Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakAnasayfa Basın Toplantıları Güncel HaberlerSEN SAĞLIĞINI KORU, BEN DESTEK OLURUM TÜRKİYE’M

SEN SAĞLIĞINI KORU, BEN DESTEK OLURUM TÜRKİYE’M

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, bugün Genel Merkez’de düzenlediği basın toplantısında şunları söyledi:

Şimdi gelen bir habere göre Kuzey Irak’taki harekatta iki şehidimiz var, Pençe Yıldırım Harekatı’nda. Mehmet Kırmızı ve Müslüm Toprak. Allah şehitlerimize rahmet eylesin, mekanları cennet olsun. Acılı ailelerine ve milletimize Allah sabır versin.

1 MAYIS KUTLU OLSUN

Yarın 1 Mayıs… Sözlerime başlarken, işçinin, emekçinin bayramı, 1 Mayıs’ı kutluyoruz. Bu yıl da, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü, salgının gölgesinde kutlanıyor. Salgın döneminde tüm kesimler gibi, emekçilerimiz de can ve mal kaybına uğradı ağır bedeller ödedi. Önümüzdeki yıllarda, bu salgından kurtulduktan sonra, 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü’nü meydanlarda, hep beraber büyük bir coşkuyla kutlayacağımıza inanıyorum.

LEBALEP KONGRELERDEN BU YANA 9 BİN 275 CANIMIZI YİTİRDİK

Mart başında, salgın büyük ölçüde kontrol altına alınmıştı. Vaka sayıları günlük 10 binlerin altındaydı. Ekonomide açılma süreci başlamıştı. Ancak devleti yönetmeyi bilmeyen Erdoğan’ın lebalep parti kongrelerinden 1 ay sonra Türkiye’miz, salgında üçüncü zirveyi yaşamaya başladı. Son zirve, öncekilerin çok ötesinde bir yıkıma sebep oldu. Erdoğan’ın lebalep kongrelerini tamamladığı, 24 Mart’tan bu yana, 9 bin 275 canımız, aşısı, yani çaresi olan bir virüs nedeniyle yaşamını yitirdi. Sevdiklerimizi kaybettik, büyük acılar yaşadık.

DÜNYA AÇILIYOR, BİZ KAPANIYORUZ

Türkiye’de, popülist, gerçekleri çarpıtarak yalanı hakikatmiş gibi sunan, kendi siyasi çıkarlarını her şeyin önüne koyan yöneticiler, halkımıza büyük bedeller ödetmeye devam ediyor. Dünya açılmaya başlarken, biz kapanmak zorunda kaldık. Erdoğan Şahsım Hükümeti’nin, beceriksizliği sonucunda, dün akşam 17 günlük bir kapanma süreci başladı. Bu kapanmanın, tam bir kapanma olup olmadığı elbette tartışılır yollar dolu. Ancak geldiğimiz noktada, tedbirlerin sıkılaştırılması ve kapanma kaçınılmaz olduğunu görüyoruz. Bu tedbirlere, başta ülkeyi yönetenler olmak üzere, herkes uymak zorunda… Kuralı koyan, kurala uymadığında, tüm fedakârlıkların boşa gittiğini yakın zamanda gördük.

AŞIDA DA FİYASKO

Aşı sürecinde de ciddi fiyaskolar yaşadık. Ülkeyi yönettiğini iddia edenleri, “Aşı çeşitlendirmesine gidin” diye defalarca uyardık, kulaklarını tıkadılar… Şimdi bunu yapmamanın bedelini, aşı tedarikinde sıkıntı yaşayarak ödüyoruz. Bu kapanma döneminde yaygın bir aşılama için, elimizde yeterli aşı olmadığını artık görüyoruz.

DESTEK SAĞLAMAK HÜKÜMETİN ANAYASAL GÖREVİ

Diğer taraftan tedbir ve destek dengesini kurmak, insanımızı canıyla cüzdanı arasına sıkıştırmamak, elbette devletin ve devleti yönettiğini iddia eden, Erdoğan Şahsım Hükümeti’nin görevidir. Anayasamıza göre; “Türkiye Cumhuriyeti sosyal bir hukuk devletidir.” Yine Anayasamıza göre, “Devlet; kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamakla” görevlidir. Ve yine Anayasamıza göre; “Devlet; esnaf ve sanatkârı koruyucu, destekleyici tedbirleri alır.” Yani, kapanma kararıyla birlikte, yurttaşlarımızın ihtiyaç duyduğu destekleri sağlamak, hükümetin, Erdoğan Şahsım Hükümetinin Anayasal görevdir.

YURTTAŞLARA EN AZ DESTEK VEREN 3 ÜLKEDEN BİRİYİZ

Ancak Hükümet, kapanma kararını açıklarken, mağdur olacak kesimlere ve asgari yaşam şartlarını sağlamakta güçlük çeken yurttaşlarımıza hangi destekleri vereceğini açıklamadı.  Üç, dört gün boyunca bir kaostur gitti. Dün son derece yetersiz, göstermelik, yalan yanlış bir takım kararları, müjde diye parlatmaya çalıştılar. Salgının ilk gününden bu yana, akran ekonomiler içinde Meksika ve Mısır’ın ardından, yurttaşlarına bütçesinden en az destek veren Hükümet, Erdoğan Şahsım Hükümeti’dir. Bize benzeyen ekonomiler vatandaşlarına, milli gelirlerinin ortalama yüzde 4’ü kadar doğrudan destek verirken, Erdoğan Şahsım Hükümeti, bunun yarısı kadar bile destek vermemiştir. Türkiye bu süreçte yurttaşlarına, kendi akranlarının ortalaması kadar destek verebilseydi, 202 milyar lira bütçeden para ödemesi gerekirdi. Oysa Hükümetin kendi rakamlarına göre, 15 Nisan itibariyle verilen destek, 60 milyar lira civarında kalmış. Bunun da yalnızca 6,5 milyar lirası bütçeden verilmiş. Geriye kalan, İşsizlik Sigortası Fonu’ndan yani işçinin kumbarasından ve yurttaşlarımızdan IBAN numarası gönderilerek toplanan bağışlardan karşılanmış.

TÜRKİYE EKONOMİSİ GÜÇLÜ BİR EKONOMİDİR

Türkiye G-20 üyesidir bununla övünüyoruz. Güçlü bir ekonomidir. Yurttaşlarımıza en az akran ekonomiler kadar, bütçeden destek vermeliydi Erdoğan Şahsım Hükümeti. İnsanlarımızı borca batırarak zora düşürmemeliydi. Ama bu yapılmadı. Cumhuriyet Halk Partisi olarak iktidarda olsaydık, biz bunu yapardık. Milletimizi borca batırmak yerine, sıkıntılarını hafifletirdik. Ülkemiz pandemi sonrasında, küresel ekonominin sunacağı yeni fırsatları, çok daha güçlü bir şekilde değerlendirme imkanına kavuşurdu.

CHP EKONOMİ MASASI’NIN DESTEK PAKETİ ÖNERİSİ

Cumhuriyet Halk Partisi Ekonomi Masası olarak, kendi alanında uzman, değerli milletvekili arkadaşlarımızla, bu kapanma döneminde ve ardından gelecek günlerle ilgili olarak, alınmasını gerekli gördüğümüz tedbirleri, bir paket haline getirdik. Paketin ismini de, “SEN SAĞLIĞINI KORU, BEN DESTEK OLURUM TÜRKİYE’M” olarak belirledik. Hükümete yol göstermek ve Türkiye’nin önümüzdeki günlerde halkçı bir iktidar elinde, nasıl yönetileceğinin ipuçlarını vermek üzere, bu tedbirleri kamuoyuyla paylaşıyoruz. Her şeyden önce Türkiye böyle bir paketi uygulayacak, imkân ve kaynaklara sahiptir. Sadece bu yılın ilk üç ayında bütçe 23 milyar lira fazla vermiştir. Faiz dışı fazla ise 72 milyar liradır. Bütçede yandaşı değil, halkı önceleyen bir kaynak tahsisi yapmak mümkündür. Bütçe imkânları sonuna kadar halkımız için kullanılmalıdır. Bunu belirttikten sonra, alınması gereken önlemleri sıralamak istiyorum.

Bu kapanma döneminde;

Pandemiden etkilenen esnaf ve ticaret erbabına, gerçek veya götürü usule tabi olup olmadığına bakılmaksızın, Nisan-Mayıs-Haziran aylarını kapsayacak şekilde; üç ay için aylık 4 bin liradan, toplam 12 bin lira gelir desteği bütçeden ödenmelidir. Yine üç ay için; Büyükşehirlerde aylık 3 bin TL’den toplam 9 bin TL, Büyükşehir olmayan illerde ise aylık 2 bin TL’den toplam 6 bin TL kira desteği, esnaf ve ticaret erbabına verilmelidir. Eğer işyeri kira bedelinin, kira desteği tutarının altında kalıyorsa o zaman kira desteği işyeri kira tutarı kadar ödenecektir.

Yeme-içme sektöründe faaliyet gösteren firmalara, 2019 yılında bildirdikleri yıllık net hasılatlarının yüzde 8’i kadar, 10 bin TL’den düşük, 50 bin TL’den fazla olmamak kaydıyla, bir ciro desteği derhal bütçeden ödenmelidir.

Günlük ücret ve yevmiye ile çalışan ve kapanma sürecinde evde kalmak zorunda olan, evde çalışanlar dahil, seyyar satıcılar dahil hepsi sosyal koruma kapsamına alınmalıdır.  Sosyal koruma sistemine kayıtlı ihtiyaç sahibi tüm ailelere Mayıs ayında, net asgari ücret kadar, yani 2 bin 826 lira, gelir desteği, sosyal destek sağlanmalıdır.

Aylık geliri asgari ücret ve altında olan hane halklarının kredi kartı borçlarının hesap kesim tarihleri, tam kapanma dönemi olan Mayıs ayından bir ay sonrasına ertelenmelidir. Kapanma döneminde, herhangi bir geliri olmayan vatandaşlarımızın, doğalgaz, elektrik, su ve internet borçları devlet tarafından karşılanmalıdır.

Kısa çalışma ödeneğinden yararlanma koşulu olan son 3 yılda 450 gün prim ödeme ve son 60 gün kesintisiz hizmet şartı bu dönemde kaldırılmalıdır. Ücretsiz izinle çalışanlar, kısa çalışma ödeneği kapsamına alınmalı, kısa çalışma ödeneğinin alt limiti Mayıs ayı için net asgari ücret yani 2 bin 826 lira olarak belirlenmelidir.

Turizm sektöründe askıda çalışanların, kısa çalışma ödeneğinden yararlandırılması sağlanmalıdır.

İşten çıkarma yasaklarında tüm istisnalar ortadan kaldırılmalı, KOD-29’dan işçi çıkarmalar yasaklanmalıdır. Tam kapanma sürecinden muaf tutulan, zorunlu hizmet ve üretimin devam ettiği tüm iş yerlerinde çalışanlara öncelikli aşı hakkı tanınmalıdır.

11 Kasım 2020 tarihli 7256 sayılı Kanunla 31 Ağustos 2020 tarihine kadar olan vergiler, vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, prim borçları ile belediye ve özel idarelerinin alacaklarının yapılandırma kapsamı, 30 Nisan 2021 tarihine kadar olan tüm bu borçlar için genişletilmelidir. Kapsama giren yeni borçlar 2 ay arayla, 18 eşit taksitte ödenecek şekilde yeniden yapılandırılmalıdır. Kanun kapsamında borçlarını yapılandırmış fakat taksitlerini zamanında ödeyemediği için yapılandırma hakkını kaybetmiş olan mükelleflere, ödeyemediği taksitler için yeni bir fırsat/ödeme zamanı tanınarak yapılandırmanın devamı, sürmesi sağlanmalıdır.

Pandemi nedeniyle kapanan işletmelerin 2021 yılı Mayıs ayında verilmesi ve ödenmesi gereken KDV, Muhtasar, SGK primleri ve diğer vergilerle ilgili beyanname verme ve ödeme süreleri faiz ve gecikme zammı alınmaksızın bir ay uzatılmalıdır.

Tam kapatma döneminde, işletmelerin doğalgaz, elektrik, su ve internet borçlarının bir ay ertelenmesi sağlanmalıdır. Pandemi önlemleri kapsamında kapanan işletmelerden, 2021 yılı Nisan ve Mayıs ayları için Belediyeler tarafından alınan katı atık bedeli alınmamalıdır.

Zincir marketlerin hızlı tüketim malları dışında ürün satışı yapmaları tam kapanma döneminde sınırlandırılmalı ya da diğer esnafların da belirli sürelerde satış yapmaları sağlanmalıdır. Bu zincir marketlerin bu dönemde, bahsettiğimiz zorunlu ürünler dışındaki malları satmasını engellemek için bu malların olduğu reyonlara koruyucu bantlar diğer reyonlarda olduğu gibi mutlaka çekilmelidir.

Esnafın vergi borçları ve SGK prim borçları faizsiz olarak ertelenmelidir. Esnaftan, SGK primlerini ödeyemeyenlerin hastanelerden almakta oldukları, sağlık hizmetlerinden eksiksiz yararlanmaları sağlanmalıdır. Esnafın bankalara olan ve Mayıs ayına denk gelen kredi borçlarının ve kredi kartlarının ödemesi faizsiz olarak 1 ay ötelenmelidir. Kira stopajları kaldırılmalıdır.

Nakliyeci esnafı pandemi sonuna kadar Motorlu Taşıtlar Vergisi’nden muaf tutulmalıdır. Kapanma süreci boyunca çalışmayan nakliyeci esnafı, zorunlu araç trafik muayenesinden  (TÜVTÜRK) muaf tutulmalıdır. Özellikle okul servis araçları kullanılmadığı için, Zorunlu Trafik Sigortaları pandemi sürecinde dondurulmalıdır. Servis araçları, salgın tedbirleri nedeniyle 1,5 yıldır çalışmamaktadır. Bu araçlar için 1 Temmuz’da dolacak 12 yaş sınırı kuralı, salgın bitinceye kadar ertelenmelidir.

Yazlıklarda, yaz sezonuna yetişmesi gereken inşaatların yapımı için verilen son tarih 15 Haziran’dır. İnşaatların bu kapanma döneminde malzeme tedarikinde yaşanacak sıkıntıları da göz önüne alınarak, bu yasak 30 Haziran’a kadar uzatılmalıdır.

Tam kapanma döneminde kullanılmayacak otoyol, köprü ve yolcu gelir garantisi verilen havalimanlarında Nisan, Mayıs ve Haziran ayları için bütçeden ödenecek garantiler o dolar ve avro karşılığı garantiler, mücbir sebep ileri sürülerek sözleşme döneminin sonuna ertelenmelidir. Bundan sağlanacak imkanlar, tam kapanma döneminde verilecek desteklerin finansmanında kullanılmalıdır.

Devlet kimsesizlerin kimsesidir. Ve Devlet bugünler için vardır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, tüm bu tedbirleri alacak imkâna da, kaynağa da sahiptir. Yeter ki hükümette bunları yapma iradesi ve ülkenin kaynaklarını halk için kullanma tercihi olsun yandaş için değil.

ÇEK DÜZENLEMESİ, TROL AKLIYLA YÖNETİLDİĞİMİZİ GÖSTERİYOR

Bu arada dün akşam apar topar, hiçbir istişare yapılmadan, bazı kararlar, bir önergeyle torba yasaya eklenerek TBMM’den çıkarıldı. Önerge bu. Önergenin altında AK Parti Grup Başkanvekili ve AK Parti milletvekillerinin imzası var. Meclis tutanaklarından çıkardık burada AK Parti’nin vermiş olduğu önerge. Biz, bu hafta Salı günü, 30 Nisan ve 31 Mayıs tarihleri arasında, icra takiplerinin durdurulması için bir yasa teklifi vermiştik. Bizim teklifimizde çeklerle ilgili falan bir düzenleme yoktu. Dün, gece yarısı gelen önergeyle icra takibini durduran bir düzenleme yapıldı. Doğru bir karardı. Ama önergeye eklenen çeklerle ilgili düzenlemenin ne önünün, ne arkasının iyi düşünülmeden yapıldığı daha sabaha görüldü. Çeklerin yazılmasını engellemek için, çeklerin bankalara ibrazı 1 Haziran sonrasına ertelendi. İyi de çekleri tahsil edemeyen işletmeler, çalışanlarının maaşını nasıl ödeyecek? Kredi anapara ve faizlerini nasıl ödeyecek? Kirasını nasıl ödeyecek? Koskoca bir ödeme zinciri ve ekonomi, alt-üst olma riskiyle sabah karşı karşıya geldi. Şimdi bankada karşılığı varsa çekin bunların ibrazını engellemenin mantığı ne? Hem çeklerin yazılmasını, hem de ödeme zincirinin dağılmasını engellemek için, kamu bankaları üzerinden bir reeskont sistemi oluşturmak mümkündü. Bunlar hiç düşünülmemiş. Niye düşünülmemiş? Çünkü koskoca Türkiye Cumhuriyeti; devlet aklıyla değil, trol aklıyla yönetiliyor. İstişareyle değil, tek bir kişinin aklıyla yönetiliyor. O akılda ne ülkenin ne de piyasanın gerçeklerinin farkında değil. Her şeyi ben bilirim zannediyor ama farkında değil. Ülke yönetilmiyor. Şimdi tepkiler yükselince, Ticaret Bakanlığı bir açıklama yaparak durumu toparlamaya çalışıyor.

BU DESTEKLERİ VERMİYORSANIZ, SANDIĞI GETİRİN

İşte bu beceriksizler yüzünden, son yıllarda tüm ülke çok hırpalandı. Küresel salgın da milletimizin ıstırabını katladı. Son iki yılda iki milyona yakın yurttaşımız çalıştığı işini kaybetti. İşsizlerimizin sayısı 10 milyonu aştı. Yine son iki yılda, mutlak yoksulluk sınırının altında yaşayan yurttaşlarımızın sayısı 3 milyon 232 bin kişi artarak 10 milyon 171 bine çıktı. İşsizlik ve yoksulluk giderek katılaşıyor. Türkiye giderek kan kaybediyor. Bu kan kaybını durdurmak şart. Bunun için devletin tüm imkânları, en etkin şekilde milletimiz için kullanılmak zorundadır. Esnafımızı, işsizimizi, işçimizi, işletmelerimizi ayakta tutamazsak, salgından sonra dünyada karşımıza çıkacak yeni fırsat pencerelerini nasıl hakkıyla kullanabileceğiz. Onun için gelin, önerdiğimiz bu tedbirleri uygulamaya koyun. Esnafımızı, KOBİ’lerimizi, çiftçimizi, milletimizi daha fazla zayıf düşürmeyin. Bunu uygulamaya koyamıyorsanız da, milletimizin ufkunu daha fazla karartmayın. Getirin sandığı milletin önüne koyun, emaneti sahibine verin.

EMEKLİNİN 400 LİRASI NEREDE

Sözlerimi tamamlamadan önce, son bir hususun daha altını çizmek istiyorum. Aslında iş bilmezliğin bir başka örneği, emekliye verilecek bayram ikramiyesinin Erdoğan tarafından 1.000 liradan 1.100 liraya çıkarılmasıyla ilgili süreç. Ne dedi Erdoğan? İşi çabuk yapmak için kararname çıkaracağız dedi. Aslında kanunla çıkarılmış bir düzenleme, kararnameyle düzenlenemez bunu bilmesi lazım. Herhalde bu kendilerine söylendi, emekli ikramiyesine ilişkin düzenlemeyi de yine o biraz önce bahsettiğim aslında ağırlıklı olarak akaryakıt kaçakçılığını engellemek için getirilen torba yasanın arkasına iliştiriverdiler. Allah Aşkına! Devlet böyle mi yönetilir? Kanun nasıl çıkarılır, nasıl yazılır? Ne için kararname çıkarılır? Bunları dahi bilmiyorlar. Aslında biz dün TBMM’ye bir kanun teklifi vermiştik. Çünkü biz biliyoruz bu işin nasıl yapılacağını. Ama bizim verdiğimiz bayramda emeklilerimizin 1.500 lira ikramiye verilmesine yönelik kanun teklifimiz AK Parti ve MHP milletvekillerinin oylarıyla dün akşam reddedildi. 1.100 lira verildi emekliye. 1.500 lira bayram ikramiyesi lütuf değil, emeklinin hakkı. 2018’in Mayıs ayından bu yana Türkiye’de gerçekleşen enflasyon yüzde 50. Siz 1000 lira bayram ikramiyesini ne zaman vermişsiniz o da bizim zorumuzla? 2018’de. Peki enflasyona göre bu ikramiyeyi niye arttırmadınız, niye telafi etmediniz enflasyonu? Şimdi ikramiyeye vere vere 100 lira yani yüzde 10 zam veriyorsunuz. Bu da yine bizim zorlamamızla. Peki, ben soruyorum geriye kalan 400 lira nerede? “128 Milyar Dolar nerede?” diye sorduk. Cevap vermediniz. Bari “Emeklinin 400 lirası nerede?” Onu söyleyin. Cevap verirler mi? Hiç sanmıyorum. Onlar cevap vermezse, milletimiz de onlara cevabını sandıkta verir.

İKİZDERE’DE DOĞA KATLİAMI

Bitirmeden önce Rize İkizdere’de bir doğa katliamı yaşanıyor. Köylü dağına, taşına sahip çıkmaya çalışıyor. Milletvekillerimiz orada halkla beraber, nöbet tutmaya devam ediyor. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak, Rize İkizderelilerin haklı taleplerinin yanındayız. Milletimiz herkesin ne yaptığını görüyor. Notunu veriyor. Üç günde art arda kaos yaratarak kapanma kararı alan yani doğru düzgün bu süreci bile planlayamayan, bu süreci yönetemeyen bu hükümete sandık önüne geldiğinde de, elini korkak alıştırmayacak, vereceği oylarla, okkalı bir tokadı, suratlarına nakşedecek. Bu iş bilmezleri evine gönderecek.

Benim diyeceklerim bu kadar. Varsa şimdi sorularınızı cevaplayabilirim.

Soru- Ruhsar Pekcan hakkında bakanlık koltuğuna oturmadan önce Gümrükler Genel Müdürlüğünün tüm bölge ve Gümrük Müdürlüklerine Emine Erdoğan ismini kullanarak vergisiz eşya ithalatı yapmaya çalıştığına ilişkin uyarı yazısı gittiği iddiası var. Bu konuda henüz bir yalanlama gelmedi. Bu uyarıdan iki yıl sonra Ruhsar Pekcan bakanlık koltuğuna oturdu ve kendi şirketinden kendi bakanlığına dezenfektan satışı yaptığı ortaya çıktı. O uyarıyı ve bugünkü tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Faik ÖZTRAK- Şimdi şunu açık söyleyeyim, “Devleti özel sektör gibi yöneteceğiz” diyerek işbaşına gelenlerin yaptıklarını görüyoruz. Bu bana şu fıkrayı hatırlatıyor, kümese bekçi arıyorlarmış, mülakat yapmışlar, en son tilkiyi beğenmişler. Tilkiye demişler ki “Ne maaş istersin?” Tilki, “Gülmekten cevap veremiyorum, siz ne verirseniz verin” demiş. Bu iş de öyle… Yani kediye ciğer emanet etmek gibi bir şey. Demek özel sektör mantığıyla ülkeyi yönetmekten anladıkları bu. Kendilerine çalışan bakanlar.

Soru- Emniyet Genel Müdürlüğü toplumsal olaylarda vatandaşların cep telefonuyla çekim yapmasını yasaklayan bir genelge yayınladı. Bu ne anlama geliyor sizce?

Faik ÖZTRAK- Bu artık otoriterleşmenin daniskasıdır. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir yasak yoktur. Ne demek telefonla olan biteni çekemezsin. İstediklerini yapacaklar, istedikleri gibi zorbalık yapacaklar, milletin, dizleriyle başlarına basacaklar ama millet bunun filmini cep telefonlarıyla çekemeyecek. Böyle bir şey olur mu?

Soru- HDP Pazartesi günü sarf ettiğiniz sözlere, “Antiemperyalist olmayı sizden öğrenecek değiliz, haddinizi bilin” yanıtını verdi. Sizin bir değerlendirmeniz olur mu?

Faik ÖZTRAK- Biz sözlerimizin arkasındayız. Emperyalistlerin ağababaları bizim partimize had mad bildiremedi, geçsinler bunları.

Soru- Alkol satışıyla ilgili bakanlık yasak diyor ancak tekel bayileri satacağız diyor. Ortada muğlak bir tablo var yorumunuz nedir?

Faik ÖZTRAK- Burada çok ciddi bir hukuksuzluk olduğu açık. Esnafı mağdur ediyorlar. Yani herhangi bir hukuki gerekçe olmadan esnafı mağdur etmeye kalkan bir hükümetle karşı karşıyayız. Her alanda böyle… Türkiye bir hukuk devletiyse elinizde bu kararı neye dayanarak aldığınızın mesnedi olmak zorunda… Hukuk devletinde mesnedi kanunlarda olmayan hiçbir karar alamazsınız. Hukuk ne diyorsa o yerine getirilmelidir.

Teşekkür ederim.

Yorum yaz

Son Haberler

...
17 May 2018
17 May 2018
17 May 2018

 Son yorumlar

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için aşağıda yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com