremez, vatandaşına hak ettiği refahı sunamaz” dedi.

-ÇİFTÇİ PERİŞAN, KENDİ SAMANIMIZI ÜRETEMEZ HALE GELDİK-

Öztrak, son 10 yıldır izlenen ekonomi politikaları nedeniyle Türkiye’nin üretimden uzaklaştığını, son 10 yılda ekilen tarım alanlarının 3,4 milyon hektar gerilediğini, çiftçilerin 6,5 İstanbul büyüklüğündeki tarım alanını ekemez hale geldiğini belirttiği konuşmasında, özetle şunları belirtti:

“Tarımda kendi kendine yeten Türkiye, artık karnını doyurmak için Arjantin’den mısır, Ukrayna’dan buğday, Şili’den angus ithal eder hale geldi. AKP iktidarı cumhuriyet tarihinde ilk defa saman ithal edip, bunu bir de törenle besiciye dağıttı. Türkiye, bu iktidar elinde, kendi samanını bile üretemez hale düştü. Yem fiyatına yetişemeyen besicinin, bakamadığı besisine hükümet kararnamesiyle kesme yasağı getirildi. AKP hükümetinin elinde üreticinin de, üretimin de bereketi kaçtı…”

-10 YILDIR BAŞKASI MI İKTİDARDAYDI?-

AKP hükümetleri elinde Türkiye’nin sanayi tabanın da hızla aşındığına, toplam ihracat içinde teknoloji ürünlerinin payının azaldığına buna karşın planda teknoloji ürünlerinin artırılmasının yer aldığına dikkat çeken Öztrak, “10 yıldır bu ülkede başka bir parti iktidardı, başka birileri başbakandı da biz mi fark etmedik?” dedi.

-GÜLER MİSİN AĞLAR MISIN?-

CHP’nin “sanayi ve tarım” demesine karşın AKP’nin “AVM ve rezidans” dediğini, CHP, “Cari açık rekabet gücünün erimesidir” derken; AKP’nin “Finanse edildiği sürece cari açık sorun değildir” tezini savunduğunu; CHP Türkiye’nin dünyanın üretim üssü haline getirilmesi gerektiğini söylerken, Başbakan’ın “Türkiye’yi dünyanın alış-veriş ve perakende ticaret üssü yapacağım” tavrını sergilediğini kaydeden Öztrak, “Başbakan AVM ve rezidans konusundaki çizgisini, Gezi Parkı’na kadar hiç bozmadı. AVM ve rezidans aşkı uğruna milletin biber gazıyla boğulmasını, polis copu altında kalmasını ve TOMA’lardan sıkılan kimyevi sularla ıslatılmasını alkışladı, halkına karşı bunu yapanlara, ‘Destan yazdınız’ dedi” değerlendirmesinde bulundu.

Başbakan’ın AVM ve rezidans aşkının Türkiye’yi sanayi süper liginden düşürüp dünya AVM ve alışveriş liginde 14. sıraya çıkardığını söyleyen Öztrak, “Şimdi AKP hükümeti ve Başbakan 10 yıllık icraatını ve AVM ve rezidans aşkını inkâr ederek, bu plan döneminde sanayileşmenin hızlandırılmasından bahsediyor. Hükümetin bu haline güler misiniz, yoksa milletin böyle bir hükümet tarafından yönetilmesine ağlar mısınız, artık kararı siz verin…” diye konuştu.

-NÜFUSUN SAĞLADIĞI FIRSAT KULLANILAMIYOR-

Öztrak, planda “demografik fırsat penceresi” olarak kullanılan nüfus gücünün de yer aldığını, iş arayan her beş gençten birinin işsiz olduğu Türkiye’nin genç nüfusunu kullanamadığını, gençlerin ne iş sahibi yapılabildiğini ne de iyi bir eğitime kavuşabildiğini ifade etti. Hükümetin eğitim politikalarını da eleştiren Öztrak, Türk öğrencilerin uluslararası sınavlarda başarı sıralamasında sonlarda olduğunu, iyi eğitilmemiş bir gençlikle bilgi toplumuna ulaşmanın ve dünya standardında katma değer yaratan iş gücüne ulaşmanın mümkün olmadığını söyledi. Öztrak, “AKP hükümeti şimdi çıkmış 10 yıldır kullanamadığı demografik fırsat penceresinin hem nicelik olarak kullanacağından, hem de beşeri sermayenin niteliğini artıracağından söz ediyor. 10 yıl sonra bunları diyen bir iktidara, ‘Akşam yemeğinden sonra günaydın’ derler” diye konuştu.

-OTORİTER ZİHNİYETLE İNSAN ODAKLI BÜYÜME OLMAZ-

Planda nitelikli insan ve güçlü toplum başlığı altında “İnsan için ve insan ile beraber kalkınma anlayışı”ndan bahsedildiğini, ama insan odaklı kalkınma anlayışını yürütecek bir iktidarın ülkedeki farklılıklara saygı duyması gerektiğini ifade eden Öztrak konuşmasında özetle şunları belirtti:

“Toplumu yüzdelik oy dilimlerine bölen, yüzde 50’yi evinde zor tutuyorum diyen, milleti kutuplaştıran, ayaklar baş olmaz diyerek demokratik talepleri küçümseyen bir zihniyetle kapsayıcı, istikrarlı ve insan odaklı bir büyüme asla sağlanamaz. Japonya’nın toplam milli geliri Türkiye’nin 7,5 katı ancak, Türkiye’deki dolar milyarderlerinin sayısı, Japonya’nın iki katı.  İnsan odaklı bir ekonomide bu tablo asla olmaz.”

-HEM JİNEKOLOG, HEM PEDAGOG, HEM MİMAR, HEM BAŞBAKAN-

“Hükümetin getirdiği bu metnin en eğlenceli yeri belki de kurumsal kalitenin artırılmasına yönelik kısımlarında yer alıyor. Bir ülkede Başbakan; hem jinekolog, hem pedagog, hem jeolog, hem mimar, hem mühendis, hem ekonomist olabiliyorsa o ülkede ne kurumsallaşmadan, ne iş bölümünden, ne de kurallı bir demokrasiden söz edebiliriz. O ülkede olsa olsa keyfi tek adam rejiminden söz ederiz.”

-ÜLKENİN EN ÖNEMLİ KIRILGANLIĞI HÜBRİS SENDROMUNA YAKALANAN BAŞBAKAN-

“Bugün bu ülkenin en önemli kırılganlığı giderek otoriterleşen Başbakanıdır. Başbakan iktidarda 10. Yıl hastalığı olarak da bilinen ‘Hübris Sendromu’na’ yakalanmıştır. İktidarda uzun süre kalan liderlerin artan kibiri, yani hübrisi, liderin sağlıklı karar almasını engeller. Bu hastalığa yakalanan lider eleştiriyi kabul etmez, en yakın arkadaşlarını bile dinlemez, dünyayı, gücünü kullanarak kendini yüceltebileceği bir yer olarak görür, kendisini başında bulunduğu kurum veya devlet ile bir tutar, kendisi için öteki olan grubu açıkça hor görür, milletine, iş arkadaşlarına ya da adalete karşı değil sadece tarihe, ya da Tanrı gibi bir üst iradeye karşı hesap verebilir olduğunu düşünür.”

-HEM ALLAH’A HEM ADALETE HESAP VERİR-

Başbakan Sincan mitinginde ‘Biz sadece Allah’a hesap veririz’ diyor. Başbakan’ın bir usulsüzlüğü veya yanlışı varsa bunun hesabı sadece mahşer gününe mi kalacak? Başbakan mahşer gününde elbette kişisel kusur ve hatalarının hesabını yüce Allah’a verir.  Biz Allah ve kul arasına girmeye çalışan bezirgânlardan değiliz. Ama bu dünyada kamusal bir görev yerine getirirken kul hakkı yediyse, halkı kin ve nefrete düşürecek eylem ve sözlerde bulunduysa, toplumu ayrıştırdıysa, polise kanuna uymayan emirler verdi ve polis bunlara uygulamaya zorlandıysa elbette bunu yapan adalete ve Türk yargısına hesabını verecektir. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın.”

Türkiye’nin kısa vadeli dış borcunda ve cari açığındaki artışa karşın döviz rezervlerinin yetersiz kaldığını belirten Öztrak, buna karşın Başbakan’ın yetersiz rezervlerle övünmeye devam ettiğini söyledi.

-PARTİSİ BAŞBAKAN’IN TATİLİNİ UZATMALI-

“Başbakan kendisinin sınır tanımaz kibrinin ve artık yer kabuğuna sığmayan egosunun neden olduğu olaylar büyüdükçe de yanlışının faturasını ne olduğu anlaşılamayan farklı kesimlere ciro etmeye çalıştı” diyen Öztrak, Başbakan’ın iktidar olurken desteklerini almak için kadrolarını yolladığı, sonra da kucakladığı sıcak paracıları birden bire “lobici” ilan ettiğini ama bu bahane Başbakan’ın olaylardaki sorumluluğunu saklamaya yetmeyince; bu defa da “darbe” ve “dış mihrak” bahanelerine sığınmaya çalıştığını anlattı. Öztrak sözlerini şöyle sürdürdü:

“Böyle bir başbakan idaresinde seçimlere kadar geçecek birkaç yılda Türkiye ciddi bedeller ödeme riskiyle karşı karşıyadır. AKP’nin bu ülkeye yapacağı en büyük iyilik İngiliz Muhafazakâr Partisi’nin Thatcher’a tanıdığı onurlu çıkış imkânını kendi liderine tanıyarak, Başbakanın çıktığı yaz tatilini rahatça sürdürmesine imkân sağlamaktır.”

Öztrak, büyüme stratejisinin üretime, istihdama, zenginleşmeye, yaratılan zenginliği hakça paylaşmaya dayandırılması gerektiğini AKP’nin büyümeyi sıcak paraya dayandıran anlayışının 10. Kalkınma Planı ile bir kez daha ortaya konulduğunu ifade etti.

 

Yorum yaz

Son Haberler

...
17 May 2018
17 May 2018
17 May 2018

 Son yorumlar

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için aşağıda yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com