Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBlog style 1

TÜRKİYE’NİN FED’İN AÇIKLAMASINDAN BU YANA ZARARI 296 MİLYAR TL(TBMM/29 AĞUSTOS 2013)

-TÜRKİYE’NİN FED’İN AÇIKLAMASINDAN BU YANA ZARARI 296 MİLYAR TL: Türkiye ekonomisi döviz kurundaki ve faizlerdeki artış, varlık (hisse senetleri) fiyatlarındaki düşüş nedeniyle ABD Merkez Bankası Başkanı Bernanke’nin, “Artık para musluklarını kısmaya başlayacağız” dediği 22 Mayıs tarihinden bu yana toplam 296 milyar TL zarar etmiştir.

-KRİTİK SINIRIN ÜSTÜNDEYİZ: 2008’de bu ülkenin döviz açık pozisyonunun milli gelire oranı % 27 idi. Bugün aynı oran % 53’e çıktı. milli gelire oran olarak ikiye katlanmış. Bu bir rekor… Ben geçmiş rakamlara bir baktım. bu oran ne zaman %40’lara doğru gelmiş ekonomide çok sert şoklar yaşanmış. 2001 krizinden hemen önce bu oran % 37 imiş. 2008–2009 krizinden önce % 48’miş. Şimdi aynı oran % 53’lerde…

-BUNLAR İYİ GÜN BAKANI: İşler iyiyken başka ülkelere ekonomi dersi vermeye kalkışan ekonominin koordinasyonundan sorumlu Bakan’ın sesi soluğu şimdi nadiren çıkıyor. Hadi frenci bakanın sesi çıkmıyor, gazcı bakanın sesi neden kısıldı? Bunlar “iyi gün” bakanlarıymış. Fırtına başladı. Kaptanın ne kadar mahir olduğu şimdi ortaya çıkacak ama ortada dümene geçecek kaptan görünmüyor.

-HADİ CANIM SEN DE…: Kendi göbeğini kesmekten bahseden Başbakan ülkeyi yönettiği 11 yılda, dış borcu 2,7 kat artırarak 350 milyar dolara çıkardı, atadan, dededen kalan kamu varlıklarını sattı. bunlardan elde ettiği 46 milyar dolar parayı bir güzel kullandı, ülkemizin döviz açık pozisyonunu, 10 yılda 334 milyar dolar, yani 5 kat artırdı 420 milyar dolara çıkardı, bu ülkeyi önümüzdeki bir yıl boyunca her ay 20 milyar dolar dışarıdan borç bulmaya mahkûm etti. Şimdi çıkmış kendi göbeğini kesmekten bahsediyor. Rahmetli İsmet Paşa’nın böyle durumlarda kullandığı bir söz var arkadaşlar: “Hadi canım sen de…”

-KOLOMB’UN YUMURTASI: Bir Merkez Bankası başkanının kalkıp kurla ilgili nokta tahmin vermesi ve kurun serbest olduğu bir rejimde böyle bir tahmin vermesi son derece yanlıştır. Piyasaları tahrik edersiniz, piyasalar da sizi test etmeye başlar. Tutturabilecek misiniz, tutturamayacak mısınız diye bakar. Şu anda TCMB Başkanı’nın bu sözleri piyasalarda test ediliyor. Başkan sadece kuru vermedi, bir de faizleri verdi, bu kadar olacak dedi. Adeta Kristof Kolomb’un yumurtası gibi bir şey. Kolomb’un yumurtası kırılmadan dik durmaz. İkisini birden verip bu iş nasıl olacak? Hele dünyanın bu konjonktüründe bunu söylemek cesaret ister. Umarım bu yumurtayı kırmaz.

-PİYASALARI TAHRİK EDERSENİZ, PİYASALAR SİZİ TEST EDER: TCMB Başkanı Başçı’nın dolar kuru için yılsonu tahminini 1.92 TL olarak açıkladığının hatırlatılması üzerine de Öztrak, “Hiçbir zaman kurla ilgili nokta tahmin vermedim, vermem. Bir Merkez Bankası Başkanının kalkıp kurla ilgili nokta tahmin vermesi ve kurun serbest olduğu bir rejimde böyle bir tahmin vermesi son derece yanlıştır. Piyasaları tahrik edersiniz, piyasalar da sizi test etmeye başlar. Tutturabilecek misiniz, tutturamayacak mısınız diye bakar” dedi.

 

ANKARA-

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, küresel ekonomide tersten esen rüzgarların bazı ülkelerde fırtınaya dönüştüğünü, küresel iklimin değişmesiyle yeni dönemde en çok sıkıntı yaşayacak ülke listelerinde Türkiye’nin başı çektiğini söyledi. ,

-FED AÇIKLAMALARININ TÜRKİYE’YE FATURASI 296 MİLYAR TL-

Türkiye ekonomisinde, ABD Merkez Bankası Başkanı Bernanke’nin, “Artık para musluklarını kısmaya başlayacağız” dediği 22 Mayıs tarihinden bu yana yaşanan dalgalanma ile ilgili Hükümet kanadından gelen “Büyük bir faturası yok, Türkiye dışa açık bir ekonomi, fanus içinde değil” açıklamalarını da değerlendiren Öztrak, şunları söyledi:

“Ben de oturdum, 22 Mayıs’tan bu yana olan hareketlerin Türkiye’ye faturası nedir diye baktım. Borsa İstanbul bize benzer ekonomiler içinde en fazla düşen borsa oldu. Borsa, 22 Mayıs’tan bu yana dün itibariyle yüzde 30 değer kaybetti. Borsadaki şirketlerin değeri 176 milyar TL düştü. Yine Türk Lirası, dolar karşısında 4. en fazla değer kaybeden gelişmekte olan ülke para birimi oldu. 22 Mayıs’tan bu yana TL, dolar karşısında yüzde 11 değer yitirdi. Dolar kuru psikolojik sınır denen 2 TL’yi kolayca aştı. Bu kurdaki değişimin fiyatlara daha güçlü yansımasına yol açacak. Önümüzdeki günlerde iğneden ipliğe herşeye zam gelmesini beklemek gerekir. Sıcak paraya yaslanarak ekonomiyi yönetme anlayışı sonucunda, hızla yükselen döviz açık pozisyonu nedeniyle kurdaki artışla, Türkiye 97 milyar TL kur farkı zararı yazdı. Bunlar 3 ayda oldu. Bunun içinde reel sektörde faaliyet gösteren şirketlerimizin kur farkı zararı ise 35 milyar TL’ye ulaştı. Sadece borsa ve döviz kurunda değil; faizlerde de ciddi bir sarsıntı yaşandı. 22 Mayıs’tan bu yana faizlerde yüzde 100’lük artış var. Faizlerdeki artış nedeniyle yurtiçi yerleşikler, ellerindeki hazine kâğıdından 23 milyar TL zarar etti. Bunları topladığınızda, Türkiye ekonomisi döviz kurundaki ve faizlerdeki artış, hisse senetleri fiyatlarındaki düşüş nedeniyle 22 Mayıs tarihinden bu yana toplam 296 milyar TL zarar etmiştir. Bu zararın ikincil etkilerini önümüzdeki dönemde göreceğiz.”

-BUNLAR İYİ GÜN BAKANI-

Ekonomide bu ciddi sarsıntılar yaşanırken ekonomi yönetiminin düne kadar ses çıkarmadığını, işler iyiyken başka ülkelere ekonomi dersi vermeye kalkışan ekonominin koordinasyonundan sorumlu Bakan’ın sesinin soluğunun şimdi nadiren çıktığını belirten Öztrak, “Hadi ‘frenci bakanın’ sesi çıkmıyor, ‘gazcı bakanın’ sesi neden kısıldı? Bunlar ‘iyi gün’ bakanlarıymış. Fırtına başladı. Kaptanın ne kadar mahir olduğu şimdi ortaya çıkacak ama ortada dümene geçecek kaptan görünmüyor” dedi.

-BAKANLAR KAYIP, İŞ MERKEZ BANKASI BAŞKANINA KALDI-

Bakanlar ortada görünmeyince, “siyasi sorumlular gemiyi terk edince” bir şeyler söyleme görevinin Merkez Bankası Başkanı’na kaldığını, TCMB Başkanı’nın da panik içinde söylediği sözlerle ortalığı karıştırdığını anlatan Öztrak, bunun üstüne Enerji Bakanı’nın da “Kur nedeniyle maliyetler artsa da bunu elektrik fiyatlarına yansıtmayacağız” diyerek yaptığı “kahramanca” çıkışın belirsizliği daha da arttırdığını kaydetti.

-GENEL BAŞKAN YARDIMCILARI DA BAŞBAKAN’DAN GERİ KALMIYOR-

Öztrak, Başbakan’ın ekonomide yaşananlarla ilgili hatalarını kabul etmeyerek komplo teorileri üretmekle meşgul olduğunu belirttiği basın toplantısında, “Genel Başkan Yardımcılarına bağlı birimler de ondan aşağı kalmıyor. Bugün bir gazetede yer alan habere göre ‘zadegan faiz lobisi’, ‘kaos lobisi’ gibi kavramlarla Türkiye’nin son dönemde yaşadığı gelişmeler açıklanmaya çalışıyor” diye konuştu.

-HADİ CANIM SEN DE…-

Başbakan Erdoğan’ın “Güçlü Türkiye istemiyorlar, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz sözlerini de değerlendiren Öztrak, 11 yıldır ülkeyi yöneten Başbakan’ın dış borcu 2,7 kat artırarak 350 milyar dolara çıkardı. kendisinden önceki tüm Cumhuriyet hükümetleri 80 yılda 110 milyar dolar dış borç kullanmışken, kendisi 10 yılda 220 milyar dolar dış borç kullandı. Bir de 20 milyar dolarlık IMF borcunu ödemekle övündü. Atadan, dededen, hani o hiçbir şey yapılmadığını söylediği dönemden kalan kamu varlıklarını sattı. Bunlardan elde ettiği 46 milyar dolar parayı da bir güzel kullandı.

Ülkemizin döviz açık pozisyonunu, 10 yılda 334 milyar dolar, yani 5 kat artırdı 420 milyar dolara çıkardı. Bu ülkeyi önümüzdeki bir yıl boyunca her ay bu Başbkan’ın politikaları 20 milyar dolar dışarıdan borç bulmaya mahkûm etti. Şimdi çıkmış kendi göbeğini kesmekten bahsediyor. Rahmetli İsmet Paşa’nın böyle durumlarda kullandığı bir söz var arkadaşlar: “Hadi canım sen de…”

-BAŞBAKAN YARDIMCISI, “KENDİ GÖBEĞİMİZİ KESEMEYİZ” DEDİ-

Başbakanın bu sözlerinden sonra, uzunca bir süredir sesi duyulmayan Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı’nın çıkıp adeta Başbakan’a cevap vererek ülkeler için en tehlikelisinin içe kapanmak olduğunu belirttiğini, “Bunu asla yapmayacaklarını, Türkiye’yi dışa daha da açacaklarını” söylediğini ifade eden Öztrak, “Yani Başbakan Yardımcısı Başbakanına cevap verdi, ‘kendi göbeğimizi kendimiz kesemeyiz’ dedi” ifadelerini kullandı.

-KRİTİK YÜZDE 40 EŞİĞİ AŞILDI-

Hükümetin Türkiye’yi sıcak paranın insafına bıraktığını belirten Öztrak, 2008’de yüzde 27 olan döviz açık pozisyonunun milli gelire oranının 2008 yılındaki yüzde 27 seviyesinden bugün yüzde 53’e çıktığını hatırlatarak, “Bu bir rekor… Ben geçmiş rakamlara bir baktım. Bu oran ne zaman yüzde 40’lara doğru gelmiş ekonomide çok sert şoklar yaşanmış. 2001 krizinden hemen önce bu oran yüzde 37 imiş. 2008–2009 krizinden önce yüzde 48’miş. Şimdi aynı oran yüzde 53’lerde…” dedi.

-HÜKÜMETİN SICAK PARA OLMADAN EKONOMİYİ YÖNETME KABİLİYETİ YOK-

Hükümetin sıcak paranın olmadığı dönemde ekonomiyi yönetme kabiliyetinin olmadığını söyleyen Öztrak, “Hükümet tüm riskleri dikkate alarak ekonomiyi öncelikli gündemi yapmak zorundadır. ben bir süredir hükümeti uyarıyorum. İçinde bulunduğumuz konjonktürde hataya tahammül yoktur” uyarısında bulundu.

-ENERJİ, TEKRAR İTHALAT ARTIŞINDA ETKİLİ OLUYOR-

Bugün belli olan Temmuz ayı dış açık rakamlarına da dikkat çeken Öztrak, “İthalatta 7 aylık yüzde 7,6’lık bir artış var. Tek başına temmuzdaki artış yüzde 10. Ama önemli bir gelişmeye dikkat çekmek istiyorum. İlk defa altın ithalatı geçen senenin altında. Her dönem ithalat artışları yüksek gelirken altın ithalatı önemli bir rol oynuyordu. Şimdi ilk defa altın ithalatı geçen senenin altında kalarak fazla etkili olmuyor. Peki ne etkili oluyor? Maalesef enerji fiyatları yeniden ve hızla etkili oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Öztrak, Suriye’ye olası bir askeri müdahalenin Türkiye ekonomisine etkisinin ne olacağı yönündeki soru üzerine, Suriye ile olası bir savaşın yaratacağı risk algılamasındaki artışın ve bunun petrol, enerji fiyatlarına etkilerinin kırılganlıkları olan Türk ekonomisi üzerindeki etkilerinin ciddi sıkıntı yaratabileceğini ifade etti.

-PİYASALARI TAHRİK EDERSENİZ, PİYASALAR SİZİ TEST EDER-

TCMB Başkanı Başçı’nın dolar kuru için yılsonu tahminini 1.92 TL olarak açıkladığının hatırlatılması üzerine de Öztrak, şunları söyledi:

“Hatırlayacaksınız, Türkiye’nin en önemli krizlerinden birinde o krizi yönetmek üzere Hazine’nin başına gelmiştim. Ne ondan önce nede Hazine Müsteşarlığı yaparken hiçbir zaman kurla ilgili nokta tahmin vermedim, vermem. Bir Merkez Bankası Başkanının kalkıp kurla ilgili nokta tahmin vermesi ve kurun serbest olduğu bir rejimde böyle bir tahmin vermesi son derece yanlıştır. Piyasaları tahrik edersiniz, piyasalar da sizi test etmeye başlar. Tutturabilecek misiniz, tutturamayacak mısınız diye bakar.”

-BAŞÇI’NIN AÇIKLAMASI, KOLOMB’UN YUMURTASI-

Şu anda Başkan’ın bu sözleri piyasalarda test ediliyor. Başkan sadece kuru vermedi, bir de faizleri verdi, bu kadar olacak dedi. Adeta Krsitof Kolomb’un yumurtası gibi bir şey. Kolomb’un yumurtası kırılmadan dik durmaz. İkisini birden verip bu iş nasıl olacak? Hele dünyanın bu konjonktüründe bunu söylemek cesaret ister. Umarım bu yumurtayı kırmaz.”

-İŞSİZLİK FONUNUN KAĞITLARI SATILIRSA…-

Öztrak, başka bir soru üzerine, İşsiz Fonu kaynaklarının Türkiye fonunda kullanılacağı iddialarına değinerek, “Bir Türkiye fonu lafı çıktı ortaya, “Türkiye fonu nedir?” derken, işsizlik fonunda birikmiş paraların kullanılacağı söylendi. Demek ki birileri İstanbul’daki o büyük projelere dışarıdan yeterli finansmanı bulamayınca, “İçeride bir fon var mı? Fonda para var mı?” diye bakıyor. İşsizlik fonunda da 70 milyar TL civarında bir para vardı. Bu parayı alırsak seçimlere kadar, taahhüt ettiğimiz İstanbul’la ilgili yatırımları yaparız diye düşündüler ama bir şeyi fark edememişler. İşsizlik fonundaki o paralar Hazine kağıtlarına yatırılmış durumda. Bugün Hazine’nin kağıtlarına faizlerdeki yükselme nedeniyle ne kadar zarar yazıldığını açıkladım. Eğer Hazine kağıtları satılıp bu paralar Ulaştırma Bakanlığına o projeler için verilirse, o zaman piyasada acayip bir kağıt bolluğu olur, faizler daha da yükselir. Zaten öyle bir likidite de yok” dedi.

-VATANDAŞ YENİ BORCA GİRMESİN-

Bu ortamda vatandaşa önerilerinin sorulması üzerine de Öztrak, “Vatandaş yeni bir borç altına girmemeli. Enflasyonun yükselmesi önümüzdeki dönemde sabit gelirli vatandaşlarımızın gelirini reel olarak düşürecek, borç ödeme kapasitelerini zorlayacaktır. Diğer taraftan, işsizliğin artması halinde yitirilecek gelirler yine borçların ödenmesini zorlaştıracaktır. Vatandaşların çok dikkatli olması gerektiği, ayağını yorganına göre uzatması gerektiği bir dönemden geçiyoruz. Hele hele dövizle borçlanmasın…” yanıtını verdi.

BAŞBAKAN’IN GÖZ YAŞLARI YANDAŞ SEÇİYOR(TBMM/23 AĞUSTOS 2013)

-CHP Genel başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Başbakan’ın İhvan partisi mensuplarının acıları için döktüğü gözyaşlarını, Gezi olaylarında polis şiddeti nedeniyle yaşamını yitiren gençler ve aileleri için akmadığını belirterek, “Demek ki Başbakan’ın gözyaşları, yandaş seçiyor, haksız yere öldürülen herkes için aynı cömertlikle akmıyor” dedi.

-Öztrak, Türkiye devlet yatırım fonu tartışmalarına da değinerek, “İşsizlik fonunda bugüne kadar birikmiş 66 milyar TL tutarındaki paraya göz dikmişler. Bırakın gelecek nesillere refah aktarmayı, işsizin parasını mahalli idare seçimlerine kadar yiyip bitirecekler. AKP şimdi çıkmış, işçi ve işverenin ödediği primlerle kurulmuş, işsizlere ait bu paraları gasp etmeye çalışıyor. Çünkü Başbakanın alayiş valayişle başlattığı, İstanbul’a üçüncü köprü, üçüncü havalimanı, İstanbul-İzmir otoyol projesi gibi projelere artık dış finansman bulamıyorlar. İşsizin parasıyla bu projeleri yapacaklarını sanıyorlar” dedi.

-AKP döneminde ekonomide yaratılan kırılganlıkları örtecek para bolluğunun sonuna gelinmesinin Başbakan’ın ve ekonomi yönetiminin tüm senaryolarını çökerttiğini söyleyen Öztrak, “Başbakan, lokantada yiyip, içip hesabı ödememek için masayı devirmeye çalışan müşteri gibi davranmaktadır. Hesabı ödemeden masadan kalkmak için lokantada yemek yiyen herkesin huzurunu kaçırmaya uğraşmaktadır” diye konuştu.

– Öztrak, Ecevit döneminde yaşanan ekonomik krizin hatırlatılması ve “O dönem ekonominin başındaydınız, şimdi de öyle bir süreç görüyor musunuz?” diye sorulması üzerine de, “Görmesem bu kadar sert uyarmam. Çok sıkıntılı noktalara gidiyoruz. Hala çıkış imkanı var. Bu çıkışı sağlamak için bir takım önlemleri almaya başlamaları lazım” dedi.

ANKARA

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın TBMM’de düzenlediği basın toplantısında son ekonomik gelişmeleri değerlendirdi. Dışarıdan bol ve ucuz para gelirken kolay yönetilen ekonominin dümenini tutmanın yeni dönemde zorlaşacağını, sıcak paranın örttüğü hataların yeni dönemde ortaya çıkacağını ifade etti.

-EKONOMİ NASREDDİN HOCA’NIN TÜRBESİNE DÖNDÜ-

AKP Sözcüsü Hüseyin Çelik’in dün ekonomi konusunda yaptığı açıklamaları değerlendiren Öztrak, “Çıkmış, ‘Sıkıntı dışarıdan geliyor, biz de kapıyı pencereyi kapattık’ diyor. Bu nasıl bir kapı, penceredir ki dışarıdaki rüzgârı evin içinde fırtınaya çeviriyor. AKP ülke ekonomisini Nasreddin Hoca’nın türbesine çevirdi. Kilitli kapı var ama duvar yok” dedi.

-DÜŞÜK REZERVLER, TÜRKİYE’Yİ EKONOMİDEKİ DALGALANMADAN KORUMAZ-

AKP’nin ekonomide yaptığı hatalarının, ekonomiyi yönetmeyi bilmemesinin ve Başbakanın hayatın her alanına katı ideolojik yaklaşımının dışarıdaki rüzgârları içeride fırtınaya çevirdiğini ifade eden Öztrak, hükümet IMF’ye olan 20 milyar dolarlık borcu ödemekle övünürken Türkiye’nin kısa vadeli borcun yılın ilk 6 ayında 25 milyar dolar arttığına dikkat çekti. Merkez Bankası rezervlerinin kısa vadeli borçları bile karşılayamayacak seviyeye düştüğünü söyleyen Öztrak, “Buna bir de 12 aylık cari açığı eklersek mevcut rezervlerimizin bizi küresel iklimdeki dalgalanmalardan koruyamayacağı görülüyor” diye konuştu.

-KURDAKİ DALGALANMA YÜZÜNDEN İNSANLAR SÖZLEŞME YAPAMAZ OLDU-

Öztrak, AKP döneminde Türkiye ekonomisinde biriktirilen kırılganlıkların “Türkiye’nin Bernanke rüzgârının önündeki yaprak gibi bir o yana, bir bu yana savrulmasına” neden olduğunu kaydetti ve “FED’in 22 Mayıs’ta yaptığı açıklamadan bu yana borsadaki şirketlerin değeri 152 milyar TL eridi. Borsa 70 binin altına indi. Şimdi, ‘Borsa 65 binlere gider mi?’ diye piyasada konuşuluyor. Döviz fren tutmuyor. Dolar kuru 2 TL sınırına dayandı. Euro kuru 2,65 TL’yi geçti. Döviz sepetinde yeni rekorlar kırıldı. İnsanlar kurdaki dalgalanma yüzünden sözleşme yapamaz oldu” dedi.

-ZAM ÜSTÜNE ZAM YAĞIYOR, SABİT GELİRLİ VATANDAŞ DAHA DA EZİLECEK-

Artan döviz kuru nedeniyle BOTAŞ’ın doğalgaza zam yapacağına yönelik duyumların artmaya başladığını, doğalgaza gelecek bir zammın, elektriğe de zam demek olduğunu hatırlatan Öztrak, son dönemde akaryakıttaki fiyat artışına da dikkat çekerek, “Sabit gelirli vatandaşlar önümüzdeki günlerde biraz daha ezilecek” değerlendirmesinde bulundu.

Merkez Bankası’nın Başbakan Erdoğan’ın Dolmabahçe ofisinden verdiği talimatlarla yönetilir hale geldiği eleştirisinde bulunan Öztrak, Merkez Bankası’nın itibarının dibe vurduğunu, şimdi Türkiye’nin o itibarı mumla aradığını söyledi. Öztrak “Merkez Bankası panikledi, piyasalara yön veremiyor. Panikleyen TCMB’nin bir dediği bir dediğini tutmuyor, bir yaptığı diğerine uymuyor” dedi.

-ÇİFTÇİ, BESİCİ KAN AĞLIYOR; MEMLEKETİN GERÇEK MESELESİ BUNLAR-

Ayçiçek üreticileri başta olmak üzere çiftçilerin ve besicilerin çok zor durumda olduğunu kaydeden Öztrak, “Sadece mazotun fiyatı son bir yılda yüzde 13,3 artarken, çiftçinin ektiği ayçiçeğinin fiyatı yüzde 33,3 düşüyorsa, çiftçilerimiz nasıl ayakta kalacak?” diye sordu. Üreticilerin yağ fabrikalarının dışarıdan ithal ettikleri her 1 kg ayçiçeği karşılığında, içeriden de 1 kg ayçiçeği almaları uygulamasına yeniden dönülmesini ve bu suretle fiyatların dengelenmesini talep ettiğini kaydeden Öztrak, “Ayçiçeğine devletin kg başına verdiği prim, üç yıldır neredeyse yerinde saymaktadır. Bu yıl desteğin en az 50 kuruş olması çiftçimizin tarlasından koparılmasını önleyecektir. Ülkemizin gerçek meseleleri işte bunlardır” ifadelerini kullandı.

-TÜRKİYE FONU: İŞSİZİN PARASINA EL KOYMAYA HAZIRLANIYORLAR-

Ekonomide işler hızla tıkanmaya doğru giderken hükümetin bir takım uçuk ve tehlikeli projelerle kamuoyunun karşısına çıktığını ve gündem değiştirmeye çalıştığını söyleyen Öztrak, Türkiye devlet yatırım fonu tartışmaları hakkında özetle şunları söyledi:

“Hükümet, 1999’da kurulan işsizlik fonunda bugüne kadar birikmiş 66 milyar TL tutarındaki paraya göz dikmiş. Bırakın gelecek nesillere refah aktarmayı, işsizin parasını mahalli idare seçimlerine kadar yiyip bitirecekler. Yani AKP şimdi çıkmış, işçi ve işverenin ödediği primlerle kurulmuş, işsizlere ait bu paraları gasp etmeye çalışıyor. Çünkü Başbakanın alayiş valayişle başlattığı, İstanbul’a üçüncü köprü, üçüncü havalimanı, İstanbul-İzmir otoyol projesi gibi projelere artık dış finansman bulamıyorlar. İşsizin parasıyla bu projeleri yapacaklarını sanıyorlar.”

-İŞSİZLİK FONUNDAN HAZİNE KAĞIDI SATILIRSA FAİZ PATLAR, BÜYÜME DÜŞER-

Büyümenin düştüğü, işsizliğin arttığı ortamda İşsizlik Fonu’nun paralarına ilerleyen günlerde daha çok ihtiyaç duyulacağını söyleyen Öztrak, “Bu paranın yüzde 93 gibi önemli bir kısmı hazine kâğıdında. Piyasalarda hazine kâğıdı alma iştahı düşüyor. Bir de fon, parasını yatırımlarda kullanmak için kâğıt satışına geçerse faizlerin daha da artacağı kesin. Faizler artınca büyüme daha da düşecek” dedi.

-MURSİ’Yİ BIRAK MEMLEKETE BAK-

AKP’nin son dönemde Türkiye’nin hiç sorunu yokmuş gibi Suriye ve Mısır üzerinden gündem oluşturma çabasına giriştiğini söyleyen Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Son dönemde coğrafyamızda yaşanan vahşeti ve insan hakları ihlallerini kimsenin içine sindirmesi mümkün değildir. Ancak, Başbakan’ın ülkemizin bu kadar sorunu varken, ‘Benim cumhurbaşkanım Mursi’dir’ noktasına kadar gitmesini, tüm bakanların işi gücü bırakıp dış politika konuşur hale gelmesini anlamak da mümkün değildir. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanının cumhurbaşkanı, ne zamandan beri, kardeşim dediği sayın Abdullah Gül değil de, Mursi oldu?”

-BAŞBAKAN’IN GÖZYAŞLARI YANDAŞ SEÇİYOR-

Başbakan Erdoğan’ın katıldığı bir televizyon programında gözyaşlarına boğulmasının herkes gibi kendisine de Mısır’daki insanlık dramını bir kez daha hatırlattığını ifade eden Öztrak, “Ancak Başbakan’ın İhvan partisinin mensuplarının acıları için dökülen gözyaşlarının; kendi ülkesinde bir parkın alışveriş merkezine dönüşmesini engellemeye çalışırken polis şiddeti neticesinde yaşamını yitiren gençler ve aileleri için akmadığını da hatırladım. Demek ki Başbakan’ın gözyaşları, yandaş seçiyor, haksız yere öldürülen herkes için aynı cömertlikle akmıyor” dedi.

-BAŞBAKAN HESABI ÖDEMEDEN KAÇMAYA ÇALIŞIYOR-

AKP döneminde ekonomide yaratılan kırılganlıkları örtecek para bolluğunun sonuna gelinmesinin Başbakan’ın ve ekonomi yönetiminin tüm senaryolarını çökerttiğini söyleyen Öztrak, hükümetin şimdi dikkatleri içerideki sıkıntılardan dışarıya çekmeye çalıştığını, Türkiye ile dışarısı arasında “zorlama benzerlikler” kurarak, oy tabanını konsolide etmeye çalıştığını belirtti. Bunun “ülkeyi paranoya ve komplo teorilerine batırarak, yangın yerine çevirebilecek bir strateji” olduğu uyarısında bulunan Öztrak, “Başbakan, lokantada yiyip, içip hesabı ödememek için masayı devirmeye çalışan müşteri gibi davranmaktadır. Hesabı ödemeden masadan kalkmak için lokantada yemek yiyen herkesin huzurunu kaçırmaya uğraşmaktadır” diye konuştu.

-FAİZCİLERİN KADAYIFINA KAYMAK SÜRÜYOR-

Başbakan’ın her konuşması siyasi istikrarı bozduğunu ve ülkenin risk primini yükselttiğini kaydeden Öztrak, ülkede yaşananların sorumlusu olarak faiz lobisini gösteren Erdoğan’ın aslında faizleri artıracak her şeyi yaptığını, adeta “faizcilere sunulacak kadayıfın üstüne kaymak koyduğunu” ifade etti. Erdoğan’ın çıkardığı kavgaların ülkeye para gelmesini zorlaştırdığına dikkat çeken Öztrak, şunları söyledi:

“Kavgalı eve, para zor gelir, gelirse de bunu paranın faizine yansıtır. Tüm millet bundan sıkıntı yaşar. Sisi’yle, Esad’la uğraşmaya ayırdıkları zamandan çok daha fazlasını bakkal Ahmet Bey’in, işçi Fatma Hanım’ın, çiftçi Münir Beyin, KOBİ sahibi Murat Beyin, emekli Ayşe Hanım’ın sorunlarına ayırmalarının gerektiği günlerdeyiz. Bu güne kadar ekonomiyi yönetmenin vatandaşı borca batırmak olduğunu sanan hükümet, şimdi vatandaşı faize ve borca ezdirmemek için her türlü önlemi almaya, çok çalışmaya mecburdur. Yoksa daha dün kendi sözcülerinin söylediği gibi ‘Mazlumun ahı tahttan indirir şahı.’

-AKP ÖNCEKİ HÜKMET KADAR CESUR OLMALI, KRİZE KARŞI ÖNLEMLERİNİ ALMALI-

Öztrak, ekonomide bir kriz yaklaştığı görüşünde olup olmadığının sorulması üzerine, “Kriz beklentisi içinde olmanın alemi yok. Bizim yapmamız gereken kriz olmaması için hükümeti uyarmak. Sonuçta yaşanan her krizin faturası ülkenin yoksul vatandaşlarına çıkmaktadır. Son 10 yılda vatandaşların ve şirketlerin çok ciddi şekilde borca batırılmış olması önümüzdeki Allah korusun her hangi bir kriz yaşanması halinde bunun etkilerini çok üst noktalara çeker. Kimse bu vebalin altından kalkamaz. Onun için AKP bir an önce bunun üstünü örtmeye çalışmaktan vazgeçip ekonomiye dönmelidir. Bu hükümet kendisinden önceki hükümet kadar cesur olmalıdır. O hükümet giderayak çok önemli tedbirleri alarak ekonomideki kırılganlıkları telafi etmişti. Bu hükümet de aynı şeyi yapmalıdır.”

-ÇOK SIKINTILI NOKTALARA GİDİYORUZ AMA HALA ÇIKIŞ ŞANSI VAR-

Öztrak, Ecevit döneminde yaşanan ekonomik krizin hatırlatılması ve “O dönem ekonominin başındaydınız, şimdi de öyle bir süreç görüyor musunuz?” diye sorulması üzerine de, “Görmesem bu kadar sert uyarmam. Çok sıkıntılı noktalara gidiyoruz. Hala çıkış imkanı var. Bu çıkışı sağlamak için bir takım önlemleri almaya başlamaları lazım” dedi.

Konuşmanın Tam Metni İçin: 23 Ağustos 2013 tarihli basın toplantısı-CHP GENEL BAŞKAN YARDIMCISI FAİK ÖZTRAK-konuşma metni

TÜRKİYE’NİN FED’İN AÇIKLAMASINDAN BU YANA ZARARI 296 MİLYAR TL

-TÜRKİYE’NİN FED’İN AÇIKLAMASINDAN BU YANA ZARARI 296 MİLYAR TL: Türkiye ekonomisi döviz kurundaki ve faizlerdeki artış, varlık (hisse senetleri) fiyatlarındaki düşüş nedeniyle ABD Merkez Bankası Başkanı Bernanke’nin, “Artık para musluklarını kısmaya başlayacağız” dediği 22 Mayıs tarihinden bu yana toplam 296 milyar TL zarar etmiştir.

-KRİTİK SINIRIN ÜSTÜNDEYİZ: 2008’de bu ülkenin döviz açık pozisyonunun milli gelire oranı % 27 idi. Bugün aynı oran % 53’e çıktı. milli gelire oran olarak ikiye katlanmış. Bu bir rekor… Ben geçmiş rakamlara bir baktım. bu oran ne zaman %40’lara doğru gelmiş ekonomide çok sert şoklar yaşanmış. 2001 krizinden hemen önce bu oran % 37 imiş. 2008–2009 krizinden önce % 48’miş. Şimdi aynı oran % 53’lerde…

-BUNLAR İYİ GÜN BAKANI: İşler iyiyken başka ülkelere ekonomi dersi vermeye kalkışan ekonominin koordinasyonundan sorumlu Bakan’ın sesi soluğu şimdi nadiren çıkıyor. Hadi frenci bakanın sesi çıkmıyor, gazcı bakanın sesi neden kısıldı? Bunlar “iyi gün” bakanlarıymış. Fırtına başladı. Kaptanın ne kadar mahir olduğu şimdi ortaya çıkacak ama ortada dümene geçecek kaptan görünmüyor.

-HADİ CANIM SEN DE…: Kendi göbeğini kesmekten bahseden Başbakan ülkeyi yönettiği 11 yılda, dış borcu 2,7 kat artırarak 350 milyar dolara çıkardı, atadan, dededen kalan kamu varlıklarını sattı. bunlardan elde ettiği 46 milyar dolar parayı bir güzel kullandı, ülkemizin döviz açık pozisyonunu, 10 yılda 334 milyar dolar, yani 5 kat artırdı 420 milyar dolara çıkardı, bu ülkeyi önümüzdeki bir yıl boyunca her ay 20 milyar dolar dışarıdan borç bulmaya mahkûm etti. Şimdi çıkmış kendi göbeğini kesmekten bahsediyor. Rahmetli İsmet Paşa’nın böyle durumlarda kullandığı bir söz var arkadaşlar: “Hadi canım sen de…”

-KOLOMB’UN YUMURTASI: Bir Merkez Bankası başkanının kalkıp kurla ilgili nokta tahmin vermesi ve kurun serbest olduğu bir rejimde böyle bir tahmin vermesi son derece yanlıştır. Piyasaları tahrik edersiniz, piyasalar da sizi test etmeye başlar. Tutturabilecek misiniz, tutturamayacak mısınız diye bakar. Şu anda TCMB Başkanı’nın bu sözleri piyasalarda test ediliyor. Başkan sadece kuru vermedi, bir de faizleri verdi, bu kadar olacak dedi. Adeta Kristof Kolomb’un yumurtası gibi bir şey. Kolomb’un yumurtası kırılmadan dik durmaz. İkisini birden verip bu iş nasıl olacak? Hele dünyanın bu konjonktüründe bunu söylemek cesaret ister. Umarım bu yumurtayı kırmaz.

-PİYASALARI TAHRİK EDERSENİZ, PİYASALAR SİZİ TEST EDER: TCMB Başkanı Başçı’nın dolar kuru için yılsonu tahminini 1.92 TL olarak açıkladığının hatırlatılması üzerine de Öztrak, “Hiçbir zaman kurla ilgili nokta tahmin vermedim, vermem. Bir Merkez Bankası Başkanının kalkıp kurla ilgili nokta tahmin vermesi ve kurun serbest olduğu bir rejimde böyle bir tahmin vermesi son derece yanlıştır. Piyasaları tahrik edersiniz, piyasalar da sizi test etmeye başlar. Tutturabilecek misiniz, tutturamayacak mısınız diye bakar” dedi.

 

ANKARA-

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, küresel ekonomide tersten esen rüzgarların bazı ülkelerde fırtınaya dönüştüğünü, küresel iklimin değişmesiyle yeni dönemde en çok sıkıntı yaşayacak ülke listelerinde Türkiye’nin başı çektiğini söyledi. ,

-FED AÇIKLAMALARININ TÜRKİYE’YE FATURASI 296 MİLYAR TL-

Türkiye ekonomisinde, ABD Merkez Bankası Başkanı Bernanke’nin, “Artık para musluklarını kısmaya başlayacağız” dediği 22 Mayıs tarihinden bu yana yaşanan dalgalanma ile ilgili Hükümet kanadından gelen “Büyük bir faturası yok, Türkiye dışa açık bir ekonomi, fanus içinde değil” açıklamalarını da değerlendiren Öztrak, şunları söyledi:

“Ben de oturdum, 22 Mayıs’tan bu yana olan hareketlerin Türkiye’ye faturası nedir diye baktım. Borsa İstanbul bize benzer ekonomiler içinde en fazla düşen borsa oldu. Borsa, 22 Mayıs’tan bu yana dün itibariyle yüzde 30 değer kaybetti. Borsadaki şirketlerin değeri 176 milyar TL düştü. Yine Türk Lirası, dolar karşısında 4. en fazla değer kaybeden gelişmekte olan ülke para birimi oldu. 22 Mayıs’tan bu yana TL, dolar karşısında yüzde 11 değer yitirdi. Dolar kuru psikolojik sınır denen 2 TL’yi kolayca aştı. Bu kurdaki değişimin fiyatlara daha güçlü yansımasına yol açacak. Önümüzdeki günlerde iğneden ipliğe herşeye zam gelmesini beklemek gerekir. Sıcak paraya yaslanarak ekonomiyi yönetme anlayışı sonucunda, hızla yükselen döviz açık pozisyonu nedeniyle kurdaki artışla, Türkiye 97 milyar TL kur farkı zararı yazdı. Bunlar 3 ayda oldu. Bunun içinde reel sektörde faaliyet gösteren şirketlerimizin kur farkı zararı ise 35 milyar TL’ye ulaştı. Sadece borsa ve döviz kurunda değil; faizlerde de ciddi bir sarsıntı yaşandı. 22 Mayıs’tan bu yana faizlerde yüzde 100’lük artış var. Faizlerdeki artış nedeniyle yurtiçi yerleşikler, ellerindeki hazine kâğıdından 23 milyar TL zarar etti. Bunları topladığınızda, Türkiye ekonomisi döviz kurundaki ve faizlerdeki artış, hisse senetleri fiyatlarındaki düşüş nedeniyle 22 Mayıs tarihinden bu yana toplam 296 milyar TL zarar etmiştir. Bu zararın ikincil etkilerini önümüzdeki dönemde göreceğiz.”

-BUNLAR İYİ GÜN BAKANI-

Ekonomide bu ciddi sarsıntılar yaşanırken ekonomi yönetiminin düne kadar ses çıkarmadığını, işler iyiyken başka ülkelere ekonomi dersi vermeye kalkışan ekonominin koordinasyonundan sorumlu Bakan’ın sesinin soluğunun şimdi nadiren çıktığını belirten Öztrak, “Hadi ‘frenci bakanın’ sesi çıkmıyor, ‘gazcı bakanın’ sesi neden kısıldı? Bunlar ‘iyi gün’ bakanlarıymış. Fırtına başladı. Kaptanın ne kadar mahir olduğu şimdi ortaya çıkacak ama ortada dümene geçecek kaptan görünmüyor” dedi.

-BAKANLAR KAYIP, İŞ MERKEZ BANKASI BAŞKANINA KALDI-

Bakanlar ortada görünmeyince, “siyasi sorumlular gemiyi terk edince” bir şeyler söyleme görevinin Merkez Bankası Başkanı’na kaldığını, TCMB Başkanı’nın da panik içinde söylediği sözlerle ortalığı karıştırdığını anlatan Öztrak, bunun üstüne Enerji Bakanı’nın da “Kur nedeniyle maliyetler artsa da bunu elektrik fiyatlarına yansıtmayacağız” diyerek yaptığı “kahramanca” çıkışın belirsizliği daha da arttırdığını kaydetti.

-GENEL BAŞKAN YARDIMCILARI DA BAŞBAKAN’DAN GERİ KALMIYOR-

Öztrak, Başbakan’ın ekonomide yaşananlarla ilgili hatalarını kabul etmeyerek komplo teorileri üretmekle meşgul olduğunu belirttiği basın toplantısında, “Genel Başkan Yardımcılarına bağlı birimler de ondan aşağı kalmıyor. Bugün bir gazetede yer alan habere göre ‘zadegan faiz lobisi’, ‘kaos lobisi’ gibi kavramlarla Türkiye’nin son dönemde yaşadığı gelişmeler açıklanmaya çalışıyor” diye konuştu.

-HADİ CANIM SEN DE…-

Başbakan Erdoğan’ın “Güçlü Türkiye istemiyorlar, kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz sözlerini de değerlendiren Öztrak, 11 yıldır ülkeyi yöneten Başbakan’ın dış borcu 2,7 kat artırarak 350 milyar dolara çıkardı. kendisinden önceki tüm Cumhuriyet hükümetleri 80 yılda 110 milyar dolar dış borç kullanmışken, kendisi 10 yılda 220 milyar dolar dış borç kullandı. Bir de 20 milyar dolarlık IMF borcunu ödemekle övündü. Atadan, dededen, hani o hiçbir şey yapılmadığını söylediği dönemden kalan kamu varlıklarını sattı. Bunlardan elde ettiği 46 milyar dolar parayı da bir güzel kullandı.

Ülkemizin döviz açık pozisyonunu, 10 yılda 334 milyar dolar, yani 5 kat artırdı 420 milyar dolara çıkardı. Bu ülkeyi önümüzdeki bir yıl boyunca her ay bu Başbkan’ın politikaları 20 milyar dolar dışarıdan borç bulmaya mahkûm etti. Şimdi çıkmış kendi göbeğini kesmekten bahsediyor. Rahmetli İsmet Paşa’nın böyle durumlarda kullandığı bir söz var arkadaşlar: “Hadi canım sen de…”

-BAŞBAKAN YARDIMCISI, “KENDİ GÖBEĞİMİZİ KESEMEYİZ” DEDİ-

Başbakanın bu sözlerinden sonra, uzunca bir süredir sesi duyulmayan Ekonomiden Sorumlu Başbakan Yardımcısı’nın çıkıp adeta Başbakan’a cevap vererek ülkeler için en tehlikelisinin içe kapanmak olduğunu belirttiğini, “Bunu asla yapmayacaklarını, Türkiye’yi dışa daha da açacaklarını” söylediğini ifade eden Öztrak, “Yani Başbakan Yardımcısı Başbakanına cevap verdi, ‘kendi göbeğimizi kendimiz kesemeyiz’ dedi” ifadelerini kullandı.

-KRİTİK YÜZDE 40 EŞİĞİ AŞILDI-

Hükümetin Türkiye’yi sıcak paranın insafına bıraktığını belirten Öztrak, 2008’de yüzde 27 olan döviz açık pozisyonunun milli gelire oranının 2008 yılındaki yüzde 27 seviyesinden bugün yüzde 53’e çıktığını hatırlatarak, “Bu bir rekor… Ben geçmiş rakamlara bir baktım. Bu oran ne zaman yüzde 40’lara doğru gelmiş ekonomide çok sert şoklar yaşanmış. 2001 krizinden hemen önce bu oran yüzde 37 imiş. 2008–2009 krizinden önce yüzde 48’miş. Şimdi aynı oran yüzde 53’lerde…” dedi.

-HÜKÜMETİN SICAK PARA OLMADAN EKONOMİYİ YÖNETME KABİLİYETİ YOK-

Hükümetin sıcak paranın olmadığı dönemde ekonomiyi yönetme kabiliyetinin olmadığını söyleyen Öztrak, “Hükümet tüm riskleri dikkate alarak ekonomiyi öncelikli gündemi yapmak zorundadır. ben bir süredir hükümeti uyarıyorum. İçinde bulunduğumuz konjonktürde hataya tahammül yoktur” uyarısında bulundu.

-ENERJİ, TEKRAR İTHALAT ARTIŞINDA ETKİLİ OLUYOR-

Bugün belli olan Temmuz ayı dış açık rakamlarına da dikkat çeken Öztrak, “İthalatta 7 aylık yüzde 7,6’lık bir artış var. Tek başına temmuzdaki artış yüzde 10. Ama önemli bir gelişmeye dikkat çekmek istiyorum. İlk defa altın ithalatı geçen senenin altında. Her dönem ithalat artışları yüksek gelirken altın ithalatı önemli bir rol oynuyordu. Şimdi ilk defa altın ithalatı geçen senenin altında kalarak fazla etkili olmuyor. Peki ne etkili oluyor? Maalesef enerji fiyatları yeniden ve hızla etkili oluyor” değerlendirmesinde bulundu.

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Öztrak, Suriye’ye olası bir askeri müdahalenin Türkiye ekonomisine etkisinin ne olacağı yönündeki soru üzerine, Suriye ile olası bir savaşın yaratacağı risk algılamasındaki artışın ve bunun petrol, enerji fiyatlarına etkilerinin kırılganlıkları olan Türk ekonomisi üzerindeki etkilerinin ciddi sıkıntı yaratabileceğini ifade etti.

-PİYASALARI TAHRİK EDERSENİZ, PİYASALAR SİZİ TEST EDER-

TCMB Başkanı Başçı’nın dolar kuru için yılsonu tahminini 1.92 TL olarak açıkladığının hatırlatılması üzerine de Öztrak, şunları söyledi:

“Hatırlayacaksınız, Türkiye’nin en önemli krizlerinden birinde o krizi yönetmek üzere Hazine’nin başına gelmiştim. Ne ondan önce nede Hazine Müsteşarlığı yaparken hiçbir zaman kurla ilgili nokta tahmin vermedim, vermem. Bir Merkez Bankası Başkanının kalkıp kurla ilgili nokta tahmin vermesi ve kurun serbest olduğu bir rejimde böyle bir tahmin vermesi son derece yanlıştır. Piyasaları tahrik edersiniz, piyasalar da sizi test etmeye başlar. Tutturabilecek misiniz, tutturamayacak mısınız diye bakar.”

-BAŞÇI’NIN AÇIKLAMASI, KOLOMB’UN YUMURTASI-

Şu anda Başkan’ın bu sözleri piyasalarda test ediliyor. Başkan sadece kuru vermedi, bir de faizleri verdi, bu kadar olacak dedi. Adeta Krsitof Kolomb’un yumurtası gibi bir şey. Kolomb’un yumurtası kırılmadan dik durmaz. İkisini birden verip bu iş nasıl olacak? Hele dünyanın bu konjonktüründe bunu söylemek cesaret ister. Umarım bu yumurtayı kırmaz.”

-İŞSİZLİK FONUNUN KAĞITLARI SATILIRSA…-

Öztrak, başka bir soru üzerine, İşsiz Fonu kaynaklarının Türkiye fonunda kullanılacağı iddialarına değinerek, “Bir Türkiye fonu lafı çıktı ortaya, “Türkiye fonu nedir?” derken, işsizlik fonunda birikmiş paraların kullanılacağı söylendi. Demek ki birileri İstanbul’daki o büyük projelere dışarıdan yeterli finansmanı bulamayınca, “İçeride bir fon var mı? Fonda para var mı?” diye bakıyor. İşsizlik fonunda da 70 milyar TL civarında bir para vardı. Bu parayı alırsak seçimlere kadar, taahhüt ettiğimiz İstanbul’la ilgili yatırımları yaparız diye düşündüler ama bir şeyi fark edememişler. İşsizlik fonundaki o paralar Hazine kağıtlarına yatırılmış durumda. Bugün Hazine’nin kağıtlarına faizlerdeki yükselme nedeniyle ne kadar zarar yazıldığını açıkladım. Eğer Hazine kağıtları satılıp bu paralar Ulaştırma Bakanlığına o projeler için verilirse, o zaman piyasada acayip bir kağıt bolluğu olur, faizler daha da yükselir. Zaten öyle bir likidite de yok” dedi.

-VATANDAŞ YENİ BORCA GİRMESİN-

Bu ortamda vatandaşa önerilerinin sorulması üzerine de Öztrak, “Vatandaş yeni bir borç altına girmemeli. Enflasyonun yükselmesi önümüzdeki dönemde sabit gelirli vatandaşlarımızın gelirini reel olarak düşürecek, borç ödeme kapasitelerini zorlayacaktır. Diğer taraftan, işsizliğin artması halinde yitirilecek gelirler yine borçların ödenmesini zorlaştıracaktır. Vatandaşların çok dikkatli olması gerektiği, ayağını yorganına göre uzatması gerektiği bir dönemden geçiyoruz. Hele hele dövizle borçlanmasın…” yanıtını verdi.

 

-HÜKÜMETE “EKONOMİDE KISA VADELİ TEDBİR” ÖNERİLERİ

-CHP’nin ekonomi raporunda bu yıl büyümenin yüzde 3’ün hemen üzerinde beklendiği, hükümetin de piyasaları buna hazırlamaya çalıştığı belirtilerek, “Geçtiğimiz yıl yaşanan yüzde 2,2’lik büyümenin üstüne, bu yıl da yüzde 3’lük bir büyüme Türkiye ekonomisinin fiilen bir krizin içine sıkıştığı anlamına gelmektedir” denildi.

-Raporda, küresel ekonomideki çalkantıların gecikmeyle de olsa reel sektöre ve ailelerin bilançolarına da taşınacağının kaydedildi ve hükümete şu önerilerinde bulunuldu:

“-Başbakan risk algısını artıran söylemlerden vazgeçmeli.

-Reel sektörde yüksek döviz açık pozisyonu bulunan şirket ve sektörler derhal belirlenmeli, bankacılık sistemine olan riskleri tespit edilmeli. Sistemik önemi olan şirketlerde sıkıntı varsa, krizin olası bir yayılma etkisine karşı BDDK mikro tedbirler almaya başlamalı.

-Konut sektöründe oluştuğu iddia edilen balonlara karşı derhal tedbirler alınmalı. Döviz cinsiden finansman kullanan firmalar derhal belirlenmeli.

-Dış ticarete açık sektörlerin elini rahatlatacak finansman imkânları derhal araştırılmalı.

-İşçinin, işin ve istihdamın korunmasının önem kazandığı bir dönemden geçiliyor. Hükümetin İşsizlik sigortasının imkânlarını yerel seçimlere yönelik kullanma girişimlerine derhal son verilmeli.”

ANKARA-

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı’nın Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın koordinasyonunda hazırladığı 69. Ekonomik Görünüm Raporu’nda küresel ekonomideki çalkantılar ışığında Türkiye ekonomisinin performansını değerlendirildi.

-BORSA ŞİRKETLERİ 174 MİLYAR TL ERİDİ-

Raporda, ABD Merkez Bankası’nın 22 Mayıs 2013 tarihinde yaptığı “parasal genişlemenin sonuna gelindiği” açıklamasının ardından başlayan yeni dönemin Türkiye gibi yüksek tasarruf açığı ve cari açığı olan ülkeleri derinden etkilediği, hataların üzerini “sıcak para şalı” ile örten ekonomilerin yeni dönemde hatalarını saklayamaz hale geldiği kaydedildi. OECD ve Dünya Bankası başta olmak üzere pek çok uluslararası kuruluş ile finansal kurumun yeni küresel iklimde en kırılgan ekonomiler listesinin başında Türkiye’yi saydığının hatırlatıldığı raporda, bu değerlendirmeleri doğrular şekilde borsası en çok değer kaybeden ülkenin Türkiye olduğu belirtildi. Borsa İstanbul’da 22 Mayıs’tan bu yana yüzde 30’a yakın düştüğü, aynı dönemde borsa şirketlerinin piyasa değerinin 174 milyar TL eriyerek 483 milyar TL’ye indiği kaydedildi.

-TCMB 2 AYDA 8.7 MİLYAR DOLAR SATTI, DOLARIN ATEŞİ DÜŞMEDİ-

CHP’nin raporunda, aynı dönemde TL’nin dolar karşısında en çok değer yitiren dördüncü para birimi olduğu, Merkez Bankası’nın yoğun müdahalesine rağmen dolar kurunun rekor kırarak 2 TL’yi aştığı belirtilerek, “11 Haziran tarihinde doğrudan döviz satım ihalelerine başlayan TCMB, bu süre zarfında piyasalara 8,7 milyar dolar satmış, ihalelere gelen teklif ise bunun iki katı olmuştur. Döviz talebinin, döviz arzını aşması ile beraber dolar kuru Merkez Bankası müdahalelerine rağmen yükselmeye devam etmiştir” değerlendirmesinde bulunuldu.

Raporun “İleriye Yönelik Riskler” başlıklı bölümünde ise son dönemde ekonomide yaşanan gelişmelerin önümüzdeki dönemde özellikle iki kesimin sıkıntılarının artacağı belirtilerek, şu değerlendirmelere yer verildi:

-DOLAR BORCU OLAN ŞİRKETLER YANDI-

“Bunlardan ilki yüksek döviz açık pozisyonu taşıyan şirketlerimizdir. 22 Mayıs’tan bu yana TL’nin dolar karşısında 20 kuruşluk değer yitirmesi, reel sektörde faaliyet gösteren şirketlerin kur farkından toplam 31 milyar TL zarar ettiğini göstermektedir. Özellikle döviz geliri sınırlı, buna karşın döviz borcu yüksek şirketlerimizin kurdaki dalgalanmadan olumsuz etkilenmemesi mümkün değildir. Nitekim sanayicilerimizden gelen yoğun şikâyetler döviz kurunun mevcut düzeyinden duyulan rahatsızlığı gözler önüne sermektedir.”

-VATANDAŞA MALİYETİ NE OLACAK?-

Yaşanan dalgalanmadan olumsuz etkilenecek bir diğer kesim ise hane halkı yani ailelerimizdir. 22 Mayıs’tan bu yana yaşanan çalkantılar para ve sermaye piyasalarını etkilemiştir. Bunun kısa ve orta dönemde büyüme ve işsizlik cinsinden reel maliyetlerinin ne olacağı henüz belli değildir. Kuşkusuz söz konusu çalkantıların süre ve derinliği ekonominin katlanacağı reel maliyetlerin boyutunu da belirleyecektir.”

-YÜZDE 3 BÜYÜME FİİLEN KRİZ DEMEK-

CHP’nin raporunda bu yıl büyümenin yüzde 3’ün hemen üzerinde beklendiği, hükümetin de piyasaları buna hazırlamaya çalıştığı belirtilerek, “Geçtiğimiz yıl yaşanan yüzde 2,2’lik büyümenin üstüne, bu yıl da yüzde 3’lük bir büyüme Türkiye ekonomisinin fiilen bir krizin içine sıkıştığı anlamına gelmektedir” denildi. Büyümedeki düşüşün işsizliğin fitilini ateşleyeceğinin, bunun da zaten borçlu halde olan vatandaşları daha da sıkıştıracağının ifade edildiği raporda, bu sıkıntılı durumun derinleşmesi durumunda finans kesiminin de olumsuz etkilenmesinin kaçınılmaz olduğu belirtildi.

-TEK KOLU BAĞLI PARA POLİTİKASIYLA BU ÇALKANTIDAN ÇIKILMAZ-

CHP’nin ekonomi raporunun “Ne yapmalı?” başlıklı bölümünde ise Hükümetin ekonomiye ideolojik bakış açısının, yaşanan çalkantılar karşısında bürokrasinin tedbir almak için kullanacağı manevra alanını daralttığı belirtilerek, Merkez Bankası’yla ilgili olarak da şu eleştiriye yer verildi: “Tek kolu bağlanmış bir para politikası ile küresel çalkantılardan çıkılamaz. Merkez Bankası’nın araç setindeki en önemli silah Başbakan’ın talimatı ile bankanın elinden alınmıştır.”

-CHP’DEN EKONOMİ İÇİN TEDBİR ÖNERİSİ-

Raporda, küresel ekonomideki çalkantıların gecikmeyle de olsa reel sektöre ve ailelerin bilançolarına da taşınacağının kaydedildi ve şu önerilerde bulunuldu:

“-Hükümet ve Başbakan ekonomi yönetiminde gerekli özeni göstermemekte, ülkemizin risk primini artıracak her türlü eylem ve işlemde bulunmaktadır. Başbakan’ın iç siyasette kutuplaştırıcı, dış siyasette sekter söylemleri Türkiye’ye yönelik risk algısını giderek artırmaktadır. Öncelikli olarak Hükümet ve Başbakan’ın söylemlerinde daha özenli olmasında ülke menfaatleri açısından büyük yarar bulunmaktadır.

-Özellikle reel sektörde yüksek döviz açık pozisyonu bulunan şirket ve sektörler derhal belirlenmelidir. Bu şirket ve sektörlerin yurtiçi bankacılık sistemine olan riskleri tespit edilmeli ve sistemik önemi olan şirketlerde sıkıntı bulunması durumunda, krizin olası bir yayılma etkisine karşı, BDDK mikro tedbirler almaya başlamalıdır.

-Özellikle son dönemde konut sektöründe arz fazlası ve balonlar oluştuğuna yönelik duyumlar artmaktadır. Hükümet bu durumları ciddiye almalı, konut sektöründe oluştuğu iddia edilen bu balonlara karşı derhal tedbirlerini almalıdır. Özellikle döviz cinsiden finansman kullanan firmalar var ise bunlar derhal belirlenmelidir.

-Merkez bankasının Eximbank eliyle kullandırdığı ihracat reeskont kredi limitlerinin 11 milyar dolara çıkarılması olumludur. Özellikle küresel çalkantıya kapasite genişletici yatırım yaparak yakalanmış dış ticarete açık sektörlerimizin elini rahatlatacak başka finansman imkânları da derhal araştırılmalıdır.

-İşçinin, işin ve istihdamın korunmasının önem kazandığı bir dönemden geçilmektedir. İşsizlik sigortası fonu ve bütçe imkânlarının bu gerçek ışığında kullanılmasına özen gösterilmelidir. Hükümetin İşsizlik sigortasının imkânlarını yerel seçimlere yönelik kullanma girişimlerine derhal son verilmelidir.”

Raporun Tam Metnine Ulaşmak İçin: RAPOR_No_69

 

BAŞBAKAN’IN İDEOLOJİK BAKIŞI MERKEZ BANKASI’NI REHİN ALDI

-TCMB BAŞKANI AÇIKLAMALARIYLA KENDİNİ BAĞLADI

-DOLAR KURUNA NOKTA TAAHHÜT VERİLMESİ BELİRSİZLİĞİ AZALTMAZ, PİYASAYA HEDEF VERİR

-CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, dolar kurunun tarihi bir rekor kırarak 2 TL’yi aştığı, faizin 20 ay aradan sonra tekrar 2 haneye çıktığı dönemde, hükümetin gelişmeleri görmezden geldiğini ve tüm dünya ekonomide risk algısını azaltacak önlemler alırken, AKP’nin Türkiye’ye yönelik risk algısını artıracak her türlü adımı attığını ifade ederek, “Başbakanın ekonomiye ideolojik bakışı Merkez Bankasını rehin almıştır” dedi.

-Öztrak, TCMB Başkanı Erdem Başçı’nın bugün yaptığı açıklamalarla, ileride oluşabilecek olası çalkantılar karşısında elini kolunu tamamen bağladığını ifade etti. Başçı’nın faiz silahını kullanmayacağını açıklamasının ve kurda nokta hedef göstermesinin, çok ciddi sonuçları olabileceği uyarısında bulunan Öztrak, “Dalgalı kur rejimi uyguladığını söyleyen bir Merkez Bankası’nın yılsonu için dolar kuruna nokta taahhüt vermesi belirsizliği azaltmaz, aksine piyasanın üzerine oynayacağı bir hedef verir. Nitekim açıklamaların yapıldığı andan başlayarak dolar kuru her saniye yeni bir rekor kırmıştır” diye konuştu.

ANKARA-

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak yaptığı yazılı açıklamada, dünyada likiditenin azalmasının Türkiye başta olmak üzere dış finansman ihtiyacı yüksek olan ülkeleri etkileyeceğini belirtti ve şunları kaydetti:

-OLUMSUZ ETKİLENECEK ÜLKELERİN BAŞINDA TÜRKİYE VAR-

“Küresel ekonomide 2009 yılından bu yana sürmekte olan kriz yeni bir aşamaya gelmiştir. Krizi aşmak için sonuna kadar gevşetilen likidite muslukları artık kapatılacaktır. Küresel likiditenin azalması ve risk iştahının kaybolması dış finansman ihtiyacı yüksek olan ülkeleri olumsuz etkileyecektir. Bu ülkelerin başında, üzülerek ifade etmeliyim ki, Türkiye bulunmaktadır.

-DÖVİZ AÇIK POZİSYONU PATLADI-

Hükümet ve ekonomi yönetimi yıllardır yaptığımız uyarılara rağmen küresel likiditeyi yönetme becerisini gösteremeyip, TL’nin suni şekilde şişmesine kayıtsız kaldı. Hızla artan borçlara ve döviz açık pozisyonuna da göz yumdu. Bu ortamda şirketler kesimi de döviz cinsinden borçlarını hızla artırdı. AKP iktidara geldiğinde 85,5 milyar dolar olan ülkemizin döviz açık pozisyonu, 2012’de 420 milyar dolara çıktı. Başbakan’ın sevdiği şekliyle, milli gelire oran olarak, yüzde 37,1 olan ülke döviz açık pozisyonu, 2012 itibariyle yüzde 53,3’e sıçradı. Türkiye G–20 içinde döviz açık pozisyonu en yüksek ikinci, bize benzer ekonomiler içinde ise en yüksek döviz açık pozisyonuna sahip ülke haline geldi. Aynı dönemde şirketler kesiminin döviz açık pozisyonu 6,5 milyar dolardan (GSYH’ ya oran olarak yüzde 2,8’den); 141,8 milyar dolara (GSYH’ ya oran olarak yüzde 18’e) çıktı. 2013 Mayıs ayı itibariyle ise reel sektörün açık pozisyonu 162 milyar dolara ulaştı.

-KURDAKİ ARTIŞIN TÜRKİYE’YE MALİYETİ 80 MİLYAR TL-

Bu kırılganlıklar neticesinde Türkiye ABD Merkez Bankasının para musluklarını kapatma sinyalini verdiği 22 Mayıs’tan bu yana güneş görmüş kar gibi erimeye başladı.  Dolar kuru 1,84 TL’den 2,03 TL’ye kadar çıktı, faizler 20 ay sonra yeniden çift haneye sıçradı, şirketlerimizin piyasa değeri 150 milyar TL eridi. Dolar kurunun 22 Mayıs’tan bu yana rekorlar kırarak 2 TL’yi aşması reel sektörün kur farkı zararını 30,7 milyar TL; Türkiye’nin kur farkı zararını ise 80 milyar TL artırdı.

-ELLER GİDER MERSİN’E TCMB GİDER TERSİNE-

Tüm dünyada bize benzer ekonomiler belirsizliği azaltacak, ekonomilerine güveni artıracak tedbirleri alırken, bizde Hükümet’te, Merkez Bankası da belirsizliği artıracak her türlü adımı atmaktadır. Dolmabahçe’de Başbakanın ideolojik takıntılarının rehin aldığı Merkez Bankası, ringde tek kolla mücadeleye çalışan boksöre dönmüştür.

-BAŞÇI AÇIKLAMALARIYLA ELİNİ KOLUNU BAĞLADI-

Başkanın bugün yaptığı açıklamalar, ileride oluşabilecek olası çalkantılar karşısında elini kolunu tamamen bağlamıştır. Hele hele, faiz silahını kullanmayacağını açıklayan bir Başkanın hiçbir Merkez Bankacının yapmayacağı bir işlemi yaparak kurda nokta hedef göstermesi ve piyasalara, “Bana güvenin ve kazanın” demesinin çok ciddi sonuçları olabilecektir. Dalgalı kur rejimi uyguladığını söyleyen bir Merkez Bankası’nın yılsonu için dolar kuruna nokta taahhüt vermesi belirsizliği azaltmaz, aksine piyasanın üzerine oynayacağı bir hedef verir. Nitekim açıklamaların yapıldığı andan başlayarak dolar kuru her saniye yeni bir rekor kırmıştır.

-RİSK ALGISINI AZALTMAZ, ARTIRIR

Basit, anlaşılır bir politika çerçevesi ile piyasalara güven vermek ve öngörülebilirliği artırmak yerine, karmaşık, belirsizliği artıran ve hatta piyasalarla çatışan bir görüntü ile para politikasını yürütmek ülkemize yönelik risk algısını azaltmaz, akdine daha da artırır.

-BU MERKEZ BANKASI EKONOMİDE ÇALKANTILARLA BAŞA ÇIKAMAZ-

Hükümeti de, ekonomi yönetimini de açıkça uyarıyorum. Tek kolu Dolmabahçe’de bağlanmış bir Merkez Bankası ile ekonomideki çalkantılarla mücadele edemezsiniz. Hükümet ve ekonomi yönetimi bir an önce harekete geçmeli ve ekonomide güveni artıracak, öngörülebilirliği artıracak kapsamlı bir programı derhal uygulamaya koymalıdır. Bu çerçevede Başbakan’da gerek iç, gerekse dış siyasette izlediği ayrıştırıcı ve sekter söylemlerine derhal son vermeli, ülkemize yönelik risk algısını daha da artırmamalıdır. Aksi halde bize benzer ekonomiler bir düşerken; biz üç değil, beş düşmeye başlarız.

-BAKAN’IN VAATLERİ SÜRDÜRÜLEBİLİR DEĞİL-

Döviz kurunun geldiği seviyeler, başta elektrik ve doğalgaz olmak üzere yeni zamların kapıda olduğunu göstermektedir. Enerji Bakanı her ne kadar zam yapmayacaklarını ilan ettiyse de bu hem sürdürülebilir değil, hem de piyasaların risk algısını artırıcıdır.

-KONUŞMAK YERİNE ÇALIŞSINLAR, ÖNLEM ALSINLAR-

Sürekli doğruları yapmamız gereken yerde sürekli hata yapılıyor. Bu da dışarıdaki çalkantıyı içeride Tsunami’ye çevirme riskini taşıyor. Bunun altında bugüne kadar borca batırılan reel sektör şirketlerimiz ve ailelerimizin kalacağı açıktır. Hükümet sorumluluklarını hatırlamalı, ekonomi çalışmalı ve konuşmak yerine önlem almalıdır.”

 

Saray Fukaranın Tavuğunu Rantiyelerin, Faiz Lobilerinin Folluğuna Yumurtlatıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin bu yılın Ocak-Kasım dönemine milyonlarca çiftçi ve esnafa reva gördüğü desteğin, bir avuç faiz lobisine ve yandaşa...
Devamını oku

Ekonomi Arabasının Motoru Boğuldu, Şanzımanı Dağıldı

CHP’li Öztrak, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleden sadece faiz lobileriyle sıcak para partileri vermeyi anladığını belirterek, “Yüksek faiz ve kontrollü kura...
Devamını oku

Tutuklanan TCMB Başkan Yardımcısının Attığı Diğer İmzalar Hakkında İç Soruşturma Yapıldı Mı?

CHP’li Öztrak, Bankalararası Kart Merkezi soruşturması kapsamında tutuklanan, Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Emrah Şener’in TCMB’deki görevi sırasında attığı diğer imzalarla...
Devamını oku

Resmi İşsiz Sayısı İle Gerçek İşsiz Sayısı Arasındaki Fark İlk Kez 10 Milyonu Aştı

CHP’li Öztrak, Haziran ayında gerçek işsiz sayısının 13,4 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını; resmi işsiz sayısı ile gerçek işsiz sayısı...
Devamını oku

Sadece İstatistiklerle Yalan Değil; İstatistiklerle Talan

CHP’li Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı rakamının beklentilerin ve diğer kurumların hesaplarının çok altında kaldığına, market fiyatlarındaki değişimler ile TÜİK’in...
Devamını oku

Faiz Harcamalarının Bütçe Üzerindeki Baskısı Artıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin hukuk tanımazlığı nedeniyle artan faizlerin bütçe üzerine her ay daha fazla baskı yaptığına dikkat çekerek, “İlk 4...
Devamını oku

Milli İradeye Darbe Süreci Ekonomik Görünümü Bozdu

CHP’li Öztrak, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndaki Türkiye ekonomisiyle ilgili tahminlerin, Sarayın millet iradesine darbe süreci sonrasında kötüleştiğine dikkat çekerek, “Uluslararası...
Devamını oku

Satılan Milyarlarca Dolar Rezervi Kimler Topladı

CHP’li Öztrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından mali piyasalarda yaşanan tsunami sırasında ülkenin 40 milyar dolardan fazla...
Devamını oku

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için sağ tarafta yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com