Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBlog style 2

ÖDÜL ALMAYA GELDİLER 18 MİLYAR TL’LİK FATURAYLA DÖNDÜLER

 

 

ANKARA  – AKP Genel Başkanı Erdoğan’ın TOBB’un töreninde ideolojik bir yaklaşımla faize müdahale sinyali vermesinin ardından dolar yeniden 4,30 TL’nin üzerine çıktı.

 

Türkiye’de şirketlerin 220 milyar doları aşkın net döviz borcu olduğunu hatırlatan CHP’li Öztrak, “Dolar kurundaki bu artışla, TOBB üyesi de olan ve oraya ödül almaya gelen reel sektör şirketleri 18 milyar TL kur farkı zararı yazdı” dedi.

 

Erdoğan’ın faizle mücadele için 24 Haziran sonrasına randevu vermesini de eleştiren Öztrak, “Faiz lobisiyle hesaplaşmak için neden 16 yıl bekledin? 16 yılda yapamadığını, 24 Haziran’dan sonra yapacağına neden inanalım?” diye sordu. 

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, milletin AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutarsız, gerçek ötesi ve popülist söyleminden artık sıkıldığını belirterek. “Ülkemizde güven ve istikrarın önündeki en büyük engel haline gelen bu metal yorgunu kadrolara 24 Haziran’da veya en geç 8 Temmuz’da artık TAMAM diyeceğiz” değerlendirmesinde bulundu.

 

GIRTLAK DOKUZ BOĞUM

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, AKP Genel Başkanı TOBB’un Hizmet Şeref Belgesi Takdim Töreni’nde yaptığı konuşmada bir yandan piyasa ekonomisinin işleyişine bağlılığından bahsederken, diğer yandan ideolojik bir yaklaşımla faize müdahale sinyali vermiştir. Özellikle ekonominin kırılganlaştığı dönemlerde sorumluluk makamında olanların “gırtlaklarının dokuz boğum olduğunu, dokuz kere düşünüp bir defa konuşmaları gerektiğini” unutmamaları gerekir. Hele bu kadrolar yanlış politikalarıyla ülkemizi dünyanın en kırılgan ekonomileri arasına sokmuşlarsa ne söylediklerine çok daha fazla dikkat etmelidirler.

 

18 MİLYAR TL KUR FATURASIYLA DÖNDÜLER

AKP Genel Başkanının törende kerameti kendinden menkul enflasyon faiz teorisini yeniden dillendirmesi ardından da piyasalara seçimden sonrası için sopa göstermesiyle 4,20 TL seviyelerinde olan dolar kuru, yeniden 4,30 TL’nin üzerine sıçramıştır.  Dolar kurundaki bu artış, TOBB üyesi de olan ve oraya ödül almaya gelen reel sektör şirketlerinin 18 milyar TL kur farkı zararı yazmasına neden olmuştur.

 

BENZER ÜLKELERDEN HIZLA AYRIŞIYORUZ

AKP Genel Başkanı konuşmasında bir yandan küresel koşullardaki bozulmayı bahane ederek sorumluluktan sıyrılmaya çalışmakta, diğer yandan ekonomide yaşanan istikrarsızlığın arkasında yabancı düşmanların parmağı olduğunu söylemektedir. Birincisi istikrarsızlığın ve güvensizliğin nedeni dünyadaki gelişmelerse Türkiye neden benzer ekonomilerden hızla ayrışmaktadır? Türk Lirası, yıl başından bu yana, Dolar karşısında yüzde 12 değer kaybetmiştir. Bu benzer ülke para birimleri içinde en hızlı değer kaybıdır. Paramız pul olurken, milletimiz de her geçen gün bize benzeyen ülke vatandaşlarından daha hızlı fukaralaşmaktadır.

 

ELİNİ TUTAN MI VARDI?

Aynı AKP Genel Başkanı, 16 yıldır iktidarda olduğunu unutarak, faiz lobisiyle hesaplaşmak için şimdi 24 Haziran sonrasına randevu vermektedir. O zaman sormak gerekir madem faiz lobisiyle hesaplaşmak gerekiyordu, neden 16 yıl bekledin? Kim elini tuttu? Kış lastiği için bile KHK çıkarma yetkini kullanırken, bunu da bir kararnameyle çözebilirdin. 16 yılda yapamadığını, 24 Haziran’dan sonra yapacağına neden inanalım? Faiz lobisiyle mücadele lafla değil, ülkemizin rekabet gücü ve tasarruflarını artıracak doğru politikalarla olur. Bu politikaları 16 yıldır uygulamayanlar, şimdi lafla peynir gemisi yürütmeye çalışıyor.

 

24 HAZİRAN’DA TAMAM DİYECEĞİZ

Milletimiz bu tutarsız, gerçek ötesi ve popülist söylemlerden artık sıkıldı. Ülkemizde güven ve istikrarın önündeki en büyük engel olan ve milletimizin cebindeki, mutfağındaki yangını her geçen daha da büyüten, bu metal yorgunu kadrolara 24 Haziran’da milletçe, “TAMAM, artık git” diyeceğiz.

“ŞEKER FABRİKALARINI KURDA KUŞA YEM ETTİRMEYECEĞİZ”

 

ALPULLU – CHP’li Öztrak Türkiye’nin son 15 yılda yapılan tarımsal ithalata 86 milyar dolar ödediğini şeker fabrikalarının satılması ve ardından kapatılması halinde bunun çok daha fazlasını nişasta bazlı şeker tekellerine ödeyeceğini belirtti.

 

Şeker meselesinin aynı zamanda çiftçinin, hayvancının, emekçinin ve halkın emperyalistlerin ve onların yandaşlarının insafına bırakılmaması meselesi olduğunu vurgulayan Öztrak, şeker fabrikalarını pazarlık usulüyle adrese teslim etmek isteyenlerin yerlilik ve millilik iddiası olamayacağını belirtti. Asıl yerli ve milli olanların buna izin vermemek için Alpullu’da toplananlar olduğunu ifade eden Öztrak, “Fabrikalarımıza, üreticimizin emeğine sonuna kadar sahip çıkacağız. Ne yaparlarsa yapsınlar Alpullu’nun da diğer fabrikaların da adrese teslim ihalelerle kurda kuşa yedirilmesine müsaade etmeyeceğiz” diye konuştu.       

 

Alpullu’da şeker fabrikalarının özelleştirilmesine karşı düzenlenen mitingde konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

 

KURDA KUŞA YEM OLUR

Son 15 yılda özelleştirilen fabrikaların çoğunun arsalarında AVM’ler, rezidanslar, kuleler yükseliyor. Milletin sırtındaki borç ise büyümeye devam ediyor. Üretmeden tüketiyoruz, ithal ediyoruz. Üretim merkezlerimizi kapatıyoruz. Bu fabrikaları da kurda kuşa yem etme hazırlığındalar. Bu fabrikalarında arazilerinde birkaç yıl sonra AVM’ler yükselmeyeceğini kim garanti edebilir?

 

HADİ CANIM SEN DE!

Sonra ne olacak? Bugün baklayı İtalya’dan, sarımsağı Çin’den ithal ediyoruz. Romanya’dan ithal ettiğimiz sığırı Gürcistan ve Bulgaristan’dan ithal ettiğimiz samanla besliyoruz. Son 15 yılda yapılan tarımsal ithalatla Bulgaristan’ın, Gürcistan’ın, Ukrayna’nın, İtalya’nın, Almanya’nın çiftçisine 86 milyar dolar ödedik. Bu fabrikaları kapattığımızda bunun çok daha fazlasını nişasta bazlı şeker tekellerine ödeyeceğiz. Hem paraları üreticinin yerine elin oğlunun cebine koyacaksın hem vatandaşı zehirleyeceksin, sonra da kalkıp ben yerliyim, ben milliyim diyeceksin. Hadi canım sen de!

 

BU NASIL YERLİLİK BU NASIL MİLLİLİK?

Çok sıkıştılar, şehit kanlarıyla sulanmış topraklarımızı da yabancılara satıyorlar. Vatandaşlığı bile satıyorlar. Her şeye zam yaptılar bir tek şeyi ucuzlatıyorlar, vatan toprağı ve vatandaşlık. Bundan önce 1 milyon dolarlık konut alan yabancıya Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı veriliyordu. Şimdi para bitti, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığını 300 bin dolarlık konut alan yabancılara satmaya hazırlanıyorlar. Bu nasıl yerlilik bu nasıl millilik? Sadece vatandaşlığın değeri değil Türk Lirası’nın da değeri bu iktidarın elinde günden güne eriyor.  Dolar 4 TL, Euro 5 TL, benzin 6 TL’ye dayandı

DEVLETİN ÇİFTÇİYE 99 MİLYAR TL BORCU VAR

Son bir yılda samanın fiyatı yüzde 72, korunganın fiyatı yüzde 67, yoncanın fiyatı yüzde 32 arttı. Girdi fiyatları böyle artarken çiftçi bir taraftan da hak ettiği desteği alamıyor. Tarım Kanunu gereği ödenmesi gerektiği halde verilmeyen destekler nedeniyle 11 yılda bu iktidarın çiftçiye 99 milyar TL borcu birikti. Bu çiftçi ailesi başına 44 bin TL yapar. Devlet çiftçiye borcunu ödemiyor, çiftçi de bankaya borcunu ödeyemiyor. Tarlalar büyük şirketlere ve bankalara kaptırılıyor. Çiftçi toprağını ekmekten vazgeçiyor. Son 15 yılda çiftçi iki Trakya büyüklüğündeki araziyi ekmekten vazgeçti.

 

ŞEKER PANCASI KOTASI KALDIRILMALI

Dünya nişasta bazlı şekerin zararlarının farkına vardı. Pancar ekim kotaları Avrupa’da geçen yılın sonunda kalktı. İsteyen çiftçi pancar ekiyor. Bu kotalar bizde neden duruyor? Bizde de Hükümet, eğer nişasta bazlı şekeri sınırlamakta samimiyse kaldırsın şu kotaları, çiftçimiz istediği gibi eksin şeker pancarını.

 

ABD’NİN TALEBİ Mİ?

Hükümet şeker fabrikalarını satma kararını almadan önce bazı kararlar aldı. Önce FETÖ ile mücadele edeceğim diye çıkardığı OHAL’den aldığı yetkiyle 24 Aralık 2017’de bir KHK çıkardı. Bu KHK ile şeker piyasasını düzenleyen Şeker Kurumu’nu kapattı, piyasa sahipsiz kaldı. Bunun FETÖ’yle mücadeleyle ne ilgisi var? Sonra ABD’nin o dönemki Dışişleri Bakanı geldi. Onunla 3,5 saat görüştüler. Bu görüşmeden bir hafta on gün sonra 14 tane şeker fabrikası satışa çıktı. Pazarlık masasında Türkiye’deki en büyük nişasta bazlı şeker üreticilerinin memleketi olan ABD’nin şeker fabrikalarını kapatma talebi mi vardı?

 

ŞEKER VATANDIR, VATAN SATILMAZ

Şeker halkın sağlığıdır, şeker topyekun kalkınmadır, şeker uluslararası tekellere karşı çocuklarımızın, torunlarımızın sağlıklı beslenme hakkının savunulmasıdır. Şeker çiftçimizin, hayvancımızın, emekçimizin ve halkımızın emperyalistlerin ve onların yandaşlarının insafına bırakılmamasıdır. Ekonomik bağımsızlık mücadelesidir. Bu nedenle hep beraber bağırıyoruz: “Şeker Vatandır, Vatan Satılmaz!” Bizi en fazla isyan ettiren de bu fabrikaları satışa çıkaranların karşımızda kalkıp yerlilik ve millilik iddiasında bulunmasıdır.

 

KURDA KUŞA YEM ETTİRMEYECEĞİZ

Bugün burada yerli ve milli olan Cumhuriyetin projesine sahip çıkan, “Bu fabrikayı sattırmam” diye bağıran sizlersiniz. Sizler yerlisiniz, sizler millisiniz. Bu fabrikaları açık ihale yerine pazarlık usulüyle adrese teslim etmek isteyenler, belediyelerin ihaleye girip teklif vermesini engelleyenler, ne yerlidir ne de millidir. Yerli ve milli olanlar buna izin vermemek için burada toplanan çiftçilerimizdir, hemşerilerimizdir, üreticilerimizdir, kooperatiflerimizdir, belediye başkanlarımızdır, belediyelerimizdir. Bunun için toplandık. Fabrikalarımıza, üreticimizin emeğine sonuna kadar sahip çıkacağız. Ne yaparlarsa yapsınlar Alpullu’nun da diğer fabrikaların da adrese teslim ihalelerle kurda kuşa yedirilmesine müsaade etmeyeceğiz.

AKP İŞSİZLİKLE MÜCADELEDE SINIFTA KALDI

 

AKP İŞSİZLİKLE MÜCADELEDE SINIFTA KALDI

 

ANKARA – CHP’nin raporuna göre AKP’den önceki 22 yılda ortalama yüzde 8,3 olan işsizlik oranı, AKP’yle geçen 15 yılda ortalama yüzde 10,2’ye çıktı, AKP işsizlikle mücadelede sınıfta kaldı.

 

Son bir yılda yaratılan 984 bin istihdamın yarıya yakını kayıt dışı istihdamdan kaynaklandı. Erkek ve kadın işsizlik oranı arasındaki makas giderek açıldı. Genç işsizlerin sayısı 1 milyonu aştı. Türkiye, 15-29 yaş aralığında tüm OECD ülkeleri içinde gençlerini eğitimle, stajla veya işle buluşturma konusunda en kötü performansı sergileyen ülke oldu. 2017’de her 100 işsiz vatandaştan 27’si üniversite mezunu.

 

CHP Sosyal Politikalar Genel Başkan Yardımcılığı’nın Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak koordinasyonunda hazırladığı İşsizlik ve Yoksulluk Bülteni’nin üçüncü sayısı yayımlandı. 2017 yılına ait yıllık işgücü ve istihdam verilerinin değerlendirildiği bültene göre 2017’de kayıt dışı istihdam olağanüstü boyutlara ulaştı.

 

KAYIT DIŞINDA REKOR

Bültende yer alan bilgilere göre 2017’de işe kavuşan 984 bin kişinin 464 bini herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna tabi olmadan çalıştı. Bu, 2017’de işe giren her 100 kişiden 47’sinin kayıt dışında kaldığı ve herhangi bir sosyal güvenceye tabi olmadan çalıştığı anlamına geliyor.

 

AKP İŞSİZLİKLE MÜCADELEDE SINIFTA KALDI

Verilen tüm istihdam teşviklerine rağmen işsizlik yüzde 10,9’la çift hanede kaldı. Böylece işsizlik, üç yıl üst üste çift haneli rakamlara yapıştı. Bültende AKP döneminin işsizlik karnesi de çıkartıldı. 1980-2002 arasında Türkiye’de ortalama işsizlik oranı yüzde 8,3 iken, AKP’nin iktidarda olduğu 15 yılda ortalama işsizlik oranı yüzde 10,2 oldu. Diğer taraftan, 2017 yılı itibariyle, çalışmaya hazır olduğu halde iş aramaktan vazgeçenlerin de hesaba katıldığı “geniş tanımlı işsiz sayısı” 5 milyon 718 bin kişi olurken, “geniş tanımlı işsizlik oranı”  yüzde 16,9 olarak gerçekleşti.

 

ERKEK VE KADIN İŞSİZLİĞİ ARASINDA MAKAS AÇILIYOR

2017 yılında kadın işsizliği, 0,4 puan artarak yüzde 14,1’e çıkarken; erkek işsizliği bir önceki yıla göre 0,2 puan geriledi ve yüzde 9,4 oldu. Erkek ve kadın işsizliği arasındaki makas 2017’de 4,7 puana çıkarak mevcut seride rekor kırdı.

 

GENÇ İŞSİZ SAYISI 1 MİLYONU AŞTI

Aynı dönemde 15-24 yaş aralığındaki genç işsizlerin sayısı 84 bin kişi artarak ilk kez yıllık 1 milyon sınırını aştı. Gençlerde yıllık işsizlik oranı ise 2017’de 1,2 puan artarak yüzde 20,8 oldu, böylece mevcut seri içinde en yüksek rakama ulaştı.

 

15-29 YAŞ ARALIĞINDA OECD’NİN EN KÖTÜSÜ

Gençlerin işgücündeki konumu bakımından bir diğer önemli gösterge olan 15-29 yaş arasında ne eğitimde ne stajda ne de iş sahibi olan gençlerin oranı ise yüzde 27,5 oldu. Böylece Türkiye, tüm OECD ülkeleri içinde gençlerini eğitimle, stajla veya işle buluşturma konusunda en kötü performansı sergileyen ülke oldu. Diğer taraftan, 2017’de üniversite mezunu işsizlerin sayısı da 102 bin kişi artarak 930 bin kişiye çıktı. 2017’de her 100 işsiz vatandaştan 27’si üniversite mezunu.

 

İŞSİZLİĞİN EN YÜKSEK OLDUĞU BÖLGE GÜNEYDOĞU ANADOLU

2017’de Güneydoğu Anadolu işsizliğin en yüksek olduğu bölge oldu. Türkiye ortalamasının üzerinde işsizlik oranına sahip bölgeler ise şöyle sıralandı: Güneydoğu Anadolu (yüzde 17), İstanbul (yüzde 13,9), Orta Anadolu (yüzde 11,7) ve Akdeniz (yüzde 11,4). Bununla birlikte, 2017’de “tarım dışı işsizlik” en fazla Ortadoğu Anadolu bölgesinde arttı.

İşsizlik ve Yoksulluk Bülteni No:3 tam metni için: CHP_İşsizlik-ve-Yoksulluk-Bülteni_NO_3_

BÜYÜK VERİ ANALİZİ ŞİRKETLERİYLE KAMU KURUMLARI ARASINDA İLİŞKİ VAR MI?

TBMM – Büyük veri analizi teknolojisi kullanılarak seçmen davranışlarının manipüle edilmesinin, demokrasilerin bekasını tehdit ettiğini belirten CHP’li Öztrak, Türkiye’deki kamu kurumları ile yerli ya da yabancı ‘büyük veri analizi’ şirketleri arasında ticari bir ilişki olup olmadığını sordu.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Başbakan Binali Yıldırım’ın yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesiyle, dünyayı sarsan Facebook skandalını TBMM gündemine taşıdı. Sosyal paylaşım sitesi Facebook kullanıcılarının kişisel verilerinin, bir ‘büyük veri analiz şirketi’ tarafından, ABD’deki seçimlerde ve İngiltere’deki AB’den ayrılma referandumunda, seçmen tercihlerini etkilemek amacıyla kullanıldığını hatırlatan Öztrak, soru önergesinde şunları belirtti:

 

YENİ SORUNLAR DOĞURUYOR

Bu skandal başta ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği’nde kişisel veri güvenliği, bu güvenliğin sınırları ve veri paylaşımının etik boyutuna yönelik yeni tartışmaları tetiklemiştir. Kuşkusuz içinde bulunduğumuz internet çağı ve hızlanan teknolojik gelişmeler “büyük veri analizi” konusunda yeni ufuk ve imkanlar sunmaktadır. Ancak bu yeni imkanlar aynı zamanda dünya demokrasileri için yeni sorunlar anlamına da gelmektedir.

 

DEMOKRASİLERİN BEKASINI TEHDİT EDİYOR

Büyük veri analizi teknolojisinin seçmen davranışlarını manipüle etmek amacıyla kullanılması, seçimlerin adil ve eşit koşullarda yapılmasını engelleyecek yeni bir sorundur. Diğer taraftan, bu teknolojilerin ülkelere başka ülkelerin demokratik süreçlerini etkileme ve yönlendirme imkanını sunması da ayrıca önemlidir. Nitekim Rusya’nın ABD’deki son başkanlık seçimlerini bu tür teknolojileri kullanarak yönlendirdiğine dönük ciddi iddialar bulunmaktadır. Bu iddiaların bir kısmı ABD’de soruşturulmaktadır. Demokrasilerin bekasını tehdit eden bu yeni sorunla nasıl mücadele edileceği konusunda devletlere, parlamentolara ve tüm siyasi aktörlere ciddi sorumluluk düşmektedir.

 

KAMU KURUMLARININ ANLAŞMASI VAR MI?

CHP’li Öztrak, Başbakan Yıldırım’a şu soruları yöneltti:

“Türkiye’de ‘büyük veri analizi’ işiyle uğraşan kaç şirket vardır? Türkiye’deki kamu kurumları yerli veya yabancı büyük veri analizi şirketleriyle iş yapmakta mıdır? Bu şirketlerle kamu kurumları arasında yapılan bir ticari anlaşma varsa, bu anlaşma hangi amaçla yapılmıştır? Kişisel Verileri Koruma Kurulu (Kurul) bu şirketlerin, kişisel verileri işleyerek ve/veya analiz ederek müşterileri için siyasi sonuçlar yaratmaya dönük yönlendirme yapıp yapmadığı konusunda her hangi bir denetleme yapmış mıdır? Başka ülkelerin Türkiye’de de bu teknikleri kullanarak yaptıkları siyasi yönlendirme vakaları Kurul veya diğer ilgili kamu kurumları tarafından tespit edilmiş midir?”

Soru Önergesi_Facebook_22032018

 

OYLARI TEK ADAM PARTİ DEVLETİNE SAYDIRIP HANEDANIN ÖNÜNÜ AÇMAK İSTİYORSUNUZ

TBMM – CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Genel Kurul’da görüşülen İttifak Yasasına karşı yaptığı konuşmada özetle şunları belirtti.

Neden yangından mal kaçırır gibi bir yasa yapıyoruz? Herhâlde bunun çok fazla gündemde kalmasını istemiyoruz. Neden bunu millet fark etmeden geçirmek istiyoruz? Bugün milletten kaçırdığımız bu yasa, 2019’da sandığı da millî iradeden kaçırmanın önünü açıyor.

O KHK’YLA BAŞLADI
Önce 687 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’yle Yüksek Seçim Kurulunun taraflı yayınlara karşı yaptırım yetkisi kaldırıldı. Ardından, cumhurbaşkanının ve diğer iktidar yetkililerinin devletin imkânlarını kullanarak hem kendisi hem de partisi için kampanya yapması, tek bir tarafın baskınlığı, kamu kaynaklarının kötüye kullanılmasıyla ilgili yasakların sadece bir hafta, seçimden önce bir hafta uygulanması gerçekten kampanyanın adil olmadığını, yürütülmediğini açıkça ortaya koydu ve bu uluslararası kabul edilmiş birtakım kriterlere göre de aykırıydı.

ADİL SEÇİM YAPMA İMKANI ORTADAN KALKTI
Seçimde devlet ile parti arasındaki çizgi giderek bulanıklaştı. Valiler partinin valisi, kaymakamlar partinin kaymakamı, hâkimler partinin, iktidar partisinin hâkimleri, savcıları hâline geldi. Kampanya finansmanının saydamlığı diye bir şey kalmadı. Medya baskısı aldı başını gitti. Gazeteciler tutuklandı, oto-sansür mekanizmaları devreye girdi. Bütün bunlar, bugün, artık Türkiye’de, önümüzdeki dönemde adil bir seçim yapma imkânının ortadan kalktığını gösterir.

OYLARI KİMİN SAYDIĞI ÖNEMLİ
“Seçimlerde kimin oy verdiği değil, oyları kimin saydığı önemli” derler. Şu yapılan düzenlemeyle siz Türkiye’de oyları tek adam parti devletine saydırıp hanedanın önünü açmak istiyorsunuz. Çok açık söyleyeyim: Bu gidiş gidiş değil. Bu gidiş, önümüzdeki dönemde çok ciddi sıkıntılara yol açacaktır, dünya bunun örnekleriyle doludur. Bunu yapmayın, bundan vazgeçin.

Saray Fukaranın Tavuğunu Rantiyelerin, Faiz Lobilerinin Folluğuna Yumurtlatıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin bu yılın Ocak-Kasım dönemine milyonlarca çiftçi ve esnafa reva gördüğü desteğin, bir avuç faiz lobisine ve yandaşa...
Devamını oku

Ekonomi Arabasının Motoru Boğuldu, Şanzımanı Dağıldı

CHP’li Öztrak, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleden sadece faiz lobileriyle sıcak para partileri vermeyi anladığını belirterek, “Yüksek faiz ve kontrollü kura...
Devamını oku

Tutuklanan TCMB Başkan Yardımcısının Attığı Diğer İmzalar Hakkında İç Soruşturma Yapıldı Mı?

CHP’li Öztrak, Bankalararası Kart Merkezi soruşturması kapsamında tutuklanan, Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Emrah Şener’in TCMB’deki görevi sırasında attığı diğer imzalarla...
Devamını oku

Resmi İşsiz Sayısı İle Gerçek İşsiz Sayısı Arasındaki Fark İlk Kez 10 Milyonu Aştı

CHP’li Öztrak, Haziran ayında gerçek işsiz sayısının 13,4 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını; resmi işsiz sayısı ile gerçek işsiz sayısı...
Devamını oku

Sadece İstatistiklerle Yalan Değil; İstatistiklerle Talan

CHP’li Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı rakamının beklentilerin ve diğer kurumların hesaplarının çok altında kaldığına, market fiyatlarındaki değişimler ile TÜİK’in...
Devamını oku

Faiz Harcamalarının Bütçe Üzerindeki Baskısı Artıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin hukuk tanımazlığı nedeniyle artan faizlerin bütçe üzerine her ay daha fazla baskı yaptığına dikkat çekerek, “İlk 4...
Devamını oku

Milli İradeye Darbe Süreci Ekonomik Görünümü Bozdu

CHP’li Öztrak, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndaki Türkiye ekonomisiyle ilgili tahminlerin, Sarayın millet iradesine darbe süreci sonrasında kötüleştiğine dikkat çekerek, “Uluslararası...
Devamını oku

Satılan Milyarlarca Dolar Rezervi Kimler Topladı

CHP’li Öztrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından mali piyasalarda yaşanan tsunami sırasında ülkenin 40 milyar dolardan fazla...
Devamını oku

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için sağ tarafta yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com