Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBlog style 1

CHP HEYETİ TZOB’U ZİYARET ETTİ

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam ve CHP Ankara Milletvekili Gökhan Günaydın ve CHP İstanbul Milletvekili Faik Tunay’dan oluşan CHP heyeti, Türkiye Ziraat Odaları Birliği’ni(TZOB) ziyaret ederek çiftçinin sorunları hakkında görüş alışverişinde bulundu.

TZOB Genel Merkezi’nde gerçekleşen görüşmede TZOB Başkanı Şemsi Bayraktar ve TZOB yetkilileri, çiftçilerin büyük zorluklarla karşı karşıya olduğunu ifade etti. Tarımda gerek üretimde gerekse fiyatlarda spekülasyonlara karşı istikrarı sağlayacak, üreticiyi ve tüketiciyi koruyacak, yaptırım uygulayabilecek bir kurumun varlığının önemini vurgulayan TZOB yetkilileri, aile işletmelerinin desteklenmesinin ve tarım sektöründe üretici birliklerinin örgütlenmesinin önemine dikkat çekti. TZOB yetkilileri, ayrıca tarım topraklarının imara açılmasının üzerine gidilmesi gereken bir sorun olduğunu belirtti.

CHP heyeti ise tarım ürünlerindeki ithalata ve çiftçiye verilen desteklerin düşüklüğüne dikkat çekti. CHP heyetinin, GAP’ta planlanan sulama yatırımlarının hala yeterli seviyede hayata geçirilemediğini belirttiği görüşmede, çiftçilerin özel bankalara olan borçlarındaki artış ve yapılabilecekler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu. Görüşmede, üründen yeterince kazanç sağlayamayan çiftçilerin tarım alanlarını ekmekten vazgeçerek nadasa bırakmaya başlaması ve atıl durumdaki tarım alanlarının artışı da gündeme geldi.

Çiftçilerin kredi, elektrik ve sosyal güvenlik borçlarının yeniden yapılandırılması konularında yapılabileceklerin tartışıldığı görüşmede, CHP heyeti, önümüzdeki günlerde partinin tarım politikalarının tanıtılması için Türkiye’nin her yerine gidileceğini, bir tarım kurultayı düzenlenmesinin ve afet bölgelerinde bilgilendirme toplantılarının yapılmasının da bu programın içinde olmasının planlandığını ifade etti.

CHP HEYETİ TESK’LE GÖRÜŞTÜ

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, CHP Ankara Milletvekilleri Sinan Aygün ve Gökhan Günaydın’dan oluşan CHP heyeti, Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu’nu(TESK) ziyaret etti.

TESK Başkanı Bendevi Palandöken ve TESK yöneticileriyle, TESK Genel Merkezi’nde gerçekleşen görüşmede, ekonomide son gelişmeler, esnaf ve sanatkarın sorunları hakkında fikir alışverişinde bulunuldu.

İSTANBUL’A 3. HAVALİMANIYLA İLGİLİ YENİ İDDİALAR TBMM GÜNDEMİNDE

 

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, İstanbul’a yapılacak 3. Havalimanı ile ilgili yeni iddiaları TBMM gündemine taşıdı. İhaleyi kazanan konsorsiyumun karşılaştığı zorluklar nedeniyle işi ve kredi borçlarını devlete bırakıp gitme ihtimalinin bulunduğu iddialarını hatırlatan Öztrak, “Bu konsorsiyuma Hazine veya diğer kurumlar tarafından açık ya da örtülü hangi garantiler verilmiştir? Verilen garantilerin tamamı Hazine’nin garantili borçlar kütüğünde yer almakta mıdır?” diye sordu.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Ulaştırma Bakanı Lütfi Elvan’ın yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde, İstanbul’a yapılacak 3. Havalimanı ihalesiyle ilgili iddiaları gündeme getirdi. İhalenin, proje ve jeolojik etütler yeterince çalışılmadan yapıldığı, ihaleyi alan firmaların inşa sürecinde ortaya çıkan zorluklar nedeniyle işi yapmakta gönülsüz olduğu iddialarını hatırlatan Öztrak, ihaleyi alan konsorsiyumun işi ve kredi borçlarını devlete bırakıp gitme ihtimali bulunduğu yönündeki haberlerin gerçeği yansıtıp yansıtmadığını sordu.

 

-BULGARİSTAN’A NE KADAR ÖDEYECEĞİZ?

İddialardan birinin de Havalimanının Bulgar hava sahasına yakınlığı nedeniyle inecek uçakların sürekli Bulgar hava sahasını kullanacağı, yaklaşmaların ve beklemelerin Bulgar hava sahasında olacağı, bu nedenle uçakların Bulgaristan’a yüksek miktarda ödeme yapmak zorunda kalacağı Bulgaristan’ın bu nedenle DHMİ’den çok ciddi paralar istediği olduğunu belirten Öztrak, şu soruları yöneltti:

 

-VERİLEN GARANTİLER HAZİNE’NİN KÜTÜĞÜNDE GÖSTERİLİYOR MU?

“Üçüncü havalimanının inşaatı için DHMİ tarafından tasdik edilmiş bir projenin olmadığı haberleri doğru mudur? Havaalanının konumu nedeniyle buraya inecek uçakların Bulgar hava sahasına girmek zorunda kalacağı ve bu nedenle Bulgaristan’a ödeme yapılacağı doğru mudur? Doğruysa 150 milyon yolcu kapasiteli olacağı belirtilen havalimanına inecek uçaklar için Bulgaristan’a ne kadar para ödenecektir? İhaleyi kazanan konsorsiyuma kaç yolcu için ve yolcu başına ne kadarlık ücret karşılığında garanti verilmiştir? Bunun dışında Hazine veya diğer kurumlar tarafından açık ya da örtülü(yasayla belirlenmiş) hangi garantiler verilmiştir? Verilen garantilerin tamamı Hazine’nin garantili borçlar kütüğünde yer almakta mıdır?”

 

Soru Önergesinin Tam Metnine Ulaşmak İçin: Soru Önergesi_Lütfi Elvan_ 07 Kasım 2014

HÜKÜMETİN PLANINDA VAHİM HATA…

ANKARA- CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Başbakan tarafından açıklanan Öncelikli Dönüşüm Programları Eylem Planları kapsamında 2018 için verilen1,3 trilyon dolar milli gelir, yüzde 7 işsizlik hedeflerinin daha 2013’de kadük hale geldiğini belirterek, “Hükümet çok önem verdiği bir açıklamada vahim bir hata yapmıştır. Bu aslında hükümetin artık iktidar olma motivasyonunu yitirdiğini ve takati kalmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, yaptığı yazılı açıklamada, Başbakan’ın yaklaşık 1.5 yıl önce yayınlanan ve yayınlandığı anda kadük hale gelen 10. Kalkınma Planı’nın hedef ve tedbirlerini yeni bir program ve eylem planıymış gibi ısıtarak kamuoyuna sunduğunu, amacın ise piyasaların beklentilerini yönlendirmek olduğunu belirterek şunları ifade etti:

 

-ESKİMİŞ İKTİDARDAN YENİ PROGRAM ÇIKMIYOR

Bu, AKP iktidarının ciddiyetsizliğinin, iktidar motivasyonunu kaybettiğinin ve yorgun düştüğünün en somut işaretidir. Bu hükümetin miadı artık dolmuştur. Bu eskimiş iktidardan ve plandan artık yeni bir söz ve program çıkmayacağı ortadadır.

 

-CİDDİYETSİZLİĞİN BOYUTU BÜYÜK…

2013’ün Mayıs’ında ABD Merkez Bankası Başkanı’nın dünyada ucuz ve bol para döneminin sonuna yaklaştığını açıklamasıyla beraber 2014-2018 dönemi için hazırlanan 10. Kalkınma Planı geçersiz hale gelmiştir. Başbakan’ın ifade ettiği 2018’de 1,3 trilyon dolarlık milli gelir hedefi  bu kadük  planın hedefidir. Söz konusu hedef belirlenirken 2018 için öngörülen dolar kuru 1,97 TL’dir. Bugün dolar kurunun 2,28 TL seviyesinde olduğu dikkate alındığında yapılan hatanın büyüklüğü daha iyi anlaşılabilir.

-OVP’DEN DE HABERLERİ YOK

Kaldı ki Başbakan, kendi Hükümeti tarafından bir kaç hafta önce açıklanan ve daha mürekkebi kurumayan Orta Vadeli Program’dan (OVP’den) bile haberdar değildir. OVP’de 2017 için milli gelirin 971 milyar dolar olacağı öngörülmektedir. Başbakan’ın 2018 İçin 1,3 trilyon dolarlık milli gelir hedefi geçerliyse, tek bir yılda dolar cinsinden milli geliri yüzde 32 artması gerekir. Başbakan, bunun nasıl olacağını kamuoyuna açıklamalıdır.

Yine 2018’de işsizliğin %  7’ye inmesi bir hedef olarak ilan edilmiştir. Oysa aynı hükümetin OVP ’sinde 2017 için işsizliğin % 9,1 olacağı ifade edilmektedir. Hükümet işsizliği, tek bir yılda, 2 puan birden nasıl indireceğinin sırrını da kamuoyuyla paylaşmalıdır. Ortada çok ciddi bir hata vardır.

 

-VİCDANSIZ BÜYÜMENİN PATENT SAHİPLERİ

Türkiye’nin çok partili yaşama geçtiği 1946’dan 2002’ye kadar ortalama büyüme hızı olan yüzde 5,1’i,  yüzde 3’e kadar düşüren bu Hükümet’in  bırakın 2018’i, gelecek 18 haftayı bile çıkaracak hesap ve kitaptan yoksun olduğu anlaşılmaktadır. İktidar ufkunu kaybetmiş, miadını doldurmuş, yeni bir söz söyleme takati kalmamış bu hükümet, şimdi CHP’nin 2011’de açıkladığı ekonomik programdan aldığı insan odaklı ekonomi kavramıyla neden oldukları yoksulluğun, muhtaçlığın ve dönemlerinde yaşanan iş cinayetlerinin üstünü örtmeye çalışmaktadır. Soma’da, Ermenek’te, İstanbul’un rezidans inşaatlarında, tarla yollarında yüreğimizi yakan, vicdansız büyümenin patent sahibi olan bu iktidarın, Türkiye’de insan odaklı ekonomiden bahsedecek yüzü olamaz, olmamalıdır.

 

-ODAKTA İNSAN DEĞİL, KÂR VE RANT VAR

2000 yılında en zengin yüzde 1 ülkedeki toplam servetin yüzde 38’ine sahipken bugün yüzde 54’üne sahipse AKP’nin modelinde “insan” değil, “kâr ve rant” odaktadır. Bu çerçevede, AKP’nin tedbirleri ve rakamları 2013’den, teşvikleri ise 2012’den kalmış temenni paketine, iş dünyasının bu kadar tezahürat yapması da olsa olsa bu kesimin çaresizliğinin ve korkularının ifadesidir.

Ancak bu iktidar için artık yolun sonu görünmüştür. AKP’nin çiftçiyi, işçiyi, esnafı, sanayiciyi feraha çıkarmayacak boş sözleri reform diyerek artık pazarlanamaz. AKP’nin iktidar olma motivasyonu da, ciddiyeti de kalmamıştır. İçeride ve dışarıda sorun üstüne sorun çıkaran bu iktidarla Türkiye’nin gidecek yeri yoktur. Toplumu rahatlatacak, ülkemize ufuk sunacak, gençlerimize iş ve umut vadedecek adres Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

BALKAN SAVAŞLARININ 100. YILI: BU ACI TARİHİ BİLMELİYİZ

İSTANBUL – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Rumeli ve Balkanlardan sökülüp atılan Türklerin ve Müslümanların yaşadıklarının görmezden gelindiğini belirterek, “Geçmişte yaşananları soğukkanlılıkla değerlendirebilecek olgunluğa eriştik. Tarihimizin bu acılı dönemini artık bilmeliyiz” dedi. 

 

Rumeli Balkan Dernekleri Federasyonu’nun İstanbul Üniversitesi’nin işbirliğiyle düzenlediği 3. Uluslararası Balkanlar ve Göç Kongresi, İ.Ü. Fen Edebiyat Fakültesi Ord. Prof. Cemil Bilsel Konferans Salonu’nda başladı. “Balkan Savaşlarının 100. Yılı, Asimilasyon-Sürgün-Soykırım” başlığıyla düzenlenen ve 7 Kasım 2014’e kadar sürecek konferansta konuşan CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, vatan toprağı kaybetmenin ne olduğunu bilenlerin evlatlarının ve torunlarının bu konferansla çok önemli bir görevi yerine getirdiğini ifade etti.

 

19. ve 20. yüzyılda Balkanlar, Anadolu ve Ortadoğu coğrafyasında yaşananları bilmeden, bugün bu bölgelerde yaşanan sorunları anlamanın mümkün olmadığına dikkat çeken Öztrak, son iki yüzyılda yaşanan pek çok acı olayın bugün tartışıldığını, fakat Rumeli ve Balkanlardan sökülüp atılan Türklerin ve Müslümanların yaşadıklarının görmezden gelindiğini belirtti.

 

-TARİHİN EN DEHŞETLİ MEZALİMLERDEN BİRİ

Rumeli ve Balkanlardaki Türklerin ve Müslümanların tarihin en büyük mezalimlerinden birine maruz kaldığını söyleyen Öztrak, 1821 Mora İsyanıyla başlayıp 1922’ye kadar devam eden süreçte “93 Harbi” olarak bilinen 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’nın acıların zirveye ulaştığı tarih olduğunu kaydetti. Bu dönemde, Bulgaristan’dan yapılan Müslüman sığınmacılar göçünün “Can kaybı ve kitlesel olarak çekilen çile bakımından tarih boyunca görülenler arasında en dehşet verici olanlardan biri” olarak tanımlandığını ifade eden Öztrak, “Osmanlı’nın Rumeli ve Balkanlara saldığı kökler arka arkaya gelen savaşlarla koparılmaya çalışılmıştır” değerlendirmesinde bulundu.

93 Harbi, Balkan Savaşları ve 1. Dünya Savaşı’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ciddi şekilde etkilediğini belirten Öztrak, Balkanlarda Osmanlı’ya bağlı Helen ve Slav tebaanın etnisiteye dayanan bir millet olma mücadelesinin, Türklere ve Müslümanlara büyük acılara, gözyaşı ve kana mal olduğunu söyledi. Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

-CUMHURİYET KORKU VE NEFRET ÜZERİNE KURULMADI

Tarihte emperyalizmin oyunlarından en çok acı çeken bir milletin torunlarıyız. Bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşlarının önemli bir bölümünü Bulgaristan’dan, Yunanistan’dan, Arnavutluk’tan, Kosova’dan, Bosna’dan, Kafkaslardan, Rusya’dan, Ukrayna’dan ve başka yerlerden gelenler oluşturuyor. Bu insanlar yaşadıkları ciddi travmalara rağmen, yeni Cumhuriyeti, geçmişin korku ve nefreti üzerine inşa etmediler. Bu, dünya tarihinde az rastlanan bir şeydir.

 

-TAŞNAK PARTİSİ HALA TOPRAK İSTİYOR

Oysa yanı başımızdaki Ermenistan geleceğini Osmanlı’nın çözülüşü esnasında yaşanan acılar üzerine kurdu. Aşırı milliyetçi Ermeni Taşnak Partisi, Türkiye’den toprak talep etmeye hala devam ediyor. Ermeni çeteleri 1878’den itibaren Osmanlı’ya karşı ayaklandılar. Balkan Hıristiyanlarını kendilerine örnek aldılar. Rus emperyalizminin Balkanlardaki Hıristiyanlara kol ve kanat gerdiği gibi kendilerine de kol kanat gereceğini sandılar. Ermeni çeteleri Ruslarla işbirliği içinde Doğu Anadolu’da her türlü terörü estirdi. Büyük acılar yaşandı, büyük Ermenistan da hayal oldu.

 

-ARTIK GEÇMİŞTEN DERS ÇIKARACAK OLGUNLUĞA ERİŞTİK

Biz Trakya ve Anadolu’yu vatan yapmanın; yok oluştan kurtuluşun sevinciyle tüm geçmişi unutmayı tercih ettik. Mustafa Kemal Atatürk’ün üstün kişiliği ve uzak görüşlülüğü de bizim geçmişle uğraşmayı bırakıp geleceğe yönelmemizi sağladı. Ardı ardına gelen felaketlerdeki kayıplarımızın korkunçluğuna rağmen, bu kayıplarımız için yas tutmadık. Geçmişi geçmişte bıraktık. Çocuklarımız geçmişe saplanmasınlar diye tarihin bu karanlık kısmına bakmadık. Yüzümüzü geleceğe döndük. Ama artık geçmişte yaşananları soğukkanlılıkla değerlendirebilecek, tarihimizin bu acılı döneminden dersler çıkarabilecek olgunluğa eriştik.

 

-BU ACI TARİHİ BİLMELİYİZ

Tarihin bu acılı dönemini bilmenin önemini vurgulayan Öztrak şunları söyledi:

“Geçmişimizi, tarihimizin bu acılı dönemini neden bilmeliyiz? Bu topraklardan öte gidecek başka yerimiz olmadığı için, kimseye verecek bir çakıl taşımız dahi olamayacağı için bilmeliyiz. Son ve ebedi vatanımızın Anadolu ve Trakya olduğunu anlamak için bilmeliyiz. Yeni etnik husumetlere kapılmamak, eski husumetleri hortlatmamak ve yeni savaşlara neden olmamak için bilmeliyiz. Tarihin sarkacının bir daha aynı acılarla salınmaması, yaşanan acıların tekerrür etmemesi için bilmeliyiz. Dün, Ermeni meselesini Doğu’da ikinci bir Bulgaristan çıkarma projesi olarak gören; bugün ise soykırım olarak tanımlayan devletlerin, Balkanlarda Türklere ve Müslümanlara yapılan mezalim hakkında neden tek kelime etmediklerini anlamak ve anlatabilmek için bilmeliyiz. Bir 29 Ekim sabahı bu ülkenin topraklarından yabancı bir askeri gücün geçmesinin ve bunlara alkış tutulmasının milletimizin başına ne büyük belalar açabileceğini anlatabilmek için bilmeliyiz. Atatürk milliyetçiliğinden etnik milliyetçiliğe, laiklikten mezhepçiliğe savruluşun ülkemizin ve bölgemizin başına açabileceği belaları görmek için bilmeliyiz.”

 

Öztrak, bu kongreler sayesinde tarihe daha dengeli bir bakış sağlamanın, tarihi daha doğru okumanın, gelecek kuşaklara doğru öğretmenin mümkün olacağını belirterek konuşmasını bitirdi.

 

 

KAMU ELİYLE KATILIM BANKASI KURULMASININ ANAYASAYA UYGUNLUĞU TARTIŞMALI

ANKARA – CHP, kamu bankalarının katılım bankası kurmasının da önünü açan yeni torba yasayı mercek altına aldı. Anayasanın 24. maddesinde devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzeninin kısmen de olsa, din kurallarına dayandırılamayacağının açık şekilde belirtildiğini kaydeden Öztrak, “Kamu eliyle dini esaslara göre çalışacak katılım bankası kurulmasının Anayasa’ya uygunluğu tartışma konusudur” ifadelerini kullandı.   

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Hükümet tarafından Meclis’e gönderilen Bankacılık Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nı yazılı bir açıklamayla değerlendirdi.

 

– TMSF BANKALARI 2 SENE İÇİNDE TASFİYE EDECEK

Tasarıda, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na banka kurma yetkisi ve bankaların doğrudan doğruya iflasını isteme hakkı verildiğini, iflas erteleme taleplerinin de önüne geçilmesini amaçlayan düzenlemelerin öngörüldüğünü ifade eden Öztrak, TMSF’ye devredilen bankaların tasfiyelerinin kısa sürede tamamlanması amacıyla da “köprü banka” uygulamasına yasal çerçeve oluşturulduğunu belirtti. Tasarının 4. maddesiyle TMSF’ye Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun iznine tabi olmaksızın banka kurma yetkisi verildiğine ve TMSF’nin kuracağı bankanın Türk Ticaret Kanunu ve Rekabet Kanunu hükümlerinden muaf olacağına dikkat çeken Öztrak, “Yapılan bu düzenleme ile TMSF’ye devredilen bankaların hukuki varlığına derhal son verilmiş olacak ve bu bankaların 2 yıl içerisinde tasfiyesinin tamamlanması sağlanacak” dedi.

 

-KAMU KATILIM BANKASI’NIN KAYNAĞI NEREDEN?

Tasarıyla bir taraftan da kamu bankalarına Katılım Bankası kurma imkanı getirildiğini hatırlatan Öztrak, “Kamunun, bankacılık sistemi içindeki ağırlığının azaltılması ve sadece uzmanlık alanları ile ilgili faaliyet göstermesi esas ilkedir. Bu esas ilkeye karşın tasarının yasalaşması halinde, kamu yeni bir alana daha girecektir. Ayrıca, kamu bankalarının katılım bankacılığına girmesi durumunda sermayenin nereden karşılanacağı da soru işaretidir. Kamu bankaları, katılım bankası kurarken sermayesini yaptıkları faaliyetlerden elde ettikleri ‘faiz gelirinden’ mi karşılayacaktır? Eğer böyleyse, faiz geliriyle konacak sermayeyle  katılım bankası kurmak bu sistemin mantığıyla taban tabana zıttır. Yok eğer, bu katılım bankalarının kuruluşunda vatandaştan toplanan vergiler hazine tarafından kullanılacaksa bu çok daha ciddi bir sorundur. Türkiye’nin eğitim ve sağlık gibi temel alanlara yatırım yapması gerekirken, kıt kaynakların katılım bankacılığı için tahsis edilmesi ne derece doğrudur?” diye sordu.

 

-ANAYASA UYGUNLUĞU TARTIŞILIR

Anayasanın 24. maddesinde devletin sosyal, ekonomik, siyasi veya hukuki temel düzeninin kısmen de olsa, din kurallarına dayandırılamayacağının açık şekilde belirtildiğini kaydeden Öztrak, “Bu anlamda kamu eliyle dini esaslara göre çalışacak katılım bankası kurulmasının Anayasa’ya uygunluğu tartışma konusudur” ifadelerini kullandı.

 

-3 DÖNEMİ DOLDURANLARA YÖNETİM KURULU ÜYELİĞİ

KİT’lerin yönetim kurulu üyelikleri sayısının da tasarıyla 1 başkan 5 üyeden, 7 üyeye çıkarıldığını, atama yetkisinin ise doğrudan ilgili Bakana bırakıldığını belirten Öztrak, “Özelleştirme kapsamında olanlarla birlikte, iktisadi devlet teşekkülü, kamu iktisadi kuruluşu niteliğinde olan 26 kuruluş bulunmaktadır. Bağlı ortaklıklarla birlikte düşünüldüğünde bu tasarıyla, Hükümetin yandaşlarına, 3 dönemi dolduran vekillerine ve bakanlarına yeni arpalıklar oluşturduğu ortadadır” dedi.

 

IRAK’A HAYALİ UN İHRACATI İDDİALARI TBMM GÜNDEMİNDE

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, özellikle son dönemde artan Irak ve Suriye’ye hayali un ihracatı iddialarını TBMM gündemine taşıdı.

 

CHP’li Öztrak, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde, Irak’la yapılan un ticaretinde hayali ihracat şüphelerine dikkat çekti.

 

-AKP DÖNEMİNDE 14 MİLYAR DOLARLIK HUBUBAT İTHALATI

Öztrak’ın soru önergesinde yer alan bilgilere göre Türkiye’nin ağırlığını buğdayın oluşturduğu hububat ithalatında, özellikle 2007’den sonra önemli artış görüldü. AKP döneminde yapılan hububat ithalatı toplamı 13,7 milyar doları buldu. Bu dönemde hububat faslındaki dış ticaret açığı ise 12,1 milyar dolar oldu. Sektör temsilcilerinin verdiği bilgilere göre hububat ithalatının büyük kısmı Dahilde İşleme Rejimi kapsamında yapılıyor. Yani hububat ithal edenler, ithal ettikleri hammadeyi ihraç etmek üzere aldıklarını beyan ederek, ithalattaki vergi ve benzeri kamusal yüklerden kurtuluyor.

 

-İHRACAT ARTIŞI İTHALATI KARŞILAMIYOR

Diğer taraftan un, nişasta, pastacılık ürünleri gibi işlenmiş hububat ürünlerinin ihracatında da özellikle son 4 yıldaki artışla 8,9 milyar dolarlık ihracat rakamına ulaşıldı. Yine sektör temsilcilerinin açıklamalarına göre bu ihracatın önemli bir bölümü Irak ve Suriye gibi yakın komşulara yapılıyor. Son bir yılda Irak’a yapılan un ihracatı 351 milyon dolara ulaşmış durumda. Hububat ve işlenmiş hububat türevlerinin toplam dış ticaret dengesine bakıldığında ise bu ürün grubunda Türkiye’nin “net ithalatçı” olduğu görülüyor.

 

-HAYALİ İHRACATLA İLGİLİ SORUŞTURMA VAR MI?

Özellikle son dönemde Irak ve Suriye’ye “hayali un ihracatı” yapıldığı yönünde iddiaların arttığını belirten Öztrak, “Buna bağlı olarak, Dahilde İşleme Rejimi kapsamında gerçekleştirilen buğday ithalatının yurtiçi tüketimde kullanıldığı ve Türk çiftçisinin mağdur edildiği” iddialarını şu sorularla gündeme taşıdı:

 

“Son 12 yılda, yıllar itibariyle, Irak, Suriye ve diğer komşu ülkelere yapılan un ihracatı, miktar ve değer olarak, ne kadardır? Son 12 yılda, yıllar itibariyle, DİR kapsamında dışarıdan ithal edilen buğday miktarı ve bedeli ne kadardır? Son 12 yılda, yıllar itibariyle, Irak ve Suriye’ye yapılan un ihracatı karşılığında DİR kapsamında yapılan buğday ithalatının her bir ülke için miktarı ve tutarı ne kadardır? Son 12 yılda, yıllar itibariyle, DİR kapsamında yapılan buğday ithalatı neticesinde devlet ne kadar vergi, fon ve benzeri gelirlerden vazgeçmiştir? DİR kapsamındaki buğday ithalatındaki artışın, Irak ve Suriye’ye yapılan hayali un ihracatı karşılığında gerçekleştiği yönündeki iddialarla ilgili herhangi bir soruşturma yapılmış mıdır? Bu soruşturma kapsamında yıllar itibariyle hayali ihracat miktar ve tutarları ne kadardır?”

Soru Önergesinin Tam Metnine Ulaşmak İçin: Soru Önergesi_Nihat Zeybekci_20Ekim2014

TORBA YASA İŞ DÜNYASINI TEHDİT EDİYOR

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, getirilen yeni torba yasadaki düzenlemelerle, muhalif iş adamlarının mal varlığına el koymanın yolunu açan hükümetin, iş dünyası üzerinde büyük bir baskı kurduğunu belirtti.

 

Orta Vadeli Plan’da önümüzdeki 3 yılda büyümenin önemli bir kısmının özel sektör yatırımlardan gelmesinin öngörüldüğünü hatırlatan Öztrak, “Artan jeopolitik ve ekonomik riskler karşısında zaten gerçekçiliği tartışmalı olan bu hedefler, Hükümetin mülkiyet hakkını tehdit ederek yatırımcıyı caydıran bu uygulamalarıyla, tamamen ulaşılmaz hale gelmektedir” değerlendirmesinde bulundu.

 

Öztrak, azalan yatırımların işsizlikte artışa, büyümede ve kişi başına gelirde azalışa neden olacağını belirterek, “Hatalı ekonomi politikalarının, yanlış yönetimin, yasa kural tanımamanın Türkiye’ye ve vatandaşlarımıza faturası budur” dedi. 

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Öztrak, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ekonomisinde 2007’den bu yana keyfi yönetimin bir kural haline geldiğini, Hükümetin son torba yasada yaptığı mal varlığına el koymayla ilgili düzenlemelerle iş dünyasını kıskaca aldığını belirterek şunları ifade etti:

 

-EL KOYMANIN ALTYAPISI

Hükümet sözcüsünün bundan böyle torba yasa getirmeyecekleri yönündeki açıklamasının daha dumanı tüterken getirilen son torba yasada, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun mal varlığına el koymayı düzenleyen maddesinde önemli bir değişikliğe gidilmektedir. Hükümet, mal varlığına el koyma gerekçelerine “Hükümete karşı suç”, “Yasama organına karşı suç” gibi ne olduğu tam anlaşılmayan, müphem ve muğlak yeni suçlar ekleyerek, hoşuna gitmeyen iş adamlarının mal varlıklarına el koymanın altyapısını hazırlamaktadır. Hükümet bununla da yetinmeyerek, savunma hakkını kısıtlamak üzere bir takım yeni düzenlemeleri torba kanuna eklemiştir. Getirilen düzenlemeyle savunma makamının soruşturma dosyasını inceleme yetkisi kısıtlanmaktadır. Bu teklifin yasalaşması halinde, iş adamlarının mal varlığına soruşturma kapsamında el konabilecek, mal varlığına el konan işadamının kendini savunması zorlaştırılacak, ne kadar süreceği belli olmayan soruşturma süresince mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunamayacak, bu da ciddi zararlara yol açacaktır.

 

-İŞ ADAMI YANDAŞ OLMAYA ZORLANIYOR

Bu düzenlemeyle iş adamları yandaş olmaya zorlanmakta, iş adamları “Mal varlığımızı korumak için AKP’ye üye mi olmalıyız?” deme noktasına getirilmektedir. Bir zamanlar sermayenin rengi olmaz diyenler artık sermayeyi tek renk olmaya zorlamaktadır.

-KEYFİ YÖNETİMİN SON NOKTASI

İç ve dış siyasette sıkıştıkça toplumun her kesimine baskıyı artıran AKP’nin 2007’den bu yana kural haline getirdiği keyfi yönetimin ulaştığı son nokta iş adamlarının mal varlıklarını müsadere etmenin yolunu açmaktır. AKP döneminde yasalar bağlayıcı kurallar olmaktan çıkmış, teferruat haline gelmiştir. Kamu İhale Kanunu 32 kez değiştirilmiş, 70 maddelik kanunun maddelerinde yapılan değişiklik sayısı 135’i bulmuştur. MİLGEM, köprü ve otoyol ihaleleri önceki Başbakan’ın iki dudağından çıkan keyfi sözlerle iptal edilmiş, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu’nun(DEİK) yapısı ve yönetimi bir torba yasayla değiştirilmiş, yönetimine el konmuştur.

 

-GÜVEN OLMAZSA, NE YATIRIM OLUR NE İŞ

Küresel ekonomide likiditenin daraldığı, ülkelerin finansman bulmakta zorlanmaya başladığı bu dönemde hukuk tanımazlığın, kurallı ekonominin dibine dinamit koymanın Türkiye’ye faturası ağır olur. Adalete güvenin yıpratıldığı, düzenleyici ve denetleyici kurulların bağımsızlığının tartışıldığı, yatırımcının mal güvenliğinin temin edilemediği, özetle yatırımcının hukuki ve ekonomik güvenliğinin olmadığı bir ülkeye yatırımcıların güven duymasını, kalıcı ve nitelikli yatırımların gelmesini beklemek mümkün değildir. Kaldı ki 2012 yılından bu yana uygulanan yanlış politikalar nedeniyle yatırımlar hızla azalmaktadır. Son iki buçuk yılın iki yılında, özel sektör yatırımlarının büyümeye katkısı negatiftir.

 

-OVP HEDEFLERİ ULAŞILMAZ HALE GELİYOR

Buna karşın OVP’de, 2015’te büyümenin %28,7’sinin; 2016’da %35,7’sinin, 2017’de ise %43,6’sının özel sektör yatırımlarından gelmesi planlanmaktadır. Artan jeopolitik ve ekonomik riskler karşısında zaten gerçekçiliği tartışmalı olan bu hedefler, Hükümetin mülkiyet hakkını tehdit ederek yatırımcıyı caydıran bu uygulamalarıyla, tamamen ulaşılmaz hale gelmektedir. Evdeki hesabın çarşıya uyması için Hükümetin, yatırımcıları ürkütmek, risk algısını artırmak yerine güven ortamını artıracak, yatırımcıları teşvik edecek politikalar izlemesi gerekmektedir.

 

-VATANDAŞA FATURASI, İŞSİZLİK VE FAKİRLİK   

Yatırım ve iş yapma imkânlarının daraltıldığı bir ülke, gençlerine iş imkânı yaratamaz. Çift hanelere dayanan işsizlik bunun ispatı niteliğindedir. Yatırımın, işin olmadığı ülkede vatandaşın geliri artmaz, ekonomide sürdürülebilir ve istikrarlı bir büyüme sağlanamaz. İşte hatalı ekonomi politikalarının, yanlış yönetimin, yasa kural tanımamanın Türkiye’ye ve vatandaşlarımıza faturası budur.

Saray Fukaranın Tavuğunu Rantiyelerin, Faiz Lobilerinin Folluğuna Yumurtlatıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin bu yılın Ocak-Kasım dönemine milyonlarca çiftçi ve esnafa reva gördüğü desteğin, bir avuç faiz lobisine ve yandaşa...
Devamını oku

Ekonomi Arabasının Motoru Boğuldu, Şanzımanı Dağıldı

CHP’li Öztrak, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleden sadece faiz lobileriyle sıcak para partileri vermeyi anladığını belirterek, “Yüksek faiz ve kontrollü kura...
Devamını oku

Tutuklanan TCMB Başkan Yardımcısının Attığı Diğer İmzalar Hakkında İç Soruşturma Yapıldı Mı?

CHP’li Öztrak, Bankalararası Kart Merkezi soruşturması kapsamında tutuklanan, Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Emrah Şener’in TCMB’deki görevi sırasında attığı diğer imzalarla...
Devamını oku

Resmi İşsiz Sayısı İle Gerçek İşsiz Sayısı Arasındaki Fark İlk Kez 10 Milyonu Aştı

CHP’li Öztrak, Haziran ayında gerçek işsiz sayısının 13,4 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını; resmi işsiz sayısı ile gerçek işsiz sayısı...
Devamını oku

Sadece İstatistiklerle Yalan Değil; İstatistiklerle Talan

CHP’li Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı rakamının beklentilerin ve diğer kurumların hesaplarının çok altında kaldığına, market fiyatlarındaki değişimler ile TÜİK’in...
Devamını oku

Faiz Harcamalarının Bütçe Üzerindeki Baskısı Artıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin hukuk tanımazlığı nedeniyle artan faizlerin bütçe üzerine her ay daha fazla baskı yaptığına dikkat çekerek, “İlk 4...
Devamını oku

Milli İradeye Darbe Süreci Ekonomik Görünümü Bozdu

CHP’li Öztrak, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndaki Türkiye ekonomisiyle ilgili tahminlerin, Sarayın millet iradesine darbe süreci sonrasında kötüleştiğine dikkat çekerek, “Uluslararası...
Devamını oku

Satılan Milyarlarca Dolar Rezervi Kimler Topladı

CHP’li Öztrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından mali piyasalarda yaşanan tsunami sırasında ülkenin 40 milyar dolardan fazla...
Devamını oku

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için sağ tarafta yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com