Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBlog style 2

İSTİHDAMDA STAJYER MUAMMASI

 ANKARA – Başbakan Yıldırım’ın istihdamdaki artışla stajyer ve kursiyerlerin ilgisi olmadığı yönündeki açıklamasına karşın TÜİK stajyer öğrencileri gelir, sosyal güvence, yol parası, cep harçlığı gibi herhangi bir kazanç sağlaması durumunda istihdam kapsamında sayıyor.

 

SGK verilerine göre 2017 Kasım döneminde stajyer ve kursiyer sayısı önceki yılın aynı dönemine göre 843 bin kişi arttı. Aynı dönemde aktif sigortalı sayısının 1 milyon 852 bin kişi arttığı düşünüldüğünde neredeyse son bir yılda sigortalanan her iki kişiden birinin stajyer ve kursiyer olduğu görülüyor.

                                                                          

Resmi veriler ortadayken, Başbakan’ın stajyer ve kursiyerlerin istihdam artışıyla hiçbir alakası olmadığını söyleyerek kamuoyunu yanılttığını ifade eden CHP’li Öztrak, “Kamuoyunu yanıltmanıza sebep olanlar hakkında bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz? Stajyer ve kursiyer sayılarındaki olağanüstü artışlar hariç tutulduğunda Türkiye’nin gerçek işsizlik oranı nedir?” diye sordu.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Başbakan Binali Yıldırım tarafından yanıtlanması talebiyle verdiği soru önergesiyle, istihdam verileri hakkında gölgede kalan konuları TBMM gündemine taşıdı.

 

Başbakan Binali Yıldırım’ın 2017’de istihdamın 1,5 milyon kişi arttığı ve bu artışın “hiçbir yerinde stajyerlerin ve kursiyerlerin olmadığı” yönündeki sözlerini anımsatan Öztrak, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) istatistiklerle ilgili açıklamalarının Başbakan’ın sözleriyle çeliştiğini belirtti.

 

TÜİK’LE ÇELİŞİYOR

Öztrak’ın önergesindeki bilgilere göre TÜİK’in “İşgücü, İstihdam ve İşsizlik İstatistikleri Sorularla Resmi İstatistikler Dizisi-1” adlı çalışmasının 68. sorusuna verilen yanıtta, çırak ve stajyerlerin, “çalışmaları karşılığında belirli bir menfaat (ayni ya da nakdi gelir, sosyal güvence, yol parası, cep harçlığı, bahşiş vb) elde ediyorlarsa istihdamda kabul edildiği” belirtiliyor.

 

HARÇLIK BİLE ALSA İSTİHDAM SAYILIYOR

TÜİK, İşgücü İstatistikleri Haber Bültenleriyle beraber yayımladığı istatistiklerin analitik çerçevesine ilişkin bilgilendirme notunda da “Üretici kooperatifi üyeleri, bir iş ya da meslekte bilgi veya beceri kazanmak amacıyla belirli bir menfaat (ayni ya da nakdi gelir, sosyal güvence, yol parası, cep harçlığı vb.) karşılığında çalışan çıraklar ve stajyer öğrenciler de istihdam halinde olanlar kapsamına dahil edilmektedirler” ifadelerine yer veriliyor.

 

SGK VERİLERİNDE STAJYER VE KURSİYER PATLAMASI

TÜİK ’in “stajyer ve kursiyerlere” ilişkin bu açıklamaların yanında Sosyal Güvenlik Kurumu(SGK) verileri de stajyer ve kursiyer sayısında son dönemde önemli artışlar yaşandığını gösteriyor. SGK verilerine göre 2017’nin Kasım ayı ile 2016’nın Kasım ayları arasında, “stajyer ve kursiyer” sayısının 843 bin kişi artarak 1 milyon 159 bin kişiye çıktığı anlaşılıyor. Aynı dönemde aktif sigortalı sayısının 1 milyon 852 bin kişi arttığı düşünüldüğünde neredeyse son bir yılda sigortalanan her iki kişiden birinin “stajyer ve kursiyer” olduğu görülüyor. Stajyer ve kursiyer sayılarındaki olağanüstü artışın gerisinde büyük ölçüde, 2016’da yapılan mevzuat düzenlemeleri yatıyor.

 

GERÇEK İŞSİZLİK ORANI NE?

Resmi veriler ortadayken, Başbakan Yıldırım’ın partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmanın kamuoyunu yanılttığını kaydeden Öztrak, Başbakan Yıldırım’a şu soruları yöneltti:

“Kamuoyunu yanıltmanıza sebep olanlar hakkında bir işlem yapmayı düşünüyor musunuz? Kamu kaynaklarını kullanarak stajyerler ve kursiyerlerle istihdam artırma politikasını daha ne kadar sürdürmeyi düşünüyorsunuz? Stajyer ve kursiyer sayılarındaki olağanüstü artışlar hariç tutulduğunda Türkiye’nin gerçek işsizlik oranı nedir?”

 

STAJYER VE KURSİYERLERE KAMU ARACILIĞIYLA ÜCRET VE SOSYAL GÜVENCE SUNULUYOR

Verdiği soru önergesi hakkında açıklamada bulunan CHP’li Öztrak, şunları söyledi:

“Halihazırda İŞ-KUR eliyle yürütülen bazı programlarda pek çok stajyer ve kursiyere cep harçlığı veriliyor. İş kazası ve meslek hastalığı ile genel sağlık sigortası primleri yine İŞ-KUR tarafından ödeniyor. 2016 sonunda çıkarılan bir kanunla, stajyer ücretlerinin belirli bir kısmının İşsizlik Sigortası Fonu’ndan “devlet katkısı” adı altında ödenmesine izin verildi. Aynı kanunla bu yetkinin 5 öğretim yılı için uzatılması konusunda da Bakanlar Kurulu’na yetki verildi. Sonuç olarak, bir iş veya meslekte bilgi ve beceri kazanmak üzere çalışan çırak ve stajyerlerin yerine göre ücretleri, yerine göre hem ücretleri hem de sosyal güvenceleri devlet eliyle karşılanmaktadır.”

Soru Önergesinin Tam Metni İçin: Soru Önergesi_İstihdam_Başbakan Binali Yıldırım_01.03.2018

TÜİK, YAŞAM MEMNUNİYETİ ARAŞTIRMASINA KARARTMA UYGULADI

 

ANKARA  – TÜİK, 2017 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’ndan ‘ekonomik durumun vatandaşlar üzerinde etkisini’ gösteren tabloyu çıkardı.

 

Ekonominin yüzde 7 büyümesinin beklendiği 2017 yılında, vatandaşın mutlu ve umutlu olma düzeylerindeki düşüşe dikkat çeken CHP’li Öztrak, “Ekonomik gelişmelerin bireyler üzerindeki etkisini ölçmeye dönük sorular 2017 Yaşam Memnuniyeti Araştırmasında sorulmadıysa, ekonominin yüzde 7 büyüdüğü bir yılda, ekonomik etkiyi ölçmekten neden vazgeçilmiştir?” diye sordu.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Kalkınma Bakanı Lütfi Elvan’ın yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesiyle, TÜİK’in 2017 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’ndan “Ekonomik Gelişmelerin Etkisi” verisinin çıkarılmasını TBMM gündemine taşıdı.

 

VATANDAŞIN UMUDU 8 YILIN EN DÜŞÜK SEVİYESİNDE

Öztrak’ın soru önergesinde yer alan bilgilere göre TÜİK’in 2017 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nda vatandaşların “mutluluk” ve “umutlu olma” oranlarında önemli düşüşler görüldü. Gelecek için umutlu olanların oranı 2010’dan bu yana en düşük seviyesine geriledi.

 

EKONOMİK DURUMA KARARTMA

TÜİK, 2017 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nda dikkat çeken bir de değişiklik yaptı. Buna göre geçtiğimiz yıllarda araştırmayla birlikte yayımlanan ve vatandaşlara hayat pahalılığı, borçlar, gelir, işsizlik, ev ve araba sahibi olma durumuyla ilgili sorulan sorular ile yanıtların yer aldığı tablo, bu yıl yayımlanmadı. Türkiye’nin yüzde 7 büyümesinin beklendiği bir dönemde vatandaşın mutlu ve umutlu olma oranlarının gerilemesinin, aynı dönemde ekonomik durumla ilgili verilerin araştırmadan çıkarılmasının izaha muhtaç olduğunu ifade eden Öztrak, Bakan Elvan’a şu soruları yöneltti:

 

EKONOMİK ETKİYİ ÖLÇMEKTEN VAZ MI GEÇTİNİZ?

“Ekonominin yüzde 7 büyüdüğü söylenen 2017’de, vatandaşlarımızın mutluluk ve umudu neden gerilemektedir? Bu çelişkiyi nasıl izah ediyorsunuz? TÜİK’in farklı verileri arasındaki tutarsızlıklar özellikle son yıllarda artmıştır. Bu uluslararası kuruluşların da dikkatini çekmektedir. TÜİK’in veri kalitesini artırmak amacıyla farklı verileri kullanarak çapraz kontrolleri yapan ve veri kalitesini artıracak önlemler geliştiren bir birim kurmayı düşünüyor musunuz? ‘Ekonomik gelişmelerin bireyler üzerindeki etkisini ölçmeye dönük sorular’ 2017 Yaşam Memnuniyeti Araştırmasında sorulmuş mudur? Bireyler üzerinde ekonomik etkiyi ölçmeye dönük sorular 2017 araştırmasında sorulmadıysa, ekonominin yüzde 7 büyüdüğü bir yılda, ekonomik etkiyi ölçmekten neden vazgeçilmiştir? Bu sorular sorulduysa, cevaplar raporlanıp neden kamuoyuyla paylaşılmamıştır?”

Soru Önergesinin Tam Metnine Buradan Ulaşabilirsiniz: Soru Önergesi_Kalkınma Bakanlığı_1.03.2018

CHP: KADINLARA İŞ BULAMAMANIN FATURASI 282 MİLYAR DOLAR

ANKARA – CHP’nin raporuna göre Türkiye, kadınların işgücüne katılımı ve istihdamında OECD ülkeleri arasında sonuncu oldu. Kadın istihdamını OECD ortalaması seviyesine çıkaramamanın ülkeye faturası, sadece 2017 yılı için 282 milyar dolar.

 

CHP Sosyal Politikalar Genel Başkan Yardımcılığı’nın, Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak koordinasyonunda hazırladığı “CHP İşsizlik ve Yoksulluk Bülteninin” ilk sayısı yayımlandı. MYK’ya sunulan bültende özetle şu bilgi ve tespitlere yer verildi:

 

OECD’DE SONUNCUYUZ 

Türkiye’nin 60 milyon 223 bin kişiye ulaşan çalışma çağındaki nüfusu, dünya üzerindeki 169 ülkenin nüfusundan fazla. Buna karşın, Türkiye bu göreceli üstünlüğünü yeterince kullanamıyor. OECD verilerine göre de Türkiye, OECD içinde işgücüne katılım oranı en düşük olan ülke. Bunun ardında özellikle kadınların iş yaşamına düşük katılımı yatıyor. Nitekim Türkiye, OECD içinde kadınların işgücüne katılım ve istihdam oranının da en düşük olduğu ülke.

 

KADINLARA İŞ BULAMAMANIN FATURASI: 282 MİLYAR DOLAR

Bültende yer alan, OECD ile Türkiye’nin işgücü ve istihdam verilerinin karşılaştırıldığı tabloya göre Türkiye’de kadınların işgücüne katılım oranı yüzde 33,8 iken OECD’de aynı oran yüzde 63,6 seviyesinde bulunuyor. Kadınları, OECD ülkelerindeki kadar işle buluşturamamanın Türkiye’ye ciddi bir faturası var. Türkiye 2017 yılında, kadınlara OECD ülkelerindeki kadar istihdam sağlayabilseydi milli geliri 282 milyar dolar artarak 1,1 trilyon dolar seviyesinde olacaktı. Bu durumda kişi başına gelir de 10 bin 693 dolardan 14 bin 217 dolara çıkacaktı. Kadınları, OECD ülkeleri kadar, istihdamla buluşturamamanın kişi başına maliyeti 3 bin 524 dolar.

 

İSTİHDAM ARTIŞINDA KALİTE YOK

İstihdamın meslek grupları itibariyle dağılımının da incelendiği bültene göre son bir yılda işe alınan her üç kişiden biri çok fazla nitelik gerektirmeyen, ücreti de nispeten düşük olan mesleklerde iş bulabildi. İstihdamla ilgili göze çarpan bir diğer husus da kayıt dışı istihdamdaki artış. Buna göre son bir yılda istihdam edilen 1 milyon 448 bin kişiden 561 bini, yaptığı işten dolayı herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kayıt olmadan çalıştı. Yani son bir yılda istihdam edilenlerin yüzde 39’u kayıt dışında kaldı.

 

TÜİK, BAŞBAKAN’I YALANLIYOR

CHP’nin bülteninde Başbakan Binali Yıldırım’ın, istihdamdaki artışın stajyer ve kursiyer sayısındaki artışla ilgisi olmadığı yönündeki açıklamasına karşın Başbakan’ın, bizzat TÜİK tarafından yalanlandığı ifade ediliyor. TÜİK, hane halkı işgücü anketinde stajyerlerin istihdamda sayıldığını açıkça belirtiyor. Bu nedenle 2017 Kasım ayı ile 2016’nın aynı ayı arasında stajyer ve kursiyerlerin sayısında 843 bin kişilik olağanüstü artış göz önüne alındığında, bunun istihdamdaki artışa çok büyük katkısı bulunuyor.

 

SİGORTALANAN HER İKİ KİŞİDEN BİRİ STAJYER VE KURSİYER

CHP’nin bülteninde son bir yılda aktif olarak sigortalanan ve sigorta sistemine prim ödeyen neredeyse her 2 kişiden 1’inin “stajyer ve kursiyerlerden” oluştuğuna dikkat çekiliyor. Bunların ücretleri ise büyük ölçüde devlet tarafından karşılanıyor. Bültende, stajyer ve kursiyer tanımını genişleten ve bunlara verilen ücretlerin belirli bir kısmını devlet desteğiyle ödemeye dönük düzenlemelerin, aktif sigortalı sayısını suni olarak şişirdiği ifade ediliyor.

 

HÜKÜMETİN ANLATTIĞI İLE VATANDAŞIN YAŞADIĞI ARASINDA UÇURUM VAR

Bültende TÜİK’in 2017 Yaşam Memnuniyeti Araştırması’yla ilgili de önemli tespitler de bulunuyor. Buna göre Türkiye’de 2017’de vatandaşların genel mutluluk algısında ve geleceğe umutla bakanların oranında azalış söz konusu. Bültende, ekonominin yüzde 7 büyüdüğünün söylendiği bir yılda vatandaşların mutluluk algısının ve umudunun azalmış olmasının izaha muhtaç bir husus olduğu ifade ediliyor. Bununla birlikte, TÜİK’in Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nda dikkat çeken önemli bir diğer husus ise araştırma kapsamında daha önce yayımlanan “son bir yılda ekonomik gelişmelerin bireyler üzerindeki etkisi” verisinin artık yayımlanmaması. Bültende bu verilerin yayınlanmaması “resmi karartma” olarak nitelenirken, verilerin açıklanmamasının “Hükümetin söylemleri ile vatandaşın yaşadıkları arasındaki uçurumun kapanamayacak kadar büyük olduğunu gösterdiği” ifade ediliyor.

Bültenin tam metni için: CHP_İşsizlik ve Yoksulluk Bülteni_NO_1

 

TEK ADAM PARTİ DEVLETİNİN OYLARI SAYMASI, MİLLİ İRADEYİ KATLEDER

CHP’Lİ ÖZTRAK:

 

2019’A GİDERKEN ÖNCELİKLİ KONU SEÇİM GÜVENLİĞİ VE SEÇİM ADALETİDİR

 

TEK ADAM PARTİ DEVLETİNİN OYLARI SAYMASI, MİLLİ İRADEYİ KATLEDER

 

ÇORLU – TBMM’ye getirilen ittifak yasasında yer alan düzenlemelerin seçim adaleti ve güvenliği konusunda ciddi sakıncalar içerdiğini belirten Öztrak, “2019’a giderken öncelikli konular seçim güvenliği ve seçim adaletidir. Referandumda hayır diyen tüm kesimlerin seçim güvenliği ve adaleti konusunda ciddi bir mücadele vereceği açıktır. Şöyle bir söz var: Seçimde oyu verenin kim olduğundan daha önemli olan oyları kimin sayacağıdır. Tek adam parti devletinin oyları saydığı bir seçim milli iradenin katledilmesine sebep olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

 

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Çorlu’da düzenlediği basın toplantısında yerel basın mensuplarının sorularını yanıtladı. CHP Tekirdağ İl Başkanı Recep Ökten, Çorlu İlçe Başkanı Yıldıray Arıcı, Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Albayrak ve Çorlu Belediye Başkanı Ünal Baysan’la birlikte kameralar karşısına geçen Öztrak, Türkiye ve Tekirdağ gündemiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

 

2016 yılı itibariyle 29 milyon vatandaşın iki günde bir masasına bir kap et yemeği koyamadığını, 19 milyon vatandaşın evini ısıtmakta zorlandığını, son 15 yılda vatandaşın borcunun 32 kat arttığını ifade eden Öztrak, insanların artık işsizlik ve geçim sıkıntısı yüzünden kendini yakmaya başladığını belirtti. Vatandaş bu haldeyken, ultra zenginlerin sayısının artmaya devam ettiğine dikkat çeken Öztrak, 2016’da 500 milyon dolar ve üzerinde serveti olanların sayısı 64 iken, 2017’de bu sayının 76’ya çıktığını kaydetti.

 

VATANDAŞA BİÇİLEN YOKSULLUK ELBİSESİNİ YIRTIP ATACAĞIZ

CHP Sosyal Politikalar Genel Başkan Yardımcısı Öztrak, sosyal politikaların vatandaşın günlük hayatına dokunan bu ve benzeri tüm alanları kapsadığını belirterek, “Ülkede son 16 yılda uygulanan politikalar zengini daha zengin ederken, yoksulluğu da adeta bir kader haline getirdi. Biz vatandaşımıza biçilen bu dar elbiseyi yırtıp atacak proje ve politikaları geliştireceğiz” dedi. Türkiye’nin en önemli sorunlarından birinin de genç işsizliği olduğunu belirten Öztrak, CHP olarak önümüzdeki dönemde bu soruna çözüm önerileri üzerine eğileceklerini ifade etti.

 

ŞEKER FABRİKALARININ ÖZELLEŞTİRİLMESİ BİR HALK SAĞLIĞI SORUNU

Çevre ve halk sağlığı konusunun da sosyal politikalar alanına girdiğini anlatan Öztrak, Tekirdağ’ın ciddi çevre sorunlarıyla karşı karşıya olduğunu, özellikle termik santrallerin halk sağlığını ciddi şekilde etkileyeceğini vurguladı. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi meselesine de değinen Öztrak, pancardan şeker üreten fabrikaların satılmasının ve kapatılmasının nişasta bazlı şekerin önünü açacağını, sağlığa zararlı nişasta bazlı şeker kullanımının da başlı başına halk sağlığını olumsuz etkileyecek bir konu olduğunu söyledi. Alpullu Şeker Fabrikası’nın Cumhuriyetin modernleşme politikalarının en önemli ayaklarından biri olduğunu belirten Öztrak, bu Cumhuriyet mirasının korunması gerektiğini ifade etti. Öztrak, Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin de Alpullu ile ilgili olarak Trakya’daki tüm belediye başkanlarını çağırarak Süleymanpaşa’da bir toplantı düzenleyeceğini kaydetti.

 

YANLIŞ YERDEN SİYASET YAPIYORLAR

Tekirdağ’da belediye tarafından yapılan yatırımlar konusunda bilgi veren Öztrak, “Tekirdağ’da yerel siyaseti sürekli belediyelerimizi eleştirerek yapıyorlar ama yanlış yerden siyaset yapıyorlar, çünkü biz orada çok başarılıyız” diye konuştu. Belediyelerin yaptığı yatırımlar artarken, merkezi yönetimden gelen yatırımların giderek düştüğünü anlatan Öztrak, “İktidar partisi bizi eleştirmeden önce dönüp kendisine bakmalı” dedi. Şehir Hastanesi konusunda bir ilerleme yaşanmamasını ve Hayrabolu yolu için yetersiz ödenek ayrılmasını eleştiren CHP’li Öztrak, “Milleti aldatmaktan, belediyelerle uğraşmaktan vazgeçsinler. İktidar kendi yapması gereken yatırımlara yoğunlaşsın” ifadelerini kullandı.

 

DEĞERLER EĞİTİMİNİ OKUL OKUL TAKİP EDECEĞİZ

Tekirdağ’da Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı okullara rağmen hala ikili eğitimin sürdüğünü belirten Öztrak, şunları söyledi:

“Değerler eğitimi diye bir uygulama var. Bu eğitim vakıflar ve cemaatler tarafından veriliyor. Bunların genç dimağların bulunduğu okullarda ne işi var? Liyakatin yerini cemaat ve tarikat aldığı zaman işin ne hale geldiğini 15 Temmuz’da gördünüz. Hala ders almadınız mı? Gençlerin vakıflar ve cemaatler tarafından formatlanmasına izin verilmemelidir. Değerler eğitimiyle ilgili bu protokoller kaldırılmalıdır. Bunun peşini bırakmayacağız, tek tek okul okul ne olup bittiğini takip edeceğiz.

 

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan CHP’li Öztrak, özetle şunları söyledi:

 

TÜRKİYE’NİN BORCU GIRTLAĞI AŞTI

Türkiye’nin borçları giderek artıyor. Mevcut siyasi iktidarın işbaşına geldiği 2002 yılında kamunun, özel sektörün ve hane halklarının borcunun toplamı Türkiye’nin milli gelirinin altındaydı, şimdi bu borçlar milli geliri aştı. En kırılgan ekonomiler listesinde diğer ülkeler değişiyor ama Türkiye hep ilk 5 ülke arasında kalıyor. Türkiye şirketleri döviz cinsinden en fazla borçlanan ülkeler arasında. Bunun sonucu olarak Türkiye, dünyada bizim gibi ülkelere sermaye akışının kesilmesi halinde bundan en olumsuz etkilenecek ülkeler arasında yer alıyor.

 

EKONOMİDE ANİ DURUŞ RİSKİ

Özellikle OHAL neticesinde Türkiye’de hukuk devleti ve hukukun üstünlüğü tehdit altında girdi. Yapılan referandumla da Türkiye ucube bir tek adam parti devletine geçiş yaptı. Devletle iktidar arasında hiçbir mesafe kalmadı. Böyle bir yapı içinde sürekli yıpranan hukuk devleti ve demokrasi nedeniyle Türkiye’ye dışarıdan kuşkuyla bakılıyor. Çünkü böyle bir ortamda yatırımcılar “Ben bu ülkeye yatırım yaparsam paramı geri alabilir miyim” diye düşünüyor. Bu nedenle kimse Türkiye’de uzun vadeli pozisyon almak istemiyor. Kısa vadeli sıcak para giriyor, kârını alıp çıkıyor. Devlet tahviline ABD’den kat kat fazla faiz ödüyoruz. Faize karşıyız diyenler yurtdışına tefeci faizi ödüyor. Türkiye bir an önce normalleşmeli. Bu OHAL vatandaşımızın cebinde yangın çıkarıyor. Dışarıda da artık gelişmiş ekonomiler kendi faizlerini artıracaklarını, eskisi gibi tüm dünyaya Dolar ve Euro vermeye devam etmeyeceklerini söylüyor. Türkiye’de bütün bu riskler varken bir de bu gelişmenin yaşanması, dışarıdan para bulmayı çok daha pahalılaştıracak, ani duruş riski daha da artacaktır.

 

BİZE YERLİLİK VE MİLLİLİK DERSİ VEREMEZLER

Bize yerlilik ve millilik dersi verenlerin önce geçmişte Habur’da oynadıkları komediyi, Oslo’da kiminle masaya oturduğunu, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin şerefli mensupları kumpaslarla içeri atılırken bu kumpasların yapılmasına nasıl izin verdiklerini açıklaması lazım. Bu cemaatin yaptıkları konusunda önlerine gelen bilgileri, bu cemaatin durdurulması gerektiği yönündeki taleplere veto koyanların kalkıp bize verecekleri yerlilik ve millilik dersi yoktur. Bu memlekette Mustafa Kemal Atatürk’ün cumhuriyeti yerine keşke Yunanlılar olsaydı, diyen Fesli Kadir’in yanından çıkmayacaksınız, okullara tarikatları, cemaatleri hem de protokolle sokacaksınız, sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ne yerlilik ve millik dersi vermeye kalkacaksınız. Kimse kusura bakmasın, burası Atatürk’ün Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

 

MİLLİ MESELE PARTİ KONGRELERİNDE AĞIZLARA SAKIZ YAPILMAZ

CHP ve AKP içinde bazı milletvekilleri de, 1 Mart tezkeresine hayır dedi. Çünkü bu Türkiye’nin sınırında teröristlere devlet kurdurma anlamına geliyordu. Ama Suriye’de emperyalistlerle kol kola girdiler, şimdi emperyal devletler Türkiye’nin Suriye sınırında teröristlere devlet kurdurmaya kalkıyor. TSK ise yapılan hataların ortaya çıkardığı vahim sonucu önlemek için orada operasyon yapıyor, şehitlerimiz geliyor. Şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum, milletimize sabır diliyorum. Hem bunun müsebbibi olacaksınız, hem kongrelerinizde çıkıp konuşacaksınız. Bu milli bir meseledir. Milli mesele parti kongrelerinde ağızlara sakız yapılmaz.

 

CHP’li Öztrak, CHP Tekirdağ örgütünde il kongresi sürecinde bazı bölünmelerin yaşandığı iddialarının sorulması üzerine de şunları söyledi:

 

ARTIK KIRMIZI BEYAZ AYRIMI YOK

Tekirdağ en son Sayın Genel Başkan’ın yanına gittiğinde ne kırmızı liste ne beyaz liste vardı. Orada sadece Tekirdağ vardı, CHP bayrağı vardı. Bütün örgütlerimiz ve belediye başkanlarımız el eleydi. Zorlu bir yarış oldu ama bundan sonra kırmızı-beyaz ayrımı yok. Bayrağımızın renkleri gibi oldu. Artık önümüze bakıyoruz.

 

TEK ADAM DEVLETİNİN OYLARI SAYMASI MİLLİ İRADEYİ KATLEDER

TBMM’ye getirilen ittifak yasasında yer alan düzenlemelerin seçim adaleti ve güvenliği konusunda ciddi sakıncalar içerdiğini belirten Öztrak, “2019’a giderken öncelikli konular seçim güvenliği ve seçim adaletidir. Referandumda hayır diyen tüm kesimlerin seçim güvenliği ve adaleti konusunda ciddi bir mücadele vereceği açıktır. Şöyle bir söz var: Seçimde oyu verenin kim olduğundan daha önemli olan oyları kimin sayacağıdır. Tek adam parti devletinin oyları saydığı bir seçim milli iradenin katledilmesine sebep olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

 

ÖNSEÇİMSE GİRERİM, ÖNSEÇİMDEN DE ÇIKARIM

Öztrak, önümüzdeki seçimde adayların nasıl belirleneceği ve kendisinin başka bir ilden adaylığının söz konusu olup olmadığı üzerine bir soru üzerine ise şunları söyledi:

“CHP iktidara yürüyor. Bu süreçte milletvekili adaylarını tespit ederken iktidara gelince ihtiyaç duyacağı kadroları da göz önünde bulunduracaktır. Ayrıca il ve ilçelerdeki üyelik yapıları da göz önünde bulundurulmalı. Adaylar belirlenirken parti içi demokrasi de en üst seviyede işletilecektir.

Benim memleketim Tekirdağ. Ben öyle başka yerlerden aday olmam. Önseçim varsa önseçime de girerim, önseçimden de çıkarım. Kongre yarışlarına girdim tablo ortada, önseçim denirse önseçime de girerim.”

 

 

CHP’Lİ ÖZTRAK: BU İŞİ BİZ BİLİRİZ

CHP’Lİ ÖZTRAK: BU İŞİ BİZ BİLİRİZ

 

TEKİRDAĞ – CHP’li Öztrak, merkezi yönetimden Tekirdağ’a yapılan yatırımların giderek kan kaybettiğini, buna karşın CHP’li belediyelerin zor şartlar altında önemli hizmetlere imza attığını vurgulayarak, “Rakamlar ortada. Hani onlar bilmez biz biliriz diyorlar ya, kimse kusura bakmasın biz bu işi onlardan çok daha iyi biliriz. Yerelde bunları yapıyorsak, genelde de iktidara geldiğimizde onlardan çok daha iyisini yapacağımız açıktır” diye konuştu.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, CHP Tekirdağ İl Başkanlığı’nda yaptığı basın toplantısında Alpullu Şeker Fabrikası’nın satılması kararını eleştirerek, bunun sağlığa zararlı nişasta bazlı şekerin önünü açacağını, bu yönüyle bir halk sağlığı sorunu olduğunu ifade etti. Diğer taraftan, Alpullu başta olmak üzere şeker fabrikalarının kuruldukları yerlerde sosyal hayatı düzenleyen bir rol oynadığını vurgulayan Öztrak, bu çerçevede şeker fabrikalarının Cumhuriyetin modernleşme projesinin öncüsü niteliğinde projeler olduğunu, bu mirasa sahip çıkılması gerektiğini belirtti.

Tekirdağ’da CHP’li belediyelere iktidar partisi tarafından yapılan eleştirileri de değerlendiren Öztrak özetle şunları söyledi:

 

VERGİDE İLK 10’DAYIZ, YATIRIMDA 41’İNCİYİZ…

Tekirdağ’da belediyelerimizin yaptığı yatırımlar, merkezi hükümetin yaptığı yatırımlardan daha fazladır. 2014 yılında merkezi hükümetten aldığımız yatırım 154 milyon TL idi, bu yatırımla tüm iller arasında 32. sıradaydık. 2017’ye geldiğimizde merkezi hükümetten yapılan yatırımlar 182 milyon TL olmuş, tüm iller arasında 41. sıraya düşmüşüz. Buna karşın vergi ödemede her zaman il 10 il arasında olmuşuz.

 

BU ÖDENEKLE BU YOL BİTER Mİ?

Hayrabolu yolunun ihalesi yapıldı. Projenin yatırım bedeli 267 milyon TL. Bitiş tarihi 2021 yılı. 2017 sonuna kadar harcanan para 2 bin TL. Bu yıl için konan ödenek 20 milyon TL. Allah razı olsun, sonunda yatırım programına koydular, ihalesi de yapıldı ama bu kadar ödeneklerle bu proje biter mi?

 

TESKİ’NİN YAPTIĞI HİZMETLERE BAKSINLAR

TESKİ’yi eleştiriyorlar. Bakın TESKİ son 4 yılda 877 km içme suyu, 1.063 km kanalizasyon ve 105 km yağmursuyu imalatını tamamlamış. 517 milyon TL yatırım harcaması yapmış, 610 milyon TL’lik proje yürütüyor. Oysa DSİ’nin dere ıslah projelerinde ilerleme görmüyoruz. Sonra dönüp bizim belediyelerimizi eleştiriyorlar.

 

BU İŞİ BİZ BİLİRİZ

Kaliteli içme suyu temininde, 2017 yılının 8. ayına kadar 81 il mevzuatlara göre değerlendirildiğinde, Tekirdağ’ın kaliteli içme suyunda Türkiye’de üçüncü sırada yer aldığını görüyoruz. Rakamlar ortada. Hani onlar bilmez biz biliriz diyorlar ya, kimse kusura bakmasın biz bu işi onlardan çok daha iyi biliriz. Yerelde bunları yapıyorsak, genelde de iktidara geldiğimizde onlardan çok daha iyisini yapacağımız açıktır.

TESKİ’nin su paraları çok pahalı diyorlar. Oysa TESKİ’nin atık su dahil 4 TL’nin altındaki metreküp su ücreti, birçok büyükşehrin altındadır. Örneğin Ankara 6,30 TL, İzmir 4,58 TL, Muğla 4,53 TL, İstanbul 4,37 TL, Denizli 4,25 TL, Aydın 4,16 TL, Mersin 4,15 TL, Antalya 4,05 TL. Bizim belediyelerimiz şeffaftır, milletimiz belediyelerimizi denetleyebilir, rakamlara bakabilir. TESKİ Türkiye’de ihalesi iptal edilmeyen tek içme suyu ve kanalizasyon idaresi. Mesele Tekirdağ’a hizmet etmekse doğruları konuşacağız.

 

ÇORLU’DAKİ PARKI YAPTIRMIYORLAR

Bir de Çorlu’da bir park meselesi var. Halk da bu konuda çok duyarlı, bir park yapılsın istiyor insanlar. Bu yer Çorlu’nun göbeğinde. Bu bölgede sadece askeri hastane sit alanı, orası müze ya da kültür binası olur. Belediye Başkanımız, elinden geleni yapacağını söylüyor, gerekirse kamulaştırmayı da yapalım diyor. Ama iktidar partisi milletvekili orada yapılacak başka işler de var diyor, hiçbir şey yaptırmıyorlar.

 

SABOTAJ GİBİ BİR ŞEY

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi binasının yapımı için kredileri kestiler. Dediler ki İller Bankası doğu ve güneydoğu illerindeki yeniden yapılandırmalara para verecek, para kalmadı. Sabotaj gibi bir şey bu. Birbirimizin ayağına çelme takarak Tekirdağlılara hizmet edemeyiz. Bu anlayışı değiştirmemiz lazım. Ben bu birliktelik anlayışını mesela Afyon’da, Samsun’da görüyorum. Milletvekilleri, belediyeler, devlet hep birlikte bir şeyler yapmaya çalışıyor. Ama ne hikmetse Tekirdağ’a gelince resim farklılaşıyor.

 

BELEDİYELERİMİZİN ELLERİNİ TUTMAK İÇİN HERŞEYİ YAPIYORLAR

Belediye Başkanlarımız ellerindeki sınırlı imkanlarla çok önemli hizmetleri yerine getiriyorlar ama ellerini tutmak için herkes her şeyi yapıyor. Ereğli Belediye Başkanımız termik santrale karşı mücadele verdiği için herkes üstüne geldi. Ama belediyelerimiz hizmete devam edecek.

 

OYU KİMİN VERDİĞİ DEĞİL KİMİN SAYDIĞI MÜHİM

TBMM’ye sunulan seçim ittifakı yasasıyla ilgili de değerlendirmelerde bulunan Öztrak, getirilen düzenlemenin seçim adaleti ve güvenliği açısından ciddi riskler içerdiğini ifade etti. “Seçimlerde oyu kimin verdiği değil, kimin saydığı önemlidir” sözünü hatırlatan Öztark, devletle iktidar partisi arasında mesafenin kalmadığı bir ortamda sandık kurulu başkanlarının devlet memuru olmasının, herkese sandık başına polis çağırma hakkı tanınmasının seçim adaletini ve seçim güvenliğini zedeleyeceğini söyledi. Düzenlemeyle bir taraftan da mühürsüz oyların yasal hale getirileceğini kaydeden Öztrak, önümüzdeki dönemde ciddi bir mücadele vereceklerini ifade etti.

 

BİZ BU ÖRGÜTLE HEM GENEL SEÇİMİ HEM YEREL SEÇİMİ ALIRIZ

Öztrak sözlerini şöyle tamamladı:

“Kurultay öncesinde ve Kurultay sürecinde örgütümüzün çalışmasını gördüm. Bu örgütle biz Tekirdağ’da hem milletvekili seçimlerinde hem de belediye başkanlarımızın yaptıkları hizmetlerle yerel seçimde önde çıkarız. Türkiye’de de önde çıkarız. Artık ülkede herkes sabah akşam bağırış çağırış içinde olmaktan yoruldu. CHP, demokrasiye ve Cumhuriyete sahip çıkarak iktidara yürüyecektir.”

CHP’Lİ ÖZTRAK PM’YE ADAY!

Değerli Yoldaşlarım;

Türkiye Cumhuriyeti, 1946’da başlayan çok partili yaşam ve demokrasi döneminin belki de en sıkıntılı günlerini yaşıyor. Demokrasinin sunduğu imkân, araç ve özgürlükleri istismar eden bir kadro, OHAL şartları altında, parti devleti ve tek adam rejimini adım adım tesis ediyor. Ülkemizin bugün içinde bulunduğu şartlarda vatandaşlarımızın en temel hak ve özgürlükleri dahi iktidarın tehdidi altında bulunuyor.

Hukuksuzluğun yeni normal haline getirildiği, demokrasinin ve hukuk devletinin yok edildiği bir ortamda ülkemiz her geçen gün kurucu değerlerinden uzaklaştırılıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin üzerine kurulduğu birlik ruhu aşındırılıyor. Kuvvetler ayrılığının bitirildiği, basının ve siyaset kurumunun ağır baskı altına alındığı bu süreç, ülkemizi hızla karanlık bir sona doğru götürüyor.

Durum kritiktir. İktidar partisinin ve iktidar partisinin genel başkanının kariyer planı Türkiye Cumhuriyeti’ni uçurumun eşiğine getirmiştir. Ülkemizin her buhranlı döneminde olduğu gibi bu dönemde de görev, kuruluşun ve kurtuluşun partisi Cumhuriyet Halk Partisi’ne düşmektedir. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ve silah arkadaşlarının bizlere bıraktığı mirası korumak en öncelikli görevimizdir.

Ülkemizi içine düştüğü bunalımdan çekip çıkarma sorumluluğu kuşkusuz en çok CHP kadrolarının, yani bizlerin omuzlarındadır. Demokrasinin ve hukuk devletinin yok edildiği bir ortamda bu sorumluluğumuzun gereğini yerine getirmek için ya bir yol bulmamız ya da yeni bir yol açmamız gerekmektedir.

Önümüzdeki dönemde gerek parlamento içinde ve gerekse dışında güçlü bir muhalefet sergileyemezsek yapılacak hiçbir seçim serbest, adil ve eşit olmayacaktır. Bu nedenle yeni ve zorlu şartlara uygun bir mücadeleyi şekillendirmemiz gerekmektedir.

Bu mücadeleye katkımı, CHP Parti Meclisi’nde sürdürmek istiyorum. Parti Meclisi adaylığımı değerli mücadele arkadaşlarımın takdirlerine sunuyorum.

ÖNÜMÜZDEKİ DÖNEMİN ÖNCELİĞİ OHAL’E SON VERMEKTİR

Ülkemiz ve bölgemiz için sıkıntılı bir yılı daha geride bıraktık.

OHAL şartları altında demokrasinin yıpratıldığı 2017 yılının sonunda, Sarayın vatandaşlara yılbaşı hediyesi, hukuk devleti ve hatta vatandaşların can güvenliği konusunda ciddi şüpheler uyandıran bir Kanun Hükmünde Kararname oldu.

7 Haziran 2015 seçimlerinde millet iradesinin gasp edilmesiyle başlayan süreç, seçimlerin iptal edilmesi ve terör dalgasının oluşturduğu ortamda yapılan 1 Kasım seçimleriyle devam etti. Ardından gelen 15 Temmuz hain darbe girişimi ve ilan edilen olağanüstü hal vatandaşlarımızda ağız tadı bırakmadı. Ülkemizin huzura, normalleşmeye en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde yapılan OHAL düzenlemeleri demokrasimizin geleceği, hukukun üstünlüğü, temel hak ve özgürlüklere dönük kaygıları artırdı. Türkiye, millet iradesinin tecelli ettiği Türkiye Büyük Millet Meclisi devre dışı bırakılarak KHK’larla yönetilen bir ülke durumuna geldi.

Bugüne kadar uygulanan yanlış ekonomi politikalarıyla zayıflayan ekonomi, olağanüstü halin yarattığı belirsizlikle daha da yıprandı. Vatandaş çift haneli enflasyon ve çift haneli işsizlik arasında sıkıştı. Oysa borçları altında ezilen vatandaşlarımızın aradığı sorun değil çözüm, kavga değil huzurdur. Huzurun olmadığı, hukuk güvencesinin kalmadığı, olağanüstü şartların yaşandığı ülkelerde yatırım olmaz. Yatırım olmazsa iş, iş olmazsa aş olmaz. Bu nedenle önümüzdeki dönemin önceliği ülkenin derhal normal şartlara döndürülmesi, OHAL’e son verilmesidir.

Bu düşüncelerle yeni yılın ülkemizde huzura ve refaha vesile olmasını diliyor, tüm vatandaşlarıma ve Tekirdağlı hemşerilerime sağlıklı ve mutlu bir yıl diliyorum.

 

Faik Öztrak

CHP Tekirdağ Milletvekili

Saray Fukaranın Tavuğunu Rantiyelerin, Faiz Lobilerinin Folluğuna Yumurtlatıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin bu yılın Ocak-Kasım dönemine milyonlarca çiftçi ve esnafa reva gördüğü desteğin, bir avuç faiz lobisine ve yandaşa...
Devamını oku

Ekonomi Arabasının Motoru Boğuldu, Şanzımanı Dağıldı

CHP’li Öztrak, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleden sadece faiz lobileriyle sıcak para partileri vermeyi anladığını belirterek, “Yüksek faiz ve kontrollü kura...
Devamını oku

Tutuklanan TCMB Başkan Yardımcısının Attığı Diğer İmzalar Hakkında İç Soruşturma Yapıldı Mı?

CHP’li Öztrak, Bankalararası Kart Merkezi soruşturması kapsamında tutuklanan, Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Emrah Şener’in TCMB’deki görevi sırasında attığı diğer imzalarla...
Devamını oku

Resmi İşsiz Sayısı İle Gerçek İşsiz Sayısı Arasındaki Fark İlk Kez 10 Milyonu Aştı

CHP’li Öztrak, Haziran ayında gerçek işsiz sayısının 13,4 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını; resmi işsiz sayısı ile gerçek işsiz sayısı...
Devamını oku

Sadece İstatistiklerle Yalan Değil; İstatistiklerle Talan

CHP’li Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı rakamının beklentilerin ve diğer kurumların hesaplarının çok altında kaldığına, market fiyatlarındaki değişimler ile TÜİK’in...
Devamını oku

Faiz Harcamalarının Bütçe Üzerindeki Baskısı Artıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin hukuk tanımazlığı nedeniyle artan faizlerin bütçe üzerine her ay daha fazla baskı yaptığına dikkat çekerek, “İlk 4...
Devamını oku

Milli İradeye Darbe Süreci Ekonomik Görünümü Bozdu

CHP’li Öztrak, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndaki Türkiye ekonomisiyle ilgili tahminlerin, Sarayın millet iradesine darbe süreci sonrasında kötüleştiğine dikkat çekerek, “Uluslararası...
Devamını oku

Satılan Milyarlarca Dolar Rezervi Kimler Topladı

CHP’li Öztrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından mali piyasalarda yaşanan tsunami sırasında ülkenin 40 milyar dolardan fazla...
Devamını oku

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için sağ tarafta yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com