Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBlog style 1

KOALİSYON KURULAMAMASININ MALİYETİ 100 MİLYAR TL

GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ÖZTRAK:

 

-KOALİSYON KURULAMAMASININ MALİYETİ 100 MİLYAR TL

 

-TÜRKİYE’NİN ÖNCELİKLİ SORUNU YIPRANAN HUKUK DEVLETİ

 

-1 KASIM SALTANATIN KALKTIĞI TARİH, OY VERİN GERİ GELMESİN

 

 

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, 7 Haziran seçimlerinden sonra koalisyon kurulamamasının Türkiye’ye 100 milyar TL fatura çıkardığını söyledi.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, NTV ve Cnbc-e ortak yayınında soruları yanıtladı.

 

Soru: 7 Haziran seçimleri sonrası, AKP ile CHP arasındaki koalisyon görüşmelerini yürüten ekipteydiniz. Orada bir hükümet kurulmuş olsaydı, bugün makro ekonomik dengeler ve piyasa değerleri açısından daha farklı bir noktada olunabilir miydi?

 

Faik Öztrak: Kurulmak istenen Almanya’da olduğu gibi iki büyük partinin bir araya gelerek kuracağı bir “Büyük Koalisyon”du. Türk Lirası, dolar karşısında 2013’ün Mayıs ayından 13 Temmuz’a kadar -yani bu müzakereler başlayana, bu niyeti açıklayana kadar- dünyada, yükselen piyasa ekonomileri karşısında en hızlı değer kaybeden ikinci para birimiydi. 13 Temmuz-13 Ağustos arasında, bu müzakerelerin devam ettiği dönemde TL değer kaybı sıralamasında 5. Sıraya kadar geriledi. 13 Ağustos’ta koalisyonun kurulamayacağının anlaşılmasının ardından TL, 15 gün içinde yeniden dolar karşısında en hızlı değer yitiren para birimi oldu.

 

-SARAY’IN VESAYETİ YÜZÜNDEN TÜRKİYE ÖNÜNDEKİ FIRSATI KAÇIRDI

Bu bir şey gösteriyor. Böyle bir koalisyon hem içerinin hem dışarının ekonomiye bakış açısını değiştirebilecekti. Dünyada konjonktür zaten elverişli değil. Fakat bu dönemde Türkiye büyük koalisyonu gerçekleştirebilmiş olsaydı, kendine benzeyen ekonomilerden pozitif olarak ayrışabilecekti. Büyüme hızı beklentileri çok daha yüksek olacaktı, kişi başına gelirdeki artış çok daha yüksek olacaktı. Büyümeyle birlikte, borç yükü de aşağıya doğru gidecekti. Ama böyle bir imkan kaçırılmıştır. Bunun kaçırılma nedeni de AKP’nin üzerindeki belli bir vesayettir. O vesayetin sahibi koalisyon müzakerelerinin son safhasında, liderlerin görüşmesinden önce çıkmış, “Sayın Davutoğlu, ya erken seçime gidersin ya intihar edersin” demiştir. Ondan sonra bu koalisyon kurulmamıştır.

 

-MALİYETİ 100 MİLYAR TL

Bu koalisyon kurulmadığı için 180 milyar dolara yakın döviz cinsinden açık pozisyonu olan Türk şirketleri, dolardaki her bir kuruşluk artış için 1,8 milyar TL zarar etmiştir. İlk 15 gündeki zarar 40 milyar TL’yi bulmuştur. Daha sonra dışarıdaki konjonktürün iyileşmesiyle birlikte dünyada döviz piyasaları sakinleştiğinden biz daha az sakinleştik. Yine de baktığınızda şirketler müthiş bir zararla karşı karşıya kalmıştır.

Diğer taraftan o 15 günlük sürede BIST’teki şirketlerin değer kaybı, 20 milyar doları bulmuştur. Bütün bunları topladığınızda 100 milyar TL’lik bir maliyetten bahsediyoruz. Bu maliyet olamayabilirdi, Türkiye bugün çok daha başka bir noktada olabilirdi. Bu dış kırılganlıkları, Türkiye’nin cari açık meselesi, onunla birlikte sermaye girişlerindeki yavaşlama problemini de büyük ölçüde aşmış, daha yüksek bir büyüme sürecine girmiş olabilirdik.

 

Soru: 1 Kasım’dan sonra yeniden bir koalisyon gerektirecek bir tablo çıkması durumunda, tekrar bir CHP-AKP koalisyonu olasılığını nasıl görüyorsunuz? Haftalarca süren görüşmelerde yer aldınız? İki tarafın görüşlerini de deyim yerindeyse ruh halini de biliyorsunuz, bir siyasetçi olarak tahmininiz nedir?

Faik Öztrak: 7 Haziran’dan sonra bizim yumruklarımız sıkılı değildi. Avuçlarımız açıktı ve milletimizin istediği doğrultuda bir hükümeti kurabilmek için elimizden gelen her şeyi yaptık. Ama maalesef diğer küçük muhalefet partisi ve en yüksek oy alan parti, bu konuda çok da istekli davranmadılar. Geldiğimiz noktada özellikle AKP’nin üzerindeki vesayet onların bir koalisyon kurmasını engelliyor.

 

-“BİR TAKIM SIKINTILARI” TAŞIMAYIZ

1 Kasımdan sonra ne olur? 1 Kasım’dan sonra doğruları yapan bir parti olarak biz en yüksek oyu alarak tek başına iktidara gelmeyi hedefliyoruz. Ama tek başına iktidar olmasa da hükümeti kuracak olan parti konumuna gelmeyi bekliyoruz.

Peki koalisyon durumu olursa ne olur? AKP ve Davutoğlu Cumhurbaşkanının vesayetinden kurtulabilecek mi? Cumhurbaşkanının talimatlarından kurtulabilecek mi? Ya da MHP, özellikle Sayın Bahçeli, “Ben bu oyunda yokum, ben bu oyuna girmem” demekten vazgeçecek mi? Birinci nokta bu.

İkinci nokta, tabi CHP, “Ne olursa olsun ben bir koalisyon kurayım” durumunda bir parti değil. Bir takım ilkelerimizi ve hedeflerimizi ortaya koyduk. Bu ilke ve hedeflerin neresinde buluşabileceğiz, bunlar çok önemli ama şunu söyleyeyim: AKP ve CHP arasında 10 gün süren, 13 Temmuz ile 13 Ağustos arasında sadece 10 gün yapılan, koalisyon müzakerelerinde her iki taraf da kendi görüşlerini masaya getirdi ve bu görüşler üzerinden bir koalisyon kurulabilir mi, buna baktı. Bence şunu tekrar söylüyorum: Bir vesayetin kalkması halinde CHP Türkiye’yi hükümetsiz bırakmamak konusundaki kararlılığını sürdürecektir. Ancak, koymuş olduğu ilkeler çerçevesinde. Bu yeni bir hükümet olacaktır, reform hükümeti olacaktır. Bir takım sıkıntıları sırtında taşımayacaktır.

 

Soru: AKP ile sizin aranızda ayrışan ve kesişen noktaları düşündüğünüzde ekonomide AKP ile ne ölçüde anlaşıyorsunuz? İki partinin ortak bir program çıkarması açısından ekonomi zor bir alan mı kolay bir alan mı?

 

Faik Öztrak: Ekonomide neler konuştuk neler söyledik, bunu karşılıklı bir anlaşma olmadan söylemek doğru değil. Bu konuda bir görüş birliğimiz var. Ama ekonomi bence en zor başlık değil. Ekonomi konusunda bir noktaya doğru gidilebilir. Ortak bir alan bulunabilir, reformlar konusunda ortak adım atılabilir. Türkiye’nin ekonomide bir yenilenmeye ihtiyacı var. Paradigmalarından kurtulma ihtiyacı var. Geçmiş 13 yıldaki yaklaşımın tamamen değişmesi gerekiyor. Dün burada Sayın Babacan’ı misafir ettiniz. Bakıyoruz, o da bizim söylediklerimizi söylemeye başladı. Soruyor insanlar da 13 yıldır nerelerdeydiler diye… Böyle bir durum da var. Ama öyle sanıyorum ki istikşafi dediğimiz bu görüşmelerde AKP’yi bizim politikalarımız konusunda bir miktar ikna edebildik ki onların programlarına da dönüp baktığımız zaman, gerçekten bizim programımızdan alınmış bir takım düzenlemelerin olduğunu görüyoruz.

 

-NE YAPACAKLARINA KENDİLERİ DE KARAR VERMEMİŞLER

Buradaki sorun şu: Ne kadar samimiler? Bir asgari ücret düzenlemesi var mesela. Sayın Babacan önce dedi ki biz 1300 TL’yi ikinci yarıda vereceğiz. Sonra Mehmet Şimşek çıktı, ancak 3 çocuklu aile 1300 TL alabilecek dedi. Sonra Başbakan çıktı, öyle bir şey yok asgari ücret 1300 TL olacak dedi. Ne yapabilecekleri konusunda da tam bu noktada karar verebilmiş vaziyette değiller.

Sonunda 1300 TL asgari ücreti açıkladılar. Biz 1500 TL’lik asgari ücreti açıkladığımızda, işverenin ve çalışanın üzerindeki yükü azaltabilmek için vergiden vazgeçiyoruz. Bizim açıkladığımız asgari ücretin maliyeti işverene maliyeti aşağı yukarı 1937 TL’ye geliyor. Onların açıkladığı asgari ücretin işverene maliyeti vergilerden vazgeçmedikleri için 2036 TL’ye geliyor.

 

-MEMLEKET BÖYLE İDARE EDİLMEZ

Ama burada samimi olmayan, gayrı ciddi olan bir şey var. Çıkıyorlar, bunca yıl bakanlık yapmış insanlar şunu açıklayabiliyorlar: “Biz, CHP 1500 TL asgari ücret dediğinde iş âleminin tepki göstermesini bekledik. Tepki göstermeyince son dakikada biz de asgari ücreti 1300 TL’ye çıkaracak öneriyi programımıza aldık. Ekonomi böyle idare edilmez. Türkiye de böyle idare edilmez. Böyle idare etmeye kalkarsanız bugün içinde bulunduğumuz durumla karşı karşıya kalırsınız.

 

Soru: Sizin programınıza göre Türkiye’nin(ekonomide) en öncelikli sorunu nedir?

Faik Öztrak: Birinci sıradaki en önemli sorun Türkiye’nin yepyeni bir büyüme stratejisine ihtiyacı var. Türkiye şu anda 10 bin dolar tuzağına takılmış kalmış diyecektim ki baktık rakamlar açıklandı, 9 bin dolar tuzağına takılmaya başladık. Kişi başına gelirde 9 bin ile 8 bin arasında takılıp gidiyoruz. Göstergelere müthiş bir vasatlık hâkim olmaya başladı. Oysa Türkiye dünyanın GSYH büyüklüğü açısından bakıldığında 20 büyük ekonomisinden biri diyoruz. Bu vasatlık içinde hapsolmak, Türkiye’yi hedeflediği büyüklüklere yani ilk 10’a girmeye ya da insani gelişmişlikte ilk 20’ye girme noktasına getirmesi mümkün değil. Türkiye yeni bir büyüme stratejisini devreye sokmalı.

 

-ÖNCELİKLİ SORUN: YIPRANAN HUKUK DEVLETİ

Birinci, en önemli birkaç tane sorunumuz var. Bir, sürekli yıpranan ve kalitesi düşen demokrasi ve hukuk devleti… Türkiye bir an evvel birinci sınıf demokrasi olma yönündeki hamlelerini gerçekleştirmeli, hukuk devleti olma özelliğini güçlendirmelidir. Hukuk devleti olmayan, birinci sınıf demokrasi olmayan bir ülkede yatırım da olmaz. Eğer insanların canının ve malının güvencesi yoksa insanlar haklarını mahkeme önünde her kişiye karşı, baskılardan bağımsız olarak, bağımsız mahkemeler önünde arayamayacak duruma gelmişlerse, mahkemelere müdahale varsa ya da insanlar iş yaparken, insanlar siyasi tavırları nedeniyle vergi incelemelerine ve çok yüksek vergi cezalarına muhatap olabiliyorsa, bankalar bir gece ilginç gerekçelerle devlete devredilebiliyorsa, uzun süre takip edilmelerine rağmen, bu ülkenin başkentinin ortasında canlı bombalarla yüzden fazla vatandaşımız hayatını kaybediyorsa, son dönemde 160’tan fazla şehidimiz varsa, gazeteciler dövülüyorsa böyle bir ortamda hukuktan, can güvenliğinden bahsedilemez. Basın özgürlüğünde Türkiye, 2015’te 180 ülke içinde 149. sırada, yine de tüm gazetecilerimizin Dünya Gazeteciler Günü’nü kutlamak istiyorum. Böyle bir ortamda kimse Türkiye’ye gelip uzun vadeli pozisyon almaz, yatırım yapmaz. Birincisi bu.

 

-REKABET GÜCÜ SORUNU

İkinci önemli problem, cari açıktan da dış ticaret açığından da gördüğümüz gibi ciddi bir rekabet gücü problemiyle karşı karşıyayız. Dünya arenasında yarışma gücümüzü sürekli kaybettik. Özellikle 2007’den sonra reformlara ara vermemiz, 2002’de başlayan reform hamlesinin rüzgârı 2007’ye kadar devam etti. Ama 2007’den sonra bunlar durdu. O günden bu güne Türkiye kan kaybediyor, ciddi bir cari açık problemiyle karşı karşıya.

 

Soru: Sizce cari açıkta ideal olan düzey nedir?

Faik Öztrak: Türkiye yüzde 3-3,5 civarında bir cari açığı kaldırabilecek durumda. Uzun dönemde baktığınızda 4 de olabilir. Ama bunun üzerinde bir cari açığı normal konjonktürde de taşıması son derece zor. Şöyle de bir kanaat var: “Efendim, Türkiye’de büyüme maalesef cari açığa yol açıyor.”

 

-GEREKENİ YAPMAZSANIZ, PATİNAJ YAPARSANIZ

Sadece son 13 yıllık dönemde yanlış politikalar nedeniyle Türkiye’de büyüme giderek daha fazla cari açığa yol açıyor. 2003-2007 arasında Türkiye’nin büyüme hızı yüzde 6,9, cari açığımızın GSYH’ya oranı yüzde 4,5. 2008-2011 arasında büyümemiz yüzde 3,3, cari açığımızın GSYH’ya oranı bu sefer yüzde 5,8’e çıkmış. 2012-2015 arasında yüzde 3,1 büyümemiz, cari açığımızın GSYH’ya oranı yüzde 6,1’e çıkmış. Böyle baktığınızda sorun çok açık. Rekabet gücünüzü yitirdiğiniz zaman, reformlarınızı yapmadığınız zaman, ikinci nesil reformlara başlamadığınız zaman sadece patinaj yaparsınız. Sonunda da böyle büyük bir cari açık olayıyla, tasarruf yetersizliği olayıyla karşı karşıya kalırsınız. Evet, cari açıkta bir düşüş görülüyor ama geçen sene ilk 8 ayda 30 milyar civarında olan cari açık, şimdi inmiş 26 milyar dolar civarına. Ama geçen senenin ilk 8 ayında rezervlerimizi 3,4 milyar dolar artırabilmişiz. Net hata noksanımız da o dönem 9 milyar dolarmış. Bugün rezervlerimizi 2,9 milyar dolar azaltmışız. 10 milyar dolar da net hata noksandan giriş var. Bu şunu gösteriyor normal kanallardan giren finansman ciddi şekilde azalmış.

 

-İLK 100 GÜN VE İLK 1 YILDA YAPILACAKLAR

Güven endekslerindeki düşüşe dikkat çeken Öztrak, “Bir başka problem gelir dağılımının bozukluğu. Büyümenin herkesi içeren ve kucaklayan bir büyüme olmaması. Bütün ailelerin gelirine yansıyan bir büyüme olmaması” ifadelerini kullandı. Gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermek amacıyla CHP’nin asgari ücretin 1500 TL’ye yükseltilmesini ve emekliye iki maaş ikramiyeyi gündeme getirdiğini ifade eden Öztrak, CHP’nin tarımda kullanılan mazotun 1,80 TL’ye verilmesi, kamuda taşeron işçilerin kadroya alınması vaatlerine dikkat çekerek şunları söyledi:

“İlk 100 günde emeklilere iki maaş ikramiye verilmesiyle ilgili düzenlemeyi yapacağız. Aile sigortası kanunu çıkaracağız, kamuda taşeron işçiliğe son vereceğiz, siyasi ahlak yasasını çıkaracağız, belli bir tarihe kadar birikmiş, ödenememiş kredi kartı borçlarının faizlerinin yüzde 80’inin silinebilmesi , bankalarla kredi kartı sahiplerinin anlaşması için kolaylaştırıcı rol oynayarak bunun gerçekleşmesini sağlamak için gerekli düzenlemeleri yapacağız. Passolig uygulamasını kaldıracağız. Kesin hesap komisyonunu kuracağız, başına ana muhalefet partisinden birini getireceğiz. Üniversite mezunları şu anda çok zor durumdalar. İş bulamıyorlar, okurken aldıkları kredileri geri ödeyemiyorlar. Bunların da iş bulduktan sonra bu kredileri geri ödemelerini sağlayacağız.

İlk 1 yılda çiftçiye mazotu 1,80 TL’den vermek için düzenleme yapacağız. Asgari ücreti 1500 TL’ye çıkaracağız. Esnafın emekli aylığından kesilen sosyal güvenlik destek primlerini kaldıracağız, yüzde 10 seçim barajını kaldıracağız. Öğrencilerin yurt sorununu çözmek için gerekli düzenlemeleri yapacağız. Teşvik sistemini değiştireceğiz. Katma değeri ve teknolojisi yüksek ürünlerin üretilmesini özendirecek bir yapıya getireceğiz. Vergi ve sigorta prim borcu olmayan esnaf ve KOBİ’lere sıfır faizli kredi vereceğiz. Orman köylülerinin sigorta kapsamına alınmasıyla ilgili düzenlemelerimiz olacak.

 

-İSTİKŞAFİ GÖRÜŞMELERDE İYİ ANLATMIŞIZ

CHP’nin vaatleri için kaynak tartışmalarının hatırlatılması üzerine Öztrak, vaatlerin maliyetinin 57 milyar TL olduğunu bunun GSYH’ya oran olarak yüzde 2,9’a denk geldiğini, bunun bütçe içinde kaydırmalar yapılarak bulunabileceğini, bu yapılamıyorsa bütçede hiçbir esneklik kalmadığı anlamına geldiğini ifade etti. Tercihlerinin vergi artışına gitmeden harcamalardaki önceliği değiştirerek bu ihtiyacı karşılamak olduğunu söyleyen Öztrak, “O zaman bize kaynak nerede diye soranlar, anlaşılan istikşafi görüşmelerde iyi anlatmışız ki, bizim önlemlerimizi kendi seçim bildirgelerine almışlar” diye konuştu.

 

-PARA POLİTİKALARI ANLAŞILMAZ HALDE

Enflasyonun tekrar çift haneye yükselme riskinin olup olmadığının sorulması üzerine Öztrak, böyle bir riskin olduğunu, çünkü Cumhurbaşkanının vesayetinin artık ekonomi politikalarını da kapsamaya başladığını, TCMB’nin bu vesayet nedeniyle elindeki araçları kullanma konusunda ciddi sıkıntı içinde olduğunu ifade etti. Bu durumda piyasaların farklı reaksiyonlar verdiğini söyleyen Öztrak, “Cumhurbaşkanının müdahaleleri nedeniyle para politikası anlaşılır halden çıkmıştır” dedi. Para politikasının süratle sadeleştirilip Merkez Bankası’nın bağımsızlığına sahip çıkılması gerektiğini kaydeden Öztrak, bu sayede enflasyonun düşebileceğini belirtti.

 

-1 KASIM SALTANATIN KALKTIĞI TARİH

Türkiye’nin 2002 yılında olduğu gibi çekici faktörlerini öne çıkarması gerektiğine dikkat çeken Öztrak, ekonomide belli çapaların atılması gerektiğini ifade etti. Bu çapaların birinin TCMB’nin bağımsızlığının sağlanması, bir diğerinin de kurallı maliye politikasına geçiş olduğunun altını çizen Öztrak, “Bu ikisini yaptığımız anda biz ekonomik anlamda sürdürülebilirliği garanti altına almış oluruz” değerlendirmesinde bulundu.

Bir soru üzerine Türkiye – AB ilişkileri ve müzakere süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Öztrak, Hükümetin ve AB’nin karşılıklı olarak süreci zora soktuğunu, yüzünü son dönemde Ortadoğu’ya dönen Türkiye’nin AB çapasını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye’nin genç nüfusunun ve konumunun önemli avantajlar sağladığını, Türkiye’nin 4,5 saat uçuş mesafesinde 58 ülkeye, 21,6 trilyon dolarlık bir pazara erişebildiğini ifade eden Öztrak, yanlış dış politikanın bu fırsatları kullanmaya imkân vermediğini, bu durumun ihracatı ve ekonomiyi olumsuz etkilediğini belirtti. Öztrak, “1 Kasım seçimleri çok önemli. 1 Kasım Türkiye’nin saltanatı kaldırdığı tarihtir. Yeniden bu ülkeye saltanatın gelmemesi için 1 Kasım’da tüm seçmenlerimiz sandığa gitsinler” diyerek sözlerini bitirdi.

 

 

GİZLENEN GERÇEK: FAKİRLEŞİYORUZ

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, AKP’nin ekonomideki başarısızlığını gizlemek için resmi dokümanlarda karartma uyguladığını belirterek, “2015 için dolar cinsinden GSYH ve kişi başına gelir rakamlarını saklayarak tutmadıkları sözleri gizlemeye çalışıyorlar” dedi.

 

Bu yıl kişi başına gelirin 9000 dolarlara, 2016’da ise 8744 dolara düşeceğini ifade eden Öztrak, “Bu gerçeği gizlemek için Orta Vadeli Programda dolar cinsinden milli gelir ve kişi başına düşen gelir ilk kez yayımlanmadı, karartma uygulandı. Bu yapılan AKP kurnazlığıdır” dedi.

 

CHP’li Öztrak hafta sonu Resmi Gazetede yayımlanan Orta Vadeli Programla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu:

 

-VERİLER KARARTILIYOR

11 Ekim tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orta Vadeli Program (OVP) ile 2016-2018 dönemine ait milli gelir, işsizlik, enflasyon gibi makroekonomik büyüklüklere ait tahminler kamuoyu ile paylaşılmıştır. Bu, AKP döneminde yayımlanan 11. OVP olmuştur. AKP son yayımladığı OVP ile dolar cinsinden milli gelir ve dolar cinsinden kişi başına düşen geliri ilk kez yayımlamamış, söz konusu büyüklüklere karartma uygulamıştır.

 

-KİŞİ BAŞINA GELİRİN DÜŞÜŞÜ GİZLENİYOR

Hükümet, 2015’te 700-710 milyar dolar aralığına düşen GSYH’yı ve 9000 dolarlara düşen kişi başına milli geliri milletten saklamaya çalışmaktadır. Böylece son 7 yıldır 10 bin dolar tuzağına takılan kişi başına gelirin bu yıl 9000 dolarlara düşüşü gizlenmek istenmiştir. Bu yapılan bir AKP kurnazlığıdır.

 

-VAAT 14 BİN DOLAR, GERÇEKLEŞEN 9 BİN DOLARLAR

AKP, 2011 seçim beyannamesinde, 2015 yılında Türkiye’nin GSYH’sının 1 trilyon doları aşacağını, kişi başına düşen gelirin ise 14000 dolar olacağını taahhüt etmiştir. Ancak bu taahhütler gerçekleşmemiş, vatandaşın geliri vaat edilenin 5000 dolar altında kalmıştır. “Biz sözümüzü tutarız” diyen AKP, artık bu hedefleri ağzına dahi alamaz olmuş, resmi dokümanlarda karartmadan medet umar olmuştur.

 

-2016’DA KİŞİ BAŞINA GELİR 9 BİN DOLARIN DA ALTINDA

Tablonun 2016’da daha da kötüleşeceği anlaşılmaktadır. Nitekim, 2016 Yatırım Programı için hazırlanan genelgede 2016 için verilen dolar kuru tahmini ile milli gelirin 2016’da 687 milyar dolara, kişi başına gelirin ise 8744 dolarlara düşeceği görülmektedir. Bugüne kadar başarı hikayelerini dolar cinsinden milli gelire dayanarak yazanlar, şimdi başarısızlıklarını gizlemek için rakamları karartmaktadırlar.

 

-1 KASIMDAN SONRA OVP YENİDEN YAZILACAK

OVP 1 Kasım’dan sonra yeniden yazılacaktır. Yeni OVP’de hem gizlenen bu rakamlar halkımızla paylaşılacak hem de yepyeni bir büyüme stratejisiyle ülkenin içine düştüğü bu kötü rüyadan hızla uyanması sağlanacaktır.

DİKTA REJİMLERİNİ ARATMIYOR

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, hukuk ve piyasa düşmanı kadroların AKP’ye hakim olduğunu, hukukun üstünlüğünün zedelendiğini belirterek, “İş adamlarına ve basına yapılan baskılar dikta rejimlerini aratmıyor” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin sıkıntılı bir dönemden geçtiğini, her gün şehit haberleri geldiğini belirtti. Dün de Hakkari ve Mardin’de 5 polisin şehit olduğunu hatırlatan Öztrak, “Milletinin canını, askerini, polisini koruyamayan, görevini ihmal ettiğini itiraf eden AKP kadroları, bugün de milletin malına, mülküne, haber alma özgürlüğüne göz dikmiştir” dedi. Öztrak sözlerini şöyle sürdürdü:

-BOYDAK’A GÖZALTI TEPKİSİ

AKP kadrolarına giderek hukuk ve piyasa düşmanlığı hakim olmaktadır. Nitekim son AKP kongresinden sonra da en azından piyasa ve hukuk sözünü söyleyen kadroların da önemli bir tasfiyeye uğradığı dikkat çekmektedir. AKP kadroları uzunca bir süredir muhalif gördükleri şirketlere, basın kuruluşlarına baskılar yapıyor. Bugün bunun son örneği Kayseri’de yaşandı. Boydak grubunun yöneticilerinin gözaltına alındığını basından öğrendik. Gerekçe, nitelikli yağma. İlginç bir takım cürümlerin icat edildiğini görüyoruz. Elbette bir suç varsa bu usulüne uygun olarak soruşturulmalıdır. Ancak iş dünyasına dönük operasyonların epeydir davul ve zurna eşliğinde yapıldığını görüyoruz.

-DİKTA REJİMLERİNİ ARATMIYOR

Ünlü bir Fransız devlet adamının söylediği gibi “Adaletsiz bir ülke mezbahadan başka bir şey değildir.” Hukuku, siyasetin bir aracı haline getirirseniz, gün gelir bundan en çok bunu yapanlar, buna sebep olanlar üzülür. Yargı kararlarının “Yok hükmünde sayıldığı”; Anayasayı korumakla yükümlü olanların Anayasayı ilga ettiğini açıkça itiraf ettiği, hukukun fiili duruma uydurulmaya çalışıldığı günlerden geçiyoruz. Yönetimde keyfilik her geçen gün artıyor. İş adamlarına ve basına yapılan baskılar dikta rejimlerini aratmıyor.

-LAZER GÜDÜMLÜ FÜZE

Medyada bazı tetikçiler hedef gösteriyor, hukuk ise bu hedefler üzerinde lazer güdümlü füze gibi kullanılıyor. AKP milletvekilleri medya organlarını basıyor. “Bunlar dayaktan anlar” diye kabadayı ağzıyla konuşuyor. AKP yönetimi ise bu milletvekilini uyarmak ve ceza vermek yerine bu milletvekilini sahipleniyor, yaptıklarına ortak oluyor.

-HUKUK İKTİDARIN SOPASI OLDU

Gerçi bunlar sadece bugün yaşanan şeyler değil. Türkiye 2007’den sonra bu olaylara şahit olmaya başladı. 2009’da Doğan Grubuna büyük vergi cezaları kesildi. 2013’de Koç Grubunun aldığı otoyol ve milli gemi ihaleleri iptal edildi. Ayni gruba ait TÜPRAŞ’a maliyeciler polis eşliğinde baskın yaptı. TÜSİAD başkanları üzerlerinde kurulan baskılara dayanamadı ve istifa etti. Dün bu gruplara yapılan baskılara itiraz eden iş dünyasının nadir gruplarından Boydak Grubuna bugün baskın yapıldı. Bugün yaşadıklarımızı biz 12 Eylül dikta rejiminde bile yaşamadık. Hukuk 12 Eylül’de bile bu kadar iktidarın sopasına dönüşmedi.

-MİLLİ EKONOMİYE KESİLEN CEZA

Baskın yapılan, ceza kesilen bu şirketlerin önemli bir kısmı borsaya kote milli şirketler. Milli değerler. Bu şirketler, değerler üzerinde yapılacak her haksız, davul zurnayla yapılan operasyon milletin dişinden tırnağından artırdığı tasarrufların eriyip gitmesi demek. Milli ekonomi lafını ağzından düşürmeyenlerin milli ekonomiye kestiği ceza bu.

-HUKUKUN ÜSTÜNLÜĞÜNÜ ZEDELERSENİZ YATIRIM OLMAZ

Bu yapılanlar sonucunda ülkede sadece sivil özgürlükler değil, ekonomik özgürlükler de daralıyor. Bakın geçtiğimiz yıl Türkiye, Ekonomik Özgürlükler Endeksi sıralamasında 6 sıra gerileyerek 178 ülke arasında 70’inci oldu. Yine aynı yılda Yolsuzluk Endeksinde dünyada puanı en hızlı düşen ülke biz olduk. Böyle bir ülkede elbette yatırım olmaz, olan yatırımlar da kaçar. Ekonomik büyüme hızımız yüzde 2-3 bandına sıkışmış durumda. İşsizimiz çok. Dün açıklandı son bir yılda işsiz sayısı 226 bin kişi artarak 2,9 milyona çıktı. Gençler arasında işsizlik oranı son 14 aydır düşmüyor. Haziran’da gençler arasında işsizlik, mevsim etkilerinden arınmış verilerle, yüzde 19,2’dir. Neredeyse her beş gencimizden birisi iş ve istihdamdan mahrum. Bizim büyümek için, iş ve istihdam yaratmak için özel sektör yatırımlarına ihtiyacımız var. Bu ihtiyaç duyduğumuz yatırımları, hukukun üstünlüğüne zarar vererek, piyasa ile kavga ederek sağlayamazsınız.

-OTORİTERLEŞME DEVAM EDERSE BÜYÜYEMEYİZ

Bugün insani gelişmişlik bakımından dünyada ilk 20’de olan ülkeler demokrasi ile son 20’dekiler ise otoriter ve melez rejimlerle yönetiliyor. Türkiye’de yaşanan bu otoriterleşme süreci sona ermedikçe Türkiye’nin büyümesi zenginleşmesi mümkün değildir.

-MİLLETİN FERASETİ BUNA İZİN VERMEZ

Hukuk, adalet herkese lazımdır. Türkiye bunu geçmişte tecrübe etmiştir. Gelecekte de bunu tecrübe edecektir. Milleti kaos ve Recep Tayyip Erdoğan ikilemiyle tehdit ederek, zorla ve zorbaca anayasa ve demokratik teammüller çiğnenerek ülkemiz felakete sürükleniyor. Ben milletin ferasetinin buna izin vermeyeceğini ve millet iradesine kumpas kurup milli iradeyi ikmale bırakanlara 1 Kasım’da millet hak ettiği cevabı verecektir.

-BAYRAK IRKÇILIK DEĞİL

STK’ların teröre karşı düzenleyeceği mitinge HDP’nin sadece Türk bayrağı kullanılması nedeniyle tepki gösterdiği belirtilerek bu konudaki görüşlerinin sorulması üzerine Öztrak şunları söyledi:

“Türk bayrağı ırkçılık falan değildir. Bayrağımız milletimizin birliğini ve beraberliğini temsil eder. Milletin birlik ve beraberliğinin talep edildiği bir ortamda da şanlı Türk bayrağının kullanılmasından daha doğal hiçbir şey olamaz.”

ŞİRKETLERE DEV DOLAR FATURASI: 1 AYDA 49 MİLYAR TL ZARAR

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, “Milletin aş ve iş sorunu ağırlaşıyor. Reel sektör den gelen feryat ve rakamlar sorunların yakıcılığının her gün arttığını gösteriyor” dedi.

Haziran ayı işgücü ve işsizlik rakamlarını yazılı bir açıklamayla değerlendiren Faik Öztrak şu tespitlerde bulundu:

“Mayıs-Haziran-Temmuz aylarını kapsayan Haziran ayı işgücü ve istihdam verileri, işsizlik oranının geçen yılın aynı ayına göre 0,5 puan artarak yüzde 9,6 çıktığını gösteriyor. Mevsim etkilerinden arınmış işsizlik rakamı ise bir önceki aya göre 0,2 puan artarak yüzde 10,4’e çıktı. Veriler işsizliğin artış eğiliminde olduğunu göstermektedir. Nitekim son bir yılda işsiz sayısı 226 bin artarak 2,9 milyona çıkarken, mevsim etkilerinden arınmış işsiz sayımız 3,1 milyona ulaşmıştır.

 

-GENÇ İŞSİZ ORDUSU: 913 BİN KİŞİ

Özellikle genç işsizliği ciddi boyutlardadır. Gençler arasında işsizlik oranı son 14 aydır artmaktadır.  Haziran’da gençler arasında işsizlik ham verilerle yüzde 17,7; mevsim etkilerinden arınmış verilerle yüzde 19,2’dir. Neredeyse her beş gencimizden birisi iş ve istihdamdan mahrumdur. Genç işsiz ordumuz son bir yılda 74 bin artış ile 913 bine çıkmıştır.

 

-REEL SEKTÖR FERYAT EDİYOR

Reel sektörden gelen feryat ve sinyaller hiç iç açıcı değildir. Nitekim, mevsim etkilerinden arınmış verilere göre Haziran’da sanayi istihdamı 24 bin, inşaat sektörü istihdamı 14 bin gerilemiştir. Piyasalarda nakit akışında sıkıntılar da ağırlaşmaktadır. 2015’in ilk 8 ayında karşılıksız çek tutarı, geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 49 artmıştır.

 

-“BELLİ MAKAMLAR” BÜYÜK KOALİSYON FIRSATINI HEBA ETTİ

Türkiye, vatandaşlarına refah, gençlerine iş ve istihdam sağlamanın yollarını aramak zorundadır. Ancak ülkemiz, 7 Haziran’dan sonra, bu gündemden uzaklaştırılmıştır. Seçimlerin ardından milletin ortaya koyduğu iradeye saygı gösterip hızla hükümet kurulması, ekonomide kaybolan güvenin büyük bir koalisyonla tesis edilmesi gerekirken; tüm toplum kesimlerinin uyarılarına rağmen, bu imkân “belli makamlar” tarafından heba edilmiştir.

 

-KURUN ŞİRKETLERE FATURASI: 1 AYDA 49 MİLYAR TL

Birilerinin şahsi çıkar ve beklentileri için ülke siyasi belirsizliğe itilmiş, ekonomik sorunlar ağırlaşmıştır. Koalisyon görüşmelerinin sonlandığı 13 Ağustos’tan 14 Eylül’e kadar geçen 1 aylık sürede TL, Dolar karşısında, yüzde 10 değer kaybetmiştir. Reel sektör şirketlerimiz 176,2 milyar Dolar net döviz açık  pozisyonu taşımaktadır. Son bir ayda reel sektör şirketlerinin kur farkı zararı 48,8 milyar TL’ye çıkmıştır. Sıkışan reel sektör ya zam yaparak ya işçi çıkararak ya da borçlarını ödemeyi erteleyerek bu zararı göğüslemeye çalışacaktır. Perşembenin gelişi, Çarşambadan bellidir. Sonuçta yük milletin sırtında kalacaktır.

 

-MİLLET SORUMLULARA FATURAYI 1 KASIM’DA KESECEK

CHP, “Önce Türkiye”, “Önce Millet” diyerek,  ciddiyet ve samimiyetle büyük bir koalisyon kurulması için çaba sarf etmiştir. Ancak muhataplar bunun önemini anlayamamış, milletin iradesini ikmale bırakabileceklerini düşünmüştür. Milletimiz kendisine fatura çıkarmak isteyenlere sandıkta asıl faturayı kesecektir. 1 Kasım’da millet kendi geleceğine el koyacak, cebine ve geleceğine musallat olanlara hak ettiği yanıtı verecektir.

CHP’NİN 92. KURULUŞ YIL DÖNÜMÜ

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, CHP’nin 92. kuruluş yıl dönümü nedeniyle yayınladığı mesajda şunları belirtti:

“Büyük Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İki büyük eserimden biri’ dediği, Cumhuriyeti kuran, Türkiye’yi çok partili demokrasiye taşıyan Cumhuriyet Halk Partisi’nin 92. kuruluş yıldönümünü kutluyoruz. Türk siyasal hayatında köklü ve dev bir çınar olan CHP, geçmişte olduğu gibi hukuk devletinin, çağdaş demokrasinin, huzurun ve barışın teminatı olmaya gelecekte de devam edecektir.

Partimizin 92. kuruluş yıldönümünde, ülkemiz sıkıntılı bir dönemden geçmekte, her gün onlarca vatan evladı vatan topraklarına şehit olarak düşmektedir. Bu sıkıntılı günlerde Cumhuriyetin kurucu değerlerinin, Kurtuluş Savaşını kazandıran mücadele, birlik ve beraberlik ruhunun yeniden hatırlanması ve hatırlatılması şarttır. Millet, teröre de terörden rant sağlamaya çalışanlara da fırsat vermeyecektir. Hain hevesler milletin azim ve kararlılığı karşısında eriyip, yok olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle Cumhuriyet Halk Partisi’nin 92. kuruluş yıldönümünü kutluyor, başta Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu toprakları bize vatan kılan tüm şehitlerimizi saygı ve rahmetle anıyorum.”

Saray Fukaranın Tavuğunu Rantiyelerin, Faiz Lobilerinin Folluğuna Yumurtlatıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin bu yılın Ocak-Kasım dönemine milyonlarca çiftçi ve esnafa reva gördüğü desteğin, bir avuç faiz lobisine ve yandaşa...
Devamını oku

Ekonomi Arabasının Motoru Boğuldu, Şanzımanı Dağıldı

CHP’li Öztrak, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleden sadece faiz lobileriyle sıcak para partileri vermeyi anladığını belirterek, “Yüksek faiz ve kontrollü kura...
Devamını oku

Tutuklanan TCMB Başkan Yardımcısının Attığı Diğer İmzalar Hakkında İç Soruşturma Yapıldı Mı?

CHP’li Öztrak, Bankalararası Kart Merkezi soruşturması kapsamında tutuklanan, Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Emrah Şener’in TCMB’deki görevi sırasında attığı diğer imzalarla...
Devamını oku

Resmi İşsiz Sayısı İle Gerçek İşsiz Sayısı Arasındaki Fark İlk Kez 10 Milyonu Aştı

CHP’li Öztrak, Haziran ayında gerçek işsiz sayısının 13,4 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını; resmi işsiz sayısı ile gerçek işsiz sayısı...
Devamını oku

Sadece İstatistiklerle Yalan Değil; İstatistiklerle Talan

CHP’li Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı rakamının beklentilerin ve diğer kurumların hesaplarının çok altında kaldığına, market fiyatlarındaki değişimler ile TÜİK’in...
Devamını oku

Faiz Harcamalarının Bütçe Üzerindeki Baskısı Artıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin hukuk tanımazlığı nedeniyle artan faizlerin bütçe üzerine her ay daha fazla baskı yaptığına dikkat çekerek, “İlk 4...
Devamını oku

Milli İradeye Darbe Süreci Ekonomik Görünümü Bozdu

CHP’li Öztrak, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndaki Türkiye ekonomisiyle ilgili tahminlerin, Sarayın millet iradesine darbe süreci sonrasında kötüleştiğine dikkat çekerek, “Uluslararası...
Devamını oku

Satılan Milyarlarca Dolar Rezervi Kimler Topladı

CHP’li Öztrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından mali piyasalarda yaşanan tsunami sırasında ülkenin 40 milyar dolardan fazla...
Devamını oku

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için sağ tarafta yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com