Main menu
Second Menu
Faik ÖztrakBlog style 1

BABACAN’IN SPK’YI TETİKÇİ GİBİ KULLANDIĞI ANLAŞILIYOR

ANKARA – 07 Mart 2014 – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Recep Tayyip Erdoğan’ın yargıya müdahale etmesiyle ilgili ses kayıtlarından Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın “SPK’yı bir tetikçi gibi kullandığının” anlaşıldığını ifade etti.

Yargıya müdahalenin Anayasa’yı çiğnemek anlamına geldiğini söyleyen Öztrak, Erdoğan’ın da kabul ettiği MİLGEM ihalesiyle ilgili kayıtların Erdoğan’ın ihaleye fesat karıştırdığını da açıkça gösterdiğini, bunun cezasının 7 yıla kadar hapis olduğunu belirtti.

Erdoğan’ın facebook ve youtube’un kapatılmasıyla ilgili açıklamalarına da değinen Öztrak, Hükümetin başının 30 Mart’ta “demokrasi tramvayından inme niyetinde olduğunu” açıkça ifade ettiğini belirterek, “Eğer kazanırlarsa, bu hükümet için diktatörlüğe geçişin kapısı olacaktır” diye konuştu.

 

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında ekonomide ve siyasette son yaşananları değerlendirdi. Konuşmasına 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayarak başlayan Öztrak, Türkiye’de kadınların, kadına yönelik şiddet, çalışma hayatında yer bulamama gibi pek çok ciddi sorunu olduğunu hatırlattı. Öztrak, OECD ülkelerinde çalışma çağındaki kadınların iş bulma oranının yüzde 57 olduğunu, Türkiye’de ise bu oranın sadece yüzde 27’de kaldığını hatırlatarak, “Ekonomimiz kadınlara OECD ülkelerinin ortalaması kadar iş verebilseydi; 2013’de kişi başına milli gelir 10 bin 808 dolar değil; 14 bin 375 dolar olurdu” dedi. Türkiye’nin orta gelir tuzağından kurtulmasının koşulunun kadınlara ve gençlere iş sağlamak olduğunu belirten Öztrak, CHP iktidarında ekonomi politikalarının en önemli önceliğinin de bu olacağını ifade etti.

 

-MEDYA TASALLUT ALTINDA

Son dönemde kamuoyuna yansıyan ses kayıtlarıyla hükümetin millete karşı işlediği suçların ortaya döküldüğünü kaydeden Öztrak, AKP’nin ülkeyi yönetemez hale geldiğini, Recep Tayyip Erdoğan’ın montaj dediği kasetleri artık kabul etme noktasına geldiğini söyledi. Bir gazete sahibinin, Erdoğan tarafından ağlatıldığı ses kayıtlarına da değinen Öztrak, “Dinleyenlerin eminim kanı donmuştur. Hükümetin başı, önemli bir gazetecilik olayına imza atan gazeteciler için ağza alınmayacak hakaretlerde bulunuyor. Bu habere imza atan gazetecilerin işine son verilmesini bizzat gazete patronundan istiyor. Hükümetin başı ayrıca haber kaynağının kimliğinin kendisine verilmesini istiyor. Gazete sahibi 76 yaşındaki iş adamı, hükümetin başından yediği hakaretlerle bir yandan hüngür, hüngür ağlıyor; diğer yandan da gereğini yapacağının sözünü veriyor. İş adamını ağlatanın ne menem bir kişi olduğunu hepimiz biliyoruz. Ancak o hakaretleri işiten iş adamı da sen kim oluyorsun kardeşim deyip hakaretleri yağdıranın yüzüne telefonu çarpmak yerine, hakaretler karşısında ağlıyor. Bu iş adamına da yazıklar olsun. Tablo şu: Demokrasilerin dördüncü gücü dediğimiz medya hükümetin başının açık tasallutu altında. Hükümetin başı medyayı ya havuz medyası; ya alo fatih medyası, ya da ağlama medyası haline getirmiş. Medyanın görevi majestelerini üzmemek“ diye konuştu.

 

-BABACAN SPK’YI TETİKÇİ GİBİ KULLANMIŞ

Hükümetin yargıya müdahalesinin de son kayıtlarla ortaya konduğunu belirten Öztrak, Erdoğan’ın dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin’e, davalıların ceza alması gerektiği talimatını verdiğini ifade ederek şunları söyledi:

“Bu talimatı verirken de yanında Sermaye Piyasası Kurumu’nun bağlı olduğu Ali Babacan’ın olduğunu ve davalılara ceza verilmesini SPK’nın talep ettiğini Adalet Bakanı’na söylüyor. Adalet Bakanı da Ali Babacan ile görüşerek gereğini yapacağını ifade ediyor. Artık rahatlıkla bu hükümete, ‘Bu pislikler olurken hepiniz oradaymışsınız. Hepiniz bu pisliğe ortaksınız’ diyebiliriz. Ali Babacan artık ‘birinci sınıf hukuk devleti olmadan, birinci sınıf demokrasi ve ekonomi olmaz’ diye ortalıklarda kimseye ders vermeye kalkmasın. Hükümet başının doğruluğunu kabul ettiği bu ses kaydından; Ali Babacan’ın da kendine bağlı olan Sermaye Piyasası Kurumu’nu bir tetikçi gibi kullandığı anlaşılıyor.”

 

-ANAYASAYI DA ÇİĞNEDİLER

Hükümetin yargıya müdahale ederek Anayasa’nın adil yargılanma hakkını düzenleyen 36. ve mahkemelere talimat verilemeyeceğini düzenleyen 138. Maddesini çiğnediğini belirten Öztrak, “Bunun hesabı mutlaka yargı önünde verilmelidir, verilecektir” dedi.

 

-CEZASI 7 YILA KADAR HAPİS

Erdoğan’ın MİLGEM ve havuzlu çıkarma gemisi ihalesine müdahaleyle ilgili ses kaydına da değinen Öztrak, “Bunun adı ihaleye fesat karıştırmaktır. Türk Ceza Kanunu’nun 235. Maddesi, ‘kamu kuruluşlarının yaptığı ihalelere fesat karıştırmanın cezası, 3 yıldan, 7 yıla kadar hapistir’ diyor. Hükümetin başı bu suçu işlediğini alenen kabul etmiştir. Artık bu itirafın gereğini yapacak bir cumhuriyet savcısına ve bağımsız bir yargıya ihtiyaç vardır” diye konuştu.

 

-30 MART’TA DEMOKRASİ TRAMVAYINDAN İNECEK

Son çıkan ses kayıtlarının Türkiye’de özgür medyanın, bağımsız yargının ve serbest rekabetin öldüğünü gösterdiğini kaydeden Öztrak, Türkiye’nin hızla “hibrit demokrasiden kleptokrasiyle malül otoriter bir rejime” geçtiğini belirtti. Erdoğan’ın dün katıldığı bir televizyon programında “30 Mart’ta demokrasi tramvayından inme niyetinde olduğunu açıkça ifade ettiğini kaydeden Öztrak, “30 Mart seçimlerinde eğer kazanırlarsa, bu hükümet için diktatörlüğe geçişin kapısı olacaktır” dedi.

 

-ÜLKENİN BU HÜKÜMETLE BIRAK YILI BİR KAÇ AY DAYANACAK TAKATİ YOK

Hükümetin başının “havuz medyasıyla” yaptığı sohbette, “devlet krizini rejim krizine çevirmekte bir zirveye ulaştığını, yerel seçimlerden sonra facebook ve youtube’u kapatmaktan bahsettiğini belirten Öztrak, “Ahlaksızca işler yapılıyormuş… Nedir ahlaksızca işler? Senin yaptıklarını ortaya seriyorlar. ‘Bu olanlarla ilgili şimdi dava açarsam mahkemeler yeterince ayarlanmış değil, önce mahkemeleri ayarlayım, sonra casusluk davasını açacağım’ diyor. Bilirkişi müessesesine ‘baş belası’ diyor. Sanığın devlete karşı kendisini savunmasını sağlayan hangi müessese varsa hepsine karşı. Dün bir şey daha gördük, evdeki kavga giderek büyüyor. Başbakan milletvekillerine de aba altından sopa gösteriyor, ‘Beni savunun’ diyor. Bu hükümetin başı ne yaparsa yapsın. 17 Aralık’tan bu yana yaşanan tüm süreç tek bir cümle ile özetlenebilir: Bu hükümet ve onun başı meşruiyetini yitirmiştir. Bu hükümet ülkeyi çok kötü yönetmiş, yeni küresel konjonktüre sıcak paraya mahkum bir ekonomiyle yakalanmamıza neden olmuştur. Bu ülke bu hükümet ile bırakın birkaç yılı birkaç ay bile geçirecek takati artık bulamayacaktır” diye konuştu.

 

-ASGARİ ÜCRETİN ÜÇTE BİRİYLE YAŞAYAN 12.5 MİLYON VATANDAŞ…

Adaletin olmadığı ülkelerde vatandaşın aşı, işi ve mal varlığı tehdit altında olduğundan kimsenin güven duyup yatırım yapmayacağını belirten Öztrak, “Bu din simsarlarının günah işleme özgürlüklerinin bedelini 76 milyon Türk vatandaşı olarak hep beraber ödeyeceğiz. Sadece biz değil, bizim çocuklarımızda bu bedeli ödeyecek, eğer bunlara iktidarda kalma izni verilirse…” uyarısında bulundu. Öztrak, ülkede bazıları evlerinde sakladığı parayı “sıfırlamakta” güçlük çekerken 12 milyon 423 bin 486 vatandaşın asgari ücretin üçte biri kadar aylık gelirle, yani 290 lirayla yaşama tutunmaya çalıştığını söyledi.

 

-MEYDAN YALANLARI: HORMONLU RAKAMLAR

Erdoğan’ın seçim mitinglerinde ülkeyi iyi yönettiğini iddia ettiğini hatırlatan Öztrak, “’Milli geliri 800 milyara çıkardım. Bu ülkede yolsuzluk olur mu’ diyor. Bu rakamlar hormonludur. Dolar ve enflasyon makyajı silindiğinde 11 yılda milli gelir ancak 454 milyar dolara çıktı. Yani Hükümetin başının söylediğinin yarısı” dedi. Türkiye’nin rakiplerinin gelirini yüzde 6.4 artırdığını ama Türkiye’nin AKP döneminde yüzde 4.9’da kaldığını ifade eden Öztrak, Türkiye’nin milli gelirini rakipleri kadar artırması halinde vatandaşın gelirine “123 milyar dolar” daha ekleneceğine dikkat çekti, “İşte beceriksizliklerin ve yolsuzlukların vatandaşa faturası budur” dedi.

 

-GERÇEK İŞSİZ SAYISI 4.7 MİLYON, GERÇEK İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 15.6

Son açıklanan işsizlik rakamlarına da değinen Öztrak, 2013 için işsizlik hedefinin yüzde 8.9 olduğunu, gerçekleşen yüzde 9.7’lik işsizliğin bir puana yakın sapma anlamına geldiğini ifade etti. İşsiz sayısının 2013’te 229 bin artışla 2 milyon 747 bin kişiye ulaştığını belirten Öztrak, “İş bulsam çalışırım diyenlerle birlikte gerçek işsiz sayısı ise 4 milyon 703 bin kişi. 2013’te gerçek işsizlik oranı ise yüzde 15,6” dedi. Öztrak, genç işsizliğinin ürkütücü boyutlara ulaştığına dikkat çekerek, Türkiye’de her beş gençten birinin işsiz olduğunu söyledi. Öztrak işsizlikle ilgili olarak özetle şu değerlendirmelerde bulundu:

 

-İŞ YARATMAYAN BÜYÜME

“İşsiz sayısındaki 229 bin kişilik artışın, 78 bini meslek lisesi, yüksekokul veya fakülte mezunu. Yetişmiş insanlara da iş veremiyoruz. Eğer TÜİK yine hata yapmadıysa, geçtiğimiz yıl işsizliğin 10 puan arttığı Diyarbakır ve Şanlıurfa alarm veriyor. Ekonomi istihdam yaratmakta zorlanıyor. 2012’de yüzde 2,2’lik büyüme hızı ile ekonomi 711 bin kişilik istihdam yaratırken; geçen yıl yüzde 4’lük yani bir önceki yılın iki katı kadar büyüme ile ancak 703 bin kişiye istihdam yaratabildi. Bir yıl öncenin iki katı büyümüşüz ama bir yıl önceden daha az iş imkanı yaratılabildi.”

 

-SEÇİMDEN SONRA TÜRKİYE’Yİ KUZEY KORE DÜZEYİNE İNDİRECEK

İş yaratmak için yatırım, yatırım için güven gerektiğini hatırlatan Öztrak, buna karşın ülkede hem yatırım iştahının hem tüketici ve yatırımcı güveninin dibe vurduğunu söyledi. Şirketlerin döviz açık pozisyonunun 174 milyar dolara ulaştığını, dolardaki her 1 kuruşluk artışın şirketlere 1,7 milyar TL kur zararı çıkardığını, buna karşın hükümetin ekonomide tedbir alma imkan ve isteği kalmadığını, hatta hukuk tanımayan tavırlar ekonomide risk algısını daha da artırdığını belirten Öztrak, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Hele hele bir de Mart ayından sonra hükümetin başı yargıyı tepelemeye devam eder; internete yasaklar getirerek Türkiye’yi Kuzey Kore, İran ve Çin düzeyine indirirse üzülerek söyleyeyim ama bu milletin ödeyeceği bedel çok daha ağırlaşır. Hiçbir vatandaşımızın dün hükümetin başının açıkladığı böyle bir düzene geçişe izin vermeyeceğini düşünüyorum. AB’yle müzakere eden ülke bunları yapacak. Olacak iş değil. Türkiye gibi bir büyük ülke ve özgürlüğüne düşkün Türk milleti böyle bir rejimde yaşayamaz. Artık Recep Tayyip Erdoğan tüm Türkiye’nin sırtında ciddi bir yüktür. 30 Mart büyük Türk milletinin bu yükten kurtulması için önemli fırsattır. Millet bu dikta heveslilerine ‘Söz hep sizde değil, artık bendedir’ diyecektir. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmasın. CHP kadroları ülkeyi bu iktidardan çok daha iyi yönetecektir.”

 

-BAKAN OĞLUNA, SARRAFA 70 GÜN, GENELKURMAY BAŞKANINA 700 GÜN

Anayasa Mahkemesi’nin eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un bireysel başvurusu üzerine almış olduğu kararı da değerlendiren Öztrak, “Bu ülkenin şerefli komutanlarına yapılan haksızlıkların giderilmesine yolsuzluk ve rüşvetle suçlanan bakan mahdumlarının ve Sarraf’ın içeri alınmalarının vesile olması da insanın içini acıtmaktadır. Mahdumlar 70 günde salınırken, rektörlerin, basın mensuplarının yıllarca içeride tutulmasını, Genelkurmay Başkanının 700 günden fazla hapiste tutulmasını bu millet affetmeyecektir” dedi.

 

-İKTİDAR MECLİS BAŞKANINI KULLANIYOR

Öztrak, yolsuzluğa adı karışan Bakanlarla ilgili fezlekelerin hatırlatılması ve fezlekelerin gösterilmediği, klasörlerden önemli kısmının çıkarıldığı iddialarının sorulması üzerine şunları söyledi:

“Fezlekeleri önce geri çektirdiler, sonra yeniden yazdırdılar, sonra Meclis tatile girdiğinde fezlekeleri getirdiler. Bu artık iktidarın ne hale geldiğini, TBMM Başkanı’nı, yani yasamanın başını nasıl kullandığını açıkça ortaya koymaktadır.”

YARGIYA MÜDAHALE EDİLEN ÜLKEYE YATIRIM GELİR Mİ?

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, kamuoyuna yansıyan ve Recep Tayyip Erdoğan’ın da kabul ettiği yargıya müdahale iddialarını TBMM gündemine taşıdı.

CHP’li Öztrak, Başbakan Yardımcısı Ali Babacan’ın yaptığı bazı açıklamalarda, sermaye girişinin devam etmesi için kurallı piyasa ekonomisinin önemine vurgu yaptığını hatırlatarak, “Bu iddialar Türkiye’ye yönelik yatırım kararlarını nasıl etkiler?” diye sordu.

Hükümetin başı Erdoğan’ın SPK’nın Doğan grubu aleyhine açtığı bir davada, yargıya müdahale etmesini TBMM’ye taşıyan Öztrak, Başbakan Yardımcısı Babacan’a şu soruları yöneltti:

“Size bağlı olan SPK’nın talebi üzerine, bu davayla ilgili olarak Hükümetin başı Recep Tayyip Erdoğan ve dönemin Adalet Bakanı Sadullah Ergin üzerinden yargıya müdahale etmeye çalıştınız mı? Hükümetin başının reddetmediği ve ‘doğal bulduğu’ bu görüşme yapılırken onun yanında mıydınız? Bir ülkede idarenin, beğenmediği yargı kararlarına müdahale etmesi Hükümetinizin başının iddia ettiği gibi ‘doğal’ mıdır? Yaptığınız çeşitli açıklamalarda ‘Türkiye’nin dışarıdan sürekli sermaye girişine ihtiyacı olduğunu’ ve bu sermayenin gelmesi için ‘Türkiye’nin kurallı bir piyasa ekonomisi ve gerçek anlamda bir hukuk devleti olduğunu mutlaka ortaya koyması gerektiğini’ ifade ettiniz. Hükümetin yargıya açık müdahalesini ortaya koyan bu iddialar Türkiye’ye yönelik yatırım kararlarını nasıl etkiler?”

SORU ÖNERGESİNİN TAM METNİ İÇİN: Soru Önergesi_Sn Babacan_SPK telefon_06032014

ENFLASYON ALARM VERİYOR, VATANDAŞI ZOR BİR YIL BEKLİYOR

ANKARA – 03 Mart 2013 – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Şubat ayı enflasyon rakamlarını değerlendirdiği yazılı açıklamasında şunları belirtti:

-ENFLASYON ÖNÜMÜZDEKİ AYLARDA DA ARTMAYA DEVAM EDECEK

TÜİK’in açıkladığı verilere göre 2014 Ocak ayında %7,8 olan yıllık enflasyon; Şubat ayında 7,9’a çıkarken “çekirdek enflasyonda” rekor artışlar oldu. Çekirdek enflasyon göstergelerinden H endeksi 2012 Ocak ayından bu yana en yüksek seviye olan %8,63’e çıkarken, I Endeksi son 81 ayın rekorunu kırarak %8,43’e ulaştı. Bu durum enflasyondaki artışın geçici olmadığını, önümüzdeki aylarda da artış eğiliminin süreceğini gösteriyor.

-ERTELENEN ZAMLAR HENÜZ YANSIMADI

Tüm bu veriler ve ileriye yönelik riskler 2014’te çift haneli enflasyon ihtimalinin yüksek olduğuna işaret ediyor. Nitekim, Türk Lirasının kur sepeti karşısında, son bir yılda, yüzde 26’ya varan değer kaybı henüz enflasyona tam olarak yansımadı. Öte yandan kurdaki artışa karşın elektrik ve doğalgaz zamları yerel seçimlerin ardına ötelendi. Yine kuraklık nedeniyle başta gıda fiyatlarında olmak üzere vatandaşın temel tüketim ürünlerinin fiyatlarında ciddi artışlar bekleniyor.

-VATANDAŞ KISKAÇTA

Hükümetin yanlış ekonomi politikaları ve içine düştüğü yolsuzluk ve rüşvet skandalını örtebilmek için hukuku tepelemesi nedeniyle vatandaşlarımızın 2014’te iki koldan sıkışacağı anlaşılmaktadır.

İlk olarak, bu yıl vatandaşın gelirinde kayda değer bir artış olmayacaktır. 2014’te resmi büyüme hedefi % 4 olmasına karşın, Türkiye’ye ilişkin büyüme tahminleri bunun yarısına(%2 civarına) kadar düşmüştür. Hem TL’nin değer kaybı hem de büyümenin düşük kalması, 2014’te kişibaşına düşen milli gelirin 10 bin dolar tuzağından çıkmasını güçleştirecektir.

İkinci olarak, artan hayat pahalılığı vatandaşın cüzdanını vuracak, alım gücünü düşürecektir. Geliri artmayan vatandaş, artan hayat pahalılığı nedeniyle borçlarını ödemekte daha da zorlanacaktır.

-VATANDAŞIN SIKINTILARI HÜKÜMETİN GÜNDEMİNDE DEĞİL

Tüm bu gerçekler ortada olmasına karşın vatandaşın sıkıntıları hükümetin gündeminde değildir. Suçluların telaşı içindeki Hükümet, tüm enerjisini ve gücünü yolsuzluk ve rüşvet iddialarını kapatmak için kullanmakta, hukuk devletini ortadan kaldırmakta ve kamu vicdanında yaralar açmaktadır.

-VATANDAŞ SEÇİMLERDE KENDİ KADERİNE EL KOYMALI

Hükümetin başı, güven ve istikrar önündeki en büyük engel haline gelmiştir. İçinde bulunduğumuz aydan başlayarak önümüzdeki seçimler değerli vatandaşlarımızın kendi kaderlerine el koyması için ciddi bir fırsattır. Yolsuzluk ve rüşvet batağına saplanıp kalmış AKP’ye yol vererek, ülkemizde güven ve istikrarı tesis etmek vatandaşlarımızın elindedir.

CHP’NİN EKONOMİ RAPORU: YOLSUZLUĞUN FATURASINI VATANDAŞ ÖDÜYOR

ANKARA – CHP’nin ekonomi raporunda, hükümetin yolsuzluk ve rüşvet iddialarından hukuku tepeleyerek ve devlet krizi yaratarak çıkmaya çalışmasının ekonomide ileriye dönük algının bozulmasına neden olduğu, algının bozulması nedeniyle Hazine artık daha yüksek faizle borçlandığı ifade edildi.

Rapora göre ekonomik aktörler artık risk almak yerine riskleri Hazine’nin üstüne yıkıyor. Hükümetin demokrasiyi ve hukuku tepeleyerek istikrarsızlık yaratmasının bedelini ise tüm millet, artan faizler ve döviz kuru ile ödemeye başladı.

CHP Ekonomi Politikaları Genel Başkan Yardımcılığı’nın Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak’ın koordinasyonunda hazırladığı 87. Ekonomik Görünüm Raporu’nda, sanayide kapasite kullanımı, reel kesim güven endeksi ve Hazine ihalelerindeki son gelişmeler değerlendirildi.

-TÜRKİYE DÜŞÜK BÜYÜME İLE YÜKSEK ENFLASYON MAKASINA SIKIŞACAK

ABD Merkez Bankası’nın tahvil alımlarını kısmaya başlama kararı ve hemen ardından Türkiye’de hükümetin içine düştüğü “yolsuzluk ve rüşvet” skandalının siyasi tansiyonu artırmasının etkilerinin yaşanmaya başladığının belirtildiği raporda, şubat ayında imalat sanayinde mevsim etkilerinden arındırılmış kapasite kullanım oranının son 10 ayın en düşük seviyesine inerek %74,4 değerini aldığı ifade edildi. Reel kesim güven endeksinin de aynı dönemde 0.4 puan gibi çok sınırlı şekilde arttığının belirtildiği raporda, “Öncü veriler 2014’ün ilk üç ayında ve hatta sonrasında Türkiye’nin düşük büyüme, buna karşın yüksek enflasyon makası arasında sıkışacağını gösteriyor” denildi.

-EKONOMİK AKTÖRLER RİSKİ HAZİNE’YE YIKIYOR

Risk algısındaki bozulmaların faturasının önce Hazine’ye çıktığının belirtildiği raporda, 24 ve 25 Şubat tarihlerinde gerçekleştirilen 5 iç borçlanma ihalesinde gelen tekliflerin yüzde 80’inin “değişken kuponlu” ve “TÜFE’ye endeksli” kağıtlara geldiğine, iki günde yapılan 11.3 milyar TL’lik borçlanmanın  % 50’sinin de yine bu kağıtlarla gerçekleştirildiğine dikkat çekildi. Bu tablonun artık ekonomik aktörlerin ileriye dönük riskleri taşımak istemediklerinin göstergesi olduğunun ifade edildiği raporda, “Piyasa riskleri Hazine’nin üstüne yıkmaya çalışıyor. Bu ileriye yönelik beklentilerdeki bozulmanın en açık işareti” denildi. Algıdaki bozulmanın bir diğer yansıması olarak, 25 Şubat 2014’de gerçekleştirilen referans borçlanma kağıt ihalesinde bileşik faizin yüzde 11,18’e çıkması gösterildi. Bu faizin, 2009 yılı Haziran’ında ihalelerde oluşan yüzde 12,5‘lik ortalama borçlanma faizinden sonra en yüksek borçlanma faizi olduğuna dikkat çekilen raporda, şunlar belirtildi:

-MİLLET HÜKÜMETİN ÇIKARDIĞI FATURAYI ÖDÜYOR

“Gerek borçlanma araçlarına gelen talebin yapısındaki değişim, gerekse faizlerdeki gelişmeler ekonomik aktörlerin ileriye dönük beklentilerinin bozulduğunu gösteriyor. Kuşkusuz bunun altında Türkiye ekonomisinin içsel kırılganlıklarının önemli rolü var. Ancak beklentilerdeki bozulmada, Türkiye’de ‘rüşvet ve yolsuzluk’ iddialarına muhatap bir iktidarın, bu iddialardan hukuku tepeleyerek ve bir devlet krizi yaratarak çıkmaya çalışmasının da önemli bir rolü var. Yolsuzluk ve rüşvet iddialarının bağımsız yargı tarafından soruşturulmasının önünü açmak yerine, Hükümetin hukuk devletini ve yargıç teminatını ayaklar altına alarak soruşturmanın üstünü kapatmaya çalışması, Türkiye’ye yönelik bakış açısını çok olumsuz etkiliyor. Hükümetin demokrasiyi ve hukuku tepeleyerek istikrarsızlık yaratmasının bedelini ise tüm millet, artan faizler ve döviz kuru ile ödemeye başladı bile.

BİR HAFTADA YARIM MİLYAR DOLAR KAÇTI… DEVAMI DA GELİR

ANKARA – 28 Şubat 2014 – CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Başbakan ve hükümet hakkındaki yolsuzluk iddialarının ve hükümetin buna karşı gösterdiği hukuk tanımaz tavrın siyasi belirsizliği artırdığını, bu nedenle yatırımcıların Türkiye’ye para getirmediğini, aksine fırsatını bulan yabancı yatırımcıların da yavaş yavaş ülkeden çıktığını söyledi. Öztrak, 14-21 Şubat haftasında yabancıların Türkiye’deki finansal varlıklarının 1,6 milyar dolar eridiğini, net portföyünde ise yarım milyar dolarlık azalış görüldüğünü İfade etti.    

Diğer taraftan yapılan faiz artırımına rağmen Merkez Bankası’nın net döviz rezervi son dört yılın en düşük seviyesi olan 32,9 milyar dolara indi. Faizlerin çok fazla yükselmemesi ve borç stokunun yapısının bozulmaması için son dönemde kamu kuruluşlarına daha fazla devlet kağıdı aldırılmaya başlandı.

Öztrak, kamuoyuna yansıyan Başbakan ve oğlu arasındaki görüşmelerin sorulması üzerine de, “TÜİK verilerine göre bu ülkede 41 milyon insan iki günde bir sofrasına bir kap et yemeği koyamıyor, ama bazıları 10 milyon doları beğenmiyor” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak TBMM’de düzenlediği basın toplantısında 17 Aralık’ta başlayan devlet krizinin bir rejim krizine dönüştüğünü, Türkiye’nin HSYK yasasının Çankaya’da onaylanmasıyla 26 Şubat’tan itibaren demokratik hukuk devleti niteliğini yitirdiğini ve bir parti devleti haline geldiğini ifade etti. Öztrak, “AKP hükümeti, Meclis’teki çoğunluğuna dayanarak yargıç güvencesini bitirmiş, yargıyı da kendine bağlayarak Tayyip Erdoğan’ın çok şikayet ettiği güçler ayrılığına nokta koymuştur” dedi.

-HSYK DEĞİŞİKLİĞİ: BAŞBAKAN ARTIK YARGI KARŞISINA ÇIKSA BİLE İNANDIRICI OLMAZ-

Türkiye’nin hızla hibrit demokrasiden, otoriter bir rejime doğru savrulduğunu kaydeden Öztrak, kamuoyuna yansıyan ses kayıtlarıyla ilgili olarak da “Başbakan, ‘Bu kayıtlar montajdır, dublajdır’ diye bağırmakta ancak tarafsız bir soruşturmanın önünü açmamaktadır. Son HSYK değişikliğinden sonra bunu yapsa da, yargıç güvencesinin bitirildiği bir ortamda artık inandırıcı olmayacaktır” değerlendirmesinde bulundu. Başbakan’ın “neden oğluyla kriptolu telefonla görüştüğü”, “oğluna gizli bir devlet görevi mi verdiği”, “oğlunun elinde kriptolu telefon mu olduğu” gibi soruların yanıtını henüz vermediğini kaydeden Öztrak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın Başbakan’ın oğlu hakkında dinleme kararı bulunmadığına yönelik açıklamasını da değerlendirerek şunları söyledi:

-KAMU GÖREVLİLERİ FEDAİLİĞE SOYUNMASIN

“Bu açıklamayla soruşturma dosyasındaki dinlemeler hukuken değersiz hale getirilmek isteniyor. Delillerin karartılması şüphesini uyandıran ikinci uygulama daha da vahim. 15 Aralık’tan sonra yapılan dinlemeler ve fiziki takibe ilişkin kayıtların imha edilmesine karar verilmiş. Bu, doğrudan 17-18 Aralık tarihlerinde başbakan ile oğlu arasında gerçekleşen ses kayıtlarının imha edilmesi anlamına gelmektedir. Bu ses kayıtları Başbakan’ın söylediği gibi montaj, dublaj veya hukuksuz ise yok etmek için bu telaş niye? Ben tüm kamu görevlilerini uyarıyorum. Hiç bir kamu görevlisi onun veya bunun fedailiğine soyunmasın. Herkes Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin memuru gibi davransın. Aksi takdirde üzülen kendileri olur.

-BU HÜKÜMET İÇİN YOLUN SONU GELDİ

Demokrasiyi sadece sandık zanneden; hukukun üstünlüğünü, kuvvetler ayrımını, hükümetin hesap verme zorunluluğunu yok sayan bu malul anlayış meşruiyetini yitirmiştir. Artık bu Başbakan ve hükümet siyaseten de topal ördektir. Bu hükümet için yolun sonu gelmiştir.”

-ABD’NİN RAPORU YABANCI YATIRIMCININ İLGİSİNİ ÇEKECEKTİR

ABD Dışişleri Bakanlığının dün açıkladığı insan hakları raporunda 17 Aralık sürecinde yaşananları ve hukukun üstünlüğünü bitirmeye yönelik adımların “skandal” olarak değerlendirildiğini, Türkiye’ye ilişkin bölümde yolsuzluk kelimesinin 18 kez kullanıldığını anımsatan Öztrak, “Önümüzdeki bir yılda dünya piyasalarında ayda 20 milyar dolar çekmek zorunda olan Türkiye ile ilgili bu rapor yabancı yatırımcıların hemen dikkatini çekecektir” diye konuştu.

-BİR HAFTADA YARIM MİLYAR DOLAR KAÇTI… DEVAMI DA GELİR

Merkez Bankası verilerine göre 14 Şubat -21 Şubat arasında yabancıların Türkiye’deki finansal varlıklarının 1,6 milyar dolar azaldığını, bu 1 haftalık sürede Türkiye’ye sıcak para gelmediğini, aksine çıkışların yaşandığını belirten Öztrak, “Yabancıların portföyünü fiyat ve kur hareketlerinden arındırınca bir haftada net 554 milyon dolarlık çıkış olduğu anlaşılıyor. Muhtemeldir ki içinde bulunduğumuz haftada da yabancı çıkışı devam etti” tespitinde bulundu. Öztrak, siyasi belirsizlik arttıkça, hükümet hukuk devletini bitirdikçe dışarıdan Türkiye’ye para gelmediğini, fırsatını bulan yabancının da yavaş yavaş çıktığını söyledi.

-MERKEZ BANKASI’NIN NET DÖVİZ REZERVİ DİBİ GÖRDÜ: 32.9 MİLYAR DOLAR

Merkez Bankası’nın faiz artırımına rağmen ne kurdaki dalgalanmanın durdurulabildiğini, ne de net döviz rezervinde artış görüldüğüne dikkat çeken Öztrak, “26 Şubat itibariyle Merkez Bankası net döviz pozisyonu son dört yılın en düşük seviyesi olan 32,9 milyar dolara indi” dedi.

-FAİZİ TUTMAK İÇİN KAMU KURULUŞLARINA DEVLET KAĞIDI ALDIRILIYOR

Öztrak, Hazine’nin 24-25 Şubat tarihlerinde yaptığı 5 ihalede teklifin yüzde 80’inin “değişken faizli veya TÜFE’ye endeksli” hazine kağıtlarına geldiğini, bunun artık piyasaların enflasyon ve faiz risklerini taşımak istemediğinin göstergesi olduğunu belirtti. 25 Şubat tarihinde sabit faizli referans kağıdın faizinin yüzde 11,18’le 2009 ortasından bu yana ihalelerde görülen en yüksek seviyeye ulaştığını vurgulayan Faik Öztrak, “Bilindiği gibi kamu kuruluşları rekabetçi olmayan biçimde teklif vererek Hazine kağıtlarını alabilirler. Faizlerin çok fazla yükselmemesi ya da borç stokunun yapısının bozulmaması için son dönemde giderek kamu kuruluşlarına daha fazla devlet kağıdı aldırılıyor. Tüm bunlar Türkiye dönük risk algısının artmasının ekonomiye önce bütçeden başlamak üzere ciddi bir bedeli olacağını gösteriyor. Bu maliyeti ilkin Hazine, daha sonra millet öder” ifadelerini kullandı.

-EKONOMİDE GÜVEN BOZULUYOR

Son yayınlanan verilerin ekonomide güven, beklenti ve yatırım iştahında hızlı bir bozulma yaşandığını gösterdiğini söyleyen Öztrak, imalat sanayi kapasite kullanım oranında, reel kesim güven endeksinde, tüketici güven endeksinde görülen düşüşlerin hem üreticinin hem  de tüketicinin moralinin bozuk olduğunu gösterdiğini kaydetti ve “Bütün bunlar 2014’de büyümenin oldukça zayıf kalacağı beklentisini güçlendiriyor” diye konuştu.

-ALARM ZİLLERİ: DÜŞÜK BÜYÜME İŞSİZLİĞİ PATLATACAK

Türkiye’nin bu yıl düşük büyüme ve yüksek enflasyon ile karşı karşıya kalacağını, bunun da işsizliği yeniden çift haneli rakamlara taşıyacağını söyleyen Öztrak, “Bunlar, hükümetin istikrar söylemine kanarak son yıllarda hızla borçlanan vatandaşlarımız için hiç de iyi haberler değil” diye konuştu.

-10 BİN DOLAR TUZAĞINDAYIZ

Türkiye’de vatandaşların gelirinin son üç yıldır 10 bin dolar tuzağına takılıp kaldığına dikkat çeken Öztrak, bu tuzaktan çıkmak için ilkin kaybolan güven ve istikrar algısının yeniden yerine konması gerektiğini ama hükümetin güven ve istikrarı bozmak için elinden geleni yaptığını belirtti. Hükümetin hukuku tepeleyerek yatırımcıda malının artık hukukun güvencesinde olmadığı izlenimini yarattığını ifade eden Öztrak, “Başbakan sert ve ayrıştırıcı söylemleriyle, tüketicinin piyasalardaki dalgalanmalarla zaten kararan ufkunu, zindana çeviriyor” dedi.

-BİN SANDIKLA AKLANAMAZLAR

Hükümetin ekonomide alınması gereken tedbirleri almak yerine rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasını kapatmak için uğraştığını belirten Öztrak, “Meşruiyetini yitirmiş, yolsuzluk ve rüşvete iddialarından kurtulmak için sürekli anayasa suçu işleyen bir iktidarı bir değil, bin sandık gelse aklayamaz” diye konuştu.

-AKP’YE VERİLEN HER OY YOLSUZLUKLARIN AKLANMASI İÇİN KULLANILACAK

Önümüzdeki seçimlerde AKP’ye verilen her oyun ayakkabı kutularından çıkan milyonlarca doların, bakan çocuklarının evlerinde kasalardan taşan trilyonların ve para sayma makinalarının aklanması için bu hükümet tarafından kullanılacağını vurgulayan Öztrak, “Bu seçimde milletimiz sandık yoluyla bu iktidarı değiştireceğinin işaretini verirse; istikrar da gelecektir, millet borcun altında ezilmekten de kurtulacaktır” dedi.

-TÜRK HALKI ALTERNATİFSİZ DEĞİL

Öztrak, yerel yönetim seçimleriyle mevcut iktidardan kurtulmanın kapısının açılması gerektiğini, Türk halkı hiç bir zaman umutsuz ve alternatifsiz olmadığını belirterek şunları söyledi:

“Cumhuriyet Halk Partisi bu ülkeyi çok daha iyi yönetecek, istikrar içinde hızlı büyümesini sağlayacak, milleti orta gelir tuzağından çıkaracak, vatandaşın rahatça borçlanıp, borcunu rahatça ödemesini sağlayacak şekilde gelirini artıracak, milletin birlik, varlık ve özgürlük içinde yaşamasını temin edecek kadrolara sahiptir.”

-USULSÜZ DİNLEME İDDİASIYLA RÜŞVETİN ÜSTÜ ÖRTÜLEMEZ

Basın mensuplarının sorularını da yanıtlayan Öztrak, CHP’nin yasadışı dinlemeler konusunda sessiz kaldığı eleştirileriyle ilgili olarak, “Yasadışı dinlemelerle ilgili açıklamalarımız da oluyor. Ama Türkiye’de pek çok olay yan yana geliyor. Bunların her biri bir suç. Yolsuzluk, rüşvet iddialarının terörizmin finansmanıyla bağlantılı olup olmadığıyla ilgili dışarıda raporlar çıkmaya başladı. Usulsüz dinlemelerin 10 binleri aştığı söyleniyor. Özel hayatın gizliliği kalmadı. Bunların incelenmesi gerekir. Biri diğerinin üzerini örtmek için gerekçe olamaz” dedi.

-41 MİLYON İNSAN ET YİYEMEZKEN, BUNLAR 10 MİLYON DOLARI BEĞENMİYOR

Öztrak, Başbakan’ın oğluyla yaptığı bir görüşmeye ilişkin ses kaydında, Başbakan’ın 10 milyon dolarlık rüşveti yetersiz görüldüğünün hatırlatılması üzerine de, “Eğer bu iddialar doğruysa hükümet bitmiştir. Montaj deniyor, ama önemli otoriteler, ‘Arka arkaya eklenmeler vardır ama değişik bölümlerin eklenmesi şeklindedir, konuşmanın tamamında bir montaj yoktur’ diyor. Buradaki sıkıntı, çağdaş ülkelerde böyle bir olay olduğunda işlemesi gereken prosedürün işlememesidir. Burada konuşulan paralar çok büyük paralar. TÜİK verilerine göre bu ülkede 41 milyon insan iki günde bir sofrasına bir kap et yemeği koyamıyor, ama bazıları 10 milyon doları beğenmiyor” değerlendirmesinde bulundu.

-YAPILAN DÜZENLEMELER YATIRIMCIYI KORKUTUYOR

Öztrak, HSYK düzenlemesinin 17 Aralık’tan sonra yapılan yasal düzenlemelerin yerli ve yabancı yatırımcıyı korkuttuğunu, yapılan düzenlemelerle hukukun üstünlüğünün ve mülkiyet hakkının güvencesinin ortadan kaldırıldığını belirterek, “Bağımsız mahkemeler görevlerini bağımsız olarak yerine getirme imkanında yapılan HSYK düzenlemesiyle mahrum kılınmıştır” dedi.

Saray Fukaranın Tavuğunu Rantiyelerin, Faiz Lobilerinin Folluğuna Yumurtlatıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin bu yılın Ocak-Kasım dönemine milyonlarca çiftçi ve esnafa reva gördüğü desteğin, bir avuç faiz lobisine ve yandaşa...
Devamını oku

Ekonomi Arabasının Motoru Boğuldu, Şanzımanı Dağıldı

CHP’li Öztrak, ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadeleden sadece faiz lobileriyle sıcak para partileri vermeyi anladığını belirterek, “Yüksek faiz ve kontrollü kura...
Devamını oku

Tutuklanan TCMB Başkan Yardımcısının Attığı Diğer İmzalar Hakkında İç Soruşturma Yapıldı Mı?

CHP’li Öztrak, Bankalararası Kart Merkezi soruşturması kapsamında tutuklanan, Merkez Bankası’nın Başkan Yardımcısı Emrah Şener’in TCMB’deki görevi sırasında attığı diğer imzalarla...
Devamını oku

Resmi İşsiz Sayısı İle Gerçek İşsiz Sayısı Arasındaki Fark İlk Kez 10 Milyonu Aştı

CHP’li Öztrak, Haziran ayında gerçek işsiz sayısının 13,4 milyon kişiye ulaşarak rekor kırdığını; resmi işsiz sayısı ile gerçek işsiz sayısı...
Devamını oku

Sadece İstatistiklerle Yalan Değil; İstatistiklerle Talan

CHP’li Öztrak, TÜİK’in açıkladığı Haziran ayı rakamının beklentilerin ve diğer kurumların hesaplarının çok altında kaldığına, market fiyatlarındaki değişimler ile TÜİK’in...
Devamını oku

Faiz Harcamalarının Bütçe Üzerindeki Baskısı Artıyor

CHP’li Öztrak, Hükümetin hukuk tanımazlığı nedeniyle artan faizlerin bütçe üzerine her ay daha fazla baskı yaptığına dikkat çekerek, “İlk 4...
Devamını oku

Milli İradeye Darbe Süreci Ekonomik Görünümü Bozdu

CHP’li Öztrak, Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’ndaki Türkiye ekonomisiyle ilgili tahminlerin, Sarayın millet iradesine darbe süreci sonrasında kötüleştiğine dikkat çekerek, “Uluslararası...
Devamını oku

Satılan Milyarlarca Dolar Rezervi Kimler Topladı

CHP’li Öztrak, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun tutuklanmasının ardından mali piyasalarda yaşanan tsunami sırasında ülkenin 40 milyar dolardan fazla...
Devamını oku

 İletişim

Bize her türlü görüş ve önerilerinizi bildirmek için sağ tarafta yer alan bilgilerden bize ulaşabilirsiniz.
CHP Genel Merkezi: Anadolu Bulvarı No: 12 06520
Söğütözü / ANKARA
Telefon: +90 (312) 207 40 00
Telefon 2: +90 (312) 420 59 48-49
Faks: +90 (312) 207 40 14
E-Posta: info@faikoztrak.com