Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBlog style 1

YATIRIM İŞTAHINDAKİ ZAYIFLAMA BÜYÜMEYİ TEHDİT EDİYOR

ANKARA – CHP’nin ekonomi raporuna göre üretimde durgunluk ve yavaşlama kaygı verici. Üretim verileri yılın ikinci üç ayında parlak değil. Yatırım iştahı dibi gördü, işadamları giderek yok olan güven algısı nedeniyle 2,5 yıldır yatırım yapmaktan kaçınıyor, yatırım iştahındaki zayıflama Türkiye’nin büyümesini tehdit ediyor.

 

Ekonomideki tablo yabancıların da gözünden kaçmıyor. Hükümet, Merkez Bankaları’nın kulübü olarak bilinen Uluslararası Ödeme Bankası’nın(BIS) uyarılarına kulaklarını tıkıyor. BIS’e göre “vatandaşları en hızlı borçlanan ülke” olan Türkiye “balon ekonomiler” arasında sayılıyor. Dünya ekonomisinde bol paranın çekileceği günler yaklaşırken, Türkiye ve benzer ülkelerin acilen tedbir alması gerekiyor. Ama Hükümet tedbir yerine faizleri indirip vatandaşları daha fazla borçlandırarak seçimleri kotarmanın peşinde…    

 

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı’nın Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak koordinasyonunda hazırladığı 99. Ekonomik Görünüm Raporu’nda sanayi üretiminde görülen yavaşlama ile İmalat Sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi’ndeki(PMI) düşüş birlikte değerlendirildiğinde, Türkiye ekonomisini Haziran ayında parlak bir tablonun beklemediği ifade edildi.

 

-VERİLER, ÜRETİMDE ÇARKLARIN YAVAŞLADIĞINI GÖSTERİYOR

Rapora göre Mayıs’ta sanayi üretiminde, geçen yıla göre yüzde 3 artış beklenirken gerçekleşme bunun yarısında kaldı. Mevsim ve takvim etkisinden arınmış sanayi üretimi ise bir önceki aya göre yüzde 1 geriledi. Bu, geçen yılın Ekim ayından bu yana gerçekleşen en sert düşüşü işaret ediyor. Mevsim ve gün etkilerinden arınmış üç aylık ortalama üretim verileri ekonomideki durgunluğu ve yavaşlamayı teyit ediyor.

 

-HAZİRAN VERİLERİ “SICAK” OLACAK

Haziran ayı üretim verileri de parlak sinyaller vermiyor. İmalat Sanayi Satın Alma Yöneticileri Endeksi’nin(PMI) 50,1’den Haziran’da 48,8 değerine gerilediğine dikkat çekilen raporda, PMI’nın üretim hacmi endeksinin Haziran’da 47,8’le 2009 Nisan ayından bu yana en düşük seviyesine düştüğü ifade edildi. Raporda, “Haziran’da gerek imalat gerekse toplam sanayi üretiminin zayıf geleceğini şimdiden söyleyebiliriz. Dolayısıyla bu yılın ikinci üç ayında sanayi katma değerinden büyümeye gelecek katkının da, ilk üç aya göre sınırlı kalacağı şimdiden anlaşılıyor” değerlendirmesinde bulunuldu.

 

-YATIRIM İŞTAHI AZALIYOR

Yatırım malı üretimi ve ithalatındaki gelişmelerin de Türkiye’deki yatırım iştahının azalmaya başladığını gösterdiğinin kaydedildiği rapora göre Mayıs ayı itibariyle yatırım malı üretimindeki artış yüzde 0,3’te kaldı; mevsim ve gün etkisinden arınmış yatırım malı üretimi ise Mayıs’ta bir önceki aya göre yüzde 5,7 düştü. Bu aynı zamanda 2012 Haziran ayından bu yana bu gruptaki en sert üretim düşüşü. Üretim seviyesi olarak bakıldığında da yatırım malı üretimi 2013’ün Ocak ayı seviyelerine kadar geriledi. Mayıs’ta yatırım malı ithalatı ise, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 5,5 düştü. Özel sektör yatırımlarının büyümeye katkısının 2012’den bu yana zayıf seyrettiğinin kaydedildiği raporda, “Son 2,5 yıldır ekonomik aktörler yatırım yapmaktan kaçınıyor. Yatırım iştahındaki zayıflama Türkiye’nin orta vadede üretim kapasitesi ve büyüme potansiyeli açısından önemli bir risk. Bu riski besleyen en önemli husus ise ekonomide güven algısının giderek yok olması” denildi. CHP’nin raporuna göre üretime ilişkin bu veriler, enflasyon cephesinde işler iyi gitmese de Hükümetin TCMB üzerinde faiz baskısını daha da artıracağı anlamına geliyor.

 

-BORÇ YİYEN CEBİNDEN YER

“Merkez Bankaları’nın kulübü” olarak bilinen Uluslararası Ödeme Bankası’nın(BIS) yayınladığı 84. Yıllık Raporu’na da değinilen CHP Ekonomik Görünüm Raporunda, BIS’in politikacıların “ne pahasına olursa olsun büyüme” yaklaşımının uzun vadede ekonomide ciddi risklere sebep olacağı uyarısında bulunduğu kaydedildi. CHP’nin raporunda, şu hususlara dikkat çekildi:

 

Gelişmiş ülkeler krizden çıkış sürecinde küresel ekonomiye trilyonlarca dolar pompaladı. Bu likidite Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomilere akarak kredi ve borçlanma imkanlarını olağanüstü rahatlattı. Ucuz kredi ve uygun borçlanma imkanı gelişmekte olan ülkelerde hem şirketlerin hem de ailelerin borçlarını artırdı. Yine bu süreçte gelişmiş ekonomilerde varlık fiyatları düşerken, ucuz kredi ve borçlanma imkanları gelişen ekonomilerde varlık fiyatlarını şişirdi. Kredi ve borçlarla şişirilen finansal balonda yaşanacak bir sönme, büyüme ve istihdam üzerinde, normal bir durgunluğa göre çok daha yüksek maliyet çıkarır.

 

-VATANDAŞI BORÇLANDIRMADA BİRİNCİ

BIS Raporuna göre hem 2010-2013 verileri hem de en güncel veriler itibariyle reel kredi artışı en yüksek ülke Türkiye. Yani bankalara borcu en hızlı artan vatandaşlar Türkiye’de yaşıyor. Konut fiyatlarında da reel olarak artış yaşayan ülkeler arasında Türkiye’nin ismi yer alıyor.

 

-TÜRKİYE BALON ÜLKELER ARASINDA, DURUM HASSAS

BIS Raporuna göre; Türkiye, finansal genişleme (balon) sürecini yaşayan ülkeler arasında. Aynı süreci yaşayan diğer ülkeler ise Hindistan, Çin, Şili, Brezilya. Finansal balonun şiştiği ülkelerde, balonun söneceği döneme hazırlık yapılmalı. Balonun şiştiği ekonomilerde makro ihtiyati tedbirler alınmalı, para politikasında da daha sıkı bir politika çerçevesine yönelik ayarlamalar yapılmalı. Politika yapıcılar şu ana kadar sadece makro ihtiyati tedbirlerle finansal genişlemeyi önlemeye çalıştılar. Oysa, para politikasının genişlemeci olduğu bir ortamda bu ihtiyati tedbirler işe yaramaz. Para politikasındaki çelişki de burada ortaya çıkıyor. Para politikasının sıkılaştırılması, yani faizlerin artırılması ile borçluluğu yüksek şirket ve ailelerin borç yükü daha da artar, faizler düşük tutulursa borçlanma hızlanır. Özellikle finansal balonun en son aşamasındaki ekonomiler, hassas bir durumla karşı karşıya.

 

-AKP POPÜLİZME DALACAK, BORÇLAR BOĞAZI AŞACAK

CHP’nin raporunda, Türkiye’nin 2015 ortasına kadar hızlı bir seçim takvimiyle karşı karşıya olduğu, bu dönemde popülist politikalara hız veren AKP’nin BIS’in uyarı ve önerilerine kulak verme ihtimalinin ise çok düşük olduğu kaydedildi. CHP’nin ekonomi raporunda, BIS’in uyarılarına rağmen Hükümetin faiz indirimi yoluyla vatandaşları borçlandırarak tüketime yönlendirmeye çalıştığı vurgulandı.

 

-RİSK VAR, SORUMLU İKTİDAR YOK

Bütçe dengelerinin her ay daha da bozulduğunun ifade edildiği raporda, “BIS’in 2014 için yayımladığı ‘büyüme’, ‘enflasyon’, ‘cari açık’ tahminleri de Türkiye’nin hem enflasyon hem de cari açık konusunda diğer ülkelerden nasıl ayrıştığını gözler önüne seriyor. Dolayısıyla Türkiye’nin önümüzdeki çok kıymetli bir zaman dilimini seçimler için heba edecek imkanı yok. Ancak maalesef ortada durumun ciddiyetini anlayacak sorumlu bir iktidar da yok” denildi.

Raporun Tam Metnine Ulaşmak İçin: RAPOR_No_99

HÜKÜMET ÇOK KIYMETLİ BİR ZAMAN DİLİMİNİ ERDOĞAN’IN KİŞİSEL İKBAL TARTIŞMALARIYLA HEBA EDİYOR

ANKARA- CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, üretimde düşüşün, Bütçe ve Hazine dengelerindeki bozulmanın, bölgedeki sorunların etkisiyle ekonomide riskler artarken, Hükümetin bununla ilgilenmek yerine Erdoğan’ın siyasi geleceğine odaklandığını belirterek, “Ekonomimizde çok ciddi kırılganlıklar birikmişken, çok kıymetli bir zaman dilimini Tayyip Erdoğan’ın kişisel ikbal tartışmalarıyla heba ediyoruz. Tayyip Erdoğan hükümeti rahat bırakmalı, bir an önce asli görevine dönmesine izin vermelidir” dedi.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak TBMM’de düzenlediği basın toplantısında ekonomik ve siyasi gelişmeleri değerlendirdi. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin yaklaştığını hatırlatan Öztrak, Cumhurbaşkanı seçilen adayın üzerine aldığı görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücüyle çalışacağına namusu ve şerefi üzerine ant içeceğini hatırlatarak, “Adaylardan birisi, seçildiği takdirde ‘tarafsız bir Cumhurbaşkanı’ olmayacağını peşinen ifade ederek, bu yeminin en önemli gereklerini yerine getirmeyeceğini kamuoyuna ilan etti” diye konuştu.

 

Erdoğan’ın vizyon belgesini açıklamasına ihtiyaç olmadığını, 12 yıllık icraatında vizyonunun açık şekilde görüldüğünü ifade eden Öztrak, Erdoğan’ın halkı etnik temelde ve mezhep temelinde bölerek, çevreye sahip çıkan gençlere TOMA’lar ve biber gazıyla saldırarak vizyonunu ortaya koyduğunu ifade etti. Erdoğan’ın önce insanları borca batırdığını, ardından ekmek parası için madenci olarak toprağın altına gönderdiğini, sonra da denetimsizlik ve istismar nedeniyle Türkiye’nin tarihin en acı maden kazalarından birini yaşadığını belirten Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

-DEVLETİN İMKANLARINI KULLANIYOR, MİLLETİN ADAYIYIM DİYOR

“O madenlerdeki ölümleri işin fıtratına bağladı. Millete hakaretler yağdırdı. ‘Beni yuhalarsan tokadı yersin’ dedi. Hukukun üstünlüğüne ve yargı bağımsızlığına saldırmaktan çekinmedi. Kuvvetler ayrılığını ayak bağı olarak gördü. Milletimizin şan ve şerefini koruyamadı. 2003’de ‘Türk Ordusunun başına çuval geçirilmesine, 2014’de 49 vatandaşının konsolosluğumuzdan rehin alınmasına’ kayıtsız kaldı, yok saydı. Türkiye’yi bölgedeki tüm komşu ülkelerle kavgalı hale getirdi, ülkemizi yalnızlaştırdı. Bu vizyonun sahibi Recep Tayyip Erdoğan, seçim sürecinde Devletin arabasını, uçağını, parasını, imkanlarını acımasızca kullanıyor. Sonra da çıkıyor ‘Ben devletin değil, milletin adamıyım’ diyor. Arkasında valilerle, emniyet müdürleriyle, bürokratlarla milletin adayı olmaz milletin adayının arkasında millet olur.”

 

-EN ŞİDDETLİ KAVGA EKONOMİ YÖNETİMİNDE OLACAK

Erdoğan’ın bir taraftan çıkmayı hedeflediği Cumhurbaşkanlığı makamını tahkim etmeye çalışmanın, diğer taraftan hakkındaki iddialar karşısında hem kendisini, hem ailesini hem de mal varlığını korumanın telaşını yaşadığını söyleyen Öztrak, “Bu hesabın hiç bir yerinde millet yok, kendini koruma kaygısı ve menfaat var” dedi. Erdoğan’ın bu süreçte kişisel savaşında kendisinde taraf olmayanlara ve “kendi bagajını taşımaya ortak olmayanlara” partisinin içinde de olsa açık şekilde cephe aldığını kaydeden Öztrak, bu kavganın en şiddetli geçeceği alanın ise ekonomi yönetimi olacağını söyledi. Öztrak, “Ekonomimizde çok ciddi kırılganlıklar birikmişken, çok kıymetli bir zaman dilimini Tayyip Erdoğan’ın kişisel ikbal tartışmalarıyla heba ediyoruz. Tayyip Erdoğan hükümeti rahat bırakmalı, bir an önce asli görevine dönmesine izin vermelidir” uyarısında bulundu.

 

ABD Merkez Bankası’nın para musluklarını kısmasıyla ekonomideki risklerin görünür hale gelmeye başladığını, Hükümetin ise ekonomideki sorunları çözmek yerine Erdoğan’ı Başkan yapmak için TCMB’yi ve diğer bağımsız kurumları hırpalamakla meşgul olduğunu ifade eden Öztrak, ekonomiden gelen sinyallerin giderek bozulduğuna vurgu yaptı.

 

-ÜRETİMDE SERT DÜŞÜŞ

Mayıs ayı sanayi üretiminin beklentilerin çok altında gerçekleştiğine, mevsim ve takvim etkisinden arınmış sanayi üretiminin bir önceki aya göre yüzde 1 gerilediğine dikkat çeken Öztrak, “Bu, geçtiğimiz yılın Ekim ayından bu yana, üretimde gerçekleşen en sert düşüş” diye konuştu. Öztrak, sanayi üretimindeki düşüşün ve büyüme rakamlarını da etkileyeceğini belirterek, “Mayıs ayına ait üretim verilerinin detayları ülkede yatırım iştahının hızla gerilediğini açıkça gösteriyor” dedi. Özel sektör yatırımlarının büyümeye katkısının 2012’den bu yana zayıf seyrettiğini, son 2,5 yıldır ekonomik aktörler yatırım yapmaktan kaçındığını ifade eden Öztrak, yatırım iştahındaki zayıflamanın Türkiye’nin orta vadede üretim kapasitesi ve büyüme potansiyeli açısından önemli bir risk oluşturduğunu söyledi. Irak’ta yaşanan karışıklığın da ekonomiyi tehdit ettiğini belirten Öztrak, bölgeyle ticaret yapan ihracatçıların, müteahhit ve taşıma sektöründeki firmaların devlete olan sigorta ve vergi borçlarının ertelenmesi, Eximbank imkanlarının kullanılması, firmaların uygun koşullarla krediye erişiminin sağlanması konusunda bir eylem planının uygulamaya konması çağrısında bulundu.

 

-HÜKÜMET UYARILARA KULAK ASMIYOR, POPÜLİZME DEVAM EDİYOR

Uluslararası Ödemeler Bankası(BIS) raporlarına göre bankalara borcu en hızlı artan insanların Türkiye’de yaşadığını anlatan Öztrak, reel olarak konut fiyatları en hızlı artan ülkeler arasında Türkiye’nin sayıldığını, bu nedenle Türkiye’nin finansal genişleme yani balon sürecini yaşayan ülkeler arasında sayıldığını söyledi. BIS’in finansal balonun şiştiği ülkelere uyarılarda bulunduğunu, ancak Hükümetin Başbakanın baskısıyla seçimler öncesinde bu uyarı ve önerilere kulak vermeyeceğinin görüldüğünü söyleyen Öztrak, Erdoğan’ın TCMB’ye faizlerin indirilmesi yönünde yaptığı baskıların bunun göstergesi olduğunu, Hükümetin borçlanma koşullarını rahatlatıp milleti borçlanarak tüketmeye yönlendirerek popülist politikalarını devam ettirmeyi planladığını ifade etti.

 

-GÖREV MİLLETE DÜŞÜYOR

Ekonomideki bu kritik dönemde Hükümetin Türkiye’nin önünde kalan çok kıymetli bir zaman dilimini Erdoğan’ı Başkanlığa oturtmak için heba ettiğini belirten Öztrak, “Tayyip Erdoğan’ın başbakanlık makamını işgalden vazgeçip Hükümeti gereken adımları atmakta rahat bırakması gerekiyor. Ancak maalesef ortada bu durumun ciddiyetini anlayacak sorumlu bir lider de, iktidar da yok. Artık görev millete düşüyor. Millet Ağustos’ta yapılacak Cumhurbaşkanlığı seçimini kendisi için bir fırsata çevirmeli ve bu iktidara ciddi bir uyarı şamarı atmalıdır” dedi.

 

-DOLAR MUSLUĞU KAPANDI, AKP İLE EKONOMİDEKİ RİSKLER ARTIYOR

Öztrak, Hükümetin 100 bin esnaf ve işletmeyi fişlediği ve muhalif şirketlerin tasfiyesi için plan hazırladığı iddialarının sorulması üzerine şunları söyledi:

“Ekonomi iç içe geçmiş bir yapıdır. Yıllardır bu ülkede sermayenin rengi olmadığı söylenir. İşletmeleri tasnif etmeye başlayıp bunları batırmaya kalkarsanız bunun faturası millete çıkar. İstihdam yaratan işletmeleri şuna yakındın diyerek batırmaya kalkan iktidar bunun benzerini geçmişte de yaptı. Bir noktaya kadar geldi, sonra geri adım atmak zorunda kaldı. Kendi sermayesini oluştururken, kendinden olmayan sermayeyi ciddi şekilde cezalandırmaya kalktı. Ama bir şeyin farkında değil. AKP döneminde dünya ekonomisinde uygun bir konjonktür vardı. Dünya dolara boğuldu. Yapılan hataları kimse görmedi. Görmek de istemedi. Kendi memleketinden sıfır faizle para alan yabancı, geldi Türkiye’de yüzde 9’la sattı. Nerede vardı dünyada böyle imkan? İşte şimdi bu bitti. Bu bitince sizin Türk ekonomisinde yapacağınız her yanlış millete misliyle bedel ödetir. Bunun farkında değiller. Paranın kıt olduğu dönemde ekonomi nasıl yönetilir bilmiyorlar; piyasalar neye nasıl tepki verir tahmin bile edemiyorlar. Bu ekonomi açısından çok ciddi bir risk.

IRAK’TAKİ KAOSTAN ETKİLENEN FİRMALARA UYGUN KREDİ VERİLECEK Mİ?

ANKARA- CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Irak’ta yaşanan kaosun Türkiye ekonomisine etkilerini TBMM gündemine taşıdı. Türkiye’nin Irak’a ihracatının yaşanan olaylar sonrasında tek bir ayda 252 milyon dolar düştüğünü ifade eden Öztrak, Hükümete, “Alacaklarını tahsilde sıkıntı çeken firmalarımızın sigorta, vergi vb. kamusal yükümlülüklerini ertelemeyi düşünüyor musunuz? Yine Irak’ta yaşanan kriz nedeniyle mali sıkıntı çeken firmalara uygun şartlarla kredi vermeyi planlıyor musunuz?” diye sordu.  

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Ekonomi Bakanı Nihat Zeybekci’nin yanıtlaması talebiyle verdiği soru önergesinde AKP’nin dış politikadaki hataları nedeniyle “komşularla sıfır sorun” denerek takdim edilen politikaların “komşularla sırf sorun” haline geldiğini, bunun da Türkiye için ciddi riskler oluşturduğunu ifade etti. Irak’ta büyüyen kaosun Türkiye ekonomisine doğrudan ve dolaylı pek çok olumsuz etki yaptığını belirten Öztrak, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) Haziran ayı ihracat rakamların da bu olumsuz etkileri teyit ettiğini belirtti. TİM verilerine göre Haziran’da Irak’a yapılan ihracatın geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,2 gerileyerek 726,7 milyon dolara düştüğünü, geçtiğimiz yılın eğilimleriyle bakıldığında tek bir aylık ihracat kaybının 252 milyon dolar olduğunu ifade eden Öztrak, sektör temsilcilerinin verdiği bilgilere göre Irak’a giden TIR sayısında da krizle beraber yüzde 70’e yakın bir gerileme olduğunu kaydetti.

 

Türk TIR’larının Irak’ın Güneyine ve körfez bölgesine erişiminin giderek güçleşmesinin Türkiye’nin Ortadoğu bölgesine yapacağı ihracatı da olumsuz etkileyeceğini ifade eden Öztrak, hem ihracatta artan riskleri dengelemek üzere alternatif pazarların aranması, hem de Irak’ın Güneyine erişim için alternatif güzergahların bulunmasının büyük önem kazandığını hatırlatarak şu soruları yöneltti:

 

“-Irak’ta yaşanan krizin Türkiye ekonomisine bu yıl getireceği maliyetin ne olacağını tahmin ediyorsunuz? Bu maliyetin ihracatçı sektörler, ulaştırma sektörü, müteahhitlik ve diğer hizmet sektörleri için dağılımı nedir?

-Irak’ta yaşanan kriz ve kaosun etkilerini hafifletmek için Hükümetiniz ne tür önlemler almaktadır?

-Irak’ın Güneyine ve Körfez bölgesine erişim için alternatif güzergah arayışına başladınız mı? Bu alternatif güzergahların taşıma maliyetlerine ekleyeceği masraflar yüzde olarak ne kadar maliyet artışına yol açacaktır? Bunu telafi etmek üzere bir tedbir düşünüyor musunuz?

-Yaşananlar nedeniyle Irak’tan alacaklarını tahsil edemeyen “ihracatçı”, “müteahhit”, “taşıma ve ulaştırma” firmalarımız bulunmakta mıdır? Alacaklarını tahsilde sıkıntı çeken firmalarımızın sigorta, vergi vb. kamusal yükümlülüklerini ertelemeyi düşünüyor musunuz? Yine Irak’ta yaşanan kriz nedeniyle mali sıkıntı çeken firmalara uygun şartlarla kredi vermeyi planlıyor musunuz?”

Soru Önergesinin Tam Metni İçin: Soru Önergesi_Ekonomi Bakanı_IRAK_7 Temmuz 2014doc

ANAYASA TORBA YASAYLA DELİNİYOR

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Torba Yasada mahkemelerin kamu görevlilerinin atanması, görevden alınması, görev yerini değiştirilmesi gibi konularda verdiği iptal kararlarının idare tarafından uygulanmasına 2 yıl süre tanıyan bir düzenleme de yer aldığını belirterek, “Nerede kaldı ‘Mahkeme kararları idare tarafından gecikmeden uygulanır’ diyen Anayasa hükmü? Anayasa açıktır, kuvvetler ayrılığının da gereği budur” diye konuştu.

 

Öztrak, AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un açıklamalarıyla gündeme gelen TCMB vesayeti tartışmalarına da değinerek, “Bu, ‘Ben artık mali disiplinden sıkıldım, enflasyon kimin umurunda gaza basalım büyüyelim’ demektir. Hepimiz yüksek hızla büyümenin yollarını bulmanın peşindeyiz. Ama Sayın Kurtulmuş’un önerdiği bu yol Türkiye’yi geçmişte felakete sürükleyen yoldur” diye konuştu. 

 

Tekirdağ ve Trakya bölgesi başta olmak üzere çiftçilerin bu yıl önemli bir sorunla karşı karşıya olduğunu kaydeden Öztrak, buğday hasadı bitmek üzere olmasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi’nin halen bir müdahale fiyatı açıklamadığını, yoksul çiftçinin tüccarların insafına terk edildiğini söyledi. Öztrak, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fiyatını belirleyip buğday alımına derhal başlaması gerektiğini ifade etti.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak TBMM’de düzenlediği basın toplantısında ekonomideki ve siyasetteki son gelişmeleri değerlendirdi. IŞİD’in elindeki Türk TIR şoförlerinin serbest bırakıldığını hatırlatan Öztrak, Türkiye’nin Musul Konsolosluğunda rehin alınan 49 vatandaşın da biran önce dönmesinin en büyük temennileri olduğunu ifade etti. Kurtulan şoförlerin basından adeta köşe bucak kaçırıldığını ifade eden Öztrak, “Şoförlerimize konuşma yasağı getiriliyor. Bu neyin telaşı? Hükümet neyi gizlemenin, neyi saklamanın peşinde?” diye sordu. Öztrak, Konsoloslukta rehin alınan 49 vatandaşın yurda dönüşünün seçim takvimine endekslendiği yönündeki iddiaları hatırlatarak, “AKP’nin seçimleri kazanabilmek için kimlerle iş birliği yapabildiğini, nelere evet dediğini, ne tür tavizler verebildiğini yakın zamandaki gelişmelerden görebiliyoruz. Dolayısıyla bu konuda şüphe duymak için meşru gerekçelerimiz var” diye konuştu.

 

-ORTADOĞU KAYNIYOR, YENİ PAZARLARA AÇILMAK GEREKİYOR

Musul’da yaşanan sürecin Türkiye ekonomisine etkilerinin görülmeye başladığını ifade eden Öztrak, Irak ve Ortadoğu’da risk altına giren ticaretin ikame edilmesini sağlayacak alternatif pazarlara açılmanın zorunlu olduğunu, ancak son bir kaç aydır TL’de yeniden başlayan değerlenme sürecinin sürmesinin bunu zorlaştırdığını söyledi.

 

-MEMUR ZAMMI ERİDİ GİTTİ

Kur gibi yüksek enflasyonun da Türk ihracatçının maliyetlerini artırdığını ve rekabet gücünü zayıflattığını ifade eden Öztrak, Cumhurbaşkanlığı seçiminin sonrasına, yani sonbahara ötelenen enerji zamlarına rağmen tüketici enflasyonunun yüzde 9’ların üzerinde seyretmeye devam ettiğini belirterek, “Daha yılın ilk altı ayında memurun aldığı seyyanen zam eridi gitti. Enflasyon farksız toplu sözleşmeye imza atan hükümet ve sendika bunun hesabını memura nasıl verecek gerçekten çok merak ediyorum” dedi.

 

-AKP İÇİNDEKİ KAVGA NETLEŞİYOR

Merkez Bankası’na yönelik faiz tartışmalarının arka planında AKP içinde, cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasına dönük koltuk ve iktidar mücadelesi olduğunu kaydeden Öztrak, “Erdoğan’ın cumhurbaşkanı adaylığını açıklarken verdiği üç dönem kuralının işletilmesine yönelik talimat, kavganın başladığını ve bir tarafın tasfiye edileceğini ortaya koydu” değerlendirmesinde bulundu.

 

-MİLLİ İRADE DEYİP TCMB’Yİ ERDOĞAN’A TESLİM ETMEK İSTİYORLAR  

AKP Genel Başkan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un bir televizyon kanalına yaptığı açıklamalara da değinen Öztrak, Merkez Bankası’nın “milli iradeden bağımsız karar alamayacağını” söyleyen Kurtulmuş’un ülkede Tayyip Erdoğan’ın mutlak hakim olduğu bir düzenden yana olduğunu açıkça ortaya koyduğunu; milli irade kavramının arkasına gizlenerek, Merkez Bankası’nın aslında bu mutlak iradeye teslim olmasını istediğini söyledi. Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

-KURTULMUŞ’UN YOLU FELAKETE GÖTÜRÜR

“TCMB’ye araç bağımsızlığını milli irade yani meclis vermiştir. Yapılanlar milletin talepleri doğrultusundadır. İkincisi, bu çerçevede yürütülen enflasyon hedeflemesine dayanan para politikası; hem para hem de hükümetin kontrolündeki maliye politikasının karşılıklı uyum içinde götürülmesini gerektirir. Siz, öngördüğünüz mali disipline uymayacaksınız, sonra da ‘Büyüme hedefi tutsun yeter’ deyip, TCMB benim hedefimi tutturmak için para politikasını gevşetsin diyeceksiniz. Bu, ‘Ben artık mali disiplinden sıkıldım, enflasyon kimin umurunda gaza basalım büyüyelim’ demektir. Hepimiz yüksek hızla büyümenin yollarını bulmanın peşindeyiz. Ama sayın Kurtulmuş’un önerdiği bu yol Türkiye’yi geçmişte felakete sürükleyen yoldur.”

 

-KURTULMUŞ’A MANİDAR HATIRLATMA: 2002’DE HARUN’U KARUN YAPAN UYGULAMALAR KALDIRILDI

Kurtulmuş’un Kemal Derviş döneminde uygulanan ekonomi politikalarına eleştirilerini de değerlendiren Öztrak, “O dönem yapılan reformlar sayesinde siyasetin eli ekonominin günlük işleyişinden çekildi. O dönem yapılanlar ‘Harun’u Karun yapan uygulamaların’ ortadan kaldırılması çabasıydı Sayın Kurtulmuş. 2007 yılına kadar ülke tarihindeki en hızlı büyüme döneminin yaşanmasının alt yapısını hazırladı. Ekonominin krizlere karşı dayanıklılığını artırdığı ispatlandı. 2002 yılında siz ve iktidarınız ortada yokken, yapılan bankacılık reformları bütün dünyaya örnek gösterildi” dedi.

 

-DENENMİŞ FELAKET MODELİ

Hükümetin faizlerden bahsederek kafa karıştırmak ve belirsizliği artırmak yerine TCMB Kanunu’ndan araç bağımsızlığını, enflasyon hedefini tutturma görevini çıkarabileceğini, bankayı sıradan bir devlet dairesi haline getirebileceğini, bağımsız kurulları da kapatabileceğini ifade eden Öztrak, “Bu denenmiş ve ülkeyi felakete sürüklemiş bir modeldir ve bu defa başarılı olup olmayacağı da çok kısa zamanda görülür” diye konuştu.

 

-BAKANA RAĞMEN AF

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in affa karşı olduğunu söylemesine rağmen af düzenlemesinin kendi partisi tarafından Plan ve Bütçe Komisyonu’nda gündeme alındığını söyleyen Öztrak, “Bu, AKP içinde koordinasyon kalmadığına delalettir. Bu durumda ya bakan, ya da o yasayı komisyonun gündemine aldıran istifa etmelidir” ifadelerini kullandı.

 

-HAKİMİN TAKDİR YETKİSİ YASAYLA KALDIRILIYOR

Getirilen torba yasada skandal boyutunda düzenlemeler de olduğunu ifade eden Öztrak, torba yasanın 82. maddesinde kamu görevlilerini atama, görevden alma, göreve son verme, yer değiştirme, görev ve unvan değişikliğiyle ilgili olarak mahkemelerin vereceği iptal ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararların idare tarafından hemen değil iki yıl içinde uygulanmasına yönelik düzenlemeye değindi. Torbada “kamu görevlileri hakkında yapılan bu tür idari tasarruflar, telafisi güç veya imkansız zararlar doğurmaz” şeklinde bir madde de bulunduğunu söyleyen Öztrak, “Yani neyin telafisi güç veya imkansız zarar yaratıp yaratmadığı yasayla belirlenecek. Bu milli irade kılıfı altında otoriterleşmenin hangi boyutlara ulaşabileceğini gösteriyor. Artık hakimin takdir yetkisi de yasayla kaldırılıyor” ifadelerini kullandı.

 

-DEVLET MEMURLUĞUNDAN HÜKÜMET MEMURLUĞUNA GİDİYOR

Öztrak, torbada, mahkeme kararlarını yerine getirmeyen devlet memurları hakkında cezai kovuşturma yürütülemeyeceğine yönelik bir hüküm de tesis edildiğini ifade etti. “İş hızla devlet memurluğundan hükümet memurluğuna doğru gidiyor. Nerede kaldı mahkeme kararları idare tarafından gecikmede uygulanır diyen Anayasa hükmü? Anayasa açık. Kuvvetler ayrılığının da gereği bu” diyen Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

 

“Bu düzenlemelerle aynı zamanda bir yandan bazı Bakanlar geçmişte yaptıkları hukuksuzlukların hesabını vermekten kurtuluyor, diğer yandan hükümet, bürokraside yürüttüğü cadı avını artık bir kıyıma çevirmenin alt yapısını hazırlıyor. Ben çok açık ifade edeyim bu tür düzenlemeler bir demokraside değil, olsa olsa ara rejimlerde olur. Türkiye uzunca bir süredir tarihinin en kötü ara rejimlerinden birini yaşıyor. Şimdi de bu ara rejimin yeni bir uygulaması ile karşı karşıyayız.

 

-TMO BUĞDAY FİYATINI AÇIKLAMALI

Tekirdağ ve Trakya bölgesi başta olmak üzere çiftçilerin bu yıl önemli bir sorunla karşı karşıya olduğunu kaydeden Öztrak, buğday hasadı bitmek üzere olmasına rağmen Toprak Mahsulleri Ofisi’nin halen bir müdahale fiyatı açıklamadığını, yoksul çiftçinin tüccarların insafına terk edildiğini söyledi. Öztrak, Toprak Mahsulleri Ofisi’nin fiyatını belirleyip buğday alımına derhal başlaması gerektiğini söyledi.

 

-DEMEK O MALLAR BAŞBAKAN’A AİT DEĞİLMİŞ

Öztrak, Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’ın mal beyanının beklenenden daha düşük olduğu yönünde eleştirilerin hatırlatılması üzerine, “Açıklanan mal beyanının doğru olup olmadığının araştırılması yetkililere düşer ama ortada bir belli bir hayat standardı var, bilinen bazı mal ve mülkler var. Demek ki onlar Sayın Başbakan’a ait değilmiş” diye konuştu. “Sulh Ceza Hakimlikleri getirildi, üç hakimin verdiği karar yetkisi bir hakime verildi, savunma, tutuklama, gözaltı ve itirazlar tek hakim tarafından karara bağlanacak, ne diyorsunuz?” sorusuna da Öztrak, “Yapılan düzenlemede hükümetin yargı üzerindeki baskısını yaygın bir halde uygulamakta güçlük çekmesi sonucunda, muhtemelen bu baskıyı daha rahat uygulayabileceği bir yapıya doğru geçiş çabasıdır diye düşünüyorum” yanıtını verdi.

Basın Toplantısıyla İlgili Ham Metin İçin: 4_Temmuz_2014_Tarihli_Toplantı_

ÇEKİRDEK ENFLASYON MERKEZ’İ ÜZECEK

ANKARA – CHP’nin ekonomi raporunda, Merkez Bankası’nın faiz kararlarını alırken yakından izlediği çekirdek enflasyon verilerinde Haziran ayında görülen artışın kaygı verici olduğu belirtildi.

Rapora göre her iki çekirdek enflasyon göstergesinin de düşüş eğilimine girmemesi Hükümetin “faiz indir” baskısı karşısında Banka’nın işini güçleştiriyor. Banka, enflasyondaki bu tabloya rağmen baskıya direnmeyip faiz indirimi yaparsa, “TCMB’nin kredibilite açığı” daha da artacak.

 

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı’nın Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın koordinasyonunda hazırladığı 98. Ekonomik Görünüm Raporu’nda, 2014 Mayıs Ayı Dış Ticaret Verileri, 2013 İllere Göre İşgücü ve İstihdam Rakamları ile 2014 Haziran Ayı Enflasyon Verileri değerlendirildi.

 

Rapora göre 2014’ün ilk 5 ayında dış ticaret açığı, geçen yılın aynı dönemine göre 10,5 milyar dolar azalarak 31,6 milyar dolar oldu. CHP’nin ekonomi raporuna göre bu azalışın yarısından fazlası (yaklaşık 6 milyar doları) net altın ticaretindeki düzelmeden kaynaklanıyor.Geçen yılın ilk 5 ayında 5,2 milyar dolar açık veren net altın ticareti bu yılın aynı döneminde 715 milyon dolar fazla verdi. Altın ticaretindeki dengenin düzelmesinin nedeni ise altın ithalatının geçen yıla göre belirgin bir yavaşlama göstermesi.

 

-DIŞ TİCARET AÇIĞINA ALTIN DOKUNUŞ

CHP’nin raporuna göre Türkiye, 2013’ün ilk beş ayında dışarıdan 7,4 milyar dolar tutarında altın ithal etti. Bu yılın aynı döneminde ise altın ithalatı 1,9 milyar dolarda kaldı. İthalattaki  5,7 milyar dolarlık gerileme Türkiye’nin toplam ithalat rakamlarını da etkileyerek dış ticaret açığındaki düzelmede etkili oldu. Yılın ilk beş ayında altın hariç ithalat neredeyse geçen seneki seviyesinde kalırken altın dahil edildiğinde toplam ithalat aynı dönemde yüzde 5,6 geriledi.

 

-AK KOYUN KARA KOYUN, TEMMUZ’DA BELLİ OLACAK

Altın ticaretinin bu yıl da dış ticaret dengesi üzerinde parazit yaratmaya devam ettiğinin belirtildiği raporda, “2012’de İran’a doğalgaz karşılığı altın ödemesi ile başlayan bu sıkıntının 2014’de halen devam ettiği anlaşılıyor” denildi. Tüm verilerin dış ticaret dengesindeki düzelmeye “net altın ticaretinin” önemli katkı yaptığını gösterdiğinin kaydedildiği raporda, “Ancak altın ticaretinden kaynaklanan bu katkının artık sonuna yaklaşıyoruz. Geçen senenin Temmuz ayına kadar, olağanüstü miktarda altın ithalatının yapıldığı düşünüldüğünde; 12 aylık dış ticaret dengesine ‘net altın ticaretinden’ gelecek katkı Haziran’dan sonra ortadan kalkacak” değerlendirmesinde bulunuldu.

 

-TL’DE SUNİ DEĞERLENME DIŞ TİCARETE AÇIK SEKTÖRLERİ VURABİLİR

Nisan’dan itibaren TL’de yeniden reel değerlenme eğiliminin başladığına dikkat çekilen raporda, “Bunun önümüzdeki dönemde de devam etmesi dış ticarete açık sektörlerimizin rekabet gücünün bir kez daha suni biçimde baskılanması anlamına gelir. Hükümetin mutlak surette bu hususa dikkat etmesi gerekiyor. 2006, 2009 ve 2011’de TL’deki reel değer kayıplarından gelen rekabet gücünü koruyamayan ve TL’nin suni biçimde değerlenmesine göz yuman hükümetin bir kez daha aynı hatayı tekrarlamasının bedeli bu sefer daha ağır olabilir” uyarısında bulunuldu.

 

-IRAK’TA BİR AYDA 252 MİLYON DOLARLIK İHRACAT KAYBI

Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin Haziran ayı ihracat verilerine de değinilen raporda, Irak’a yapılan ihracatın Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,2 gerileyerek 726,7 milyon dolar olduğu belirtilerek, “Haziran’da Irak’a yapılan ihracat geçen yılın aynı ayına göre yüzde 21,2 gerileyerek 726,7 milyon dolar oldu. Geçtiğimiz yılın eğilimleri ile bakıldığında tek bir ayda ihracattaki kaybın 252 milyon dolar olduğu anlaşılıyor” denildi. Haziran ayına kadar Türkiye’nin en çok ihracat yaptığı ikinci ülke olan Irak’ın bu aydan itibaren yerini İngiltere’ye bırakarak üçüncülüğe düştüğünün hatırlatıldığı raporda, “Irak’ta yaşananlar nedeniyle Haziran’da yaşanan kayıplar olmasaydı bu yılın ilk yarısında, geçen yılın aynı dönemine göre, ihracatımızın yüzde 6,9 artabileceği anlaşılıyor. Oysa aynı dönemde gerçekleşenihracat artışı yüzde 6,5 oldu” değerlendirmesinde bulunuldu. Raporda, “Tüm bu nedenlerle dış ticarete açık sektörlerimizin rekabet gücünü suni biçimde aşındırmayacak, dış ticaret açığımızı frenleyecek, net ihracattan büyümeye gelecek katkıyı artıracak kur seviyelerini korumak bugün her zamankinden daha önemli hale gelmiş durumda.  Umalım ki Hükümet bunun öneminin farkına varabilsin” denildi.

 

-DİYARBAKIR VE ŞANLIURFA’DA İŞSİZLİK KATLANDI

TÜİK’in açıkladığı 2013 için illere göre işgücü ve istihdama ilişkin rakamlarına da değinilen raporda, işsizliğin en yüksek olduğu ilin yüzde 23,4 ile Batman, işsizliğin en fazla arttığı ilin ise Diyarbakır olduğu ifade edildi. Rapora göre Diyarbakır’da 2011’de yüzde 8,6, 2012’de yüzde 7,3 olan işsizlik oranı, 2013’te 11.4 puan birden artarak yüzde 18,7’ye çıktı. Şanlıurfa’da da tablo benzer. Şanlıurfa’da, 2011 yılında yüzde 8, 2012 yılında yüzde 6,2 olan işsizlik, 2013 yılında yüzde 16,3 oldu. CHP’nin raporunda Diyarbakır ve Şanlıurfa’da işsizliğin bu kadar belirgin artışının ardında, işgücüne katılımdaki olağanüstü artışın etkili olduğu, bu artışların yöntem değişikliğinden kaynaklanmış olabileceği ifade edilerek, “Ancak yöntem değişmiş olsa bile sorunun yeni yöntemden çok, eski yöntemde olması daha büyük ihtimal olarak görünüyor” denildi.

 

-SURİYE’DEN GELENLER İŞSİZLİĞİ ARTIRDI

Güneydoğu’da işsizliğin, Suriye’den gelen yoğun göç akımıyla daha da arttığının belirtildiği raporda, “Hükümete göre Suriye’den Türkiye’ye gelen göçmenlerin sayısı 1 milyon 50 bin civarında. Son dönemde kontroller sıkılaştırılmış olsa da ‘açık kapı politikası’ nedeniyle resmi rakamdan çok daha fazla bir mültecinin ülkemizde ikamet etmesi olası” değerlendirmesinde bulunuldu.

 

-DOĞU VE GÜNEYDOĞU’YA YENİ BİR KALKINMA PLANI GEREKİYOR

Raporda, rakamların işsizliğin Güneydoğu Anadolu bölgesinde çok daha ağır yaşandığını gösterdiği belirtilerek, “Doğu ve Güneydoğu bölgesi için ayrı kalkınma programının yürürlüğe konması aciliyetini koruyor. Özelikle tarım-gıda ve emek yoğun sanayi sektörümüzün bu bölgeye mobilize edilmesini sağlayacak strateji ve politikalara büyük ihtiyaç var” ifadeleri kullanıldı.

 

-YILLIK ENFLASYON İLK YARIDA AŞILDI

Raporda, Haziran ayı enflasyon rakamları da değerlendirildi. Haziran’da tüketici fiyatlarında yüzde 0,02 düşüş beklenirken yüzde 0,31 artış kaydedildiğinin hatırlatıldığı raporda, “Yılın ilk altı ayında tüketici enflasyonu yüzde 5,7 olurken; 12 aylık enflasyon yüzde 9,2 olarak gerçekleşti. Hükümetin enflasyon hedefinin 2014’ün tamamında % 5,3 olduğu dikkate alındığında, yılın yarısında hedefin aşıldığı görülüyor” denildi.

 

-YÜKLÜ ENERJİ ZAMMI YOLDA

Üretici fiyatlarının da incelendiği raporda, Haziran’da 12 aylık üretici fiyatlarındaki artışın yüzde 9,8 olduğu belirtilerek, “Burada önemli husus enerji fiyatları. Hükümet’in Cumhurbaşkanlığı seçimine kadar enerji zamlarını ertelediği biliniyor. Enerji bakanının sürekli maliyet artışına vurgu yapması da yüklü bir enerji zammının yolda olduğunu gösteriyor. Sonbaharda gelecek enerji zamları hem üretici hem de tüketici fiyatlarında ciddi bir baskı yaratacaktır” değerlendirmesinde bulunuldu.

 

-ÇEKİRDEK ENFLASYON MERKEZ’İ ÜZECEK   

Raporda, temel fiyat hareketlerini gösteren çekirdek enflasyon göstergelerinin de sıkıntılı bir tablo çizdiği ifade edildi. Buna göre Haziran’da 9 çekirdek fiyat endeksinden 6’sındaki artış tüketici fiyatlarındaki artıştan fazla. Merkez Bankası’nın faiz kararlarını alırken yakından izlediği “H” ve “I”  endekslerindeki artışlarda kaygı verici düzeyde. Haziran’da “H çekirdek enflasyon göstergesi” yüzde 0,43 artarken, “I çekirdek enflasyon göstergesi” yüzde 0,31 artış gösterdi. 12 aylık “H ve I çekirdek” enflasyonu sırasıyla yüzde 10,2 ve yüzde 9,7 olarak gerçekleşti. Her iki çekirdek enflasyon göstergesi de henüz düşüş eğilimine girmedi. Çekirdek enflasyondaki gelişmeler Haziran ve Temmuz ayları için baz etkisine güvenen TCMB için de rahatlatıcı değil. Hükümetin Merkez Bankası üzerinde artan “faiz indir” baskısı karşısında, enflasyon rakamlarıyla Banka’nın işini güçleştiriyor. Enflasyon beklentiler de gerçekleşmeler de faiz indirmek için TCMB’nin elini rahatlatmıyor.

 

-TCMB’NİN KREDİBİLİTE AÇIĞI ARTIYOR

Raporda, enflasyondaki bu tabloya rağmen Hükümet baskısıyla faiz indirimi yapılmasının “TCMB’nin kredibilite açığını” daha da artıracağı vurgulanarak, “Bunun anlamı Türkiye’nin risk priminin daha da artmasıdır. Artan risk priminin faizler üzerinde olumlu bir etki yaratmayacağı ise bilinmektedir. Hükümet esasen TCMB üzerinden ekonomide kurallılık, şeffaflık ve hesap verebilirlik adına atılmış tüm adımları ortadan kaldırmaya hazırlandığının işaretlerini vermektedir. Bunlar, Hükümetin seçimler öncesinde siyasi rant devşirmeye yönelik bir hamlesiyse bu girişimlerin ekonomiye çıkaracağı faturayı da dikkate almaları gerekir. Yok eğer Hükümet ekonomide kurallılık ve şeffaflık adına atılmış adımları gerçekten ortadan kaldırmak istiyorsa bunu vakit geçirmeden yapmalı ve sonuçlarıyla da biran önce yüzleşmelidir” ifadelerine yer verildi.

Raporun Tam Metnine Ulaşmak İçin: RAPOR_No 98

Saray Fukaranın Tavuğunu Rantiyelerin, Faiz Lobilerinin Folluğuna Yumurtlatıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin bu yılın Ocak-Kasım dönemine milyonlarca çiftçi ve esnafa reva gördüğü desteğin, bir avuç faiz lobisine ve yandaşa...
Devamını oku

Ekonomi Arabasının Motoru Boğuldu, Şanzımanı Dağıldı

CHP’li Öztrak, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleden sadece faiz lobileriyle sıcak para partileri vermeyi anladığını belirterek, “Yüksek faiz ve kontrollü kura...
Devamını oku

Tutuklanan TCMB Başkan Yardımcısının Attığı Diğer İmzalar Hakkında İç Soruşturma Yapıldı Mı?

CHP’li Öztrak, Bankalararası Kart Merkezi soruşturması kapsamında tutuklanan, Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Emrah Şener’in TCMB’deki görevi sırasında attığı diğer imzalarla...
Devamını oku

Resmi İşsiz Sayısı İle Gerçek İşsiz Sayısı Arasındaki Fark İlk Kez 10 Milyonu Aştı

CHP’li Öztrak, Haziran ayında gerçek işsiz sayısının 13,4 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını; resmi işsiz sayısı ile gerçek işsiz sayısı...
Devamını oku

Sadece İstatistiklerle Yalan Değil; İstatistiklerle Talan

CHP’li Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı rakamının beklentilerin ve diğer kurumların hesaplarının çok altında kaldığına, market fiyatlarındaki değişimler ile TÜİK’in...
Devamını oku

Faiz Harcamalarının Bütçe Üzerindeki Baskısı Artıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin hukuk tanımazlığı nedeniyle artan faizlerin bütçe üzerine her ay daha fazla baskı yaptığına dikkat çekerek, “İlk 4...
Devamını oku

Milli İradeye Darbe Süreci Ekonomik Görünümü Bozdu

CHP’li Öztrak, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndaki Türkiye ekonomisiyle ilgili tahminlerin, Sarayın millet iradesine darbe süreci sonrasında kötüleştiğine dikkat çekerek, “Uluslararası...
Devamını oku

Satılan Milyarlarca Dolar Rezervi Kimler Topladı

CHP’li Öztrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından mali piyasalarda yaşanan tsunami sırasında ülkenin 40 milyar dolardan fazla...
Devamını oku

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için sağ tarafta yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com