ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Nisan ayında Türkiye’ye para girişlerini serbest bırakan 62. Hükümetin, yayımlanan son kararıyla Türkiye’den para çıkışında da sınırları gevşettiğine dikkat çekti.
Yılın ilk dört ayında Türkiye’ye giren 7 milyar dolarlık kaynağı belirsiz paranın “Cumhuriyet tarihi rekoru” olduğunu ifade eden Öztrak, “AKP’nin 13 yıllık iktidar döneminde, ülkeye giren kaynağı belirsiz net para miktarı 36,3 milyar dolardır” dedi.
Öztrak, “Uluslararası para hareketlerinde sınırlamaların Bakanlık inisiyatifine bırakılmasının nedeni nedir? Bankacılık sistemi devreden mi çıkartılmaya çalışılmaktadır?” diye sordu.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, yaptığı yazılı açıklamada şunları belirtti:
Seçimlerden hemen önce 15 Nisan’da gümrük kapılarından nakit yabancı para girişinde beyan zorunluluğunu kaldıran AKP iktidarı, seçimlerin hemen ardından da Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararname’de değişiklik yapmıştır. Bu değişikliklerle Türkiye’den dışarı döviz ve Türk Lirası ihracına imkan tanınırken, kişilerin yurtdışına giderken gerek efektif, gerekse TL cinsinden yanlarında taşıyabilecekleri para sınırları da gevşetilmiştir.
-ZAMANLAMA MANİDAR
Müstafi 62. Hükümetin, 11 Haziran 2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 32 Sayılı Kararda yaptığı değişikliklerin zamanlaması oldukça manidardır. AKP tam da giderayak yurtdışına para transferleriyle ilgili sınırları neden gevşetmiştir? Yurtdışına dönük para hareketlerinde bankacılık sisteminin devreden çıkartılmaya çalışılıyorsa bunun nedeni nedir?
-GİZEMLİ PARA HAREKETLERİNİN ODAĞI OLDUK
Bu düzenlemenin yapıldığı gün açıklanan Nisan ayı ödemeler dengesi rakamları da oldukça dikkat çekicidir. 2015’in ilk dört ayında Türkiye’ye 7 milyar dolar kaynağı belirsiz para girişi olmuştur. Bu, ilk dört aylık dönemler itibariyle, Cumhuriyet tarihinin rekorudur. AKP’nin 13 yıllık iktidar döneminde ülkeye giren kaynağı belirsiz “net” para miktarı ise 36,3 milyar dolardır.
-VATANDAŞ ŞEFFAFLIK İSTİYOR, NEDENLERİ AÇIKLASINLAR
Vatandaşlarımızın birinci sınıf demokrasi talebi 7 Haziran seçimlerinin sonuçlarına yansımıştır. Birinci sınıf demokrasinin olmazsa olmaz koşullarından birisi de şeffaf ve vatandaşına hesap veren devlettir. Müstafi AKP iktidarı milli iradenin bu talebini doğru okumalı, 32 sayılı kararnamede yaptığı değişikliklerin ve muazzam kaynağı belirsiz para girişlerinin nedenlerini kamuoyu ile derhal paylaşmalıdır.
ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Cumhurbaşkanının “Sistemde güncellemeye ihtiyaç var. Bu güncellemenin adı da Başkanlık sistemidir” sözlerini eleştirerek, “Sistemdeki güncelleme 7 Haziran’da millet eliyle yapılacak. 8 Haziran sabahı ‘Yaşanacak Bir Türkiye’ye’ merhaba diyeceğiz. Bundan kimsenin kuşkusu olmasın” dedi.
İnsani Gelişmişlikte ilk 20’de olan ülkelerin çoğunun parlamenter sistemle, son 20’de olan ülkelerin çoğunun ise Başkanlık sistemiyle yönetildiğine dikkat çeken Öztrak, “Cumhurbaşkanı, ilkin bu tabloyu milletimize izah etmelidir” dedi.
Cumhurbaşkanı’nın kişisel kariyer planına karşı çıkan herkesi terör örgütleriyle bir kefeye koymaya çalıştığına dikkat çeken Öztrak, “Bugün görüntüleri kamuoyuna yansıyan Adana’daki MİT TIR’ları içindeki silahlar, terörle kimin yan yana olduğunu ortaya koymaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Cumhurbaşkanının G-20’deki ülkelerin yarısından fazlası başkanlık sistemiyle yönetiliyor sözlerini de eleştiren Öztrak yaptığı yazılı açıklamada şunları ifade etti:
-DURUMU İBRETLİK
Aş, iş ve geçim sorunları yerine, halkımızın gündeminde olmayan tartışmaları gündeme getirerek kendilerine koltuk devşirmek isteyenlerin çabaları boşadır. Namusu ve şerefi üzerine ettiği Cumhurbaşkanlığı yeminini çiğneyen, Başbakanı ve AKP Genel Başkanını bir kenara iterek meydanlarda başkanlık koltuğu isteyen Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın durumu ibretliktir.
-BU TABLOYA BAKMALI
G-20 ülkelerindeki yönetimleri yalan yanlış örnek göstererek kendince başkanlık sistemini şirin göstermeye çalışan Sayın Cumhurbaşkanı, dünyada birinci ligi temsil eden Birleşmiş Milletler İnsani Gelişmişlik Endeksindeki ilk 20 ülkenin yönetimlerine de bir bakmalıdır.
Dünya’da insani gelişmişlikte en tepede yer alan 20 ülkenin 16’sı Parlamenter Demokrasi ile yönetilirken, 2’si başkanlık, 1’i ise yarı başkanlık sistemiyle yönetilmektedir. Buna karşın insani gelişmişlikte en dipteki 20 ülkenin 15’inde başkanlık, 4’ünde yarı başkanlık sistemi vardır. Dolayısıyla kendisi için “Türk tipi Başkanlık” isteyen Sayın Cumhurbaşkanı, ilkin bu tabloyu milletimize izah etmelidir.
-TERÖRLE YAN YANA OLANLAR ORTAYA ÇIKTI
Cumhurbaşkanı bir taraftan da kişisel gündemine ve kendi kariyer planına karşı çıkan herkesi topyekûn düşman ilan etmeye çalışmaktadır. Şimdilerde arasının bozulduğu Pensilvanya’ya geçmişte “Ne istediniz de vermedik” diyen, Oslo’da terör örgütüyle özel temsilcisini görüştüren Cumhurbaşkanı’nın, bu konuda muhalefet partilerine söyleyebileceği tek bir söz dahi yoktur. Kaldı ki, bugün görüntüleri kamuoyuna yansıyan Adana’daki MİT TIR’ları içindeki silahlar, terörle kimin yan yana olduğunu açık seçik ortaya koymaktadır.
-GÜNCELLEME 7 HAZİRAN’DA YAPILACAK
Sayın Cumhurbaşkanının ve hiç kimsenin kuşkusu olmasın. Milyonları yoksulluğa terk edip, kendi saltanatları için yaptıkları harcamaları “çerez parası” olarak görenleri; halkımızı borca batırıp, yandaşları ve akrabaları trilyoner yapanları bu millet de unutmayacaktır. Halkımız 7 Haziran’da gereken güncellemeyi yaparak “Yaşanacak Bir Türkiye’ye” merhaba diyecektir.
Yaşanacak Türkiye’de;
-Herkes Anayasa’da çizilen yetki ve sorumluluklarını bilecek, herkes hukuk ve adalet önünde aynı seviyede olacaktır.
-Yolsuzluğa bulaşmış olanlar, kul hakkı yiyenler hukuk ve adalet önünde hesabını verecektir.
-İnsani yardım adı altında komşu ülkelere mermi ve silah gönderip yüzbinlerce Müslümanın kanına girenler bunun hesabını verecektir.
-“Çerez paraları” kişisel saltanat için değil, millet için harcanacaktır.
-Açlıktan ve soğuktan hiç bir bebek yaşamını kaybetmeyecek, hiç bir anne çocuklarına bakamadığı için yaşamına son vermeyecektir.
-Geleceğimiz, umudumuz gençlerimiz nitelikli iş ve istihdama kavuşacak yarınlarımız güvence altına alınacaktır.
7 Haziran’da CHP’nin 6 okuna vurulacak her mühür, milletimizin “Yaşanacak bir Türkiye’ye” merhabası olacaktır.