Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBlog style 1

HÜKÜMETİN SICAK PARA SENARYOSUNUN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİĞİ KALMADI

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Hükümetin sıcak parayı içeri çekip vatandaşı borçlandırarak büyüme senaryosunun sürdürülebilirliğinin kalmadığını belirterek, “Türkiye’nin iç tasarrufları artıran, net ihracat öncülüğünde büyümeye dayanan bir modele dönmesi lazım. Bunun için mevcut Hükümetin bugünkü varsayımlarından vazgeçmesi gerekiyor” diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak BloombergHT’de katıldığı Fokus programında, yeni Orta Vadeli Programın(OVP), işsizlik, cari açık ve bütçe rakamlarını değerlendirdi.

Öztrak, 2015 bütçesinde iç talepte yaşanan sıkıntıya rağmen gelirlerde artış beklenmesinin nasıl mümkün olduğunun sorulması üzerine şunları söyledi:

Önümüzdeki yılla ilgili olarak, hem OVP hem bütçenin beklentilerine baktığımızda büyümede bir yukarı doğru gidiş bekleniyor. Ama bunun arkasında yatan varsayımı anlayabilmek mümkün değil. Bütçede görülen gelir artışı oldukça yüksek. Muhtemelen bunu iç talepteki yukarıya gidiş neticesinde bekliyorlar. Ama iç talepte böyle bir yukarı gidiş olacak mı olmayacak mı? Etrafımızdaki jeopolitik risklere, dünya ekonomisindeki yavaşlamaya, Türkiye ekonomisindeki sıkıntılara, bütçe açığındaki daralmaya baktığımız zaman iç talepte çok hızlı bir toparlanma beklemenin zor olduğunu düşünüyorum.

 

-BÜTÇE DEĞİL İYİ NİYET MANZUMESİ

Bütçe yıllardır bir defaya mahsus gelirlerle ayakta duruyor. Bunları ayıklayıp, “Program Tanımlı” dediğimiz yapısal bütçe açığını gösteren rakamlara baktığınızda, burada görülen tablo hiç de iç açıcı değil. Örneğin geçen sene Program Tanımlı Bütçe Fazlası, GSYH’ye oran olarak 0,5 puana düşmüş. Bu 2006’dan bu yana, 2012 hariç, gördüğümüz en düşük rakam. Bu yıl bunu düzeltmeyi öngören bir bütçe senaryosuyla karşı karşıyayız. Harcamaları aşağıya çekip, bütçeyi yukarı çıkarıyorlar. Önümüzdeki yılın seçim yılı olduğu açık. Bu harcamalar nasıl aşağı çekilecek? Ben bu bütçenin öncekiler gibi bir iyi niyet manzumesi olduğunu bu bütçede de 2014 bütçesindeki gibi ciddi sapmaların ortaya çıkacağını beklemek gerekir diye düşünüyorum.

Öztrak, cari açık verilerinin beklenenden iyi geldiği hatırlatılarak, büyümeden feragat etmeden cari açıktaki gerilemenin sürdürülebilir olup olmadığını sorulması üzerine şu yanıtı verdi:

 

-YAPILIR… AMA BU PARADİGMAYLA DEĞİL

Büyümeden feragat etmeden iç tasarruflara dayanarak, cari açığı aşağı çekerek daha yüksek büyüme hızlarını tutturmak mümkündür. Ama bunun için bu Hükümetin 12 yıldır benimsemiş olduğu paradigmaları değiştirmesi gerekiyor. Böyle bir paradigma değişikliğini OVP’ye baktığım zaman görmüyorum. Türkiye artık iç talebe yaslanarak, dışarıdan gelen sıcak parayı içeri çekip vatandaşı borçlandırarak ve iç talebi artırarak büyüme senaryosundan vazgeçmelidir. Bu senaryonun zaten sürdürülebilirliği de kalmadı.

 

-CARİ AÇIĞIN FİNANSMANI SORUNLU

OVP’de, ABD’nin faizleri artırmaya önümüzdeki yılın ikinci yarısında başlayacağını varsaymışlar. Ve denmiş ki, ‘Bu çerçevede ben cari açığı finanse edebilmek için dışarıdan gerekli kaynağı bulacağım.’ Cari açık verilerinin beklentiden iyi geldiği söyleniyor. Doğrudur, cari açık aşağı doğru gidiyor. Ama bir de şuradan bakın: Cari açığı karşılamak için dışarıdan gelen bilenen ve açıklanabilir fonların büyüklüğü nedir? Bu yıl her 100 dolarlık cari açığı karşılamak için dışarıdan bulduğumuz kaynağı belli finansman 80 dolarlarda dolaşıyor. Geri kalan net hata noksan. Buna karşın bir yıl öncesine baktığımızda her 100 dolarlık cari açık için gelen kaynağı bilinen finansman 122 dolardı. Dolayısıyla dışarıdan gelen likiditede ciddi bir erime var.

 

-NET İHRACATA DAYALI BÜYÜME GEREKİYOR

Buna rağmen siz büyümeyi dışarıdan gelecek kaynakla, TL’yi dolar karşısında değerlendirerek bir miktar da dolar cinsinden kişi başına düşen geliri bu şekilde makyajlayarak sürdürmeyi düşünüyorsunuz. Ama bunu sürdürmeniz mümkün değil. Bu yılın başında da Hükümet çıktı, kişi başına gelirin 11 bin 277 dolar olacağını söyledi. Gerçekleşme 10 bin 537 dolar. Hedeflenenin çok ciddi şekilde altında. Bir de bunu geçen yılın kişi başına geliriyle karşılaştırın, 10.807 dolarmış. Geçen yılki kişi başına gelirin de 2014 yılında altına düşmüşüz. Bunun arkasında, Hükümetin sürdürülebileceğini zannettiği ama artık sürdürülemez hale gelen paradigmanın yansımaları var. O bekledikleri sıcak para dışarıdan gelmiyor ve gelmeyecek de… Dolayısıyla, iç tasarrufları artıran bir modele, net ihracat öncülüğünde büyümeye dayanan bir modele dönmeleri lazım. Bunun için bugünkü varsayımlarından vazgeçmeleri lazım.

Bir soru üzerine, işsizlik rakamlarındaki yukarı yönlü hareketi ve genç nüfusta artan işsizliği de değerlendiren Öztrak, şöyle devam etti:

 

-BU VERİLERLE BU TAHMİNLERİ AÇIKLAMAK ZOR

Hanehalkının borçları artıyor. Bunun yanında bir de işsizlik artarsa hanehalkları o borç altında ezilmeye başlar, dolayısıyla beklenen talep artışı olmaz. İşsizlikteki artışa baktığımız zaman, son bir yılda, normal seride, geçen yılın Temmuz ayına göre işsizlikte 1,2 puanlık bir artış var. Biz bu artışları krizin en yoğun olduğu 2009 yılında gördük. 2009’da büyümede yüzde 4,8’lik bir daralma vardı. İşsizlik rakamları ciddi şekilde alarm veriyor. Mevsimlik düzeltmesi yapılmış işsizlik rakamları ise son 2 aydır yüzde 10’un üstünde. Çift haneli rakamlara geldik. Ama OVP’ye baktığınız zaman buradaki işsizlik rakamlarının önümüzdeki yıl için son derece iyimser olduğunu görmek mümkün. Bütün bunlar, bu yıl içinde gerçekleşen verilerle ve gördüğümüz gidişle önümüzdeki yılın tahminlerini açıklayabilmek zor görünüyor.

 

-EN ÖNEMLİ PROBLEM SICAK PARACI MODEL

Türkiye’nin en önemli problemi, az önce bahsettiğim paradigmalar çerçevesinde ortaya çıkan sıcak paraya dayalı büyüme süreci maalesef rekabet gücümüzü olumsuz yönde etkiliyor. Bu da özellikle dış ticarete açık sektörlerde istihdam yaratmayı engelliyor. Bunun sonucu: Yavaşlayan büyüme. Artık eskisi kadar büyüyemiyoruz. Sayın Babacan, geçtiğimiz günlerde bir açıklama yaptı, ‘Yüzde 4 gibi bir büyümeyi biz yapısal reformları gerçekleştireceğimiz varsayımı üzerinden hesapladık. Bunu gerçekleştiremezsek büyüme yüzde 3’lerde kalıyor’ diyor. Yani Türkiye’nin potansiyel büyümesi yüzde 3’lere düşmüş durumda. Bu gerçekten çok sıkıntılı bir durumdur.

 

Programla ilgili görüntü kaydına ulaşmak için:

https://faikoztrak.com/bloomberghtfokus-programi16-ekim-2014/

ELEKTRİK VE DOĞAL GAZ ZAMLARI KÖTÜ YÖNETİMİN FATURASI

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, DEİK’e atanan yönetimin Başbakan Davutoğlu ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ülkeyi çokbaşlı bir yönetime götürdüklerini gösterdiğini belirterek, “Dünya ekonomisinde konjonktür tehlikeli sulara doğru ilerlerken bu ikili yapı Türkiye’yi ciddi sıkıntıya sokar” dedi.

 

Öztrak, yüzde 9’luk elektrik ve doğalgaz zammının yönetimdeki bu dağınıklığın vatandaşa faturası olduğunu belirterek, “Yapılan son zam, yıllık enflasyonu doğrudan 0,50 puan artıracak, yılsonunda enflasyonu çift hanelere taşıyacaktır. En temel girdi olan enerjiye yapılan bu zamlarla önümüzdeki dönemde iğneden ipliğe ciddi bir zam dalgası gelmesi olasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

 

Öztrak, bir gece yarısı torba yasayla Hükümet’e bağlanan DEİK’in yeni yönetiminin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın isimlerden seçildiğine dikkat çektiği açıklamasında şunları belirtti:

 

-DEİK OPERASYONU KURUMU CUMHURBAŞKANLIĞINA BAĞLAMAK İÇİN YAPILMIŞ

“DEİK’in yönetimine getirilen Cumhurbaşkanına yakın isimler, Kurul’un devletleştirilme gerekçesini açıkça ortaya koymaktadır. Belli çevrelere rant kapısı olacak şekilde yeniden yapılandırılan DEİK’in yönetimine yandaş, saymanlığına mahdum ve kerimelere eğitim bursu veren ‘yakın arkadaş’ atanarak DEİK, Ekonomi Bakanlığı aracılığıyla Cumhurbaşkanlığına bağlanmıştır.

 

-KABİNEDEKİ BAKANLAR İKİYE BÖLÜNÜYOR

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Başbakan Davutoğlu’na ‘Dış ilişkiler benim, içerisi senin’ diyerek yaptığı iş bölümü, kabineyi Başbakana bağlı bakanlar ve Cumhurbaşkanı’na bağlı bakanlar şeklinde ikiye bölmektedir.

 

-ÇOKBAŞLI YAPI TÜRKİYE İÇİN RİSKLERİ ARTIRIYOR

Fren-gaz tartışmalarıyla başlayan çok başlı yapı ekonomide ciddi bir koordinasyon sorunu yaratmıştır. Dünyada sermayenin azaldığı, artık paranın nereye gideceğini ülkelerin izlediği doğru politikaların belirlediği yeni dönemde, Türkiye’nin karşı karşıya kaldığı çok başlılığın ve keyfi yönetimin bedeli tüm vatandaşlarımıza ciro edilecektir.

 

-ENERJİ ZAMLARI KÖTÜ YÖNETİMİN FATURASI

 

Nitekim son yüzde 9’luk doğalgaz ve elektrik zamları iktidarın ekonomiyi ‘yönetememe’ sorununun bir sonucudur. 2013 yılının Mayıs ayında FED’in ucuz para dönemini sonlandıracağını açıklamasıyla birlikte, Türkiye dünyanın en kırılgan 5 ekonomisi arasına girmiştir. Bunun arkasında ülkeyi yüksek cari açığa, sıcak paraya ve dış borca mahkum eden AKP hükümetlerinin yanlış ekonomi politikalarıyla, hukukun üstünlüğünü, kurallı ekonomiyi ve bağımsız kurumları yıpratan yönetim anlayışı yatmaktadır. Bunun sonucunda da geçtiğimiz yılın Mayıs ayından itibaren TL, dolar ve diğer para birimleri karşısında bize benzeyen ekonomilerin birçoğunun paralarından daha fazla değer yitirmiştir. İşte bu ayrışmanın faturası yüzde 9 gibi olağanüstü yüksek elektrik ve doğalgaz zammı şeklinde millete çıkmıştır.

 

-ENFLASYONU ÇİFT HANEYE TAŞIYACAK

Artan enerji maliyetlerine rağmen seçimler nedeniyle fiyat ayarlamalarının uzunca bir süre yapılmaması zam oranını artırmıştır. Yapılan son zam, yıllık enflasyonu doğrudan 0,50 puan artıracak, yılsonunda da enflasyonu çift hanelere taşıyacaktır. Enerji fiyatlarındaki bu artışlar, önümüzdeki dönemde iğneden ipliğe ciddi bir zam furyasına neden olacak, bu da başta dar gelirli ailelerimiz olmak üzere sayısı 3 milyonu aşan ve bu yıl enflasyon farkı almayacak memurlarımızı enflasyonun altında ezecektir.

 

-EKONOMİ ÇİFT BAŞLILIĞI KALDIRMAZ

Ekonominin “İçeride ben, dışarıda sen” gibi bir çift başlılık anlayışıyla yönetilmesinin vatandaşa faturasının her gün biraz daha ağırlaşacağını hatırlatıyor, buna bir an önce son verilmesi konusunda Hükümeti uyarıyorum.

TÜİK’İN GELİR DAĞILIMI VERİLERİNDE DERİN ÇELİŞKİ

 ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TÜİK’in açıkladığı 2013 yılına ait Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarındaki çelişkileri TBMM gündemine taşıdı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz’ın cevaplaması için verdiği soru önergesinde TÜİK’in açıkladığı 2013 yılına ait Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması sonuçlarının Türkiye’de gelirin adaletsiz dağılımını ve vatandaşların yaşam koşullarındaki sıkıntıları bir kez daha gündeme getirdiğini ifade etti.

 

-GELİR DAĞILIMI VERİLERİNDE SERİ KOPTU

Dünya ekonomisinde 2000’li yıllarda yaşanan olumlu iklim sayesinde, pek çok ekonominin ciddi başarılar sağladığını ifade eden Öztrak, Türkiye’nin yoksulluktan kurtulma yarışında ve gelirin adil dağılımı konusunda rakip ülkelerden geride kaldığını belirtti. Dünya Bankası verilerine göre Türkiye’de 2002’de toplumun en zengin yüzde 10’luk kesiminin gelirinin en yoksul yüzde 10’unun gelirinin 14,7 katı olduğunu, 2010 yılı itibariyle ise bu makasın sadece 14,5 kata kadar geriletilebildiğine dikkat çeken Öztrak, “TÜİK ve Dünya Bankası verileri arasında dikkat çekici bir fark da olduğu görülmektedir TÜİK yaptığı yöntem değişikliğiyle gelir dağılımı ve yoksullukla ilgili verilerin 2006 öncesiyle kıyaslanmasını imkansız hale getirmiştir” ifadelerini kullandı.

 

-DÜNYA BANKASI İLE TÜİK VERİLERİ ARASINDA FARK VAR

TÜİK’in açıkladığı 2013 yılına ait Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’na göre 2010 yılında toplumun en çok kazanan yüzde 10’luk dilimiyle en az kazanan yüzde 10’luk dilimi arasındaki gelir makasının 11,7 kat olduğunu, buna karşın Dünya Bankasının aynı dönem için 14,5’lık bir makas tespit ettiğini belirten Öztrak, “Dünya Bankası verisi ile TÜİK verisi arasındaki bu ciddi farkın nedenleri izaha muhtaçtır ve kamuoyuna açıklanması gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

 

-MİLYARDER SAYISINDA 14., KİŞİBAŞINA GELİRDE 67. SIRADAYIZ

Türkiye’nin halen OECD üyesi ülkeler içinde gelirin en adaletsiz dağıldığı üçüncü ekonomi olduğunu belirttiği soru önergesinde, İsviçre merkezli UBS adlı finansal kuruluşun raporuna göre 2014 itibariyle 38 dolar milyarderi bulunan Türkiye’nin “dünya üzerinde en fazla dolar milyarderine sahip 14. ekonomi” olduğunu, buna karşın, IMF verilerine göre, kişi başına gelir bakımından 67. sırada yer aldığını ifade ederek, “Sadece bu tablo bile Türkiye’deki gelir dağılımının ne derece bozuk olduğunu göstermektedir” dedi.

 

-KIRSALDAKİ İYİLEŞMEDE SORU İŞARETİ

TÜİK verilerine göre 2013’te kentlerde gelir dağılımı tablosu nispeten bozulurken, kırda iyileşme görüldüğünü vurgulayan Öztrak, “Ortaya çıkan bu tablo da izaha muhtaçtır. Çünkü yine TÜİK rakamlarına göre tarımda istihdam edilen vatandaşlarımızın sayısı 2013’de 97 bin kişi gerilemiştir. 2013’te çiftçimizin işlediği toplam tarım alanı da 20 bin dönüm azalmıştır. Hem işlenen tarım alanı, hem de tarımda çalışanların sayısı düşerken kırsal alanda gelir dağılımının nasıl düzeldiği soru işaretidir” ifadelerini kullandı.

 

-AİLELERİN HARCAMASI GELİRİNİ İKİYE KATLADI

Öztrak’ın soru önergesinde yer alan bilgilere göre ailelerin kullanılabilir geliri ile harcamaları arasında ciddi fark görülüyor. TÜİK verilerine göre 2013 yılında ailelerin toplam kullanılabilir geliri 607,9 milyar TL iken aynı ailelerin yurtiçinde yaptığı toplam harcama 1,1 trilyon TL oldu. Ailelerin yurtiçinde yaptığı harcamalarının ancak yüzde 55,3’ünü mevcut gelirleriyle karşılayabildiğine dikkat çeken Öztrak, “Ailelerin gelir ve harcamaları arasındaki makas oldukça büyüktür ve bu durum kesinlikle izaha muhtaçtır” dedi.

 

-GELİR YÖNTEMİYLE GSYH’DEN HABER YOK

TÜİK’in 2008 yılında milli gelir serilerini revize ederek 1998 bazlı “Üretim” ve “Harcama” yöntemleriyle Gayrısafi Yurtiçi Hasıla(GSYH) rakamlarını açıkladığını fakat “Gelir Yöntemiyle GSYH” rakamları aradan altı yıl geçmesine rağmen halen kamuoyuna duyurmadığını belirten Öztrak, TÜİK Başkanı’nın iki yıl önce gelir yöntemiyle milli geliri açıklayacaklarını ifade etmesine, 1,5 yıl önce hazırlanan 10. Kalkınma Planı’nda da aynı kararın yer almasına rağmen aradan geçen sürede bu konuda bir gelişme olmadığını kaydetti. Öztrak, “ücret”, “kar” ve “kira” gibi bileşenleri içeren milli gelir serilerinin halen açıklanmamış olmasının TÜİK’ in “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırmasının” sonuçlarının kalitesini test etmeyi de zorlaştırdığına dikkat çekti.

 

-TÜRKİYE MANZARASI: BORÇ ALTINDA EZİLİYORUZ

TÜİK verilerine göre 2013’te önceki yıla göre “borç ve taksit ödemelerinden” şikayet edenlerin sayısının 3 milyon 169 bin kişi artış artarak 45,3 milyona ulaştığını belirten Öztrak, 2013 Türkiye’sinde hala iki günde bir sofrasına bir kap et yemeği koyamayan 34,3 milyon kişi olduğunu ifade etti.

 

-BÜYÜME DÜŞERKEN, YAŞAM KOŞULLARI İYİLEŞİYOR

Bununla birlikte “evden uzakta bir hafta tatil yapamıyorum”, “iki günde bir et, tavuk veya balık içeren yemek yiyemiyorum”, “beklenmedik harcamaları karşılayamıyorum” diyen vatandaşların sayısında açıklamaya muhtaç iyileşmeler olduğunu hatırlatan Öztrak, “Tek bir yılda, yaşam koşullarında bu kadar ciddi düzelmelerin olduğu başka bir yıl bulunmamaktadır. Nitekim ekonominin ortalama büyüme hızının yüzde 9 civarında olduğu 2010-2011 döneminde dahi, yaşam göstergelerinde bu büyüklükte bir düzelme kaydedilmemiştir. Dolayısıyla 2013’de söz konusu yaşam göstergelerindeki düzelme olumlu karşılanmakla birlikte, bunun nedenlerinin TÜİK tarafından açıklığa kavuşturulması gerekmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

 

Öztrak, Bakan Yılmaz’a şu soruları yöneltti:

 

“Dünya Bankası verilerine göre 2010’da en yüksek yüzde 10’luk gelir grubuyla en düşük yüzde 10’luk gelir grubu arasındaki gelir makası 14,5 kat olmasına karşın, TÜİK rakamlarında aynı makasın 11,7 kat olmasının sebebi nedir? 2013’te tarım istihdamı 97 bin gerilemesine, çiftçinin işlediği tarım alanı 20 bin dönüm düşmesine rağmen kırda gelir dağılımının nispeten düzelmesini neyle açıklıyorsunuz? Hane halkı kullanılabilir geliri ile hane halkının yurtiçi harcamaları arasındaki çok büyük farkın sebebi nedir? Paylaşılan gelir, yapılan harcamaya göre neden çok düşük kalmaktadır? Yeni milli gelir serilerinin açıklanmasından bu yana 6 yıl geçmesine rağmen TÜİK neden “Gelir Yöntemiyle GSYH” serilerini açıklayamamıştır? Gelir Yöntemiyle Milli Gelir serilerini TÜİK ne zaman açıklamayı düşünmektedir? 2013’te vatandaşlarımızın yaşam koşullarına işaret eden bazı göstergelerdeki olağanüstü iyileşmenin sebebi nedir? Yaşam koşulları göstergelerindeki bu olağanüstü iyileşmeler neden gelir dağılımı göstergelerine yansımamaktadır?”

Soru Önergesinin Tam Metnine Ulaşmak İçin: Soru Önergesi_Cevdet Yılmaz_TÜİK_24.09.2014

Saray Fukaranın Tavuğunu Rantiyelerin, Faiz Lobilerinin Folluğuna Yumurtlatıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin bu yılın Ocak-Kasım dönemine milyonlarca çiftçi ve esnafa reva gördüğü desteğin, bir avuç faiz lobisine ve yandaşa...
Devamını oku

Ekonomi Arabasının Motoru Boğuldu, Şanzımanı Dağıldı

CHP’li Öztrak, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleden sadece faiz lobileriyle sıcak para partileri vermeyi anladığını belirterek, “Yüksek faiz ve kontrollü kura...
Devamını oku

Tutuklanan TCMB Başkan Yardımcısının Attığı Diğer İmzalar Hakkında İç Soruşturma Yapıldı Mı?

CHP’li Öztrak, Bankalararası Kart Merkezi soruşturması kapsamında tutuklanan, Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Emrah Şener’in TCMB’deki görevi sırasında attığı diğer imzalarla...
Devamını oku

Resmi İşsiz Sayısı İle Gerçek İşsiz Sayısı Arasındaki Fark İlk Kez 10 Milyonu Aştı

CHP’li Öztrak, Haziran ayında gerçek işsiz sayısının 13,4 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını; resmi işsiz sayısı ile gerçek işsiz sayısı...
Devamını oku

Sadece İstatistiklerle Yalan Değil; İstatistiklerle Talan

CHP’li Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı rakamının beklentilerin ve diğer kurumların hesaplarının çok altında kaldığına, market fiyatlarındaki değişimler ile TÜİK’in...
Devamını oku

Faiz Harcamalarının Bütçe Üzerindeki Baskısı Artıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin hukuk tanımazlığı nedeniyle artan faizlerin bütçe üzerine her ay daha fazla baskı yaptığına dikkat çekerek, “İlk 4...
Devamını oku

Milli İradeye Darbe Süreci Ekonomik Görünümü Bozdu

CHP’li Öztrak, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndaki Türkiye ekonomisiyle ilgili tahminlerin, Sarayın millet iradesine darbe süreci sonrasında kötüleştiğine dikkat çekerek, “Uluslararası...
Devamını oku

Satılan Milyarlarca Dolar Rezervi Kimler Topladı

CHP’li Öztrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından mali piyasalarda yaşanan tsunami sırasında ülkenin 40 milyar dolardan fazla...
Devamını oku

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için sağ tarafta yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com