Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBlog style 1

BİR KOYUNDAN BU KADAR POSTU ANCAK BAŞBAKAN ÇIKARIR

ANKARA – 25 Ekim 2013- CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Başbakan Erdoğan’ın 29 Ekim’de yapacağı Marmaray Projesi’nin boğaz tüp geçişi kısmı açılışıyla Marmaray üzerinde 4. kez şov yapacağına dikkat çekerek, “Bir koyundan bu kadar postu ancak bu ülkenin Başbakanı çıkarır” dedi.

Öztrak, Marmaray Projesinin parçalara ayrılmasının sistem bütünlüğünü bozarak çok ciddi güvenlik sorunlarına yol açacağı iddialarını da hatırlatarak, “Marmaray, hükümetin devrilen hızlı trenine dönmesin.  AKP’nin seçimlere yönelik şovu için tek bir vatandaşın burnu kanarsa bunun sorumlusu AKP ve Başbakan olacaktır” diye konuştu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak TBMM’de yaptığı basın toplantısında Sayıştay’ın “2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Genel Uygunluk Bildirimi” Raporu’na göre Bütçe Başlangıç Ödenekleri toplamının 385 milyar TL olduğunu ancak 15 milyar TL’lik ödenek üstü harcama yapıldığını belirtti. Hükümet’in TBMM’den 2012 yılı için 385 milyar TL’lik harcama yapma yetkisi almasına karşın, TBMM’nin vermediği 15 milyar TL’lik bir harcama yetkisinin de Hükümet tarafından çeşitli yöntemlerle aşılarak kullanıldığını vurgulayan Öztrak, “Aşım, başlangıç bütçe ödeneklerinin yüzde 3,9’una ve 2012 milli gelirinin yüzde 1’ine ulaşıyor” dedi. Öztrak, otomatik ödenek alabileceği düşünülen personel giderleri gibi kalemlerden yedek ödeneğe yapılan aktarmaların yıl içinde Maliye Bakanı ve Bakanlar Kurulu tarafından keyfi olarak kullanıldığını, kesinti yapılan personel giderleri yetmeyince de ödeneklerin otomatik artırıldığını anlattı.

-BU NEYİN KORKUSU?-

İktidara harcama ve gelir toplama yetkisinin verilmesi ile Parlamentonun bütçe yapma hakkının sonlanmadığını, Parlamentonun Hükümetin yaptığı harcamaları da yine millet adına denetlediğini hatırlatan Öztrak, “Milletten toplanan vergilerin Meclis tarafından hükümete verilen harcama yetkisine uygun harcanıp, harcanmadığının millet adına denetimi yapılmadan iktidarların bütçe yılında yapmış olduğu işlemler aklanmış olmaz” dedi. Öztrak, demokrasiyi sadece sandık ve sandıktan çıkanın iradesi olarak gören ve denetlenmeyi Meclis’e hesap vermeyi bir zaaf kabul eden AKP’nin Sayıştay denetimiyle uğraştığını, Sayıştay’ın denetim raporlarını kuşa çevirmeye çalıştığını ifade etti.  Geçtiğimiz yıl kurumlara ait denetim raporlarının Meclis’ten kaçırıldığını, bu yıl da özet rapor ve ek düzeni yaratılarak, denetim bulgularının TBMM’den kaçırıldığını belirterek, “Sayıştay denetçilerinin hazırlamış olduğu denetim raporlarının ve denetim bulgularının TBMM’den kaçırılmasının, bu raporların kuşa çevrilmesinin herhalde bir sebebi olsa gerekir. Bu neyin korkusu ve telaşıdır? Sayıştay yönetiminin de Hükümetin bu çabalarına destek verdiğini görmek de ayrıca üzücüdür” diye konuştu. Öztrak, CHP olarak TBMM’nin bütçe yapma hakkını sonuna kadar savunacaklarını vurguladı ve “Bakalım başta TBMM Başkanı olmak üzere, diğer vekiller temsil etikleri millet iradesinin bu hakkına ne kadar sahip çıkacaklar bunu ilerleyen günlerde göreceğiz” dedi.

-BÜTÇE VAR, PROGRAM YOK-

2014 yılı Bütçe görüşmelerinin 22 Ekim tarihinde Maliye Bakanı’nın TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na bütçe tasarısını sunması ile başladığını fakat hala “2014 yılı Programı”nın ortada olmadığını belirten Öztrak, “Bütçeler yıllık programlara göre hazırlanır. Ortada bütçe var program yok. Program ortada yokken, 2014 yılına ilişkin ekonomik hedef ve amaçların hangi tedbirlerle gerçekleştirileceğini ve gelecek yıla ilişkin makro dengelerin ayrıntılarını nasıl göreceğiz? Program olmadan bütçedeki harcamaların belirlenen ekonomik hedeflere uygun hizmetlere harcanıp harcanmadığını nasıl anlayacağız? Bütçe görüşmelerini sağlıklı bir zeminde nasıl yapacağız? Bu milletin vergilerinin doğru kullanılıp kullanılmayacağını nasıl belirleyeceğiz? ” diye konuştu. Öztrak, programın yayınlanmamış olmasını Türkiye’nin keyfi yönetildiğini gösterdiğini, ülkenin demokrasiden ve hukuk devleti olmaktan hızla uzaklaştığını ifade etti.

-RAKAMLAR ORTADA-

Hükümetin 2014–2016 için getirdiği OVP’yi de değerlendiren Öztrak, programın AKP’nin ekonomideki hatalarının inkârı üzerine kurulduğunu, “iddiasızlığı gerçekçilik gibi göstermeye çalışan” bir program yapıldığını ifade etti. OVP’ye göre 2014–16 döneminde Türkiye’nin ortalama büyüme hızının yüzde 4,7 olarak hedeflendiğine, fakat bu öngörülen büyüme hızının Türkiye’nin tarihsel büyüme hızının da altında kaldığına dikkat çeken Öztrak, şunları söyledi:

“Çok partili yaşama geçilen 1946’dan AKP’nin iktidar olduğu 2002 sonuna kadar geçen 56 yılda iş başına gelen 43 Hükümet Türkiye’yi her yıl ortalama yüzde 5,1 oranında büyütmüş. Bu dönemde, Kore, Kıbrıs Barış Harekâtı gibi savaşlar olmuş, büyük depremler ve doğal afetler yaşanmış, petrol krizleri ve ambargolar ile karşılaşılmış, askeri darbe ve müdahaleler görülmüş tüm bunlara rağmen Türkiye her yıl ortalama yüzde 5,1 büyümüş. İstikrar türkülerinin söylendiği, çok olumlu küresel ekonomik koşulların olduğu 11 yıllık AKP iktidarında ise 2003’den 2013’e kadar geçen sürede ortalama büyüme hızı yüzde 4,8’de kalmış. AKP iktidarlarında Türkiye’nin nur topu gibi bir tasarruf yetersizliği ve büyüme sorunu olmuştur. AKP politikaları ile ülkemizin dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına girmesi; kişi başına gelirini 25’bin dolarların üzerine çıkararak orta gelir tuzağından kurtulması mümkün değildir.”

-AKP İTİRAF ETMEYE BAŞLADI-

Öztrak, Türkiye’deki kişi başına gelirin ABD’dekinin beşte biri olduğunu, OVP’ye göre bu tablonun da önümüzdeki 3 yıl da aynı şekilde devam edeceğini ifade etti. Türkiye’nin AKP elinde irtifa kaybeden ve zemin yitiren bir ekonomi haline dönüştüğünü kaydeden Öztrak, “Ekonominin Koordinasyonundan Sorumlu Başbakan Yardımcısı, büyümenin kalite ve nitelik sorununu yeni yeni keşfederken; Ekonomi Bakanı sanayileşme konusunda başarısız olduklarını daha iki gün önce itiraf etti” ifadelerini kullandı.

-GÜNAH ÇIKARIYORLAR-

CHP’nin üretim ekonomisini savunmasına karşın AKP’nin bugüne kadar tüketim ekonomisini öne çıkardığını, CHP sanayi ve tarım öncülüğünde büyüme dedikçe; AKP’nin AVM ekonomisi öncülüğünde şişmeyi savunduğunu belirten Öztrak, “Şimdi de sıcak paranın kesileceği anlaşılınca günah çıkarmaya başladılar. Rekabet gücü, verimlilik, üretim zincirlerinden bahsetmeye başladılar” dedi.

-AKP EKONOMİSİ-AVM EKONOMİSİ-

Öztrak, Başbakan’ın dün bir AVM’nin açılışını yaptığını hatırlatarak şunları söyledi:

“Alışveriş merkezinin başta ismi olmak üzere içindeki mağazaların pek çoğu yabancı… Hatta herhalde Başbakan ve yanındaki heyet görürse abdestleri bozulur endişesiyle vitrini kapattırılan bir iç giyim mağazası bile yabancı bir markaya ait. AKP izlediği AVM ekonomisi ile bu tarlanın kuşunu, bu tarlanın taşı ile eloğluna vurdurtuyor.”

EN TEMEL YAPISAL SORUN AKP-

Hükümetin sınırlı kaynakları ülkenin üretim kapasitesini artırmayacak sektörlere yönlendirdiğini belirten Öztrak, Maliye Bakanı’nın buna karşı özel sektör tasarruflarının düşük seviyede kalmasını yapısal sebeplere bağladığını, böylece Türkiye’nin eriyen tasarruflarına ve artan cari açığına kılıf yaratmaya çalıştığını kaydetti. Öztrak, “Türkiye’nin en temel yapısal sorunu AKP iktidarı ve onun yanlış politikalarıdır. Bu politikalar neticesinde Türkiye’nin iç tasarrufları tarihinin en düşük seviyelerine gerilemiştir” dedi. En temel önceliği cari açığı azaltmak ve iç tasarrufları artırmak olarak takdim edilen bir OVP ve Bütçe’nin Meclise getirilmesinin ardından Başbakan’ın AVM açılışı yapmasının “yazılanların ne kadar boş olduğunu açıkça gösterdiğini” söyleyen Öztrak, “Bu ülkenin Başbakanı AVM veya Rezidans kurdelesi değil; küresel rekabet gücüne sahip, bacası tüten fabrikaların, tarlalara su taşıyacak barajların, su kanallarının, yerli kaynakları kullanan enerji santrallerinin kurdelesini kesmelidir” diye konuştu.

-AKP KISA VADELİ DIŞ BORCU YÜZDE 673 ARTIRDI-

Türkiye’nin vadesine bir yıldan daha az kalan dış borçlarının Ağustos ayı itibariyle 127 milyar dolara ulaştığını vurgulayan Öztrak, “AKP iktidara geldiğinde aynı borç sadece 16,4 milyar dolardı. Yani AKP, Türkiye’nin kısa vadeli dış borcunu yüzde 673 artırdı” değerlendirmesinde bulundu.

-SEÇİM EKONOMİSİNE MANEVRA ALANI YARATIYORLAR-

AKP’nin bir taraftan “Seçim ekonomisi uygulamayacağız” diyerek mali disiplin söylemini tutturduğunu, bir taraftan da getirdiği bütçenin her yerinde seçim ekonomisi uygulayacağını itiraf ettiğini belirten Öztrak, 2014’te bütçe açığının yüzde 70,6 artacağının, faiz dışı fazlanınsa yüzde 39,4 gerileyeceğinin bütçede yer aldığını vurguladı. Öztrak, “AKP’nin mali disiplinden anladığı bütçe açığının yüzde 100’e yakın artması olsa gerek” diye konuştu.

Bütçeye göre gelecek yıl kamunun milli gelire oran olarak 0,4 puan daha az tasarruf yapacağına dikkat çeken Öztrak, bu sayede “seçim ekonomisine manevra alanı yaratılmaya çalışıldığını” söyledi.

-DEVLET, BÜTÇEDE GÖRÜLMEYEN YÜKÜMLÜLÜKLER ALTINA SOKULUYOR-

AKP’nin Kamu-Özel İşbirliği yöntemiyle yaptırılan pek çok projede, devletin bütçede gösterilmeyen koşullu yükümlülük ve garantilerin altına sokulduğunu, bugün maliyeti yokmuş gibi sunulan bu projeler nedeniyle yarın devletin büyük gelirlerden mahrum kalacağını vurgulayan Öztrak, bir taraftan da yap-kirala gibi modellerle yapılan projelerin bütçenin harcamalarını da ileriye dönük olarak ve geri dönülmez şekilde artıracağını söyledi.

-AKP ARKASINDA ENKAZ BIRAKMAMAK İÇİN ÖNLEMLERİ ALSIN-

Önümüzdeki iki yılın Türkiye ekonomisi için oldukça zorlu bir dönem olacağını, ABD Merkez Bankası’nın para musluklarını kapamaya başlamasıyla Türkiye’de eski paradigmaların “cıvatalarının atmaya başlayacağını” belirten Öztrak, “Hükümet, 2015 seçimlerine kadar sorumlu davranmalıdır. Kendisinden sonra gelecek iktidarlara enkaz bırakmamak,  bu milleti büyük sıkıntılara sokmamak için gerekli özeni mutlaka göstermelidir” diye konuştu.

-MARMARAY’DA AÇILAN SADECE BOĞAZ TÜP GEÇİŞİ-

Başbakan Erdoğan’ın 29 Ekim’de bir kısmını açacağı Marmaray projesi ile ilgili kamuoyuna yansıyan iddiaları da değerlendiren Öztrak, projenin 1999’da Japonya’dan alınan finansman ile başladığını hatırlatarak şunları söyledi:

“Dünyadaki en önemli mega kent içi toplu raylı ulaşım projelerinden biri olan Marmaray’da 1990’lı yıllardan itibaren tüm hükümetlerin emeği vardır. Projenin ismi de AKP hükümetlerinden önce belirlenmiştir. Bu çerçevede bu projenin bugünkü aşamaya gelmesinde emeği olan AKP dâhil tüm Hükümetlere teşekkür ederiz. Ancak şunu da unutmamak gerekir Marmaray projesi Gebze’den Halkalı’ ya bir bütündür. Açılan kısım projenin sadece boğaz tüp geçişidir.”

-BİR KOYUNDAN BU KADAR POSTU ANCAK BAŞBAKAN ÇIKARIR-

Şimdilik 4,5 yıl geciken bu projede Başbakan son üç yılda ‘tünel kavuştu’, ‘ray birleşti’, ’ test sürüşü’ diye üç kez şov yaptığını ifade eden Öztrak, AKP’nin Avrupa yakasında bulunan Halkalı ile Asya yakasında bulunan Gebze arasındaki 76 km’lik bütün bir Proje’yi; önümüzdeki Yerel ve Genel seçimlerde kendine oy çıkarmak için kullanmak istediğini, bu nedenle en iyimser tahminle 2015’e kadar yetişmeyecek bu ulaşım projesini seçimler uğruna parçalara ayırarak açmaya hazırlandığını söyledi. Öztrak, açılacak hattın sadece Söğütlüçeşme – Kazlıçeşme arasındaki yaklaşık 14 km’lik hat olduğuna dikkat çekerek, “Yani toplamda 76 km’lik projenin 5’te birlik bölümü AKP’ye yeni bir şov imkânı yaratmak için açılacak. Bu dördüncü açılış olacak. Bir koyundan bu kadar postu ancak bu ülkenin Başbakanı çıkarır” değerlendirmesinde bulundu.

-BİR VATANDAŞIN BURNU KANARSA SORUMLUSU BAŞBAKAN-

Projedeki en temel konunun vatandaşın can güvenliği olduğunu vurgulayan Öztrak, projenin parçalara ayrılmasının sistem bütünlüğünü bozarak çok ciddi güvenlik sorunlarına yol açacağı iddialarını da hatırlatarak, “Sistem bütünlüğünün bozulması nedeniyle Otomatik Tren Kumanda sisteminin çalışmayacağı, trenlerin nerede hangi hızla ilerlediğinin tespit edilemeyeceği, dolayısıyla acil bir durumda trenlerin konumunun bilinemeyeceği; yine tünelde bir trenin sıkıntı yaşaması durumunda müdahale edecek kurtarma lokomotiflerinin henüz teslim alınmadığı iddiaları bulunmaktadır. Marmaray, hükümetin devrilen hızlı trenine dönmesin.  AKP’nin seçimlere yönelik şovu için tek bir vatandaşın burnu kanarsa bunun sorumlusu AKP ve Başbakan olacaktır” dedi.

Basın Toplantısının Tam Metni İçin:  25 Ekim 2013 Tarihli Toplantı_Ham Metin

CHP YENİ OVP’Yİ VE BÜTÇEYİ DEĞERLENDİRDİ

ANKARA- CHP, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında yapılan toplantıda 2014 Bütçesini ve yeni Orta Vadeli Programı değerlendirdi. Toplantıda, AKP’nin koyduğu hedefleri tutturamayan plan ve programlarının ufuk vermekten uzak olduğu, iddiasız hedefleri “gerçekçilik” diye sunmaya çalıştığı ifade edildi.

 

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında, CHP MYK üyeleri, Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve TBMM Plan Bütçe Komisyonu’nun CHP’li üyelerinin katılımıyla Genel Merkez’de yapılan toplantıda, 2014-2016 yıllarını kapsayan Orta Vadeli Programı(OVP) ile 2014 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı değerlendirildi. CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak toplantıda yaptığı sunumda, hükümetin bugüne kadar yaptığı OVP’lerde büyüme, cari açık, enflasyon, işsizlik gibi alanlarda öngörülerini tutturamadığını, bu anlamda AKP’nin OVP’lerinin ufuk vermekten uzak olduğunu söyledi.

 

-EN GEÇ ÖNÜMÜZDEKİ YILIN İLK YARISINDA PARA MUSLUKLARI KISILACAK-

ABD Merkez Bankası’nın (FED) tahvil alımlarını azaltmaya yakın bir zamanda başlayacağının ifade edildiği sunumda, Türkiye’nin yeni uluslararası ekonomi ortamında “rekabet gücü”, “yetersiz iç tasarruflar ve sıcak paraya bağımlı büyüme”, “sürdürülemez dış denge”, “harcama esnekliğini yitiren, sürdürülemez ekonomik dengeler” ve “özelleştirme ve mali aflar gibi bir defalık gelirlerle ayakta duran bütçe” gibi sorunlarla karşı karşıya olduğu kaydedildi. Geçmiş dönemde Türkiye’nin ekonomik ve siyasi risklerinin üzerine şal örten sıcak paranın yeni dönemde artık eskisi kadar bol olmayacağı, FED’in bilanço büyüklüğünün çok arttığı ve bunu ister istemez çekmek zorunda olduğu üzerinde duruldu. Toplantıda, bu kapsamda en geç 2014 ilk yarısında FED para musluğunu kısmaya başlayacağı, 2015’te de musluğun tamamen kapanacağı ve 2015 sonunda faizlerde artırımın gündeme geleceği değerlendirildi.

 

-AKP’NİN KUTUPLAŞTIRMA POLİTİKASI SOSYAL RİSKİ ARTIRIYOR-

Uluslararası kuruluşların Türkiye için siyasi risklerden bahsetmeye başladığına dikkat çekilen toplantıda, ekonomide daralan oyun alanının hükümeti toplumda kutuplaşma yaratan bir seçim stratejisi izlemeye sevk ettiği, bunun ise sosyal riskleri arttırdığı tespitinde bulunuldu.

 

-15 MİLYAR TL’LİK ÖDENEK ÜSTÜ HARCAMA MİLLİ İRADEDEN KAÇIRILIYOR-

Sayıştay’ın 2012 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesi Genel Uygunluk Bildirimi Raporuna göre merkezi yönetim toplamında 15 milyar TL’ye ulaşan ödenek üstü giderlere dikkat çekilirken, “Sayıştay denetleme raporlarının özet, gerçek raporlarında ek haline getirilerek milli iradeden kaçırıldığı” görüşü dile getirildi.

 

-AKP CARİ AÇIĞIN SORUN OLDUĞUNU SONUNDA KABUL ETTİ-

Cari açık ve yurtiçi tasarruflarda biriken sıkıntıları, “Açık finanse edildiği sürece sorun değildir” diyerek göz ardı eden AKP’nin, şimdi bunun sorun olduğunu, getirdiği OVP ile kabul ettiğinin belirtildiği sunumda, cari açıkla ilgili olarak da şu görüşler belirtildi:

“OVP’de belirtilen öncelikler 11 yıllık AKP iktidarının hatalarını inkar etmesi anlamına geliyor. Bu OVP ile cari açık sorunu çözülmez. Önümüzdeki 3 yılda ortalama büyüme hızı düşerken; cari açığın milli gelir içindeki payı artıyor. Bu çok önemli bir problem. Aynı büyüme hızıyla çok daha büyük bir cari açık veriyoruz. Bu durum, sıcak parayla büyüme modelinden kaynaklanıyor. Türkiye, en yüksek cari açık veren 3. gelişen ve yükselen ekonomi olmaya devam ediyor.”

 

-KAMU TASARRUFLARINI DÜŞÜRÜP SEÇİM İÇİN “OYUN ALANI” HAZIRLIYORLAR-

 

Toplantıda, Hükümetin kamu tasarruflarının GSYH’ya oranı 2013 yılında yüzde 2,9 iken 2014 yılında yüzde 2,4’ye düşeceğini öngördüğü, bu yarım puanlık düşüşle AKP’nin kendisine seçim ekonomisi uygulamak için bir “oyun alanı” açtığı ifade edildi. 

 

-KAMU TASARRUFU DÜŞÜRECEK AMA VATANDAŞ ARTIRACAK-

Yeni OVP’de 2014’te gelir artışının sınırlı olduğunu buna karşın özel tasarruflarda ciddi bir artış öngörüldüğünün belirtildiği toplantıda, bu artışları sağlayacak mekanizmanın ne olduğunun ise belirsiz olduğuna dikkat çekildi. Toplantıda, Hükümetin OVP’de tasarrufları artırmak için vatandaşın borçlanmasına sınır getirmek, bireysel emeklilik sistemini desteklemek gibi yöntemlerden bahsettiği fakat bunun yeterli olmadığı ifade edilerek, “Şirketlerin tasarruflarını artıracak ne tür politikaların uygulanacağı da OVP’de belirlenmiş değildir” görüşü dile getirildi.

 

-BU BÜYÜMEYLE TÜRKİYE İLK 10’A GİREMEZ-

OVP’de 2014-2016 dönemi için ortalama yüzde 4,7’lik bir büyümenin başarı sayıldığının, oysa bu seviyenin Türkiye’nin çok partili yaşama geçtiği 1946 ile 2012 arasındaki ortalama büyüme hızı olan yüzde 5,2’nin altında kaldığının belirtildiği sunumda, “Türkiye bu büyüme hızları ile rakipleri ile arasındaki mesafeyi kapatamaz. Bu büyüme hızları ile Türkiye ilk 10’a giremez. Bu OVP ile Türkiye orta gelir tuzağından çıkamaz” değerlendirmesinde bulunuldu.

 

-MALİ DİSİPLİN GÖSTERMELİK-

Toplantıda, AKP’nin çok övündüğü mali disiplinin göstermelik olduğu 2008’den sonra mali disiplinde önemli bir gevşeme görüldüğü, mali af ve özelleştirme gibi bir defalık gelirler ve dış dengenin bozulması pahasına bütçenin tutturulduğu kaydedilerek, personel gideri, SGK primi gibi kısılması mümkün olmayan harcamaların GSYH içindeki payının da giderek arttığı vurgulandı.

 

-BU NASIL BÜTÇE, BU NASIL MALİ DİSİPLİN?-

Gelecek yıl kamu harcamalarında enflasyonun üstünde artış öngörüldüğüne, buna karşın gelir artışının enflasyon hedefinin altında olduğuna dikkat çekilerek, “Bütçe açığı 2014’te yüzde 70,6 artacak. AKP böyle bir bütçe getirdi. Faiz dışı fazla yüzde 39,4 gerileyecek. Bunun neresi mali disiplin? Böyle bir bütçe hazırlamanın ne anlamı var?” denildi.

 

-BÜTÇEDE SAMİMİYET YOK-

AKP’nin bütçenin samimiyet ilkesini yok saymaya devam ettiğinin, bu nedenle bütçede verilen dengelere güvenmenin mümkün olmadığının, AKP’nin özellikle yatırım harcamalarını baştan düşük gösterip, daha sonra bu ödenekleri aşma uygulamasına devam ettiğinin belirtildiği sunumda, kamunun yatırım harcamaları önemli olmakla birlikte bu uygulamanın gelenek haline gelmesinin bütçe samimiyetini ortadan kaldırdığı vurgulandı.

 

-“İDDİASIZLIĞI”, GERÇEKÇİLİK DİYE SUNUYORLAR-

Toplantıda, AKP’nin OVP’deki iddiasızlığını “gerçekçilik” olarak takdim etmeye çalıştığı ifade edilerek, Türkiye’nin bu programla rakipleri ile arasındaki makası kapatamayacağı ve dünyanın en yüksek cari açıklarından birini vermeye devam edeceği belirtildi.

 

-KILIÇDAROĞLU TALİMAT VERDİ: SAYIŞTAY RAPORLARININ TAKİPÇİSİ OLUN-

Plan Bütçe Komisyonu Sözcüsü ve üyeleri de toplantıda, özellikle Sayıştay raporlarının Meclis’in denetim yapmasına imkan vermeyecek şekilde Meclis’e getirildiğine dikkat çekti. Sayıştay raporlarının özetlenerek gönderilmesinin TBMM’nin bütçeyi millet adına denetleme yetkisini kısıtladığının ve demokrasinin çağdaş normlarda işleyişini engellediğinin belirtildiği toplantıda, kamu-özel ortaklığı projelerinin bütçeye görünmeyen yükleri ve devleti altına soktuğu koşullu yükümlülükler konusu da ele alındı. Yapılan sunumu ve görüşleri dinleyen Genel Başkan Kılıçdaroğlu, Sayıştay raporlarının denetime imkan veren bir yapıda gelmesi için konunun Plan-Bütçe Komisyonu üyeleri tarafından takip edilmesi talimatını verdi. Kılıçdaroğlu, Komisyon üyelerine çalışmalarında başarılar diledi.

Sunuma Ulaşmak İçin: OVP Sunum_Ekim 2013_F

AKP EKONOMİDE MİYOP!

ANKARA – 09 Ekim 2013 -CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, yeni açıklanan Orta Vadeli Program’la(OVP) henüz 3 ay önce kabul edilen 10. Kalkınma Planı’nın çöpe atıldığını, AKP’nin ekonomide “miyop” olduğunun yeni OVP ile bir kez daha ortaya çıktığını belirterek, “AKP elinde Türkiye küresel kalkınma yarışında, çok değerli bir zaman dilimini kaybetmiştir. Türkiye’nin en gelişmiş 10 ekonomi arasına girmesinin önündeki yegâne engel AKP ve onun politikalarıdır” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, yeni Orta Vadeli Program(OVP) hakkında yaptığı yazılı açıklamada, 2014–16 dönemini kapsayan OVP’nin kanunen yayımlanması gereken süre içinde yine yayımlanmamasının AKP iktidarının TBMM’ye ve TBMM’nin bütçe yapma hakkına ne kadar saygısı olduğunu bir kez daha gözler önüne serdiğini ifade etti.

-10. KALKINMA PLANI ÇÖPE ATILDI-

Hükümetin kanuni sürelere uymaktaki özensizliğinin yanı sıra, yasak savarcasına hazırlanan programın ekonomideki karar alıcılara ufuk vermekten uzak olduğunu vurgulayan Öztrak, “Bu çerçevede bu yıl TBMM tatile girmeden kabul edilen 10. Beş Yıllık Kalkınma Planının hedefleri, mürekkebi kurumadan, Meclis açılır açılmaz çöpe atılmıştır” değerlendirmesinde bulundu. OVP’ye de esas teşkil eden 10. Planının makroekonomik hedeflerinin 3 ay sonra kadük olduğunu kaydeden Öztrak, bunun “AKP’nin miyopluğuna ve iş bilmezliğini” ortaya koyduğunu belirtti.

-KUR TAHMİNİ TUTMADI, KİŞİ BAŞI GELİR HEDEFLERİ SAPTI-

Temmuz ayında kabul edilen 10. Kalkınma Planı’nda 2018 yılı için dolar kuru tahminin 1,97 TL olduğunu fakat bu tahminin henüz 2013 yılı bitmeden aşıldığını hatırlatan Öztrak, yeni OVP’de ise dolar kurunun 2016 için 2,1 TL olarak tahmin edildiğini kaydetti. Öztrak, “Dolar kuru 2018’e kadar 2016 yılı seviyesinde(2,1 TL) kalsa dahi, 2018 için Planda öngörülen, kişi başına düşen gelir hedefin 1000 dolar altında kalmaktadır” tespitinde bulundu.

-MEVCUT POLİTİKALARLA 10. KALKINMA PLANINDAKİ BÜYÜME YAKALANAMAZ-

Yeni OVP ile 10. Kalkınma Planı’nda hedeflenen ortalama büyüme hızının gerçekleşmesinin de riske girdiğini ifade eden Öztrak, “10. Kalkınma Planı’nda 2014–18 için ortalama yüzde 5,5’lik büyüme hedefi konmasına karşın, OVP bu dönemin ilk üç yılında Türkiye için ortalama yüzde 4,7 büyüme öngörmektedir. Dolayısıyla Türkiye ekonomisinin 10. Plan hedeflerini yakalayabilmesi için 2017–18 döneminde ortalama yüzde 6,7 civarında büyümesi gerekmektedir. Mevcut politikalarla böyle bir büyüme hızının yakalanması imkânsızdır” ifadelerini kullandı.

-BU GELİRLE VATANDAŞ BORÇ ALTINDA EZİLİR-

OVP’nin önümüzdeki üç yılda kişi başına gelirin yılda ortalama 600 dolar artarak 2016’da 12 bin dolarlara ulaşmasını vaat ettiğini belirten Öztrak, bunun önümüzdeki üç yıl boyunca her bir vatandaşın aylık gelirinin ortalama 170 TL artacağı anlamına geldiğine, “böyle sınırlı bir gelir artışı hedefi ile vatandaşın hak ettiği yaşamı ve refahı yakalamasının” mümkün olmadığına, “vatandaşın borç yükü altında daha da ezileceğine” dikkat çekti.

-HÜKÜMET, İÇ TASARRUFU ARTIRACAĞIM DEYİP AŞAĞI ÇEKİYOR-

Öztrak, OVP’nin işgücü ve istihdama ilişkin öngörülerinin de Türkiye’nin demografik fırsat penceresinden, gelecek üç yılda da yararlanamayacağını gösterdiğini ifade etti. Öztrak, 2014 için OVP’de belirlenen işsizlik oranının bir önceki hedefin yaklaşık yarım puan üstüne çıktığına dikkat çektiği açıklamasında, “Diğer taraftan 2016 yılı için yüzde 8,9 olarak öngörülen işsizlik oranı Planda 2018 yılı için öngörülen yüzde 7,2’lik işsizlik oranına da ulaşılamayacağını ortaya koymaktadır. Türkiye’nin yüksek büyüme hızlarını yakalaması, iç tasarruflarını artırması için daha çok vatandaşını işgücü piyasasına çekmesi ve bunlara iş vermesi gerekmektedir” dedi. 2012-13 arasında 1,0 puan artan işgücüne katılım oranının üç yıllık program döneminde sadece 0,9 puan gibi sınırlı bir artış göstermesinin bu OVP döneminde iş gücünden yeterince yararlanılamayacağını açıkça gösterdiğini vurgulayan Öztrak, “OVP’nin önümüzdeki üç yıl için vaat ettiği büyüme kompozisyonun kalitesinde de anlamlı bir iyileşme görülmemektedir. Türkiye’nin en önemli kırılganlığı olan iç tasarrufların Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya oranı bir önceki OVP’nin yaklaşık 2 puan altına çekilmiştir. Yine 2016 da yüzde 16’yı ancak yakalayan bu oranın, 10. Kalkınma Planı dönem sonu (2018) için öngörülen yüzde 19’a ulaşması da artık hayaldir” ifadelerini kullandı.

-İTHALATTAKİ HIZLI DÜŞÜŞ SAĞLAYACAK POLİTİKALAR PROGRAMDA YOK-

Önceki OVP’de ihracattaki gerilemeye rağmen dış ticaret açığındaki düşüş öngörüldüğünü, bunun da ithalattaki hızlı azalıştan kaynaklandığını anımsatan Öztrak, “OVP’de 2016 yılı için hedeflenen 202,5 milyar dolarlık ihracat rakamı, 10. Kalkınma Planı’nda 2018 yılı için hedeflenen 277 milyar dolarlık ihracatın hayal olduğunu göstermektedir. Diğer taraftan ithalat rakamlarındaki olağanüstü düşüşü büyüme hızlarındaki düşüş izah etmemektedir. Hangi politikaların üç yılda böylesi bir ikame etkisi yaratacağı izaha muhtaçtır” değerlendirmesinde bulundu.

-OVP’YE GÖRE CARİ AÇIK TURİZMLE AŞAĞI ÇEKİLECEK-

OVP’de turizm gelirlerinde yapılan “yukarı yönlü hatırı sayılır revizyonun” cari açığı aşağı çektiğini, bunun, “dengelerin bölgede sıcak savaş olmamasına ne kadar bağlı olduğunu” gösterdiğini ifade eden Öztrak, “Ancak buna rağmen turizm gelirlerinin 2016 için 34,5 milyar dolar olarak öngörülmesi Planın 40,5 milyar dolarlık 2018 yılı hedefinin de yakalanmasının zor olduğunu göstermektedir” dedi. Öztrak, OVP’de getirilen dengelerin, yurtiçi tasarrufu desteklemekten ve mevcut küresel çalkantılar karşısında yeterli bir korunak oluşturmaktan çok uzak olduğunu belirttiği açıklamasında özetle şunları ifade etti:

-GERÇEKLERDEN UZAK-

“Mali disiplinin artırılması gereği artık içeride ve dışarıda açık açık dilendirilmesine rağmen, merkezi yönetim bütçesinde, ‘program tanımlı denge’nin 2014 ve 2015’de daha da bozulacağının öngörülmesi, ‘Seçim ekonomisi uygulamayacağız’ diyen AKP’nin gerçekleri söylemekten ne kadar uzak olduğunu açıkça göstermektedir.

-OVP’NİN ENFLASYON HEDEFİ DE RİSK ALTINDA-

Küresel ekonomi yeni bir belirsizlik dönemine girerken, OVP ciddi bir güvenlik çapası sunmamaktadır. Daha önce AKP’nin izlediği politikalara alkış tutan uluslararası kuruluşlar şimdi AKP’nin izlediği para ve maliye politikasına ciddi eleştiriler getirmektedir. AKP’nin özellikle para politikasına yönelik ideolojik bakış açısı da ilerleyen günler için önemli bir risk unsurudur. Bu aynı zamanda OVP’nin enflasyon hedeflerini de riske etmektedir.

-HARCAMALAR KONTROL ALTINA ALINMALI, TEDBİRLER DENGELİ OLMALI-

Türkiye önümüzdeki birkaç yılda siyasi ve ekonomik belirsizliklerin arttığı bir döneme girmektedir. AKP Hükümeti bu gerçeği dikkate alarak seçim ekonomisi uygulamamak konusunda kesinlikle samimi davranmalıdır. Bir defalık gelirleri tasarruf etmeli ve harcamalarını kontrol altında tutmaya özen göstermelidir. Para politikasında daha ön görülebilir ve açıkça enflasyonu hedef alan bir politika çerçevesi tanımlanmalıdır. OVP’de öngörülen makro ihtiyati tedbirler olumludur ancak geç kalınmıştır. Özellikle geçtiğimiz yıllarda hane halkı borcu hızla artarken alınmayan bu tedbirlerin şimdi alınması vatandaşı sıkıntıya sokma riski de taşımaktadır.

-TÜRKİYE’NİN ÖNÜNDEKİ ENGEL AKP-

AKP elinde Türkiye küresel kalkınma yarışında, çok değerli bir zaman dilimini kaybetmiştir. Ekonomimizin rekabet gücünü tahkim edecek yapısal dönüşümleri yapamayan, başta eğitim olmak üzere ülkenin en temel politikalarını kendi ideolojik ajandasına mahkûm eden AKP, küresel iklimin sunduğu önemli bir fırsatı kaçırmıştır. Türkiye’nin en gelişmiş 10 ekonomi arasına girmesinin önündeki yegâne engel AKP ve onun politikalarıdır. Vatandaşımız zararın neresinden dönerse kârdır.”

Açıklamanın Tam Metni İçin: tAM mETİN_Basın Açıklaması_OVP_2014-18_9 Ekim 2013

ANADOLU AJANSI AKP POLİT BÜROSUNUN YAYIN ORGANINA DÖNDÜ

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, IMF’nin Türkiye ekonomisi için ciddi uyarılarda bulunduğu değerlendirme notu ile ilgili haberi, “IMF hükümetin politikalarından memnun” başlığıyla yayınlayan Anadolu Ajansı’na tepki gösterdi. Anadolu Ajansı’nın AKP Polit Bürosu’nun yayın organı gibi çalıştığını, yapılan haberin Hükümetin içine düştüğü sıkıntıları saklama gayreti olduğunu ifade eden Öztrak,  “Üç sayfalık IMF notunu bile kamuoyuna taraflı bir şekilde aktarmış ve devletin değil AKP’nin Resmi Haber Ajansı olduğunu bir kez daha göstermiştir” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, yaptığı yazılı açıklamada IMF’nin 4. madde kapsamındaki değerlendirmelerini ve Anadolu Ajansı’nın konuyu haberleştirmesini değerlendirdi. Daha önce Türkiye’yi alkışlayan tüm kurumların bugün Türkiye’yi en kırılgan ekonomi listelerinde başa koyduğunu, sıcak paranın bol ve ucuz olduğu günlerde Türkiye ekonomisindeki kırılganlıklara gözlerini kapatan kurumların, işler sıkışmaya başlayınca bu kırılganlıkları birer birer ifşa etmeye başladığını kaydeden Öztrak, “Bu çerçevede IMF’nin değerlendirmeleri ‘akşam yemeğinden sonra günaydın’ sözünü hatırlatmaktadır” dedi.

-UYARIMIZI DİNLEMEDİLER, EN KIRILGAN EKONOMİ LİSTELERİNE GİRDİLER-

CHP’nin ekonomi ile ilgili eleştiri ve önerilerini düzenli olarak yaptıkları basın toplantılarında açıkladığını hatırlatan Öztrak, CHP olarak dikkat çektikleri “para politikasında netlik”, “ideolojik bakışın Merkez Bankası’nın elini bağlaması”, “kısa vadeli borçlara göre döviz rezervlerinin yetersizliği”, “mali disiplinin bir defalık gelirler ve sürdürülemez ekonomik dengelerden beslenmesi ve mali disiplindeki gevşeklik”, “kamunun tasarruflarındaki gerileme”, “rekabet gücündeki aşınma”, “düşen potansiyel büyümeye rağmen artan cari açık” gibi unsurlara şimdi IMF’nin de dikkat çektiğini ifade etti. Öztrak, “CHP’nin yıllardır yaptığı bu uyarılar AKP tarafından zamanında değerlendirilmiş ve gerekli tedbirler alınmış olsa idi Türkiye Cumhuriyeti bu uyarılara muhatap olmaz ve Türkiye ekonomisi en kırılgan ekonomi listelerine girmezdi” ifadelerini kullandı. Öztrak açıklamasında şunları belirtti:

-AA, AKP’NİN RESMİ HABER AJANSI GİBİ-Tam Metin_Basın Açıklaması_IMF_Article IV_7 Eylül 2013

Açıklamanın Tam Metni İçin:

AKP SURİYE İÇİN YAPTIĞI HARCAMALARIN HESABINI VEREMEYECEK

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, AKP’nin Suriye konusunda Türkiye’ye bedel ödettiğini, iktidarın ülkenin başına açtığı bu sorun nedeniyle yaptığı maddi harcamaların dahi hesabını veremeyeceğini söyledi. Sayıştay’ın Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile ilgili raporunda yer alan, “insani yardım faaliyetlerinin ve harcamalarının herhangi bir esas ve usul takip edilmeksizin yürütüldüğü” yönündeki tespite dikkat çeken Öztrak, “Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin sığınmacılar için harcadığı paranın, hiç bir kurala tabi olmadan harcandığı anlamına gelir. Sayıştay’ın onayından geçmeyen her harcama buharlaşmış sayılır” dedi.

ABD’de yaşanan bütçe ve borç krizi nedeniyle ABD Merkez Bankası’nın parasal daralma programını ertelediğini, bunun Türkiye için bir fırsat olduğunu kaydeden Öztrak, ele geçen bu fırsatın yaklaşan seçimler öncesinde siyasi rant amacıyla kullanılmaması gerektiği konusunda hükümeti uyardı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TBMM’de yaptığı basın toplantısında, hükümetin Suriye’de izlediği yanlış politikanın bedellerini tüm Türkiye’nin ödediğini, Başbakan Erdoğan’ın Suriye ile dost olduğu günlerde iki ülkede yapılan karşılıklı yatırımların ve iki ülke arasındaki ticaretin sıkıntıya girdiğini kaydetti. Türkiye’nin Suriye’ye yaptığı ihracatın 2008–2010 yılları arasındaki seyrini devam ettirmesi halinde bugün Suriye’ye olan ihracatın 4 milyar dolara çıkacağını, fakat yaşanan sıkıntılar nedeniyle bu yıl sonunda ihracatın 820 milyon civarında kalacağını ifade eden Öztrak, “Savaşın başlangıcından bugüne kadar Türkiye’nin sadece potansiyel ihracatını yitirmesi nedeniyle uğradığı kayıp 7 milyar dolara ulaşmış durumda” diye konuştu.

-SURİYE SINIRI PERFORE SINIR OLDU-

Hükümetin dün Suriye için Meclis’e getirdiği tezkerede 71 vatandaşın Suriye’deki olaylar nedeniyle yaşamını yitirdiğinin ifade edildiğini hatırlatan Öztrak, “Bu kayıplardan AKP’nin izlediği politikaların hiç mi payı yok? Sınır güvenliği adına hiç bir şey kalmadı. Suriye sınırımız ‘perfore sınır’ oldu. Türkiye’nin 877 kilometrelik en uzun sınırı için artık ‘Peşaver’ benzetmesi yapılıyor. Dileyen dilediği gibi Suriye sınırından gelip, geçiyor” diye konuştu.

-EL KAİDE GENÇLERİ SURİYE’YE GÖTÜRÜYOR, EMNİYET NEREDE, İSTİHBARAT NEREDE?-

Gelinen noktada terör örgütlerinin artık Suriye sınırında değil, Türkiye’nin içinde cirit attığını ifade eden Öztrak, “Hükümetin göz yumduğu El Kaide militanları gençlerimizi Suriye’ye kaldırıp, götürüyor. Devletin emniyet birimleri ise Türk vatandaşlarının Suriye’ye savaşmak için götürüldüğünü ilkin seyrediyor, sonra da, bunu kabul etmekle yetiniyor. Bunlar ciddi bir devlet yönetiminde olacak işler değildir. Bu ülkenin istihbarat teşkilatı nerededir? Emniyet teşkilatı nerededir? İçişleri bakanı nerededir?” diye sordu.

-AKP YAPTIĞI HARCAMALARIN HESABINI VEREMEYECEK-

CHP’nin tüm uyarılarına rağmen hükümetin Suriye meselesini Türkiye’nin iç meselesi haline getirdiğini ifade eden Öztrak, AKP’nin bugün de tüm millete bunun bedelini ödettiğini belirtti. Öztrak, iktidar ülkenin başına açtığı bu sorun nedeniyle yaptığı maddi harcamaların dahi hesabını veremeyeceğini kaydederek, şunları söyledi:

-SAYIŞTAY’IN AFAD RAPORU: ESASLAR VE USULLER TAKİP EDİLMİYOR-

“Başbakan açıkladı, Eylül ayının başında Suriye’den gelen kayıtlı 500 bin sığınmacı nedeniyle 2 milyar dolar para harcanmış. Diğer taraftan 27 Eylül 2013 tarihinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na ait 2012 yılı Sayıştay denetim raporu açıklandı. Söz konusu raporun 7. sayfasındaki ifadeyi aynen aktarıyorum: ‘İnsani yardım faaliyetlerinin ve harcamalarının herhangi bir esas ve usul takip edilmeksizin yürütüldüğü tespit edilmiştir.’ Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin sığınmacılar için harcadığı 2 milyar doları hiç bir kurala tabi olmadan harcadığı anlamına gelir.

-SAYIŞTAY’IN VİZESİNDEN GEÇMEDİYSE BUHARLAŞMIŞ SAYILIR-

Türkiye bir kanun ve kural devleti ise bunu kabul etmek mümkün değildir. Sadece Suriye sınırımız değil; kamunun kuralları da, kaynakları da AKP elinde buharlaşmış durumdadır. Millet iradesini temsil eden TBMM adına denetim yapan Sayıştay’ın onay ve vizesinden geçmeyen her harcama buharlaşmış sayılır.”

-ÇEKİRDEK ENFLASYONDAKİ ARTIŞ ÖNÜMÜZDEKİ AYLAR İÇİN KÖTÜ HABER-

TÜİK tarafından açıklanan Eylül ayı enflasyon verilerine de değinen Öztrak, Eylül’de tüketici enflasyonun piyasa beklentisini aşarak yüzde 0,77 olduğunu, Eylül’de üretici fiyatlarının ise yüzde 0,88 arttığını hatırlattı. Merkez Bankası’nın para politikasını şekillendirirken kullandığı çekirdek enflasyon verilerinde yükselme görüldüğünü belirten Öztrak, “Eylül’de çekirdek enflasyon son 13 ayın en yüksek değerine ulaştı. Çekirdek enflasyonun yüzde 7’nin üstüne çıkması ve nisan ayından bu yana hızla artmaya devam etmesi önümüzdeki ayların enflasyonu için iyi haber değildir” değerlendirmesinde bulundu.  Bu yılın tamamı için konulan yüzde 5’lik enflasyon hedefine ilk 9 ayda ulaşıldığını kaydeden Öztrak, “Bu yıl da tutmayan enflasyon hedefi için Merkez Bankası başkanının Başbakanlığa mektup yazacağı şimdiden kesinleşti” dedi.

-ALTIN İTHALATINDA REKOR: OLAĞAN ŞÜPHELİ İRAN-

Ağutos ayı dış ticaret rakamlarının ihracatta sıkıntıların giderek arttığını gösterdiğini kaydeden Öztrak, ihracatın, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,9 azalarak 11,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini, bunun ihracatta 2009 Eylül ayından bu yana en sert düşüş olduğunu ifade etti. Geçen yıl olduğu gibi bu yılın ilk sekiz ayında da dış ticaret rakamlarına damgasını vuran gelişmenin altın ticareti olduğunu belirten Öztrak, geçtiğimiz yılın ilk sekiz ayında 11,2 milyar dolarla tüm zamanların altın ihracat rekoru kırılırken; bu yılın ilk sekiz ayında 12,4 milyar dolarlık altın ithalatı ile yine tüm zamanların altın ithalatı rekorunun kırıldığına dikkat çekti. Öztrak, geçmiş yıllarda bu büyüklükte bir altın ithalatının olmamasının ve rakamın olağanüstülüğünün kuşkuları yeniden İran üzerine çevirdiğini belirterek şunları söyledi:

“İran’a ödenen doğal gaz bedeli karşılıklarını Türkiye’deki kamu bankalarında mevduatta tuttuğu artık bir sır değil. Bu paraların Türkiye’de yerleşik İranlı şirketler tarafından altın almak için kullanılması mümkün. Hükümetin bu konuda doyurucu bir açıklama yapması, olağanüstü altın trafiğinin nedenlerini kamuoyuna açıklayarak kuşkuları gidermesine ihtiyaç var. Aksi takdirde OECD’nin finansal eylem görev gücü tarafından yakından izlenen ve Şubat 2013’de Meclis’te kabul edilen yasa ile kara para aklama konusunda yaptırımdan kıl payı kurtulan Türkiye’nin başı yeniden ağrımaya başlayabilir.”

-KISA VADELİ DIŞ BORÇTA REKOR-

Yılın ikinci üç ayında Türkiye’nin dış borç stokunun 15,3 milyar dolar artarak 367,3 milyar dolara ulaştığını ifade eden Öztrak, dış borcun yüzde 68,7’sinin özel sektöre ait olduğunu, fakat özel sektöre ait dış borcun da Türkiye’nin brüt dış borç stoku içinde yer aldığını ifade etti. Öztrak, kısa vadeli dış borçlardaki hızlı artışa da dikkat çekerek, “Yılın ilk altı ayında kısa vadeli dış borç stoku 24,7 milyar dolar artarak 125,7 milyar dolara çıktı. Yani yılın ilk altı ayında toplam dış borç artışının yüzde 87’si kısa vadeli borçtan geliyor. Bunun sonucunda 2013’ün ikinci üç ayında kısa vadeli dış borçların toplam içindeki payı yüzde 34,2’ye kadar yükselmiş. Bu bir rekordur” dedi. Dışarıdan para bulmanın giderek zorlaştığını, rezervlerin ise yetersiz olduğunu söyleyen Öztrak, reel sektör şirketlerinin net döviz açık pozisyonunun ise Temmuz’da 165,3 milyar dolara çıktığını anımsattı. Buna karşın şirketlerin kısa vadeli döviz açık pozisyonunun 3,3 milyar dolar azalarak, 19 milyar dolara indiğini belirten Öztrak, “Temmuz’daki bu gelişmeyi olumlu karşılamakla birlikte halen alınması gereken önemli bir mesafe olduğu da görülmektedir. 19 milyar dolarlık kısa vadeli net döviz pozisyon açığı halen yüksek bir rakamdır” dedi.

ABD’de bütçe ve borç tavanı sorunları nedeniyle parasal sıkılaştırmanın bir süre daha erteleneceği beklentisinin kimseyi gevşememesi gerektiği uyarısında bulunan Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

-ABD’DE YAŞANAN KRİZ EKONOMİK DEĞİL SİYASİ-

“ABD’de bizim başbakanın sık sık şikayet ettiği kuvvetler ayrılığı prensibi uygulanmaktadır. Bu çerçevede iktidarda muhalefet anlaşamamış bütçe çıkmamıştır. Bütçe çıkmayınca da bazı devlet daireleri kapatılmış, çalışanlar ücretsiz izne çıkarılmıştır. Dünyanın beklediği tarım dışı istihdam verisi gibi bazı veriler de açıklanamamıştır. Ama bu işin bir güzelliği vardır. İktidar ve muhalefet bütçeyi kamuoyunun gözleri önünde tartışır. Yaptıkları hataların hesabını kamuoyunu verir, bir noktada da kamuoyunun baskısıyla anlaşır. Sayın Başbakan, ‘ABD maaş ödeyemedi, bizde de maaş ödeyemeyen hükümetler vardı, biz hiç bu duruma düşmedik’ diyor. Her ikisi de yanlıştır. Bu sözlerin her ikisi de yanlıştır. ABD’de yaşana olay siyasidir, ekonomik değildir. İkincisi, Türkiye en derin krizleri yaşadığı dönemde dahi mamuruna maaş veremez duruma düşmemiştir. Bu ülkenin bürokratları gece gündüz çalışmış, memuruna maaşını zamanında ödemiştir.

-HÜKÜMETE UYARI: BU FIRSATI İYİ KULLANIN, SİYASİ RANTA ALET ETMEYİN-

ABD’de yaşanan bütçe krizinin ve borç krizinin önemli olduğunu, ABD Merkez Bankası’nın 22 Mayıs’ta açıkladığı parasal daralma programının bu nedenle ertelendiğini ifade eden Öztrak, “Bu Türkiye için önemli bir fırsattır. Türkiye’nin yatırım yapılma konusunda çekiciliği göreli olarak artmıştır. Dolayısıyla bugün Türkiye bu fırsatı mutlaka kullanmak zorundadır. Bu fırsat iki şekilde kullanılabilir: Birinci yol, yaklaşan seçimler için siyasi rant amaçlı. İki şu anda ekonomide uygulanan yanlış politikalar nedeniyle ortaya çıkan kırılganlıkları azaltmak için. Ancak baktığımızda, bu hükümetin bu imkanı siyasi rant maksatlı kullanma eğiliminde olduğu ortaya çıkmaktadır. Fazla zaman yoktur. En geç önümüzdeki yılın ilk 3 ayında ABD parasal sıkılaştırmaya ilişkin takvimini işletmeye başlayacaktır. Bu nefes alma fırsatını siyasi rant amacıyla kullanırsak, ekonomide ciddi sıkıntılarla karşılaşacağımızı düşünüyorum. Hükümeti uyarıyorum. Türk ekonomisinde hata yapma lüksü yoktur. Hem ekonomik, hem siyasi hem dış politika olarak söylüyorum. Bunlar yüksek faiz ve kısalan vade şeklinde Türk ekonomisine ve Türk halkına fatura edilir” diye konuştu.

-3 HARFLE DEMOKRATİK ALANI GENİŞLETTİK DEMEK DOĞRU DEĞİL-

Başbakan Erdoğan’ın askerlik süresinin kısaltılmasına yönelik açıklamasının sorulması üzerine Öztrak, “Askerlik süresinin kısaltılması teknik bir konu. Bunları Genelkurmay inceler, imkan varsa kısaltılır” dedi. Bazı harflerin kullanılmasının önünün açılmasıyla ilgili soru üzerine de Öztrak, “Dün Genel Başkanımız açıkladı. Bu ülkede bu harfler kullanılıyor. Tuvalete gittiğinizde kapıda WC yazıyor. Dolayısıyla 3 harfle demokratik alanı genişlettik demeyi çok da doğru görmüyorum. Aslında bunların hepsi hazırlanış biçimi itibariyle zaten demokratik değil. AKP mutfağında hazırlanmış bir paket ve içinde ciddi şekilde sıkıntılı unsurlar var” dedi.

Basın Toplantısının Tam Metni İçin: 4 Ekim 2013 Tarihli Toplantı_HAM METİN

AKP SURİYE İÇİN YAPTIĞI HARCAMALARIN HESABINI VEREMEYECEK(TBMM/4 EKİM 2013)

ANKARA – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, AKP’nin Suriye konusunda Türkiye’ye bedel ödettiğini, iktidarın ülkenin başına açtığı bu sorun nedeniyle yaptığı maddi harcamaların dahi hesabını veremeyeceğini söyledi. Sayıştay’ın Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı ile ilgili raporunda yer alan, “insani yardım faaliyetlerinin ve harcamalarının herhangi bir esas ve usul takip edilmeksizin yürütüldüğü” yönündeki tespite dikkat çeken Öztrak, “Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin sığınmacılar için harcadığı paranın, hiç bir kurala tabi olmadan harcandığı anlamına gelir. Sayıştay’ın onayından geçmeyen her harcama buharlaşmış sayılır” dedi.

ABD’de yaşanan bütçe ve borç krizi nedeniyle ABD Merkez Bankası’nın parasal daralma programını ertelediğini, bunun Türkiye için bir fırsat olduğunu kaydeden Öztrak, ele geçen bu fırsatın yaklaşan seçimler öncesinde siyasi rant amacıyla kullanılmaması gerektiği konusunda hükümeti uyardı.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TBMM’de yaptığı basın toplantısında, hükümetin Suriye’de izlediği yanlış politikanın bedellerini tüm Türkiye’nin ödediğini, Başbakan Erdoğan’ın Suriye ile dost olduğu günlerde iki ülkede yapılan karşılıklı yatırımların ve iki ülke arasındaki ticaretin sıkıntıya girdiğini kaydetti. Türkiye’nin Suriye’ye yaptığı ihracatın 2008–2010 yılları arasındaki seyrini devam ettirmesi halinde bugün Suriye’ye olan ihracatın 4 milyar dolara çıkacağını, fakat yaşanan sıkıntılar nedeniyle bu yıl sonunda ihracatın 820 milyon civarında kalacağını ifade eden Öztrak, “Savaşın başlangıcından bugüne kadar Türkiye’nin sadece potansiyel ihracatını yitirmesi nedeniyle uğradığı kayıp 7 milyar dolara ulaşmış durumda” diye konuştu.

-SURİYE SINIRI PERFORE SINIR OLDU-

Hükümetin dün Suriye için Meclis’e getirdiği tezkerede 71 vatandaşın Suriye’deki olaylar nedeniyle yaşamını yitirdiğinin ifade edildiğini hatırlatan Öztrak, “Bu kayıplardan AKP’nin izlediği politikaların hiç mi payı yok? Sınır güvenliği adına hiç bir şey kalmadı. Suriye sınırımız ‘perfore sınır’ oldu. Türkiye’nin 877 kilometrelik en uzun sınırı için artık ‘Peşaver’ benzetmesi yapılıyor. Dileyen dilediği gibi Suriye sınırından gelip, geçiyor” diye konuştu.

-EL KAİDE GENÇLERİ SURİYE’YE GÖTÜRÜYOR, EMNİYET NEREDE, İSTİHBARAT NEREDE?-

Gelinen noktada terör örgütlerinin artık Suriye sınırında değil, Türkiye’nin içinde cirit attığını ifade eden Öztrak, “Hükümetin göz yumduğu El Kaide militanları gençlerimizi Suriye’ye kaldırıp, götürüyor. Devletin emniyet birimleri ise Türk vatandaşlarının Suriye’ye savaşmak için götürüldüğünü ilkin seyrediyor, sonra da, bunu kabul etmekle yetiniyor. Bunlar ciddi bir devlet yönetiminde olacak işler değildir. Bu ülkenin istihbarat teşkilatı nerededir? Emniyet teşkilatı nerededir? İçişleri bakanı nerededir?” diye sordu.

-AKP YAPTIĞI HARCAMALARIN HESABINI VEREMEYECEK-

CHP’nin tüm uyarılarına rağmen hükümetin Suriye meselesini Türkiye’nin iç meselesi haline getirdiğini ifade eden Öztrak, AKP’nin bugün de tüm millete bunun bedelini ödettiğini belirtti. Öztrak, iktidar ülkenin başına açtığı bu sorun nedeniyle yaptığı maddi harcamaların dahi hesabını veremeyeceğini kaydederek, şunları söyledi:

-SAYIŞTAY’IN AFAD RAPORU: ESASLAR VE USULLER TAKİP EDİLMİYOR-

“Başbakan açıkladı, Eylül ayının başında Suriye’den gelen kayıtlı 500 bin sığınmacı nedeniyle 2 milyar dolar para harcanmış. Diğer taraftan 27 Eylül 2013 tarihinde Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı’na ait 2012 yılı Sayıştay denetim raporu açıklandı. Söz konusu raporun 7. sayfasındaki ifadeyi aynen aktarıyorum: ‘İnsani yardım faaliyetlerinin ve harcamalarının herhangi bir esas ve usul takip edilmeksizin yürütüldüğü tespit edilmiştir.’ Bu Türkiye Cumhuriyeti’nin sığınmacılar için harcadığı 2 milyar doları hiç bir kurala tabi olmadan harcadığı anlamına gelir.

-SAYIŞTAY’IN VİZESİNDEN GEÇMEDİYSE BUHARLAŞMIŞ SAYILIR-

Türkiye bir kanun ve kural devleti ise bunu kabul etmek mümkün değildir. Sadece Suriye sınırımız değil; kamunun kuralları da, kaynakları da AKP elinde buharlaşmış durumdadır. Millet iradesini temsil eden TBMM adına denetim yapan Sayıştay’ın onay ve vizesinden geçmeyen her harcama buharlaşmış sayılır.”

-ÇEKİRDEK ENFLASYONDAKİ ARTIŞ ÖNÜMÜZDEKİ AYLAR İÇİN KÖTÜ HABER-

TÜİK tarafından açıklanan Eylül ayı enflasyon verilerine de değinen Öztrak, Eylül’de tüketici enflasyonun piyasa beklentisini aşarak yüzde 0,77 olduğunu, Eylül’de üretici fiyatlarının ise yüzde 0,88 arttığını hatırlattı. Merkez Bankası’nın para politikasını şekillendirirken kullandığı çekirdek enflasyon verilerinde yükselme görüldüğünü belirten Öztrak, “Eylül’de çekirdek enflasyon son 13 ayın en yüksek değerine ulaştı. Çekirdek enflasyonun yüzde 7’nin üstüne çıkması ve nisan ayından bu yana hızla artmaya devam etmesi önümüzdeki ayların enflasyonu için iyi haber değildir” değerlendirmesinde bulundu.  Bu yılın tamamı için konulan yüzde 5’lik enflasyon hedefine ilk 9 ayda ulaşıldığını kaydeden Öztrak, “Bu yıl da tutmayan enflasyon hedefi için Merkez Bankası başkanının Başbakanlığa mektup yazacağı şimdiden kesinleşti” dedi.

-ALTIN İTHALATINDA REKOR: OLAĞAN ŞÜPHELİ İRAN-

Ağutos ayı dış ticaret rakamlarının ihracatta sıkıntıların giderek arttığını gösterdiğini kaydeden Öztrak, ihracatın, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,9 azalarak 11,2 milyar dolar seviyesinde gerçekleştiğini, bunun ihracatta 2009 Eylül ayından bu yana en sert düşüş olduğunu ifade etti. Geçen yıl olduğu gibi bu yılın ilk sekiz ayında da dış ticaret rakamlarına damgasını vuran gelişmenin altın ticareti olduğunu belirten Öztrak, geçtiğimiz yılın ilk sekiz ayında 11,2 milyar dolarla tüm zamanların altın ihracat rekoru kırılırken; bu yılın ilk sekiz ayında 12,4 milyar dolarlık altın ithalatı ile yine tüm zamanların altın ithalatı rekorunun kırıldığına dikkat çekti. Öztrak, geçmiş yıllarda bu büyüklükte bir altın ithalatının olmamasının ve rakamın olağanüstülüğünün kuşkuları yeniden İran üzerine çevirdiğini belirterek şunları söyledi:

“İran’a ödenen doğal gaz bedeli karşılıklarını Türkiye’deki kamu bankalarında mevduatta tuttuğu artık bir sır değil. Bu paraların Türkiye’de yerleşik İranlı şirketler tarafından altın almak için kullanılması mümkün. Hükümetin bu konuda doyurucu bir açıklama yapması, olağanüstü altın trafiğinin nedenlerini kamuoyuna açıklayarak kuşkuları gidermesine ihtiyaç var. Aksi takdirde OECD’nin finansal eylem görev gücü tarafından yakından izlenen ve Şubat 2013’de Meclis’te kabul edilen yasa ile kara para aklama konusunda yaptırımdan kıl payı kurtulan Türkiye’nin başı yeniden ağrımaya başlayabilir.”

-KISA VADELİ DIŞ BORÇTA REKOR-

Yılın ikinci üç ayında Türkiye’nin dış borç stokunun 15,3 milyar dolar artarak 367,3 milyar dolara ulaştığını ifade eden Öztrak, dış borcun yüzde 68,7’sinin özel sektöre ait olduğunu, fakat özel sektöre ait dış borcun da Türkiye’nin brüt dış borç stoku içinde yer aldığını ifade etti. Öztrak, kısa vadeli dış borçlardaki hızlı artışa da dikkat çekerek, “Yılın ilk altı ayında kısa vadeli dış borç stoku 24,7 milyar dolar artarak 125,7 milyar dolara çıktı. Yani yılın ilk altı ayında toplam dış borç artışının yüzde 87’si kısa vadeli borçtan geliyor. Bunun sonucunda 2013’ün ikinci üç ayında kısa vadeli dış borçların toplam içindeki payı yüzde 34,2’ye kadar yükselmiş. Bu bir rekordur” dedi. Dışarıdan para bulmanın giderek zorlaştığını, rezervlerin ise yetersiz olduğunu söyleyen Öztrak, reel sektör şirketlerinin net döviz açık pozisyonunun ise Temmuz’da 165,3 milyar dolara çıktığını anımsattı. Buna karşın şirketlerin kısa vadeli döviz açık pozisyonunun 3,3 milyar dolar azalarak, 19 milyar dolara indiğini belirten Öztrak, “Temmuz’daki bu gelişmeyi olumlu karşılamakla birlikte halen alınması gereken önemli bir mesafe olduğu da görülmektedir. 19 milyar dolarlık kısa vadeli net döviz pozisyon açığı halen yüksek bir rakamdır” dedi.

ABD’de bütçe ve borç tavanı sorunları nedeniyle parasal sıkılaştırmanın bir süre daha erteleneceği beklentisinin kimseyi gevşememesi gerektiği uyarısında bulunan Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

-ABD’DE YAŞANAN KRİZ EKONOMİK DEĞİL SİYASİ-

“ABD’de bizim başbakanın sık sık şikayet ettiği kuvvetler ayrılığı prensibi uygulanmaktadır. Bu çerçevede iktidarda muhalefet anlaşamamış bütçe çıkmamıştır. Bütçe çıkmayınca da bazı devlet daireleri kapatılmış, çalışanlar ücretsiz izne çıkarılmıştır. Dünyanın beklediği tarım dışı istihdam verisi gibi bazı veriler de açıklanamamıştır. Ama bu işin bir güzelliği vardır. İktidar ve muhalefet bütçeyi kamuoyunun gözleri önünde tartışır. Yaptıkları hataların hesabını kamuoyunu verir, bir noktada da kamuoyunun baskısıyla anlaşır. Sayın Başbakan, ‘ABD maaş ödeyemedi, bizde de maaş ödeyemeyen hükümetler vardı, biz hiç bu duruma düşmedik’ diyor. Her ikisi de yanlıştır. Bu sözlerin her ikisi de yanlıştır. ABD’de yaşana olay siyasidir, ekonomik değildir. İkincisi, Türkiye en derin krizleri yaşadığı dönemde dahi mamuruna maaş veremez duruma düşmemiştir. Bu ülkenin bürokratları gece gündüz çalışmış, memuruna maaşını zamanında ödemiştir.

-HÜKÜMETE UYARI: BU FIRSATI İYİ KULLANIN, SİYASİ RANTA ALET ETMEYİN-

ABD’de yaşanan bütçe krizinin ve borç krizinin önemli olduğunu, ABD Merkez Bankası’nın 22 Mayıs’ta açıkladığı parasal daralma programının bu nedenle ertelendiğini ifade eden Öztrak, “Bu Türkiye için önemli bir fırsattır. Türkiye’nin yatırım yapılma konusunda çekiciliği göreli olarak artmıştır. Dolayısıyla bugün Türkiye bu fırsatı mutlaka kullanmak zorundadır. Bu fırsat iki şekilde kullanılabilir: Birinci yol, yaklaşan seçimler için siyasi rant amaçlı. İki şu anda ekonomide uygulanan yanlış politikalar nedeniyle ortaya çıkan kırılganlıkları azaltmak için. Ancak baktığımızda, bu hükümetin bu imkanı siyasi rant maksatlı kullanma eğiliminde olduğu ortaya çıkmaktadır. Fazla zaman yoktur. En geç önümüzdeki yılın ilk 3 ayında ABD parasal sıkılaştırmaya ilişkin takvimini işletmeye başlayacaktır. Bu nefes alma fırsatını siyasi rant amacıyla kullanırsak, ekonomide ciddi sıkıntılarla karşılaşacağımızı düşünüyorum. Hükümeti uyarıyorum. Türk ekonomisinde hata yapma lüksü yoktur. Hem ekonomik, hem siyasi hem dış politika olarak söylüyorum. Bunlar yüksek faiz ve kısalan vade şeklinde Türk ekonomisine ve Türk halkına fatura edilir” diye konuştu.

-3 HARFLE DEMOKRATİK ALANI GENİŞLETTİK DEMEK DOĞRU DEĞİL-

Başbakan Erdoğan’ın askerlik süresinin kısaltılmasına yönelik açıklamasının sorulması üzerine Öztrak, “Askerlik süresinin kısaltılması teknik bir konu. Bunları Genelkurmay inceler, imkan varsa kısaltılır” dedi. Bazı harflerin kullanılmasının önünün açılmasıyla ilgili soru üzerine de Öztrak, “Dün Genel Başkanımız açıkladı. Bu ülkede bu harfler kullanılıyor. Tuvalete gittiğinizde kapıda WC yazıyor. Dolayısıyla 3 harfle demokratik alanı genişlettik demeyi çok da doğru görmüyorum. Aslında bunların hepsi hazırlanış biçimi itibariyle zaten demokratik değil. AKP mutfağında hazırlanmış bir paket ve içinde ciddi şekilde sıkıntılı unsurlar var” dedi.

Basın Toplantısının Tam Metni İçin: 4 Ekim 2013 Tarihli Toplantı_HAM METİN

GELİR DAĞILIMINDA VERİ KALİTESİ KUŞKULU

ANKARA – CHP’nin ekonomi raporunda, Türkiye’de dolar milyarderlerinin sayısı hızla artarken, yoksul sayısının 17 milyona dayandığı, buna karşın resmi verilere göre “gelir dağılımı adaletinde düzelme görüldüğü” belirtilerek, “veri kalitesindeki kuşkulara” dikkat çekildi.

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı’nın hazırladığı 73. Ekonomik Görünüm raporunda 2012 Gelir Dağılımı ve Yaşam Koşulları Anket sonuçları değerlendirildi.

Toplumun gelirden en çok pay alan yüzde 10’luk kesiminin gelirinin, en az pay alan yüzde 10’luk hanelerin gelirini “12’ye katladığının” belirtildiği raporda, 2012 yılında gelir dağılımı adaletinde ise kısmi bir düzelme görüldüğü belirtildi.

-GELİR DAĞILIMINDA BİR GARİP DÜZELME-

2009-2011 yıllarına ait verilere göre “gelirdeki artış/azalışa, gelir dağılımındaki düzelme/bozulmanın eşlik ettiğine” dikkat çekilen raporda, 2012’de ise ekonomideki sert yavaşlamaya ve büyümenin yüzde 2,2’ye düşmesine rağmen gelir dağılımında adaletin kısmen düzeldiği kaydedildi. Raporda, verilerin son dönemde büyümedeki yavaşlamaya rağmen kişisel gelir dağılımının düzeldiğini gösterdiği vurgulanarak, “Yani gelir dağılımı, gelirin daha yavaş arttığı dönemde, her nasıl oluyorsa(!), daha adil dağılıyor” denildi.

-“KUŞKULU” İYİLEŞME-

Raporda, gelir dağılımında önemli bir düzelme görülen 2007 yılı da mercek altına alındı. Bu dönemde en düşük gelir grubuna yapılan sosyal transferlerde bir değişiklik yaşanmadığının, diğer gelir grupları itibariyle de gelirlerin dağılımında da anlamlı bir değişiklik olmadığının belirtildiği raporda, yaşanan düzelme “hesap yöntemi değişikliğine” bağlandı. CHP’nin ekonomi raporunda, şunlar belirtildi:

“2006–2007 yılları gelir dağılımı çalışmalarında TÜİK’ in yöntem değişikliğine gittiği bir dönem. 2002’den 2005 yılına kadar gelir dağılımı istatistikleri ‘Hanehalkı Bütçe Araştırmasından’ üretilirken; 2006’dan itibaren, ‘Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması’ uygulanmaya başlandı. Gelir dağılımındaki olağanüstü düzelmenin tam da anketin değiştiği bir döneme denk gelmesi; gelir dağılımında veri kalitesi, 2006 öncesi ve sonrası serilerin karşılaştırılabilirliği konusunda kuşku uyandıran bir gelişmedir.”

-DOLAR MİLYARDERLERİ ARTTI, YOKSUL SAYISI 17 MİLYONA DAYANDI

CHP’nin raporunda, gelir dağılımında düzelme görülmesine rağmen bir yandan Türkiye’nin dolar milyarderlerinin sayısının hızla arttığına, diğer taraftan ortanca gelirin yüzde 60’nın altında kalanların “yoksul” sayıldığı sınıflamaya göre, 2012’de yoksul sayısının 172 bin kişi artarak 16 milyon 741 bin kişiye ulaştığı vurgulandı. Bu artışın, “2009 krizinden sonra yoksul sayısındaki ilk artış” olduğunun da altı çizildi. Raporda, dolar milyarderi sayısı artıp yoksul sayısı artarken gelirin nasıl olup da daha adil dağıldığı ile ilgili olarak ise, “Toplumun en zengin kesimlerinin şişen servet stoku, gelir olarak değerlendirilemediğinden, en az kazanan ile en çok kazanan arasındaki makas bu dönemde kapanarak gelir dağılımını düzeltmiş” tespitinde bulunuldu.

Saray Fukaranın Tavuğunu Rantiyelerin, Faiz Lobilerinin Folluğuna Yumurtlatıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin bu yılın Ocak-Kasım dönemine milyonlarca çiftçi ve esnafa reva gördüğü desteğin, bir avuç faiz lobisine ve yandaşa...
Devamını oku

Ekonomi Arabasının Motoru Boğuldu, Şanzımanı Dağıldı

CHP’li Öztrak, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleden sadece faiz lobileriyle sıcak para partileri vermeyi anladığını belirterek, “Yüksek faiz ve kontrollü kura...
Devamını oku

Tutuklanan TCMB Başkan Yardımcısının Attığı Diğer İmzalar Hakkında İç Soruşturma Yapıldı Mı?

CHP’li Öztrak, Bankalararası Kart Merkezi soruşturması kapsamında tutuklanan, Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Emrah Şener’in TCMB’deki görevi sırasında attığı diğer imzalarla...
Devamını oku

Resmi İşsiz Sayısı İle Gerçek İşsiz Sayısı Arasındaki Fark İlk Kez 10 Milyonu Aştı

CHP’li Öztrak, Haziran ayında gerçek işsiz sayısının 13,4 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını; resmi işsiz sayısı ile gerçek işsiz sayısı...
Devamını oku

Sadece İstatistiklerle Yalan Değil; İstatistiklerle Talan

CHP’li Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı rakamının beklentilerin ve diğer kurumların hesaplarının çok altında kaldığına, market fiyatlarındaki değişimler ile TÜİK’in...
Devamını oku

Faiz Harcamalarının Bütçe Üzerindeki Baskısı Artıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin hukuk tanımazlığı nedeniyle artan faizlerin bütçe üzerine her ay daha fazla baskı yaptığına dikkat çekerek, “İlk 4...
Devamını oku

Milli İradeye Darbe Süreci Ekonomik Görünümü Bozdu

CHP’li Öztrak, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndaki Türkiye ekonomisiyle ilgili tahminlerin, Sarayın millet iradesine darbe süreci sonrasında kötüleştiğine dikkat çekerek, “Uluslararası...
Devamını oku

Satılan Milyarlarca Dolar Rezervi Kimler Topladı

CHP’li Öztrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından mali piyasalarda yaşanan tsunami sırasında ülkenin 40 milyar dolardan fazla...
Devamını oku

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için sağ tarafta yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com