Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBlog style 2

Borca Karşı Devredilen Cami ve Okul Arsaları Ne Kadar?

CHP’li Öztrak, Sayıştay raporlarına ve yetkililerin açıklamalarına göre belediyelerin SGK’ya olan borcunun son 2,5 yılda 5 katına çıktığını belirterek, “Sayıştay tarafından uyarılmalarına rağmen, buna karşı herhangi bir önlem almayan SGK yöneticileri hakkında hangi işlemler yapılmıştır?” diye sordu.

Öztrak hazırladığı soru önergesinde, belediyelerin vergi ve prim borçları karşılığında Hazine’ye ve SGK’ya devrettikleri ibadethane ve eğitim alanlarına ilişkin kamuoyuna yansıyan bilgileri de hatırlatarak, “Satılması nakde çevrilmesi imkansız bazı Belediye gayrimenkullerinin Maliye Hazinesi’ne devredilmesi suretiyle, hükümete yakın belediyelerin borcunu görünürde düşüren vitrin düzeltmelere” dikkat çekti.

Öztrak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Işıkhan’a 2021’den bu yana Belediyelerin SGK’ya olan prim ve prime bağlı borçlarına karşılık Maliye Hazinesine veya SGK’ya devrettikleri, imar durumu ve fiili kullanımı okul, eğitim kurumu, ibadethane, dini tesis, cami alanı ya da doğal ve arkeolojik sit alanı olarak görülen arsaların büyüklüğünü ve TL cinsinden değerini sordu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’a yönelttiği soru önergesinde, belediyelerin Sosyal Güvenlik Kurumu’na (SGK) olan prim ve prime bağlı borçlarındaki artışa dikkat çekti. Sayıştay raporlarına göre belediyelerin SGK’ya olan borçları 2021 yılında 19 milyar TL iken, 2022 yılı Kasım ayı itibariyle 38,7 milyar TL’ye ulaştığını, Bakan Işıkhan tarafından yapılan 25 Temmuz 2024 tarihli açıklamada ise Türkiye genelinde belediyelerin SGK’ya olan toplam prim borcunun 96 milyar liraya çıktığının ifade edildiğini hatırlatan Öztrak, önergesinde şunları ifade etti:

BELEDİYE BORÇLARI BEŞ YILDA BEŞE KATLANIRKEN SESSİZ KALDILAR

Sayıştay raporlarındaki veriler ve yetkililerin açıklamaları birlikte değerlendirildiğinde; son 2,5 yılda belediyelerin SGK’ya olan borçlarının 19 milyar liradan 96 milyar liraya çıkarak beşe katlanmasına ve Sayıştay raporlarında bu duruma dikkat çekilmesine rağmen, Kurum’un bu alacakların tahsili için gereken gayreti göstermediği anlaşılmaktadır.

BORCU DÜŞÜRMEK İÇİN VİTRİN DÜZELTME

Diğer taraftan son dönemde SGK’nın Belediyelerden prim alacakları karşılığında, satılması nakde çevrilmesi imkansız bazı Belediye gayrimenkullerinin Maliye Hazinesi’ne devredilmesi suretiyle, hükümete yakın belediyelerin borcunu görünürde düşüren vitrin düzeltmeye matuf işlemler yapıldığı da dikkat çekmektedir.

Örneğin; 2019 yılında, Aliağa Belediyesi’nin, belediye şirketlerinin vergi ve sigorta borçları karşılığında, belediyeye ait olan ve aralarında imar durumu “cami”, “dini tesis” ve “okul” olan gayrimenkullerin de bulunduğu, toplam 59 adet gayrimenkulü Hazine’ye ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na devrettiği; 2023 yılında, Bayrampaşa Belediyesi’nin 90,8 milyon TL’lik vergi borcuna karşılık ilçedeki Kocatepe Ulu Cami ve Ulubatlı Hasan Camilerinin arsasını Maliye Hazinesi’ne devrettiği; aynı yıl Sancaktepe Belediyesi’nin belediye iştiraki SAFAŞ’ın vergi ve SGK’ya olan prim borçlarına karşılık tahsis yoluyla tamamı eğitim tesisine ayrılmış arazileri devrettiği, 2024 yılında Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin prim borçları nedeniyle 51 dönümlük küçük sanayi sitesi arsasını SGK’ya; ayrıca vergi borçları nedeniyle iki cami arsasını, DSİ Hizmet binasının bahçesini, üzerinde okul bulunan bir okul arsasını ve üzerinde kongre merkezinin bulunduğu bir arsayı Maliye Hazinesine devrettiği kamuoyuna yansımıştır. 

BORCA KARŞILIK CAMİ VE OKUL ARSASI DEVRALINDI MI

Öztrak, Bakan Işıkhan’a şu soruları yöneltti:

2021 yılından bugüne kadar, Belediyelerin SGK’ya olan prim ve prime bağlı borçlarına karşılık Maliye Hazinesine veya SGK’ya devrettikleri; imar durumu “okul/kreş/eğitim kurumu/vd.”, “ibadethane/dini tesis/cami alanı/vd.” ya da “doğal ve arkeolojik sit alanı” olarak görülen arsaların, belediyeler itibariyle, tek tek TL cinsinden değeri ve metrekare büyüklüğü nedir? Son iki buçuk yılda Belediyelerin SGK’ya olan borçları karşılığında Maliye Hazinesine veya SGK’ya devrettikleri ve fiili kullanımı, “okul”, “cami” ya da “ibadethane” olarak görülen gayrimenkullerin belediyeler itibariyle listesi ve tutarı nedir? Son iki buçuk yılda SGK’nın elindeki gayrimenkullerin sayısı, metrekare olarak büyüklüğü ve TL cinsinden değeri nereden nereye gelmiştir?

BORÇ ARTARKEN ÖNLEM ALMAYANLAR HAKKINDA İŞLEM YAPILDI MI

SGK’nın Belediyelerden alacaklarının son iki buçuk yılda beşe katlanması karşısında, Sayıştay tarafından uyarılmalarına rağmen, herhangi bir önlem almayan SGK yöneticileri hakkında hangi işlemler yapılmıştır?

“Hükümet TÜİK Eliyle Vatandaşın Hakkı Olan Paraya Çöktü”

CHP’li Öztrak, Haziran ayında TÜİK enflasyonu ile İTO enflasyonu arasındaki makasın son 15 ayın en yüksek seviyesine ulaştığını belirterek, “Bir Saray Hükümeti klasiği haline gelen emeklinin ve çalışanın ücretlerinin belli olacağı ayda enflasyonu düşük gösterme oyunu bu defa da tekrarlandı. Hükümet ‘Elinde madde fiyatları olmadığını’ açıklayan TÜİK eliyle, vatandaşın hakkı olan paraya bir kere daha çöktü” değerlendirmesinde bulundu.  

Yükselen çekirdek enflasyon ve Temmuz ayına bırakılan kamu zamları birlikte düşünüldüğünde, enflasyonda şu anda gerçek anlamda bir düşüş eğiliminden bahsetmenin mümkün olmadığını ifade eden Öztrak, Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in dezenflasyon sürecinin başladığına yönelik ifadelerini şu sözlerle eleştirdi:

“Saray ve Bakanları, ‘Dezenflasyon’ diye bayram ederken, açlık sınırının altındaki asgari ücretliyi görmüyorlar, yaz ayları olmasına rağmen düşmeyen fiyatları, ateş alan market raflarını, pazar tezgahlarını yok sayıyorlar, 10 bin lira aylıkla hayata tutunmaya çalışan, ileri yaşlarında iş bulmaya uğraşan emeklinin sesini duymuyorlar, ürününe maliyetin altında fiyat verdikleri çiftçiye kulaklarını tıkıyorlar… Bunlar milleti çoktan unutmuşlar… Ama şunu unutmasınlar: Milleti unutanı, millet UNUTMAZ!”  

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Haziran ayı enflasyon rakamlarını sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla değerlendirdi. Öztrak açıklamasında şunları ifade etti:

TÜİK İLE İTO ARASINDAKİ MAKAS SON 15 AYIN EN YÜKSEK SEVİYESİNE ULAŞTI

TÜİK’in Haziran ayı enflasyon verilerine göre aylık enflasyon beklentilerin çok altında, yüzde 1,64 olarak gerçekleşti. Geçen yılın ortasında birbirine yaklaşan İTO enflasyonu ile TÜİK enflasyonu arasındaki fark açıldı, son 15 ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

HÜKÜMET TÜİK ELİYLE VATANDAŞIN HAKKI OLAN PARAYA ÇÖKTÜ

Bir Saray Hükümeti klasiği haline gelen emeklinin ve çalışanın ücretlerinin belli olacağı ayda enflasyonu düşük gösterme oyunu bu defa da tekrarlandı. Hükümet “Elinde madde fiyatları olmadığını” açıklayan TÜİK eliyle, vatandaşın hakkı olan paraya bir kere daha çöktü. İlk 6 ayda gerçekleşen enflasyon yüzde 24,7; buna karşın memur ve memur emeklisinin alacağı zam yüzde 20’nin altında kaldı. Diğer emeklilerin zammı ise kök maaşa yansıtıldığından, bu hesapla 10 bin liranın altında aylık alan milyonlarca emekli, neredeyse hiç zam almayacak.

YAZIN ORTASINDA DOMATES 40 LİRA

TÜİK tabelaya ne yazarsa yazsın vatandaş yaşadığını biliyor. Yazın ortasına geldik… Markette hala; bir kilo domates 40 lira, bir kilo salatalık 39 lira, orta boy bir karpuz alsanız 120-130 lira… Şeftalinin, eriğin yanına yaklaşılmıyor. Sağlık, ulaştırma, eğitim gibi en temel alanlarda 12 aylık fiyat artışları ise yüzde 100’ün üstünde.

ÖNÜMÜZDEKİ GÜNLER DAR VE SABİT GELİRLİ İÇİN KOLAY OLMAYACAK

Önümüzdeki dönem eğilimlerini gösteren çekirdek enflasyon, manşet enflasyonun üstünde… Yüksek çekirdek enflasyon ve Temmuz ayına ertelenen kamu zamları birlikte düşünüldüğünde, önümüzdeki günlerin dar ve sabit gelirliler için hiç de kolay olmayacağı şimdiden görülüyor.

MİLLETİ UNUTANI, MİLLET UNUTMAZ

Hazine ve Maliye Bakanı “dezenflasyon süreci başladı” dese de, şu an için enflasyonda gerçek anlamda bir düşüş eğiliminden söz etmek de mümkün değil. Saray ve Bakanları, “Dezenflasyon” diye bayram ederken, açlık sınırının altındaki asgari ücretliyi görmüyorlar, yaz ayları olmasına rağmen düşmeyen fiyatları, ateş alan  market raflarını, pazar tezgahlarını yok sayıyorlar, 10 bin lira aylıkla hayata tutunmaya çalışan, ileri yaşlarında iş bulmaya uğraşan emeklinin sesini duymuyorlar, ürününe maliyetin altında fiyat verdiği çiftçiye kulaklarını tıkıyorlar… Bunlar milleti çoktan unutmuşlar… Ama şunu unutmasınlar: Milleti unutanı, millet UNUTMAZ!

Bütçe Verileri Sarayın Tercihinin Millet Olmadığını Gösteriyor

CHP’li Öztrak, yılın ilk 6 ayında faiz giderleri, pek çok kalemde harcamaların katlandığına, buna karşın dar ve sabit gelirli vatandaşların ödediği vergilerin olağanüstü seviyelere ulaştığına dikkat çekti.

Faiz, kira, müşavirlere ödemeler, KÖİ garanti ödemeleri, örtülü ödenek ve Cumhurbaşkanlığının harcamaları gibi kalemlere bu dönemde 700 milyar liraya yakın kaynak akarken, en düşük emekli aylığının 12 bin 500 liraya çıkarılmasının maliyetinin 33 milyar lira olarak açıklandığını hatırlatan Öztrak, “Bütçe bir tercih meselesidir. Ve bütçe rakamları bize şunu gösteriyor: Sarayın tercihi millet değildir” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, sosyal medya hesabından, yılın ilk 6 ayına ilişkin bütçe verilerini değerlendirdi. Öztrak, yaptığı açıklamada şunları belirtti:

Bu yılın ilk 6 ayında bütçe açığı geçen yıla göre yüzde 54,6 artarak 747 milyar liraya çıktı. Geçen yılın faiz dışı bütçe açığından Merkez Bankası’na devredilen KKM ödemeleri düşülünce, ilk 6 ayda faiz dışı dengedeki düzelmenin de sınırlı olduğu görülüyor.

LOBİLERE, KİRALARA GİDEN PARA 700 MİLYAR TL; EN DÜŞÜK EMEKLİ AYLIĞINI ARTIRMA MALİYETİ 33 MİLYAR LİRA

Geçen yılın aynı dönemine göre faiz harcamaları ikiye katlanarak 575 milyar liraya ulaştı. Geçilmeyen yollar ve köprüler, uçulmayan havalimanları için yapılan garanti ödemeleri 15 milyar lira artışla 40,5 milyar liraya; müşavir firma ve kişilere ödenen para 10,5 milyar lira artışla 16 milyar liraya, bina kiralama giderleri 21,8 milyar lira artışla 34,3 milyar liraya yükseldi. Cumhurbaşkanlığının harcadığı para 4 milyar lira artışla 6 milyar liraya; örtülü ödenekten yapılan harcamalar da aynı şekilde 4 milyar lira artışla 6 milyar liraya çıktı. Sadece bu kalemlerden harcanan para 700 milyar liraya yaklaşıyor. Buna karşın; AK Parti Grup Başkanının açıklamasına göre en düşük emekli aylığını 12 bin 500 TL’ye çıkarmanın 6 aylık maliyeti 33 milyar lira!

FATURA DAR VE SABİT GELİRLİ VATANDAŞA ÇIKTI

Peki bu harcamalar nasıl finanse edildi? İlk 6 ayda; dilimlerdeki ayarsızlığın da etkisiyle milletten toplanan Gelir Vergisi 328 milyar lira arttı, 588 milyar lira oldu. Millettin ekmek alırken bile ödediği Dahilde Alınan KDV 311 milyar lira artışla 437 milyar liraya yükseldi. Artık özel olmaktan çıkan, akaryakıttan beyaz eşyaya ve hatta kolalı gazoza kadar her şeyden kesilen, Özel Tüketim Vergisi üzerinden toplanan para 284 milyar lira artışla 609 milyar liraya çıktı. Ağırlıklı olarak dar ve sabit gelirli vatandaşlarımızdan toplanan bu vergilerden gelen para, geçen yılın aynı dönemine göre 923 milyar lira artışla 1,6 trilyon liraya ulaştı.

BÜTÇE TERCİH MESELESİDİR, SARAYIN TERCİHİ MİLLET DEĞİLDİR

Saray Hükümeti; “rasyonelleşme” diyerek, “bütçe disiplini” diyerek, “dezenflasyon süreci” diyerek hikaye anlattı… Ama fatura vatandaşa çıktı… Millet açlık sınırının altındaki asgari ücretle, durmak bilmeyen enflasyonla ezilirken, Saray ve şürekası vatandaşın sırtından tatlı hayat yaşamaya devam etti. Bütçe bir tercih meselesidir. Ve bütçe rakamları bize şunu gösteriyor: Sarayın tercihi millet değildir.

“İŞSİZLİK HABİS BİR UR GİBİ BÜYÜYOR”

CHP’li Öztrak, resmi işsiz sayısı düşerken gerçek işsiz sayısının artmaya devam ettiğini belirterek, “Ülkemizde 11 milyona dayanan gerçek işsiz sayısı, dünya üzerinde 108 ülkenin nüfusundan fazla… İşsizlikte turpun büyüğü heybede, habis bir ur gibi büyüyor” dedi.

Öztrak, istihdam verilerinde haftada 40 saatten az çalışanları ifade eden “zamana bağlı eksik istihdam edilenlerin” sayısındaki artışa dikkat çekerek, “Ülkemizde her 100 çalışandan 12’si eksik istihdam ediliyor! Bu da bir başka kötü rekor!” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, bugün açıklanan Nisan ayı işsizlik verilerini sosyal medya hesabından değerlendirdi. Öztrak, açıklamasında şunları belirtti:

RESMİ İŞSİZLİK DÜŞERKEN GERÇEK İŞSİZLİK ARTIYOR

TÜİK 2024 Nisan ayında, Mart ayına göre resmi işsizlik oranının 0,1 puan azalışla yüzde 8,5’e düştüğünü açıkladı. Ancak aynı ayda gerçek işsizlik oranı 3,1 puan artışla yüzde 27,2’ye ulaştı. Mevsim etkilerinden arındırılmış seride gerçek işsiz sayısı 10 milyon 712 bin kişiyle rekor kırdı! Son bir yılda resmi işsiz sayısı 462 bin kişi azalmış görünüyor. Ancak, iş arama umudunu yitirdiği için ya da başka sebeplerle iş aramaktan vazgeçenler ile daha fazla çalışmak istediği halde haftada 40 saatten az çalışmak zorunda kalanları resmi işsizlere ilave ettiğimizde, Gerçek İşsiz Sayısı aynı dönemde 1 milyon 667 bin kişi artıyor. Gerçek işsizlerin sayısı, TÜİK’in açıkladığı resmi işsizlerin sayısını 7 milyon 690 bin kişi aşmış. Bu da mevcut seride rekor!

HER 100 ÇALIŞANDAN 12’Sİ, ZAMANA BAĞLI EKSİK İSTİHDAM EDİLİYOR

Diğer taraftan TÜİK, çalışanların sayısının son bir yılda 1 milyon 240 bin kişi arttığını açıklamış. Ancak, “Zamana bağlı eksik istihdam edilenler” de buna dahil… Bunların sayısı aynı dönemde 1 milyon 546 bin kişi artmış. Zamana bağlı eksik istihdamı düşerseniz, istihdam bırakın artmayı 300 bin kişi azalmış. Ülkemizde her 100 çalışandan 12’si eksik istihdam ediliyor! Bu da bir başka kötü rekor!

İŞSİZLİK HABİS BİR UR GİBİ BÜYÜYOR

Resmi işsizlik oranı milletimizin yaşadığı gerçek işsizlik zulmünü göstermekten her geçen gün uzaklaşıyor. Ülkemizde 11 milyona dayanan gerçek işsiz sayısı, dünya üzerinde 108 ülkenin nüfusundan fazla… İşsizlikte turpun büyüğü heybede, habis bir ur gibi büyüyor…

Hükümetin zulüm değirmeni, çiftçiyi öğütüyor

CHP’li Öztrak, açıklanan buğday taban fiyatının maliyetin bile altında olduğunu belirterek, “Bu fiyatla çiftçi seneye tarlasına gidemez, borcunu ödeyemez… Buğdayda 15 liranın altında fiyat kabul edilemez” dedi.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, dün açıklanan buğday fiyatlarını sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla değerlendirdi. Öztrak, yaptığı açıklamada şunları belirtti:

MALİYETLER TAVAN YAPTI, BUĞDAY FİYATI YERİNDE SAYDI

Hükümetin zulüm değirmeni, milleti öğütmeye devam ediyor… Toprağa para saçan buğday üreticisi, açıklanan taban fiyatla bir kere daha zarar biçiyor… Son bir yılda; gübre fiyatları yüzde 25 ila 49, zirai ilaç fiyatları yüzde 52, traktörün deposunu doldurmanın maliyeti yüzde 109 arttı. Ziraat Odaları’na göre işçilik ve arazi kira maliyetleriyle birlikte düşünüldüğünde; bir kilo buğday üretmenin ortalama maliyeti bir yılda yüzde 62 artışla 10,87 liraya ulaştı. TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon ise yüzde 75,45. Buna karşın Hükümetin açıkladığı buğday fiyatındaki artış destek primi hariç yüzde 12, destek primi dahil yüzde 19!

BU POLİTİKALARLA KİŞİBAŞINA ÜRETİM 40 KİLO, EKİLEN ALANLAR 25 MİLYON DÖNÜM AZALDI  

Sarayın zulüm politikalarıyla son 21 yılda çiftçimiz, ürün fiyatı ile maliyet arasında sıkıştı, tarlasından koptu… Bunun sonucunda buğday ekilen alanlar 25 milyon dönüm, vatandaş başına düşen buğday üretimi 40 kilo azaldı. Hesap açıktır… Dün açıklanan 9,25 liralık taban fiyat, maliyetin bile altındadır. Bu fiyatla çiftçi seneye tarlasına gidemez, borcunu ödeyemez… Buğdayda 15 liranın altında fiyat kabul edilemez.

Stok Değişimi 14 Çeyrektir Büyümeyi Aşağı Çekiyor

CHP’li Öztrak, büyüme verilerinde istatistiki hatayı da içeren “stok değişimi” kaleminin yılın ilk çeyreğinde büyümeyi 4,4 puan aşağı çektiğini belirterek, “Stok değişimi, istatistiki hatayı da içerdiği için büyüme verilerinin sağlıklı takip edilmesine engel oluyor. Stok değişiminin 14 çeyrektir eksi olması, bu kalemin temel belirleyicisinin istatistiki hata olduğunu ortaya koyuyor” dedi.

Türkiye’nin tüketim malı ithalatının da hız kesmeden artmaya devam ettiğini vurgulayan Öztrak, “Kura aşırı yaslanarak enflasyonu düşürme stratejisi, sonuçta ithalatı cazip, ihracatı yorucu hale getirir, döner dolaşır dış açığı artırır. Bu, ‘faiz ile enflasyon arasındaki ilişki gibi’ bilinen bir gerçektir. Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Şimşek’in buna ‘geçici bir durum’ demesi de ciddi bir yanılgıdır” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, dış ticaret ve büyüme verilerini sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla değerlendirdi. Öztrak açıklamasında şunları belirtti:

DIŞ TİCARET AÇIĞI YENİDEN ARTMAYA BAŞLADI

2023’ün Ağustos ayından bu yana (2023 Ekim ayı hariç) sürekli gerileyen ithalat, Nisan ayında yüzde 4,0 artışla 29,1 milyar dolara yükseldi. Aynı dönemde, ihracattaki artış ise yüzde 0,1’de kaldı. Böylece son 8 aydır düşen dış ticaret açığı, Nisan’da yüzde 12,9’luk sıçramayla 10 milyar dolara çıktı. Yılın ilk 4 ayında, toplam ithalat düşerken “Tüketim Malı” ithalatının artmaya devam etmesi, talebin hız kesmediğini gösteriyor… Bu, enflasyonla mücadele politikalarının bu dönemde yeterince etkili olmadığını ortaya koyuyor.

KURA YASLANARAK ENFLASYONU DÜŞÜRME STRATEJİSİNİN SONUCU

Kura aşırı yaslanarak enflasyonu düşürme stratejisi, sonuçta ithalatı cazip, ihracatı yorucu hale getirir, döner dolaşır dış açığı artırırsınız. Bu, “faiz ile enflasyon arasındaki ilişki gibi” bilinen bir gerçektir. Hazine ve Maliye Bakanı Sn. Şimşek’in buna “geçici bir durum” demesi de ciddi bir yanılgıdır. Son dönemde izlenen kontrollü kur politikasıyla, dış açıktaki artışın “geçici olması” mümkün değildir. Daha önce bu konuda uyarmıştık.

STOK DEĞİŞİMİ 14 ÇEYREKTİR BÜYÜMEYİ AŞAĞI ÇEKİYOR

Yine bugün Türkiye ekonomisinin 2024’in ilk üç ayında; bir önceki çeyreğe göre yüzde 2,4; önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 5,7 büyüdüğü açıklandı. Büyümeye; hane halkı tüketimi 5,5 puan, devletin nihai tüketim harcamaları 0,5 puan, gayrisafi sabit sermaye oluşumu (yatırımlar) 2,6 puan, net dış ticaret (ihracat eksi ithalat) 1,5 puan katkı yapmış. Bu talep kalemlerinin toplamı 10,1 puan ediyor. Ancak stok değişimi bu talebi 4,4 puan geri çekip büyümeyi yüzde 5,7’ye indirerek, tek başına büyümenin en büyük belirleyicisi oluyor. Stok değişimi, istatistiki hatayı da içerdiği için büyüme verilerinin sağlıklı takip edilmesine engel oluyor. Stok değişiminin 14 çeyrektir eksi olması, bu kalemin temel belirleyicisinin istatistiki hata olduğunu ortaya koyuyor.

SN. BAKAN EKONOMİK VE SOSYAL KONSEYİ TOPLAMALI

 Sayın Bakan’ın yüzde 5,7 büyümeyle böbürlendiği bir ortamda toplumun tüm kesimleri “biz büyümedik, o zaman kim büyüdü?” diye soruyor. Sıkı para politikası uygulandığının iddia edildiği bir dönemde görülen yüksek tüketim artışı akılları karıştırıyor. Bu nedenle, Hazine ve Maliye Bakanına tavsiyemiz, bir an evvel Ekonomik ve Sosyal Konsey’i toplayarak ekonomideki oyuncuların sesine kulak vermesidir.

Asgari Ücret Açlık Sınırının 1.967 Lira Altına Düştü

CHP’li Öztrak, Mayıs ayı itibariyle asgari ücretin açlık sınırının 1.967 lira altına düştüğünü belirterek, “Hükümet ‘hedeflerle uyumlu gelirler politikasından’ dem vurmak yerine; ‘gerçeklerle uyumlu gelirler politikasına’ geçmelidir” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Şimşek’in “enflasyonun şok öncesi düzeye gelmesinin 3,4 yılı alacağı” yönündeki açıklamasını anımsatan Öztrak, “Türkiye, AK Parti iş başına gelmeden önce 2001 yılında yüzde 69’a çıkan enflasyonu, ‘Güçlü Ekonomiye Geçiş Programıyla’ bir yılda yüzde 30’un altına indirmeyi başardı. Sayın Bakana tavsiyemiz; dışarıdaki araştırmalara baktığı kadar, bu ülkede enflasyonla mücadelede elde edilen başarılara da bakmasıdır” değerlendirmesinde bulundu.

Öztrak, emeklinin, emekçinin, çiftçinin, esnafın enflasyona 3-4 yıl daha katlanacak hali olmadığını kaydederek, “Çalışanların yarısından fazlasının almakta olduğu asgari ücretin yılın ikinci yarısı boyunca açlık sınırının altında kalması, en ihtiyaç duyulan aşamada programa olan desteği zayıflatır. Dereye su gelmezse, kurbağanın gözü patlar” ifadelerini kullandı.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, bugün açıklanan açlık sınırı verileri ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in yaptığı açıklamaları, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla değerlendirdi. Öztrak yaptığı açıklamada şunları ifade etti:

BAKAN ŞİMŞEK DIŞARIDA YAZILAN RAPORLAR KADAR BU ÜLKEDE YAPILANLARA DA BAKMALI

Dün, Hazine ve Maliye Bakanı, “Araştırmalara göre enflasyonun şok öncesi düzeye gelmesinin 3-4 yıl aldığını” söylemiş. Oysa Türkiye, AK Parti iş başına gelmeden önce 2001 yılında yüzde 69’a çıkan enflasyonu, “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programıyla” bir yılda yüzde 30’un altına indirmeyi başardı. Sayın Bakana tavsiyemiz; dışarıdaki araştırmalara baktığı kadar, bu ülkede enflasyonla mücadelede elde edilen başarılara da bakmasıdır.

EMEKLİNİN DE EMEKÇİNİN DE 3-4 YIL BEKLEYECEK HALİ YOK

Ne emeklilerde, ne asgari ücretle çalışan emekçilerde, ne çiftçilerde, ne de esnafta enflasyon canavarına “araştırmaların söylediği gibi” 3-4 yıl dayanacak hal kalmadı. Bugün açıklanan TÜRK-İŞ verilerine göre açlık sınırı 18 bin 969 liraya ulaştı. Asgari ücret açlık sınırının 1.967 lira altında kaldı. Buna rağmen Sayın Bakan hala, “hedeflerle uyumlu gelirler politikasından” bahsediyor… Kendisine dezenflasyon programlarının başarısının, toplumun tüm kesimlerinin yükün adil dağıtıldığını kabul etmelerine bağlı olduğunu hatırlatmak isterim.

HÜKÜMET “GERÇEKLERLE UYUMLU” GELİRLER POLİTİKASINA GEÇMELİ

Sayın Şimşek; 3-4 yıl sonrasına randevu vermek ve “hedeflerle uyumlu gelirler politikasından” dem vurmak yerine; “gerçeklerle uyumlu gelirler politikasına” geçmelidir. Ekonomik ve Sosyal Konsey’i bir an evvel toplamalı, ne yapmak istediğini toplumun tüm kesimlerine orada anlatmalıdır. Çalışanların yarısından fazlasının almakta olduğu asgari ücretin yılın ikinci yarısı boyunca açlık sınırının altında kalması, en ihtiyaç duyulan aşamada programa olan desteği zayıflatır. Dereye su gelmezse, kurbağanın gözü patlar.

Türkiye’deki Gıda Enflasyonu OECD’nin Grafiklerine Sığmıyor

CHP’li Öztrak, OECD’nin üye ülkelerdeki gıda enflasyonunu gösterdiği grafiğe Türkiye’yi sığdırmak için grafik çubuğunu kesmek zorunda kaldığını belirterek, “Hükümete sorarsanız, enflasyon dünyanın sorunu diyor. Ama bu grafik, Türkiye’de yaşanan gıda enflasyonun dünyanın sorunu değil; bal gibi Erdoğan’ın tuhaf politikalarının sonucu olduğunu gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatı’nın (OECD) üye ülkelerdeki gıda enflasyonuyla ilgili paylaşımını sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla değerlendirdi. Öztrak, şunları ifade etti:

TÜRKİYE’DEKİ GIDA ENFLASYONU, İKİNCİ SIRADAKİ İZLANDA’YI 10’A KATLADI

OECD üye ülkelerin Mart ayı gıda enflasyonunu gösteren bir grafik hazırlamış. Türkiye’nin gıda enflasyonunu gösteren çubuk grafiğe sığmayınca, yüzde 10 ile yüzde 50 arasını kesmek zorunda kalmış! Türkiye Mart ayında yüzde 70’in üzerinde gıda enflasyonuyla açık ara OECD şampiyonu olmuş. İkinci sıradaki İzlanda’da gıda enflasyonu ise yüzde 7,1’le Türkiye’nin onda biri!

DÜNYANIN SORUNU DEĞİL, ERDOĞAN POLİTİKALARININ SONUCU

Hükümete sorarsanız, “enflasyon dünyanın sorunu” diyor. Ama bu grafik, Türkiye’de yaşanan gıda enflasyonun “dünyanın sorunu” değil; bal gibi “Erdoğan’ın tuhaf politikalarının sonucu” olduğunu gösteriyor. İşte; 10 bin lira aylık alan emekli bu zulme itiraz ediyor. Açlık sınırı altındaki asgari ücretle hayata tutunmaya çalışan emekçi buna isyan ediyor. Gününü siftah etmeden geçiren esnaf, bunun için kara kara düşünüyor…

KAPTANIN YALAN SÖYLEDİĞİNİ HERKES BİLİYOR

O meşhur şarkıda söylendiği gibi: “Herkes biliyor, zarların hileli olduğunu. Teknenin su sızdırdığını, kaptanın yalan söylediğini herkes biliyor… Fakirler fakir kalırken, zenginler daha zengin oluyor… İşler böyle yürüyor…”

CHP’Lİ ÖZTRAK TEKİRDAĞ’DAN YURDA SOKULDUĞU İDDİA EDİLEN GDO’LU MISIRLARI SORDU

CHP’li Öztrak, laboratuvar sonuçlarıyla oynanan tonlarca GDO’lu mısırın GDO’suz gibi gösterilerek Tekirdağ’dan yurda sokulduğu iddialarını TBMM gündemine taşıdı.

Öztrak, Tarım Bakanı’na, “İthal edilen mısırların laboratuvar sonuçları belgelenmeden ve parametreleri değiştirilerek ülkeye sokulmasında, hükümete yakın bazı önde gelen siyasetçiler, bürokratlara baskı yapmış mıdır? Kurum içi denetimde, siyasilerin bürokratlara, laboratuvar tahlillerinin değiştirilmesi yönünde baskı yaptığına ilişkin bir bilgiye ulaşılmış mıdır?” diye sordu.  

CHP Tekirdağ Milletvekili Faik Öztrak, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanması talebiyle verdiği yazılı soru önergesinde şunları ifade etti:

GDO’LU MISIR İTHALİNE SADECE YEM İÇİN VE KONTROLLÜ ŞEKİLDE İZİN VERİLİYOR

Ülkemizde Genetiği Değiştirilmiş Organizmaları (GDO) içeren ürünler hakkında işlemler 5977 sayılı Biyogüvenlik Kanunu ile Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizmalar ve Ürünlerine Dair Yönetmelik kapsamında gerçekleştirilmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın verdiği bilgiye göre bugüne kadar gıda amaçlı olarak onay verilmiş bir gen bulunmadığından gıda amaçlı hiçbir GDO’lu ürüne izin verilmezken, Bilimsel Risk Değerlendirme Komitesi ve Sosyo Ekonomik Değerlendirme Komitesi tarafından hazırlanan raporlar çerçevesinde, sınırlı sayıdaki soya fasulyesi çeşitleri ile mısır çeşitlerine yem amaçlı olarak izin verilmiştir. Bu yemlerin ithalat aşamasında kontrolleri sağlanmakta, kontrol sonucunda uygun bulunmayan GDO’lu yemlerin yurda girişine izin verilmemektedir.

ANALİZLERE MÜDAHALE EDİLDİ İDDİASI

Ülkemizde mevzuat bu şekildeyken,  geçtiğimiz günlerde Tekirdağ’ın Malkara ilçesinde faaliyet gösteren bir firmanın yurt dışından ithal ettiği mısırların Tekirdağ Tarım İl Müdürlüğü laboratuvarlarında yapılan analizlerine müdahale edildiğiyle ilgili haberler kamuoyuna yansımıştır. Buna göre ithal edilen tonlarca mısır içinden alınan numunelere, Tarım İl Müdürlüğünde yapılan testlerin sonuçlarının değiştirildiği, ithal edilen mısırların bir kısmına analiz sonuçları gelmeden temiz belgesi verildiği, bunun sonucunda GDO’lu mısırların GDO’suz gibi gösterildiği iddia edilmektedir. Bununla birlikte, kurum içinden yapılan ihbar sonucunda, olayla ilgili savcılık soruşturması başlatıldığı, kurumda yapılan ilk denetimde numune analiz sonuçlarıyla ilgili bazı parametrelerin değiştirildiğinin tespit edildiği ifade edilmektedir.

HÜKÜMETE YAKIN SİYASİLER BÜROKRATLARA BASKI YAPTI MI?

CHP’li Öztrak, Tarım Bakanı’na şu soruları sordu:

Bakanlık bünyesinde bu iddialarla ilgili olarak başlatılan kurum içi denetim hangi aşamadadır? Bahsi geçen usulsüz işlemlerle ülkeye kaç ton mısır sokulmuştur? Bu suretle ülkeye sokulan mısırların kimlere satıldığı ve nerelerde kullanıldığına yönelik bir araştırma başlatılmış mıdır? Halk sağlığını korumak açısından, söz konusu denetlenmemiş mısırlarla üretilen malların tespiti ve toplatılması için hangi çalışmalar yapılmaktadır? İthal edilen mısırların laboratuvar sonuçları belgelenmeden ve parametreleri değiştirilerek ülkeye sokulmasında, hükümete yakın bazı önde gelen siyasetçiler, bürokratlara baskı yapmış mıdır? Kurum içi denetimde, siyasilerin bürokratlara, laboratuvar tahlillerinin değiştirilmesi yönünde baskı yaptığına ilişkin bir bilgiye ulaşılmış mıdır?  

Hatırlanmayan Tarih Tekerrür Eder

Türkiye’nin Kredi Temerrüt Risk Primi (CDS) akıl dışı kerameti kendinden menkul Erdoğan modelinden vazgeçilen son bir yılda düştü. Ama hala benzer ekonomilerden çok daha yüksek.

Neden?

Bakan Şimşek ülke CDS’inin düşüşüne bayram ederken;

Türkiye’nin neden hala borçlanırken benzer ülkelerden daha yüksek risk primi ödemek zorunda olduğunu,

Erdoğan’ın tuhaf politikalarının Türkiye’nin risk primine nasıl tavan yaptırdığını,

Ve bugün hala Türkiye’nin benzerlerinden çok daha yüksek maliyetlerle borçlanmasına sebep olduğunu unutmaması gerekiyor. Herkes biliyor ki, sorunun sebebi olanlar çözümün adresi olamaz.

Bu tek kişilik ucube rejimde Erdoğan Sarayda oturdukça her şey, bir gece yarısı kararnamesine bakar.

Hatırlanmayan tarih tekerrür eder…

Saray Fukaranın Tavuğunu Rantiyelerin, Faiz Lobilerinin Folluğuna Yumurtlatıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin bu yılın Ocak-Kasım dönemine milyonlarca çiftçi ve esnafa reva gördüğü desteğin, bir avuç faiz lobisine ve yandaşa...
Devamını oku

Ekonomi Arabasının Motoru Boğuldu, Şanzımanı Dağıldı

CHP’li Öztrak, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleden sadece faiz lobileriyle sıcak para partileri vermeyi anladığını belirterek, “Yüksek faiz ve kontrollü kura...
Devamını oku

Tutuklanan TCMB Başkan Yardımcısının Attığı Diğer İmzalar Hakkında İç Soruşturma Yapıldı Mı?

CHP’li Öztrak, Bankalararası Kart Merkezi soruşturması kapsamında tutuklanan, Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Emrah Şener’in TCMB’deki görevi sırasında attığı diğer imzalarla...
Devamını oku

Resmi İşsiz Sayısı İle Gerçek İşsiz Sayısı Arasındaki Fark İlk Kez 10 Milyonu Aştı

CHP’li Öztrak, Haziran ayında gerçek işsiz sayısının 13,4 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını; resmi işsiz sayısı ile gerçek işsiz sayısı...
Devamını oku

Sadece İstatistiklerle Yalan Değil; İstatistiklerle Talan

CHP’li Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı rakamının beklentilerin ve diğer kurumların hesaplarının çok altında kaldığına, market fiyatlarındaki değişimler ile TÜİK’in...
Devamını oku

Faiz Harcamalarının Bütçe Üzerindeki Baskısı Artıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin hukuk tanımazlığı nedeniyle artan faizlerin bütçe üzerine her ay daha fazla baskı yaptığına dikkat çekerek, “İlk 4...
Devamını oku

Milli İradeye Darbe Süreci Ekonomik Görünümü Bozdu

CHP’li Öztrak, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndaki Türkiye ekonomisiyle ilgili tahminlerin, Sarayın millet iradesine darbe süreci sonrasında kötüleştiğine dikkat çekerek, “Uluslararası...
Devamını oku

Satılan Milyarlarca Dolar Rezervi Kimler Topladı

CHP’li Öztrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından mali piyasalarda yaşanan tsunami sırasında ülkenin 40 milyar dolardan fazla...
Devamını oku

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için sağ tarafta yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com